Kitabı okurken çok sıkıldım. Kitap çok uzun cümlelerden oluşuyor. Adeta noktalama işaretleri kullanılmamış gibi. Bu yüzden konunun anlaşılması çok zor. sabırlıysanız okuyun<br /><br />
tutunamayanlara basmakalıp gar edebiyatçıları tarafından keskin eleştirilerle hücum edildi fakat tüm bunlar romancılıkta yeni bir çığır açılmasını engelleyemedi.724 sayfa boyunca onun dünyasına misafir olacaksınız ama hep kendinizle muhatap olacaksınız..eğer sıradaki okuyacağınız kitap tutunamayanlar ise size "iyi okumalar" değil "iyi yolculuklar" diyebilirim ancak
seli seli günseli... canım selim... selimlik... bat dünya bat.
içimde bir şeylerin titrediğini hisdiyorum. bir adam, üstelik bir mühendis, altı üstü bir inşaat mühendisi, ne anlar edebiyattan?
böylesi yoğun ve kalbimi titreten, hüzün yüklü bir heyecanı bir mühendis mi kattı benim hayatıma?
kendimden bir şeyler bulmadım ama başka hangi roman bu duyguyu verebilirdi ?
okuyunca bi parça bunalıma giriyorsunuz, hala onun hüznünü taşıyorum kalbimde. ama, ama değer. selim ışık, turgutcuğum. günseli. ve olric. sizi sevdim ben. bir yerlerde bir selim ışık kalıntısı görebileceğime inanıyorum yine de.
bir edebiyat şaheseri bu. bir klasik. mutsuz olduğunuz bir dönemde okumanızı tavsiye etmem. mutluyken de o heyecanı yakalayamazsınız. zaten selim ışık da yaşamakla yaşamamak arasında karar verememişti. bunu tartışırken ömrü bitti.
bu kitap bana daha önce bilmediğim bir duyguyu verdi. ismi olmayan, garip bir duygu bu hissettiğim.
Tutunamayanlar okunulup bir kenara atılacak, zar zor hatırlanacak romanlardan değil. Türk edebiyatında bu romanı aşmak bence çok zor. İyi ki yazar değilim; böyle bir eseri nasıl aşabilirdim ki?
olağanüstü bi kitaptır.700 sayfa olması gözünüzü korkutmasın....tutunamayanları bitirdikten sonra gündelik hayatına hemen dönebilen bi insan yok gibidir.mutlaka etkisi altına alır...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
içerikten çok sözetmek istemiyorum,ama bu kahramanları tanıdıktan sonra unutamayacaksınız.Günseli'ye aşıkolacaksınız belki,belki selim'e.Ve turgut,bana göre kitabın ana karakteri selim değil de o belki... başta biraz yadırgayacaksınız belki,ama sonra anlayacaksınız onu.Belki de biri canınızı sıktığında dönüp sessizce "gidelim olric" diyeceksiniz artık:)
Garip bir şekilde kutsanmıştır bu kitap. Sorun kutsanmayacak bir ktap oluşunda değil. Zira açıp açıp tekrar okunasıdır evet. Fakat, aslında sıkıla sıkıla okudukları her hareketlerinden belli olan bazı insanların, kitaptan pasajlar ezberleyerek bunları bize dayatma çabası gariptir. Sayfalarca bitmeyen cümlelerdeki, yılgınlığı, yılgınlığa rağmen inatla bitmeyen azmi görememiştir bir çok okuru. Ve bir çok okuru yalnızca Selim' in umursamazlığını ve mithiş intiharını alıp koyar hayatına. Tutunmamak için elinden geleni yapar. Oğuz Atay' da bunu bilir. Ve der ki; "ben, selim romanları okuya okuya selimleşen bir don kişot'um" ... Bir çoğumuzun Don Kişot'tan aşğı kalır yanı yok. Eğer gençliğinizde bir hata yapmış ve anlamadan okumuşsanız bu kitabı, kalkın, dirilin ve tekrar okuyun...
İlk okuduğumda çok zevk aldığım ama ikinci okuyuşumda sıkıldığım bir kitap.Oysaki uzun bir zaman sonra okumuştum.Depresif bir roman belki de o yüzden...
korkunç bir mizahın ustasıdır Oğuz Atay.<br />herkese tavsiye edecek değilim;ama kitabını bulur okuyucusu (onlar bilir kendini)<br />okumamışlarsa eğer şu güne kadar, büyük boşluk hayatlarında.
şimdi nerdeyse bütün yorumlar müsbet ne desem göze görünmez diye bende muhalif yazacam tamam kitap orginal türk edebiyatında bi ilk ama sonu gelmeyen uzatmalar içinde heycana yer vermeyen konusu sanki kapalı havaların atmosferi okumayı işkence haline getiriyor.iki kere başladım birincide 300 sayfa kadar okudum dayanamadım bıraktım ikinciye başladım bu kez kafaya koydum bitirecem..........
Bir edebiyatçı olarak adınadan bu kadar çok söz ettiren bir kitabı mutlaka okumak gerek diye düşünmüştüm.Kitabı yaklaşık olarak beş yıl önce aldım.İçine şöyle bir baktım bazı yerleri azar azar okudum.Bundan sonra bu kitabın daha rahat bir ortamda dikkat edilerek sindirelerek okunması gerektiğine karar verdim.Kitabı yaklaşık onbeş gün boyunca okudum .Bugün bitti.Kendi kendime daha önce neden okumadım diye sormadan edemedim.Hani edebiyat dünyasında kilometre taşları diye ifade edilen eserler vardır.İşte onlardan biri TUTUNAMAYANLAR.Kitabın ismi biraz arabesk i andırıyor ama kitabın özellikle biçimsel yönü amacına uygun yani POSTMODERN.Hem de tam bir postmodern.Karışık biçimler,yer yer karışan ifadeler,ve okuduğum postmodern kitapların hepsinde gördüğüm boğucu bölümler.Bu boğucu bölümlerden kastettiğim,yazarın anlattıklarıyla okuyucuya aşırı derecede yüklenmesi ya da biraz daha zor anlaşılmak istemesi ya da biraz daha sıradışı olmak isteği.Zaten Postmodernizim in temel amaçlarından birisi bu.Ama Tutunamayanlar'da özellikle Genelevde geçen bölüm ile Turgut'un Günseli ile buluşmalarının olduğu bölümlerde az önce bahsettiğim boğulmalar fazlaca görülmekte.Ama kitabı güzel yapan her insanın kendinden bir şeyler bulabilmesi bana göre.Çünkü ben kendimden çok şey buldum.Kitapta tarihe göndermelerin yapılması,İsa mitosunun kullanılması,İncil'e göndermeler yapılması,monologların fazlaca kullanılması,gerçekle-hayalin iç içe geçmesi ,olaydan ziyade biçim üzerine yoğunlaşılması gibi unsurlar tam anlamıyla bir Postmodernizm şöleni.Ayrıca Oğuz Atay'ın kendi rahatsızlığının da özellikle romanın son bölümlerinde Selim'in anlattığı hastalık ve bu hastalığın psikolojisi çok başarılı bir şekilde romanda yerini almış.Kitapta anlatılanlar içinde beni güldüren ama gerçeğin ta kendisi olan bazı bölümleri de yazmak istiyorum. Okullarımızın,öğrencilerimizin,okul hayatının ve öğretmenlerimizin durumu ile devlet dairelerinde imzalatılması gereken evrakların ne tür sıkıntılara katlanılarak imzalatılığı bürokrasi çok başarılı,esprili bir şekilde anlatılıyor.Yaşadığı ortamı beğenmeyen bunlardan sıkılan birinin geçirdiği travmaları çok başarılı bir şekilde anlatan müthiş bir kitap.Kalabalıklar için yalnız yaşayanların kensiyle yaşayanların,hayatta bir türlü istediği başarıyı mutluluğu yakalayamayanların Tutunamayanaların kitabı.Küçük bir not Kitabı okuyup zevk alabilmek için kimse darılmasın az da olsa kitap okuma zevkine sahip olmak,postmodern romanın özelliklerini bilmek ve bu tarz romanlarda olaylardan çok biçimsel unsurların önemli olduğunu bilmek gerekir.Mutlaka okunması gereken bir kitap
ilk çıktığında çok eleştirilmişti, ne yazdığını bilmiyor demişlerdi. üstüne gidilmişti oğuz atayın çünkü oğuz atay edebiyatta yeni bir sayfa açmıştı. her açılan yeni sayfayı çevrenin hakkıyla anlayıp idrak etmesi güç olmuştur. zaman ise en iyi eleştirmendir. oğuz atayın bu eseriyle türk edebiyatını bir üst basamağa taşıdığına inananlardanım.
<br /> İç monolog tarzının en güzel örneklerini verir oğuz atay bir bilim adamının romanı gibi tutunamayanlarda çok başarılı.bu kitabı okuduğumda "ben bundan sonra hep tutunamayanlar'ı okuycam"demiştim.mutlaka okuyun
Türk edebiyatının en modern ve insanı tüm psikolijik derinliğiyle ele alan, karmasarlıklarımızın bizim bile farkedemediğimiz nedenlerine bir cümlede dokunuveren, söylemesi çok basitmiş gibi gözüküp üzerinde satlerce düşünülmesi gereken cümlelerle dolu bir şaheser. Bu kitapla ilgili okuyan herkesten olumlu eleştiri beklemek aşırı iyimserlik olur, sonuçta okumak, devam etmek (yarıda bırakmamak), bitirmek ve üzerinde kafa yorup özümsemeye çalışmak için kesinlikle birikim isteyen bir yapıt, hatta bu kitabı bitirip idrak edenlere master diploması derecesinde bir belge vermek de iyi olur kanaatindeyim:) Bence Oğuz Atay'ın genç yaşta hayata veda etmesi Türk edebiyatının en büyük kaybı, ortalama bir insan ömrü kadar yaşayabilseydi kesinlikle bir çığır açardı. Bu kitaptan sonra Tehlikeli Oyunları da tavsiye ederim.