Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kesinlikle okunması gereken bir kitap..<br />anlatımındaki yalınlığı ve etkileyiciliğiyle 1,5 haftada bitirilen, ama keşke bir bu kadar daha devamı olsaydı dedirten muhteşem eser.<br />
Türk Edebiyatı'nın taçsız kralı Oğuz ATAY'ın başucu kitabı. Kitabı defalarca okumak şart bence. Ama ilk okuyuşun üstünden biraz zaman geçmeli Selimliği anlamak için birikim yapılmalıdır. Oğuz Atay'ın kitapta her Canım Selim deyişinde içinizin acıdığını hisseder yeryüzünde Selimler aramaya koyulursunuz. Yazarın kara mizahı yer yer canınızı sıkar Atay'a değil dünyaya kızarsınız. Onun uzun cümlelerinde asla kaybolmazsınız.Uzun lafın kısası Oğuz Atay özel bir adamdır.Hikayeleri de özeldir.
kitabı okumakla okumamak arasında kaldıysanız bir deneme sürüşü için ulaşabilirseniz Selimin şarkılarını okuyun... bi nevi özetidir hadisenin. ayrıca Enis Batur'un önsözünü kitabı okumaya ürküyorsanız bile okuyun mutlaka. site zaten iç sayfalarda vermiş..
bir kıyak:
İKİNCİ ŞARKI
Orta Asya'daki pembe elipsin içinden Çıkan kırmızı oklara binerek, Bozkurtlar (kanatlı) Çin'den Nasıl uçmuşlarsa Tanca'ya kadar, Ben de (altı yaşımda) dar Ve yüksek çamurluklu tenezzühle (Ford T modeli) Ankara'ya ulaştım Sağ salim. 'Yağmur Çayevi'nin önünde dolaştım Uyuşan bacaklarımı oynatarak Ankara'nın toprağında. Taşhan, Bana dünyanın en büyük meydanı gibi geldi. Gözüne güneş gelmesin diye elini Siper eden Mehmetçik heykeli ne güzeldi. Ve büstlerinden yalnız göğsüne kadar tanıdığım Atatürk Kabartmalı ve yüksek Bir mermerin üstüne çıkmış atıyla. (Böylece tanışmış oldum heykel sanatıyla.) Baba, oradaki kadın sırtında ne taşıyor? "Bomba." Neden? "Türk yurdu topyekun savaşıyor." Savaş cephede bitti (yirmi yıl önce). Oysa, bir türlü bitmez okul kitaplarından ince Sesimle okudugum Şiirlerde (Zafer Bayramı münasebetiyle)."Oğlum, Bu ne Şeker ne de Kurban Bayramı," Derken babam haklıydı, 30 Ağustos günü elini öperek ondan Para istedigim zaman. (Babama şiir okumayı bile düşünüyordum o sırada.) ................................
hani hayatın her alanında görebileceğimiz tipik başarısız,ezilmiş bir kenara itilmiş insanlar vardır ya tutunamayanlar işte onların öyküsü.aynı zamanda yaşanan selimlik durumların herkes içinde geçerli olabileceğinin kanıtı.insanların doğru anlaşılmasının önemi belirtilmiş...
Kitap karamsar içerikli olsa da, içinde kendinizden bir şeyler bulmanız muhtemel. Hangimizde az da olsa karamsarlık bulunmuyor ki? Edebi anlamda da takdir edilmeye değer. Okuyana bir şeyler katacağı ve öğreteceği, bana göre kesin. Oğuz Atay'ın, gerçekten emeğine sağlık.
Oğuz Atayın unutulmaz eseri mutlaka her kütüphanede bulunması gerekli kült bi eser ilk zamanlar okurken biraz zorluyor fakat dahas sonra kolay okunabiliyor...
son zamanlarda okuduğum, beni derinden etkileyen kitaplardan biri tutunamayanlar. oğuz atay'ın usta karakter yaratıcılığıyla renklenen kitap okunduktan sonra uzun süre üzerinizde bıraktığı etkiyi kaybetmeyecektir.
Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar’ı Berna Moran, “hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı” olarak niteler. Moran’a göre “Oğuz Atay’ın mizah gücü, duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar’ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, yapıttaki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır.” Küçük burjuva dünyasını zekice alaya alan Atay “saldırısını, tutunanların anlamayacağı, red edeceği türden bir romanla yapar.” Tutunamayanlar, 1970 TRT Roman Ödülü’nü kazanmıştı.
ilk postmodern eserimiz.büyük umutlarla kitabı edindim ancak aradığımı bulamadım.kitapda gereksiz uzatmalar ve tahlilller kullanılmışkitap bana gerçekten çok övülmüştü ancak esern şişiirldiğini düşünüyorum...
evden atıldığım bi sonbahar günü başladım bu kitaba.üç-beş kitaptan fazla kitap olmayan bi rafta buldum onu bitireceğim aklılma bile gelmemişti.6 ayın sonunda başka kitaplar okuma isteği duydum bünyemde.okudumda.kitap okumaya başladığım kitaptır tutunamayanlar.tutunamayışımın başka bi sebebidir.çevremdekiler hayatımın hatasını yaptığımı düşünmektedir.<br /> "ucuz düşüncelerindeki,ucuz düzen<br />ucuz romanların,ucuz yaşantısı<br />ucuz huysuzlukların,ucuz saplantısı<br />ucuz,ucuz,ucuz ucuzdu<br />dalgın,sinirli,suskun huysuzdu."
Kitabı beğenmeyenler olacaktır ve şimdiye kadar yapılan yorumlara baktığımda da fazlasıyla beğenmeyen görüyorum.Tabi beğenmeyenlerin bunu, kitapta anlamsız ve kopuk cümleler yığınla var şeklinde dile getirmek ne kadar doğru olur bilemiyorum.Lakin böylelerine bir tavsiyede bulunabilirim:Tuna Kiremitçi okusunlar, ilkokul düzeyinde edebiyat!TUTUNAMAYANLAR ise kanımca Türk Edebiyatının kilometretaşlarından.Şunu kabul ediyorum:Bu eseri okumak çok da kolay değil, lakin bunun nedeni metnin karmaşıklığından ziyade karakterin iç dünyasına ilişkin monologların fazlalığıdır ve bu konuda Suç ve Ceza ile büyük benzerlikler gösterir. Ve en önemlisi burda bir arkadaşımızn söylediği gibi varoluşçuluk üzerine önemli bir roman.Kaba tabirle bu romanın okuyucu üzerindeki etkinliği had safhada.Üslup ise bilindik sığ türk romanlarından çok ayrı bir yerde ve çok zengin.Tabi anlayana...
Kitabın içinde,okurken altını çizeceğiniz birçok yerden biri:"Göstereceğiz size dünyanın dörtten fazla bucağı olduğunu..."<br />Bunu bilmeyenlerin,belki de "Tutunanlar"ın anlayamayacağı bir kitap.Bitirdikten sonra,sadece sizin hissetiğinizi sandığınız "şey"i,daha açık,daha net,daha yüksek sesle ve sizin asla itiraf edemediğiniz,edemeyeceğiniz kadar acımasızca söylediğini anlıyor,sarsılıyorsunuz,gerçekten sarsıyor bu kitap,bu hikaye.öyle sarsılıyorsunuz ki sanki anlatılanları görmüşsünüz,yaşanılanlar bir bir gözünüzün önünde olmuş gibi...
tutunamayanlar oldukça zor bir kitap. herkesin keyifle okuyabileceği türden bir kitap değil. oldukça sıradışı, bazı bölümleri noktasız virgülsüz, cümleler birbiri içinde,bazı bölümler insanı boğuyor sanki ama genel olarak gerçek bir edebiyat şöleni. fakat okuyup bitirdiğinizde yüzünüzde mutlu bir tebessüm yerine, içinizde derin bir boşluk duygusu ve sebepsiz bir iç sıkıntısı bırakıyor...
Oğuz Atay'ın belkide en iyi romanı.Romanın ötesinde bir başucu kitabı.Eser kelime oyunlarıyla dolu olmasının yanı sıra fizik, kimya, matematik gibi bilim dallarıyla ilgili kuram ve kavramlara referanslar yapar.Romanın esas kahramanı hayata tutunamadığı için yaşamına son vermiş olan Selim ışık karakteridir.Ve hepimiz bu karakterde kendimizden bir şeyler buluruz.Selim ışık Karakteri genel olarak içedönük bir karakter olmakla birlikte sıkılgan iç sıkıntısı yüksek hayatı boyunca başkalarının istedikleri gibi kendine yön vermiş,utangaç,sosyal ilişkileri düzensiz ve hatta zayıf bir karakterdir.Yaşamın ilerleyen bölümünde ise çocukluğundan bu yana getirdiği bu özellikleri onun kitaplardan öğrendiği ve hayran olduğu düşüncelerle çatışmaktadır.Şöyle ki selim ışık önceleri kendi kişiliğinin ötesinde sorunun diğer insanlarda olduğu iddiasında ise de daha sonraları şiddetli bir şekilde kendiyle toplum arasındaki uyumsuzluğun sorumlusu olarak kendini göstermiştir.Ciddi şekilde kişiliğinin ideal bir hayat yaşamasına engel olduğunun vurgusunu yapmaktadır.Bunu kimi zaman ailesine bağlar.Sıkı bir edebiyat meraklısı olan selim aynı zamanda matematik,felsefe,sosyoloji,tarih,psikoloji gibi alanlarada meraklıdır.Bu merakı hayatı sorgulamasını tetiklemiş hayata tutunamamasını hızlandırmıştır.
Bütün günüm tedirgin bir beklemeyle geçiyor; gelecek mi, gelmeyecek mi? ne gelecek? bilmiyorum. adını koyamadığım bir şeyden korkuyorum. soyut bir korku içimi dolduruyor. bu korkuyla uyanıyorum ve bekliyorum. belki korkularım sayılamayacak kadar çok"
Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar Bütün Eserleri 1 bazı yorumcuların dediği gibi darma dağınık zor okunan bir eser. Kitabı okumayı kolaylaştırmanız için çok hoşlandığınız şiir kitabıyla dinlendirerek okuya bilirsiniz. bazı yerlerini tekrar yapmadan anlamakta zorlana bilirsiniz. bütün bu eleştirilere rağmen bütün kitaplıklarda bulundurulması ve parça parça da olsa okumanızı tavsiye ederim. Saygılarımla.
"Size Selim diyebilir miyim Oğuz Bey?" diye sesleniyordu adını bilmediğim yazar. Adını bildiğim ve simasıyla yüzümde gülümseme uyandıran Hakkı Devrim ise "Meşhur olmayan; ama ciddiye alınan çocuk." diyordu onun için. Başta ciddiye almamışlardı oysa. Biz o yaşlarda kısa donla sokaklarda bilinçsizce gezerken, o yedisini bile doldurmadan kendisine ayrılan masanın başında yazılar yazıyordu durmadan, bıkmadan ve usanmadan. Tutunamayanlar baştan beri Türk edebiyatının en iyi romanlarından biriydi. Değeri şimdi şimdi anlaşılır oldu. Gidişler hep yarım bırakır bir şeyleri. Onun gidişi de yarım bıraktı. Oysa üzerinde çalıştığı diğer eserini tamamlayabilseydi belki Tutunamayanların üzerinde bir şahaser daha duruyor olacaktı elimizde. Bir defada okumakla anlayamadıysanız bir kez daha okuyun ve anlamaya çalışın. Eminim pişman olmayacaksınız.