Muhteşem bir kitap... Daha önce okumak için vakit ayırmadığıma pişman oldum. Kesinlikle bir başyapıt, mutlaka okumalısınız ve asla unutamayacaksınız...<br />(Koca Bir Ömrü Harcamak Dedikleri Gerçeğin Altını<br />Seninle Çizdim BEN)<br /><br />Güçlü olmak artık beni yoruyor olric<br />herkese karşı dimdik olmak...<br />arkasında durmak attığım her adımın yoruyor...<br />Ki buralarda bilmem hangi uykunun hangi köşesinde…<br />beklemedeyim hiç gelmeyecek olanı<br /><br />uyan olric ... doğrul... ..........seni bekliyor.....<br />düş değil gerçek<br />..............seni bekliyor...<br />
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dağınık, kurgusuz bir roman... <br />Bize ne kadar da benziyor böyle... biz de hep dağınık ve kurgusuz yaşarız öyle değil mi? <br /><br />Okurken "artık bitsin dediğim" ama bittikten sonra üzüldüğüm, harika bir roman. Alaycı dili çok hoş...<br /><br />Bir uyarı, ara verirsen bitmez... Başlandı mı mutlaka bitmeli. Şıpsevdi okuyuculara şiddetle tavsiye edilmiyor...
milli eğitim bakanlığı'nın bu tutunamama destanını 100 temel eser arasına acilen alması gerekir. <br /><br />oğuz atay en sevdiğim yazardır. bilinç akımı tekniğinin kullanıldığı, noktasız, virgülsüz sayfaları elinize aldığınızda okuyamam zannediyorsunuz ama oğuz atay ince mizahıyla size o sayfaları su gibi okutuyor.<br /><br />bir laf vardır, "doktora yapabilmek için faust'u okumak gerekir" diye, bence ülkemizde edebiyat hakkında konuşabilmek için tutunamayanları okumak gerekir.
oğuz atay dediniz mi ilk akla gelen eseri edebiyat tarihinde çok önemli yeri olan bir kitap. çok uzun yıllar geçmesine karşın bugün bile herkesin zevkle okuduğu kendinden bişeyler bulabileceği mükemmel bir kitap.
Edebiyatımızın mihenk taşlarından biri olan yazarın Türkçe'yi dans ettirdiği gerçek bir klasik...<br />Yabancı klasikleri okuyup da bu kitabı okumayan kişi kalmamalı bence...<br />Orta okulda okumuştum ama hala tadı dimağımda...<br />Evet dağınık bir yazım tarzı var ama belki de beynimiz bunu istiyordur ve belki de biz dağınık düşünüyoruzdur...<br />Düşünmeye değer bir kitap...
edebiyat ve hayat tutkunları için çok ideal bir kitap bu.Kitapta hayatta kalmak isteyenler yer alıyor herkesin bu güzel kitabı okumasını tavsiye ediyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tez çalışması olarak incelediğim kitaplardan biriydi bu. Teknik açıdan iyi ama konu ve anlatım olarak o kadar dağınık, yorucu ve anlaşılmaz ki...Bir de bunun üzerine bu kadar uzun olunca varın nasıl bir sıkıntı çektiğimi siz düşünün. Tutunamayanların içinde yazarın kendisi 'tutunanlar bu eseri anlayamaz' türünden laflar edince 'kral çıplak' misali çoğu kimse kitabın kötü olduğunu yazamıyor. Romanın tamamı bilinç akımıyla yazılmaz efendim. Bilinç akımının yabancı ustaları da böyle yapmaz. 100 sayfaya yakın, noktalamasız bilinç akışı örneğini ilk bu kitapta gördüm. Tamamen saçmalamaya varmış nerdeyse. Kitabı okuyanlar bir özet çıkarmayı denesin bakalım beş sayfayı geçebiliyorlar mı? geçemezler çünkü kitapta olay yok. Selim tutunamamış ama kendi saflığından. Roman boyunca adama kimse birşey yapmıyorlar ki. Turgut desen ondan beter. Psikolojik roman dediğin kısa tutulur ki okuyucu daralmasın. Bu kitabı beğenmeyenlerin 'hayata tutunan' değil de 'romandan zevk almayı bilen' diye vasıflandırılması daha mantıklı bir yaklaşım olur bence. Bu romana güzel dersek en azından son dönemde yetiştirdiğim nitelikli postmodernistlerin eserlerine ne diyeceğiz merak ediyorum.
Türk Edebiyatında kullanılmış bütün tekniklerin kullanıldığı, bir adamın iç dünyasının ustaca kaleme alındığı ve maalesef kıymeti vefat ettikten sonra anlaşılan büyük yazarımız Oğuz Atay ın gözdesi, bizim kıymetlimiz... BU kitabı okumayan kitap okudum demesin. Herkese tavsiye ederim.
Simdiki genclerin pek cogunun bu kitabi okurken cok zorlanacagini düsünüyorum. Bunu da, kitabin kalin olmasinin yani sira icindeki karakterlerin de günümüz genclerine cok yakin gelmeyecegini düsündügüm icin söylüyorum. Ama 25-30’lu yaslardakilerin, tam da tutunmakta zorluk cektiklerini düsündükleri zamanlarda, icinde kendilerinden birseyler bulabilecekleri ve o nedenle de severek okuyacaklari bir kitap.
"Hep birlikte tutunamamayı ne kadar isterdim. Herkes ayrı bir dalda kaldı. Tek başına bir tadı olmuyor başarısızlığın."
"İnsanlara, ancak benim yanımda oldukları zaman güveniyordum. Benden ayrılınca beni yargılamaya başlayacaklarını ve tekrar bana döndüklerinde, artık eski sevgilerinin tükenmiş olacağını düşünerek korkuyordum. İnsanlara çok önem veriyordum aslında. Benim için ne düşünecekler diye içim titriyordu. Yatağa yatınca, o gün yapmış olduğum aptallıkların utancı içinde kıvranırken, bütün bu kusurlarımı onların da görmüş olduğunu ve onların da yatağa yattıkları zaman, benim gibi, olayları gözden geçirince benim saçmalamış olduğumu birden göreceklerini ve benden nefret edeceklerini, daha kötüsü, artık bana aldırmayacaklarını düşünüyordum."
Kitap, Turgut Özben’in arkadaşı Selim Işık’ın intihar nedenini araştırırken bu sayede kendi hayatını sorgulamasını, zamanla “Selimleşme”sini konu edinir. Tutunamayanlar, Turgut’un TUTUNAMAYAN arkadaşı ile kendi benliğine dönüşünün ve tutunmaya şalışmasının hikayesidir. Ve Tutunamayanlar romanı, Turgut’un hayatını alışkanlıkların ve sıradanlıkların doldurduğunu fark edişidir. Ayrıca oğuz Atay'ın yaklaşık 68 sayfa boyunca hiçbi noktalama işareti kullanmaması çok ilginç. Sıkıldığım yerler olsa da bu postmodern eseri hep merak etmişimdir ve iyi ki de okumuşum.
bu kitap hakında çok şeyler yazmak isterim ancak çok şeye gerek yok kısaca iddaa ediyourm dünya ve türkiye edebiyatında bir dönüm noktası. roman tarihi ikiye ayrılır T.Ö ve T.S romanın milat noktası.ARTIK HİÇ BİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK.
eğer siz bir yerlere tutunabildiyseniz okumayın kitabı sıkılır, anlamazsınız yok siz de tutunamayanlardansanız kendinizi çok sıkmadan bırakın yazara gezdirsin sizi, belkide bir istasyonda bulacaksınız kendinizi gidilecek yeri bilmeksizin...
"Kelime ve yalnızlık hayatın tadı tuzu, kucaklamak isterdi ölümü ve sonsuzu..." Kitaptaki ruh halini mutlaka gerçek hayatta da yaşamak gerekir, ama sonra geride bırakıp terketmek şartıyla...Marazi bir duyarlılık insanı yozlaştırır çünkü.