tutunamayanlar oldukça zor bir kitap. herkesin keyifle okuyabileceği türden bir kitap değil. oldukça sıradışı, bazı bölümleri noktasız virgülsüz, cümleler birbiri içinde,bazı bölümler insanı boğuyor sanki ama genel olarak gerçek bir edebiyat şöleni. fakat okuyup bitirdiğinizde yüzünüzde mutlu bir tebessüm yerine, içinizde derin bir boşluk duygusu ve sebepsiz bir iç sıkıntısı bırakıyor...
Oğuz Atay'ın belkide en iyi romanı.Romanın ötesinde bir başucu kitabı.Eser kelime oyunlarıyla dolu olmasının yanı sıra fizik, kimya, matematik gibi bilim dallarıyla ilgili kuram ve kavramlara referanslar yapar.Romanın esas kahramanı hayata tutunamadığı için yaşamına son vermiş olan Selim ışık karakteridir.Ve hepimiz bu karakterde kendimizden bir şeyler buluruz.Selim ışık Karakteri genel olarak içedönük bir karakter olmakla birlikte sıkılgan iç sıkıntısı yüksek hayatı boyunca başkalarının istedikleri gibi kendine yön vermiş,utangaç,sosyal ilişkileri düzensiz ve hatta zayıf bir karakterdir.Yaşamın ilerleyen bölümünde ise çocukluğundan bu yana getirdiği bu özellikleri onun kitaplardan öğrendiği ve hayran olduğu düşüncelerle çatışmaktadır.Şöyle ki selim ışık önceleri kendi kişiliğinin ötesinde sorunun diğer insanlarda olduğu iddiasında ise de daha sonraları şiddetli bir şekilde kendiyle toplum arasındaki uyumsuzluğun sorumlusu olarak kendini göstermiştir.Ciddi şekilde kişiliğinin ideal bir hayat yaşamasına engel olduğunun vurgusunu yapmaktadır.Bunu kimi zaman ailesine bağlar.Sıkı bir edebiyat meraklısı olan selim aynı zamanda matematik,felsefe,sosyoloji,tarih,psikoloji gibi alanlarada meraklıdır.Bu merakı hayatı sorgulamasını tetiklemiş hayata tutunamamasını hızlandırmıştır.
Bütün günüm tedirgin bir beklemeyle geçiyor; gelecek mi, gelmeyecek mi? ne gelecek? bilmiyorum. adını koyamadığım bir şeyden korkuyorum. soyut bir korku içimi dolduruyor. bu korkuyla uyanıyorum ve bekliyorum. belki korkularım sayılamayacak kadar çok"
Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar Bütün Eserleri 1 bazı yorumcuların dediği gibi darma dağınık zor okunan bir eser. Kitabı okumayı kolaylaştırmanız için çok hoşlandığınız şiir kitabıyla dinlendirerek okuya bilirsiniz. bazı yerlerini tekrar yapmadan anlamakta zorlana bilirsiniz. bütün bu eleştirilere rağmen bütün kitaplıklarda bulundurulması ve parça parça da olsa okumanızı tavsiye ederim. Saygılarımla.
"Size Selim diyebilir miyim Oğuz Bey?" diye sesleniyordu adını bilmediğim yazar. Adını bildiğim ve simasıyla yüzümde gülümseme uyandıran Hakkı Devrim ise "Meşhur olmayan; ama ciddiye alınan çocuk." diyordu onun için. Başta ciddiye almamışlardı oysa. Biz o yaşlarda kısa donla sokaklarda bilinçsizce gezerken, o yedisini bile doldurmadan kendisine ayrılan masanın başında yazılar yazıyordu durmadan, bıkmadan ve usanmadan. Tutunamayanlar baştan beri Türk edebiyatının en iyi romanlarından biriydi. Değeri şimdi şimdi anlaşılır oldu. Gidişler hep yarım bırakır bir şeyleri. Onun gidişi de yarım bıraktı. Oysa üzerinde çalıştığı diğer eserini tamamlayabilseydi belki Tutunamayanların üzerinde bir şahaser daha duruyor olacaktı elimizde. Bir defada okumakla anlayamadıysanız bir kez daha okuyun ve anlamaya çalışın. Eminim pişman olmayacaksınız.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
sıkılgan, her şeyi dert edinen, hayata gözlemci muvaffakiyete özlemci, suçluluk duygusunu üzerinden atamamış, hayata anlam verememiş, topluma yabancı kalmış insanların hikayesedir tutunamayanlar. joseph k.'nın, ivan karamazov'un, raskolnikov'un türk verisiyonudur selim ışık. tutunamayanlar varoluşçuluğun türkiye şubesidir.
Bu kitaba tam üç kez başladım. İlk ikisinde yaklaşık yüz sayfa okuduktan sonra bu işkenceyi kesmem gerektiğini düşündüm. Aradan bir yıl kadar geçtikten sonra tekrar elime aldım ve sayfaları çevirmeye başlamamla kitabı bitirmem arasında farklı bir dünyada hissettim kendimi. Oğuz Atay'ı önce anlamayıp sonra onun yazdıklarını her harfine kadar hisseden biri olarak. Oğuz Atay'ı anlamayan birine asla kızamam. Oğuz Atay okumak için hazır olmak gerek, insanın kendi kendine konuşurken düşüncelerin daldan dala konmasını bilmek gerek. Düşünürken kuştan gökyüzüne, gökyüzünden uçurtmaya, uçurtmadan çocukluğa, çocukluktan yaşlılığa, yaşlılıktan ölüme, ölümden cinayete, cinayetten intahara, bir salisede geçebilmek demek. Saygılarımla.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
sayfalar boyu noktasız virgülsüz cümleler sıralanmış..birkaç kelime boşluk bırakılmadan yazılıyor arada bir..önce aralarını bulup okuyorsanız da sonra direk atlıyorsunuz buraları..nasıl bu kadar ünlendi..tutuldu anlamıyorum..bir yığın hayal,kelime,cümle..birbiriyle ilgisini kurmanız zor bunların..bütünlük hiç yok..tutarlılık yok..sıkıla sıkıla okuyorsunuz..kimseye tavsiye etmem..
başlarda ne oluyoruz yahu dedim, tam nüfuz etmekte zorlandım kitaba, am şu an gerçekten ne kadar övgüye değer bir kitap olduğunu anladım. sadece " gerçekle düş birbirne karışıyor, yalanın nerede bittiğini anlayamıyoruz. Tutunacak bir dalımız kalmıyor. Tutunamıyoruz." sözleri yeterli diyorum bu kitabın kaynağını sorduğumda...
"" inanmıyorlar ki... elle tutulur deliller istiyorlar. ''yok canım, o kadar da değil..'' diyorlar her zaman...''ölmezsin''diyorlar...''bu da geçer...'' olaylar hakıl çıkarıyor onları çoğu zaman... milyonda bir de olsa yanılma, ağır ve elim yanılma sessizce belirince...'' milyonda bir için hayatı zehir etmeye değer mi? '' diyorlar..onlar..biz..hepimiz...
elimdeki 700 küsür sayfalık kitabı görüp, yüzüme garip ama garip olmaktan çok garipsin diyerek bakmayıp heyecenlanan bir iki insanla karşılaştım bugune dek....geri kalan insanoğulları kitaptan ürktüğü gibi benden ve kitabı tutan ellerimden de ürktü...anlatamadım...700küsür sayfadan uzun sürmesi gereken bu kitabın bir dost olduğunu... gerçek dostluktan..konuşmaya paylaşmaya değer sözcüklerden kaçan kanlı canlı ayaklı sesli kallavi oğul ve kızlarından insanlığın ..daha dost olduğunu binlerce kelimenin...
içlere yüreklere sığmaz tutunamamak hikayesini (anlatılması en güç hikaye belkide...)Atay''ın özkurmaca tekniği ile deha isteyen romanlaştırma çabası elbette sevilmedi... elbette bu çaba sevilemezdi... elbette tutunamamak mefhumunun insanlığı dünyayı apaçık gözlerle gözlemleme yetisi elbette çıkarlarıyokmuşgibi yaşayan ve çıkarlarını apaçık ortaya koyan ve tutunamamayı düşülen köşede kıpırdamamacasına kalkmamak ve yok olmak olarak addeden dimağlara haddinden fazla fazlaydı...ayakta tutulması gereken bir dünya vardı öyle ya...üretileni tüketmesi gereken ama anlamsızca...ne isteyip ne istemediğinin ayrımına varabilmiş yalanı silmiş insan kendi kendini imha etmeliydi...hiç delilsiz..hiç silahsız...evet en kusursuz cinayet kişiyi kendi elleriyle yoketmek değil miydi öyle ya?
ve hala öyle...ezelden ebede kadar değil lakin ezelden ölüm e dek de öyle olacak... şaşırılacak birşey yok... tutunamayanlar çıkışsız köşelerde ölümü bekleyecek..selim gibi...haklı çıkaracak ölümler onları...birbirlerinin varlığından bi haber gözlerini sıkıca kapamış görmekten bi tap düşmüş hisseden ender gönüllerin yıkılışı haklı çıkaracak diyenleri...''ah bu diyenler...dermansız bırakıyor beni...'' dediği gibi selim''in...
tutunamayanlar; tutunamamayı idrak edebilmiş...her bir sayfayı heyecanla çevirip hazmederek okuyabilmiş... karamsarlaşmak yerine bizzat şahitliğini yaptığı yaşamın içinde bulduğu dost ile umutlanabilmiş... köşelerde ölümü seçmek yerine köşelerde ölümü seçenlere el uzatabilmiş...dünyayı görüp selim in hazin hikayesine göz yaşı dökebilmiş ... ayağa kalkıp... ne için yaşaması gerektiğinin farkına varıp... yalandan değil gerçekten insan olmanın..insan gibi yaşayıp...huzurla ebede kavuşmanın umuduyla yürüyenlerin romanıdır...
ve öyle kalacaktır... canım oğuz...canım selim...duyarlılığıyla... "
gerçekten farklı bir kitap. hem yazılış şekli hem anlattığı konu itibariyle. eğlenmek ve zaman geçirmek için değil düşünmek , sorgulamak , sarsılmak için okuyanlara tavsiye edebileceğim bir kitap. bu hayata katlanabilmesi için insanın bir şeylere tutunabilmesi gerek , işine , eşine çocuklarına veya toplumun ona biçtiği role . peki ya tutunamayanlar ne olacak. kör bir rüzgarın insafında dalından vakitsiz kopmuş bir yaprak gibi oradan oraya mı sürüklenecek.
Bizim edebiyatı modernleşmenin eşiğine getirmiş bi kitaptır.Kendinden öncekilere pek benzemez . Kişisel çözümlemeleri çok kullanan ve yaratıcı kullanan bir yazar.kitap kalın olmasına rağmen kolaylıkla okunur.Deneysel sayılacak ufak tefek teknikler denemiştir onlarda romanı özgün kılacak biçimdeler. boş günlerinizin birinde bitirebilirsiniz o zaman daha kaliteli bi zevk alırsınız kitaptan . ben bunu okurken yazarın üslubunu çok beğenmiş ve diğer bi kitabını da okumuştum.yani seveceğiniz bir kitaptır bu diyorum.
"Düşerken değil, düşmemek için tutun!" Bu kitaptan çıkarabildiğim en önemli sonuç bu oldu. Tutunamayanlar ı okumak için öncelikle ruh sağlığınızın yerinde olduğu bir dönem seçin bence. Çünkü romanı okurken ya düşmeye ya da daha sıkı tutunmaya mahkumsunuz. Bu bir romansa, diğer okuduklarımın çoğu nedir acaba diye sordum kendime son sayfayı kapadığımda. Sadece 7 sene eser verebilmiş muhteşem bir Türk yazarı ve onun en önemli romanı.
Okurken nedense hep Tanpınar’ı çağrıştırdı.Belki de ikisinin de ironi ustaları olmaları nedeniyledir. Diğer arkadaşlar yeterince edebi eleştiri yapmışlar.Benim değinmek istedğim, neredeyse 30 YTL olan kitabı,artık korsan mı bilmem,bir sokak sergisinden 5 YTL ye aldım. Kitapyurdu gibi ucuza ve taksitle kitap temin edebileceğimiz siteler de olmasa bazı yayınevlerinin hiç yanına yaklaşamayacağız.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Edebiyat sevdalılarına ve hayatla kavgası olan herkese tanıdık gelecek şeyler anlatıyor Oğuz Atay. Evet dağınık. Aynı hayat gibi. Ama sıradanın içinde ve tam onun karşısında duruyor. Bu kadar tat alarak okuduğum çok az kitap oldu.
Aklınıza gelen bütün edebiyat tekniklerinin tek bir yerde toplandığı tadından yenmeyen adeta yeme de yanında yat tarzı, "tutunanlar"ın anlayamadığı en fazla 80 sayfa tahammül ettikleri bunalım tiplerin kutsal kitabı haline gelen kitap. 3 kere okudum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tutunamayanların okuyucu kitlesinden daha fazla sayıda yarıda bırakan kitlesi vardır. türk okurunun en sevmediği eserler genellikle "tuğla" diye tanımladığı kalın kitaplar. fakat bu kitaplar sabrı getiriyor yazardan okura. aynı zamanda söylenmesi gereken ne varsa oğuz atay'ın o şümullu lisanıyle okur biltekmil anlıyor. bitirenler, yarıda bırakanlara hata etmişsiniz derseler, haksız sayılmayacaklardır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanlar bu kitabı ya hastalık derecesinde severler ya da bu kitaptan nefret ederler. Nedense ortası yoktur. Ben sevenlerdenim. Dört kere okudum, hatmetmek istercesine... Tadına doyulmaz bir kitap. İyi ki yazmışsın OĞUZCUĞUM ATAY!(Cennetteki muhallebicide görüşürüz.)
TUTUNAMAYANLAR ÇOK FARKLI VE ÇOK KEYİFLE OKUNAN BİR KİTAP. TUTUNAMAYANLAR'IN KİTABI OLDUĞU KADAR TUTUNABİLENLERİN DE KİTABI. YANİ KİTABI OKUYUP DA "KAFANIZIN NET OLDUĞU BİR ZAMANDA OKUYUN, BUNALIMA GİRERSİNİZ" TÜRÜNDEN YORUMLAR YANILTICI OLABİLİYOR. BU TÜR YORUMLAR YÜZÜNDEN BEN DE KİTABI OKUMAYI UZUNCA BİR SÜRE ERTELEDİM AMA OKUMAYA BAŞLAYINCA ASLINDA YANLIŞ YÖNLENDİRİLDİĞİMİ ANLADIM. ÇÜNKÜ KİTAPTA ÇOK KEYİFLİ VE EĞLENCELİ BÖLÜMLER DE VAR. ÖRNEĞİN DANDİNİ DANDİNİ DASTANA...KÖYLÜLERİN TARİHİ MEZAR TAŞLARINI SÖKÜP İNŞAAT YAPMALARI GİBİ BÖLÜMLER... İÇİNDE ABDÜLHAMİT DÖNEMİNİN ANLATILDIĞI KASVETLİ BİR RÜYA VE ROMANIN KAHRAMANININ BABASIYLA OLAN (YANİ OLMAYAN DA DİYEBİLİRİZ) İÇ BURKAN İLİŞKİSİ. ROMANIN EN İLGİNÇ YÖNÜ DE 40 SAYFA BOYUNCA NOKTA KULLANILMADAN NOKTALAMA İŞARETLERİ KOYULMUŞ OLAN UZUNCA BİR BÖLÜM. ÇOK ÇARPICI BİR KİTAP. TUTUNSUN, TUTUNMASIN HERKESİN MUTLAKA OKUMASI GEREKEN VE EMİNİM Kİ DE OKUYUNCA ÇOK SEVECEĞİ KALİTELİ VE DEĞİŞİK BİR KİTAP...