Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
sıkılgan, her şeyi dert edinen, hayata gözlemci muvaffakiyete özlemci, suçluluk duygusunu üzerinden atamamış, hayata anlam verememiş, topluma yabancı kalmış insanların hikayesedir tutunamayanlar. joseph k.'nın, ivan karamazov'un, raskolnikov'un türk verisiyonudur selim ışık. tutunamayanlar varoluşçuluğun türkiye şubesidir.
Bu kitaba tam üç kez başladım. İlk ikisinde yaklaşık yüz sayfa okuduktan sonra bu işkenceyi kesmem gerektiğini düşündüm. Aradan bir yıl kadar geçtikten sonra tekrar elime aldım ve sayfaları çevirmeye başlamamla kitabı bitirmem arasında farklı bir dünyada hissettim kendimi. Oğuz Atay'ı önce anlamayıp sonra onun yazdıklarını her harfine kadar hisseden biri olarak. Oğuz Atay'ı anlamayan birine asla kızamam. Oğuz Atay okumak için hazır olmak gerek, insanın kendi kendine konuşurken düşüncelerin daldan dala konmasını bilmek gerek. Düşünürken kuştan gökyüzüne, gökyüzünden uçurtmaya, uçurtmadan çocukluğa, çocukluktan yaşlılığa, yaşlılıktan ölüme, ölümden cinayete, cinayetten intahara, bir salisede geçebilmek demek. Saygılarımla.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
sayfalar boyu noktasız virgülsüz cümleler sıralanmış..birkaç kelime boşluk bırakılmadan yazılıyor arada bir..önce aralarını bulup okuyorsanız da sonra direk atlıyorsunuz buraları..nasıl bu kadar ünlendi..tutuldu anlamıyorum..bir yığın hayal,kelime,cümle..birbiriyle ilgisini kurmanız zor bunların..bütünlük hiç yok..tutarlılık yok..sıkıla sıkıla okuyorsunuz..kimseye tavsiye etmem..
başlarda ne oluyoruz yahu dedim, tam nüfuz etmekte zorlandım kitaba, am şu an gerçekten ne kadar övgüye değer bir kitap olduğunu anladım. sadece " gerçekle düş birbirne karışıyor, yalanın nerede bittiğini anlayamıyoruz. Tutunacak bir dalımız kalmıyor. Tutunamıyoruz." sözleri yeterli diyorum bu kitabın kaynağını sorduğumda...
"" inanmıyorlar ki... elle tutulur deliller istiyorlar. ''yok canım, o kadar da değil..'' diyorlar her zaman...''ölmezsin''diyorlar...''bu da geçer...'' olaylar hakıl çıkarıyor onları çoğu zaman... milyonda bir de olsa yanılma, ağır ve elim yanılma sessizce belirince...'' milyonda bir için hayatı zehir etmeye değer mi? '' diyorlar..onlar..biz..hepimiz...
elimdeki 700 küsür sayfalık kitabı görüp, yüzüme garip ama garip olmaktan çok garipsin diyerek bakmayıp heyecenlanan bir iki insanla karşılaştım bugune dek....geri kalan insanoğulları kitaptan ürktüğü gibi benden ve kitabı tutan ellerimden de ürktü...anlatamadım...700küsür sayfadan uzun sürmesi gereken bu kitabın bir dost olduğunu... gerçek dostluktan..konuşmaya paylaşmaya değer sözcüklerden kaçan kanlı canlı ayaklı sesli kallavi oğul ve kızlarından insanlığın ..daha dost olduğunu binlerce kelimenin...
içlere yüreklere sığmaz tutunamamak hikayesini (anlatılması en güç hikaye belkide...)Atay''ın özkurmaca tekniği ile deha isteyen romanlaştırma çabası elbette sevilmedi... elbette bu çaba sevilemezdi... elbette tutunamamak mefhumunun insanlığı dünyayı apaçık gözlerle gözlemleme yetisi elbette çıkarlarıyokmuşgibi yaşayan ve çıkarlarını apaçık ortaya koyan ve tutunamamayı düşülen köşede kıpırdamamacasına kalkmamak ve yok olmak olarak addeden dimağlara haddinden fazla fazlaydı...ayakta tutulması gereken bir dünya vardı öyle ya...üretileni tüketmesi gereken ama anlamsızca...ne isteyip ne istemediğinin ayrımına varabilmiş yalanı silmiş insan kendi kendini imha etmeliydi...hiç delilsiz..hiç silahsız...evet en kusursuz cinayet kişiyi kendi elleriyle yoketmek değil miydi öyle ya?
ve hala öyle...ezelden ebede kadar değil lakin ezelden ölüm e dek de öyle olacak... şaşırılacak birşey yok... tutunamayanlar çıkışsız köşelerde ölümü bekleyecek..selim gibi...haklı çıkaracak ölümler onları...birbirlerinin varlığından bi haber gözlerini sıkıca kapamış görmekten bi tap düşmüş hisseden ender gönüllerin yıkılışı haklı çıkaracak diyenleri...''ah bu diyenler...dermansız bırakıyor beni...'' dediği gibi selim''in...
tutunamayanlar; tutunamamayı idrak edebilmiş...her bir sayfayı heyecanla çevirip hazmederek okuyabilmiş... karamsarlaşmak yerine bizzat şahitliğini yaptığı yaşamın içinde bulduğu dost ile umutlanabilmiş... köşelerde ölümü seçmek yerine köşelerde ölümü seçenlere el uzatabilmiş...dünyayı görüp selim in hazin hikayesine göz yaşı dökebilmiş ... ayağa kalkıp... ne için yaşaması gerektiğinin farkına varıp... yalandan değil gerçekten insan olmanın..insan gibi yaşayıp...huzurla ebede kavuşmanın umuduyla yürüyenlerin romanıdır...
ve öyle kalacaktır... canım oğuz...canım selim...duyarlılığıyla... "
gerçekten farklı bir kitap. hem yazılış şekli hem anlattığı konu itibariyle. eğlenmek ve zaman geçirmek için değil düşünmek , sorgulamak , sarsılmak için okuyanlara tavsiye edebileceğim bir kitap. bu hayata katlanabilmesi için insanın bir şeylere tutunabilmesi gerek , işine , eşine çocuklarına veya toplumun ona biçtiği role . peki ya tutunamayanlar ne olacak. kör bir rüzgarın insafında dalından vakitsiz kopmuş bir yaprak gibi oradan oraya mı sürüklenecek.
Bizim edebiyatı modernleşmenin eşiğine getirmiş bi kitaptır.Kendinden öncekilere pek benzemez . Kişisel çözümlemeleri çok kullanan ve yaratıcı kullanan bir yazar.kitap kalın olmasına rağmen kolaylıkla okunur.Deneysel sayılacak ufak tefek teknikler denemiştir onlarda romanı özgün kılacak biçimdeler. boş günlerinizin birinde bitirebilirsiniz o zaman daha kaliteli bi zevk alırsınız kitaptan . ben bunu okurken yazarın üslubunu çok beğenmiş ve diğer bi kitabını da okumuştum.yani seveceğiniz bir kitaptır bu diyorum.
"Düşerken değil, düşmemek için tutun!" Bu kitaptan çıkarabildiğim en önemli sonuç bu oldu. Tutunamayanlar ı okumak için öncelikle ruh sağlığınızın yerinde olduğu bir dönem seçin bence. Çünkü romanı okurken ya düşmeye ya da daha sıkı tutunmaya mahkumsunuz. Bu bir romansa, diğer okuduklarımın çoğu nedir acaba diye sordum kendime son sayfayı kapadığımda. Sadece 7 sene eser verebilmiş muhteşem bir Türk yazarı ve onun en önemli romanı.
Okurken nedense hep Tanpınar’ı çağrıştırdı.Belki de ikisinin de ironi ustaları olmaları nedeniyledir. Diğer arkadaşlar yeterince edebi eleştiri yapmışlar.Benim değinmek istedğim, neredeyse 30 YTL olan kitabı,artık korsan mı bilmem,bir sokak sergisinden 5 YTL ye aldım. Kitapyurdu gibi ucuza ve taksitle kitap temin edebileceğimiz siteler de olmasa bazı yayınevlerinin hiç yanına yaklaşamayacağız.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Edebiyat sevdalılarına ve hayatla kavgası olan herkese tanıdık gelecek şeyler anlatıyor Oğuz Atay. Evet dağınık. Aynı hayat gibi. Ama sıradanın içinde ve tam onun karşısında duruyor. Bu kadar tat alarak okuduğum çok az kitap oldu.
Aklınıza gelen bütün edebiyat tekniklerinin tek bir yerde toplandığı tadından yenmeyen adeta yeme de yanında yat tarzı, "tutunanlar"ın anlayamadığı en fazla 80 sayfa tahammül ettikleri bunalım tiplerin kutsal kitabı haline gelen kitap. 3 kere okudum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tutunamayanların okuyucu kitlesinden daha fazla sayıda yarıda bırakan kitlesi vardır. türk okurunun en sevmediği eserler genellikle "tuğla" diye tanımladığı kalın kitaplar. fakat bu kitaplar sabrı getiriyor yazardan okura. aynı zamanda söylenmesi gereken ne varsa oğuz atay'ın o şümullu lisanıyle okur biltekmil anlıyor. bitirenler, yarıda bırakanlara hata etmişsiniz derseler, haksız sayılmayacaklardır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanlar bu kitabı ya hastalık derecesinde severler ya da bu kitaptan nefret ederler. Nedense ortası yoktur. Ben sevenlerdenim. Dört kere okudum, hatmetmek istercesine... Tadına doyulmaz bir kitap. İyi ki yazmışsın OĞUZCUĞUM ATAY!(Cennetteki muhallebicide görüşürüz.)
TUTUNAMAYANLAR ÇOK FARKLI VE ÇOK KEYİFLE OKUNAN BİR KİTAP. TUTUNAMAYANLAR'IN KİTABI OLDUĞU KADAR TUTUNABİLENLERİN DE KİTABI. YANİ KİTABI OKUYUP DA "KAFANIZIN NET OLDUĞU BİR ZAMANDA OKUYUN, BUNALIMA GİRERSİNİZ" TÜRÜNDEN YORUMLAR YANILTICI OLABİLİYOR. BU TÜR YORUMLAR YÜZÜNDEN BEN DE KİTABI OKUMAYI UZUNCA BİR SÜRE ERTELEDİM AMA OKUMAYA BAŞLAYINCA ASLINDA YANLIŞ YÖNLENDİRİLDİĞİMİ ANLADIM. ÇÜNKÜ KİTAPTA ÇOK KEYİFLİ VE EĞLENCELİ BÖLÜMLER DE VAR. ÖRNEĞİN DANDİNİ DANDİNİ DASTANA...KÖYLÜLERİN TARİHİ MEZAR TAŞLARINI SÖKÜP İNŞAAT YAPMALARI GİBİ BÖLÜMLER... İÇİNDE ABDÜLHAMİT DÖNEMİNİN ANLATILDIĞI KASVETLİ BİR RÜYA VE ROMANIN KAHRAMANININ BABASIYLA OLAN (YANİ OLMAYAN DA DİYEBİLİRİZ) İÇ BURKAN İLİŞKİSİ. ROMANIN EN İLGİNÇ YÖNÜ DE 40 SAYFA BOYUNCA NOKTA KULLANILMADAN NOKTALAMA İŞARETLERİ KOYULMUŞ OLAN UZUNCA BİR BÖLÜM. ÇOK ÇARPICI BİR KİTAP. TUTUNSUN, TUTUNMASIN HERKESİN MUTLAKA OKUMASI GEREKEN VE EMİNİM Kİ DE OKUYUNCA ÇOK SEVECEĞİ KALİTELİ VE DEĞİŞİK BİR KİTAP...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
'Bir yerde söz biter ve iki kişi kendini tekrarlamaya başlar.Yeni başlayan ilişkiler bile eskir böylece.'(s.246) Bunun gibi sayfa nosunu bile ezbere bildiğim birçok sayfası olan felsefe, tarih, sosyoloji, psikoloji kitaplarını hepsini içinde barındıran ama barındırmak için gayret sarfetmeyen, sarfetmesi için de kimsenin beklentisinin olmadığı, olsa bile bunu kimsenin takmayacağı, hele Oğuz ATAY gibi bir üstadın hiç takmayacağı, kaybetmenin ve tutunamamayı hiç bu kadar güzel ve acıklı, trajedi, dram tadında başka hiç bir kalemin ve yüreğin veremeyeceği, Kuran gibi, kutsal kitap gibi yüksekçe bir yerde asılı durması gereken ve yılda en az bir kere hatmedilmesi gereken ve hatmettikten sonra mümkünse on beş gün kimseyle konuşulmayıp sadece Selim Işık'ı düşünerek günler ve gecelerin geçirilmesi ve 'Bat dünya bat.Canım Selim! Sebep olanların gözü kör olsun! ' deyip inzivaya çeinilmesi gereken kitap...Canım Selim...Canım Oğuz ATAY..sebep olanların gözü kör olsun! ..
Hayattan çıkarı olmayanlar unutulacaklardır! ...” der Oğuz Atay... Ne güzel söylemiş, anlayana! Hayattan beklediği çıkar, kuşkusuz maddiyat değil. *Her olayda kenara çekilenler, kendini saklayanlar, gerçektende kenarda kalacaklardır. Kimse onların varlığıyla tedirgin olmayacaktır. Gazetedeki ölüm ilanı bile, yedinci sayfadan verilecek, kimsenin gözüne çarpmayacaktır. Hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır. Ölüm bile onların adlarını duyurmaya yetmeyecektir. Cennetteki muhallebicide bile garson onlarla ilgilenmeyecektir. Ağız tadıyla keşkül yiyemeden, masadan kalkacaklardır. Kendini beğenmişliğin cezasını, daha bu dünyada çekmeye başlayacaklardır. Duygu alışverişinden nasipleri olmayacaktır. Hayatlarıyla yanlış olanların, ölümleriyle doğru olmalarına imkan var mıdır? Bir şeyler yapın sizi hatırlatacak. Anıt mezarlarda güller, menekşeler biterken, sizin mezarınızı otlar bürümesin. Hayattan çıkarı olmamak, hem tanrının hem insanların gözünde affedilmez suçtur. “ Ben çıkarıma bakarım, ”diyeceksiniz, bunun için “ babamı bile tanımam” diyeceksiniz. Kimseyi tanımayacaksınız: Hele hayattan çıkarı olmayanları hiç! Ölürken bile delice hareket yapın sizleri hatırlatacak diyor Oğuz Atay. Değerli yazarımızın, kitabını okuduktan sonra, etkilenmemek mümkün değil. Benimsediğim hayat felsefeme, birebir denk düşen fikirleri beni sürükledi. Bir kitabın, insanın hayata bakış açısını değiştirebileceğini gördüm. Siz de hayattan çıkarı olmayanlardansanız. Lütfen Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar” adlı kitabını okuyun.
"Tutunamayanlar" Oğuz Atay'ın okuduğum ilk kitabı ve tarzı çok hoşuma gitti. Çok kalın olması yüzünden aslında bir ara kitabı okumaya ara vermiştim. Yaklışık 400 sayfaya yakın bir kısmını okumuştum ama, geride bir o kadar daha vardı. Uzun bir aradan sonra en baştan tekrar başladım ve kitabı bitirdim. Atay'ın anlatımı, farklı teknikleri çok güzel. Hayal gücünü kullanarak anlattığı ilginç destanlar, masalsı hikâyeler romana ayrı bir hava katıyor. Şimdi şunu düşünüyorum; acaba televizyondaki bir dizide canladırılan (ismi Heredot Cevdet'ti yanlış bilmiyorsam) kahramanı çizenler bu kitaptan esinlenmişler midir? Dandini'nin hikayesi müthiş. Hem keyif veriyor, hem meraklandırıyor. Göktürkleri ve Kül Tigin'i anımsatıyor başka bir hikaye. Sonra yine hayalden gerçeğe dönüyorsunuz. Toplumsal buhranlarımızı dile getiren romanda insan kendini buluyor inanın. Siz de kendinizi Tutunamayangillerden hissediyorsanız bu kitabı mutlaka okuyunuz.
İnsanlık öldü... <br />Uzun kaçamaklardan sonra okuduğum ama neden bu kadar geç kaldığıma üzüldüğüm müthiş bir roman. Hayalle gerçekliğin, bilinçle bilinçdışının birbirine karıştığı anlar. Belki de gerçekliğin korkutucu yüzü. Hani bazen hayal bile etmekten korktuğun düşüncelerinin izdüşümü. Sıradanlığın her tarafımızı sarması gibi ve bunun farkındalığı. En önemlisi de insanlığın bu kadar insanlıktan uzaklaşması belki de. İnsanlık maskesi dışında bütün maskelerimizi kullanma hissi. Korkunç bişey değil mi?<br />
Tutunamayanlar tutunabilenlerin ironisini anlatan bir başyapıt.İlk defa Oğuz Atayla bu kitap sayesinde tanıştım ve bir daha da peşini bırakmadım.Turgut sayesinde bizlerde "tutunanların"dünyasından kopuyor ve "tutunamayanların"dünyasına geçiyoruz.Bu tehlikeli yolculuğumuzda da yanımızda yol gösterinimiz oluyor ezelden beri tutunamayan Selim...<br />Tutunamayanlar iç,dış ve hayali monologlarla,ironilerle ve son yılların post-modern anlayışının tüm teknikleriyle süslü bir şaheser.Okunulması gereken bir başyapıt.Tutunamayanları okuduğunuzda tutunamayan olmadığınıza üzüleceksinizi.