Katre-i Matemden Katre-i Hayata geçiş istikametinde Lâle Devrinin siyasi, kültürel, içtimai, edebi vs. her yönüyle anlatıldığı ve bu esnada da ustalıkla işlenen bir cinayetin çözümü aşamasında yaşanan heyecanlı bir roman. Lâlenin bizim kültürümüzdeki müstesna yeri bu romanda ilahi aşk ve beşeri aşk merkezinde öyle güzel ve doyumsuz bir üslupla anlatılmış ki özellikle -derkenar- bölümleri okuyanı mest ediyor. Bu arada bizim, özellikle şark medeniyetinin önemli kodları romanda yer alış şekliyle muhteşem bir dille aktarılmış. Mesela okuyucu, gözyaşı medeniyeti, su medeniyeti, kapı tokmaklarındaki asalet, Hafız Çelebinin şükufecilik sanatı ve sırları, o yılların mevlevi dergahının işleyişi ve toplumsal hayattaki inşa edici işlevi, hat sanatı ve matbaanın Osmanlıya gelişi ve toplumu meydana getiren unsurlar arasındaki saygı, hoşgörü ve tahammül açısından baktığımızda roman içinde çok seçkin ve gün ışığına çıkmamış tarihi, edebi ve sosyal bilgilere de vakıf oluyor. Kitabı hiç sıkılmadan 2 günde bitirdim. yaşadığım okma zevkini ve okurken gönül damağımda kalan manevi hazzı tarif etmem ise çok zor. Bu kitabı okumamıza vesile olan başta İskender Hocama ve sırlarıyla beraber tarihin derinlikleri içerisindeki boyutta yer alan herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Saygılarımla...