291Yorum
Bolokur
23.08.2002
<br /> öncelikle medya unsurunu kullanarak bu kadar ilgiyi haketmeyen bir romanı bunca kişiye sattıran orhan pamuk'u kutluyorum...ayrıca kitabımı yarım bırakmak gibi bir huyum olmadığı için bu romanı onca sıkıntıya dayanarak okumayı başardım...<br /> kitapta bir roman kurgusu olmasına rağmen;adeta sanki konu bulunamamışçasına aklına gelen her konuyu romana katmış yazar...biraz daha sade;biraz daha yalın olup insanı bu kadar çabuk bıktırtmayabilirdi...
SonSovalye
19.08.2002
Orhan Pamuk'un çok iyi diyemiyeceğim kitaplarından biri daha.Faklı düşünceler birden ele alınmış ve okuyucudan bu fikirleri kendisinin tartıp karar vermesi istenmiş sanki.Orhan Pamuk değişik bir bakış açısıyla yaklaşmış bu sefer.Verdiği siyasal içerikli mesajlar da yöneticileri eleştiri şeklinde olmuş.Sanki popüler bir kitap olsun da satsın endişesiyle çıkarılmış,sıradan bir kitap.Ama okumasını bilene de iyi mesajlar veriyor yer yer.
muratdereli
Kitapkurdu
02.08.2002
Alışılagelmiş Orhan Pamuk klasiklerinden biri. Romanın tek olumlu yanı çeşitli fikir akımlarına birlikte yer vermesi. Ama değişik fikirlerde olan bu kimselerin aralarındaki ilişkiler yeterli zemine oturtulamamış. Kahramanlar adeta havada asılı kalmış vaziyette. Yazar romanın dışında bir gözle olaylara bakıyor. Günümüzde çok satılan bir roman yazmak için bazı medyatik unsurların kullanılması gerekmekte. Orhan PAmuk bunun bilincinde ve son yıllarda gündemden düşmeyen "Siyasal İslam"ı kendine konu edinmiş. Yani yazar bu çalışmasıyla edebi bir eser değil bir piyasa romanı ortaya çıkarmayı hedeflemiş ve bunu başarmış.
Sık sık "İslamcı" terimini kullanan yazarın bu konuya vakıf olmadığı anlaşılıyor. Bir kimsenin aile baskısı nedeniyle zorla başını örttüğü vurgulanırken, dini inançları nedeniyle başını örtmesi gerektiği üzerinde durulmamış. Yazar romanda intihara giden olayları da yeterli derecede temellendirememiş. Sonuç olarak Orhan PAmuk az satan bir edebi roman yerine çok satan bir piyasa romanı hedeflemiş ve bunu başarmış.
ÖZDEMİR ÖZÇELİK
Orhan Pamuk' un romanlarında, biraz da Rus yazarların etkisi altında kalarak kullandığı dil hoşuma gidiyor. Siyasi bir roman olmasına karşın ben bu romanı daha çok kolay anlaşılabilirliği ve yer yer serpiştirilmiş zeka dolu cümleler içermesi yönünden zevkle okudum diyebilirim. Siyasi mesajlar ise kesinlikle bireysel tercihlerin doğruluğu veya yanlışlığına değil, devlet ve yönetim sistemine direk bir eleştiri niteliğinde. Okuyanların çok şey kazanacağına inandığım bir roman diyebilirim.
Mustafa mutlu Can
25.06.2002
Orhan Pamuk'tan derin ruhi çözümlemeler ve uzuncümlelerle anlaşılmaz hale gelen ayrıca bu anlaşılmazlığı gizem olarak lanse eden ilginç bir roman. Okurken sıkılacaksınız, patlayacaksınız, kitabı bırakmak isteyeceksiniz, son bir inatla kitaba yeniden sarılınca ve hatta bitirince bütün bu işkencelere boşa katlandığınızı siz de benim gibi pişmanlık içinde anlayacaksınız.
cesur yalçın
30.05.2002
Orhan PAMUK'un ilk kez bir kitabını okumaya teşebbüs ettim.Ama ben bu kitabı bitiremeyeceğim herhalde.Üzerinde yapılan tartışmalara ve o kadar reklama rağmen kitap çok sıkıcı.Dışardan içeri için fetva vermeye kalkmış ama başaramamış.Mevlananın bir hikayesidir.Bülbüllerin güllerle sevişmek için bahçeye gittiğini gören öküzler içlerinden herhalde bahçede otlamaya gidiyorlar diye geçirirlermiş.Ama gül ile bülbül arasındaki aşkı bilmezlermiş.
tsu
15.05.2002
"Yazacak iyi bir cümlen yoksa yazmaya başlama." Kar'ı alıp okumaya başlayınca daha ilk satırda aklıma bu söz geldi. Orhan Pamuk, "Öteki Renkler"inde söylüyor bunu. Yazarın en zor işi ilk cümleyi bulmak. Yazarımız her ne kadar romancıya ilham gelmediğini söylese de -bu yüzden de şairlere karşı bir tavrı vardır. Romanın kahramanlarından biri olan roman yazarı Orhan'ın Ka'ya merhametle birlikte bir kıskançlık duyması bu tavrın sonucudur.- ilk cümlenin bir ilham işi olduğu açık.
Yazar ilk cümleyi bulmuştur. Artık istese de istemese de yazmak zorundadır. Öyle de yapar.
Kar, romana ismini vermekle kalmamış onu her taraftan kuşatmıştır. Romanda ihtilal gecesi dışında soğuk bir sessizlik hakimdir. Hatta ihtilal gecesinde bile neler olduğunu anlayamayan okuyucu yaşanan olayların dehşetinden habersizdir. Sessiz ve uysal yağan karın hiç farkettirmeden çığla gelen bir ölüme dönüşmesi gibi. Romandaki bütün olaylar da aynı parelleliktedir. Olay örgüsü içinde zor bela ilerleyen okuyucu(karda yürümek gibi) birdenbire hiç beklemediği bir olayla karşılaşır. Ka ölmüştür. Bu andan itibaren okuyucu kendini diğer sayfalara çeken sorunun peşine düşer. "Kim?" ve "Neden?" açıkçası ben bu soruların cevabını bulamayacağımı biliyordum. Kara Kitap'ta Galip'in dediği gibi asıl hüner katilin kim olduğunu yazarının bile bilmediği bir cinayet romanı yazmaktır. Orhan Pamuk hünerini gösterir. Yine dört yüz küsür sayfa boyunca okuyucuyu dolaştırıp aynı noktaya getirmiştir. Ben Orhan Pamuk'un bu yönüne hayranım en fazla…
tartarsos
15.05.2002
Yazarın diğer kitaplarında yaşadığım hayalkırıklığını bu kitapta telafi etmek istemiştim oldukça yüksek bulduğum meblağı öderken. Kitabın ilk sayfaları biraz daha ilerileri ise oldukça anlaşılması zordu. Sanki kelimeler okuyanda bir gizemlilik etkisi yapmak için özenle seçilmiş ve yanyana getirilmişti. Genel olarak eleştirilere katılmakla birlikte, kitabın, bizim kültürümüzü sindirmiş ustalar tarafından yeniden şekillendirilmesi halinde çok iyi bir eser olacağını düşünüyorum. Yani materyallerin, biraz daha Türk mantığıyla kullanılması gerek.
Sevda Aytaç
05.05.2002
Bu kitabın bence iki temel başarısı var. Biri edebi, diğer Orhan Pamuk kitapları gibi. Dünyaca tanınmış bir yazar elinden çıkmış ve hakkını veriyor. Okumadan önce Kar Ka ve Kars üçlemesinde bir Anadolu kokusu veya Orhan Pamuk çizgisinin dışında destansı bir eser okuyacağımı sandım. Oysa okudukça Pamuk'un kendine özgü roman örgüsünü, o çekici kurgusunu hatta biraz Nişantaşı- Teşvikiye kokusunu ta Kars'a bile taşıdığını gördüm. Orhan Pamuk'da bu kendine özgü dil ve anlatım biçimi bence yarattığı karakterleri kendi gözüyle aktarmasından kaynaklanıyor. Bu kimilerine göre yapay bir duygu verse de bence bazı diğer yazarlarda görülen her eserde farklı bir anlatım biçiminden daha kaliteli ve daha doyurucu. Sonuçta ben Orhan Pamuk olduğu için okuyorum! Benim Adım Kırmızı gibi...Beyaz Kale gibi... Kara Kitap gibi... tüm kitaplarını özlemle bekliyorum Pamuk'un. Her romanda farklı yerlere ve zamanlara Pamuk'un gözüyle yolculuk etmek bence bir yazarın kalitesini belirleyen bu güçlü hayalgücünün yanında bu içselleştirmeden de kaynaklanıyor.
Kitabın ikinci başarısı ki bir işletmeci olarak bunu gözden kaçıramazdım. İlk defa bir kitap böylesine bir reklam kampanyasıyla tanıtıldı. Bence bu en azından Orhan Pamuk okuru olmayanların da ilgisini çekmiştir. Bir kitap reklamı olarak da çok güzeldi, salt reklam olarak da başarılıydı bence Kar Tanıtımı...
Bence Orhan Pamuk sayılı Türk Yazarlarından biridir ve onun çağdaşı olarak Dünyadaki başarılarına tanık olmak da bir okur için büyük keyif ve onurdur.
Volkan Karagözlü
Volkan Karagözlü 01 Temmuz 2009
Orhan Pamuk'un tüm romanlarını okumuş bir kişi olarak bence en başarısız romanlarından bir tanesi. Roman içinde birçok tutarsızlık var.
eerciyas
02.05.2002
Bir orhan pamuk okuru olarak kitabı hemen aldım ve okumaya başladım.ancak medya ve orhan pamuk o kadar çabuk davrandı ki gerçekten kitabı kendi bakış açımla görmeme ve yorumlamama fazlasıyla karıştı. Ama nihayetinde romanın daha başından itibaren buram buram Orhan Pamuk koktuğunu görüp kendimi öykünün veya çok katmanlı olay ve imgesel kurgunun akışına bıraktım.
Romanı okurken insan ister istemez diğer Orhan Pamuk kitaplarıyla bir bütünlük oluşturmaya başlıyor çünkü yazarın tıpkı "Benim Adım Kırmızı"daki nakkaşlar gibi göze batan bir üslubu var ve değişmeyen bazı olgular üzerinden olaylar gelişiyor. (doğu-batı ikilemi, aşkta ve hayatta anti kahramanlar, tarih vs..)

Kar o kadar çok anlama işaret ediyor ki kitabın adına yakışıyor. ben kar yıldızını ve anlamlarını Umberto Eco'nun "Foucault Sarkacı" kitabındaki bir imgeye benzettim. Nedeni ise manevi ve mutlak olanla ilişkisi ve onunla bütünleşmesi ile ilgili.

Kişiler iyi analiz edilmiş bir empati kurabiliyor onlarla okuyucu ancak bu insanlar konuşmalarında bana çok gerçekdışı göründü çünkü karakterler abartılı konuşturulmuş.

Sonuç olarak tipik bir Orhan Pamuk romanı (zaman olarak günümüzü seçmesi ve siyasi unsurun biraz daha fazla olması dışında). Yani sürükleyici, merak ve kuşku uyandırıcı, çok anlamlı ve okunması gereken bir roman. Ama en iyi romanı diyemem.

narin
22.04.2002
Kar'ı Orhan Pamuk'un diğer kitapları ila karşılaştırınca aslında beklentilerimi karşılamamasından ötürü pek şaşırmadım desem yalan olmaz.Yeni Hayat'ı okurken hissettiğim hayalkırıklığından farklı değil bu kitabın bana hissettirdikleri.Kitapta ilgi çekici,sürükleyici bir tek öğe olmamasına rağmen kitabın bu denli okunması yayıncıların kitabı pazarlamadaki üstün başarılarını gösteriyor ve bence kitabın takdire değer tek yönü de bu.
KY-25660
22.04.2002
Orhan Pamuk'un romanlarını okuyanların hep yarıda bıraktığını söylerlerdi ben de aldım. Bence bu roman hem çok sürükleyici hem de itici bir roman olabiliyor. Yani nasıl bakıyorsanız öyle görüyorsunuz.
Ömer Ali Akbulut
Kitapkurdu
20.04.2002
farklı tanıtım biçimleriyle eleştirilen bir kitap oldu kar.bu eleştirilerde 'popülerolan'ın içerik ve değer kaybına uğrayabileceği ve edebiyatta kaliteyi zayıflatabileceği endişesi de vardı tabii.ancak biliyoruz ki bir çok kitap okuyucusuyla buluşamıyor.örneğin mustafa kutlu'nun 'beyhude ömrüm'.kekre tadı hala dudaklarımızda.keşke mümkün olsaydı da onun tanıtımı da geniş bir platforma uluşsaydı.
bütün bunların dışında kar,fantazik kurgu diyebileceğimiz ihtilal bölümü ve yer yer Türkçe yanlışlıkları dışında okunmaya değer bir kitap.üslup biraz sıkboğaz olsa da,sizi çeken,düşündüren yanları var.
toplumumuzun,cemiyetimizin kimi sıyrık yanlarını tuzu kuru,'aristokrat' bir yazarın dilinden yarı mayhoş bir edayla okumak fena sayılmaz.
Sinasi Aydin
20.04.2002
Orhan Pamuk her zaman zor anlaşılmayı yeğlese de konularındaki araştırmaları edebi yaklaşımı sayesinde haklı olarak kazandığı ününü gölgeleyen bir eser yaratmış. Araştırmacı bir kalemden çıkmışta da olsa siyasetin acımasız tarafına yenik düşen bir yapıt.Siyasi, karşı taraftan anlaşılamaz ve yorumlanamaz.Siyaset taraf olunmadan yazılamaz,yazılırsa da Lacivert gibi taraftarlarınca hiç önemi olmayan bir yakışıklılıkla tanımlanmak zorunda kalabilir.Sıkılarak okuyacağın bir kitap istiyorsanız alın.
Çolak Salih
Kitapkurdu
18.04.2002
Yazar sundugu sasirtici roman zevkinin yanisira oniki eylul ihtilalinden sonra turk aydininin basina gelenlerden, marlboro içen islamci bir orgut liderine kadar sundugu ayrıntılarla gunumuz turkiyesinin manzarasini tasvir ediyor ve tarihe not dusuyor.
Kurdugu olay orgusunden ziyade bireylerin dramlarini irdeleyen yazar makro oyunlarin arasinda kaybolup giden hayatlara dikkat cekiyor.ve bunu belki de en iyi gazetenin sahibi serdar bey ifade ediyor: “eskiden hepimiz kardestik ne zaman ki millet ben suyum buyum demeye basladi o zaman felaketimiz de basladi simdi herkes daha gururlu ve daha fakir(sayfa 30)” kurdugu ihtilal senaryosuyla “vatanı ben kurtaracam ” diyenlerle belki de dalga gecen yazar bu-su fikir akımlarindan ziyade birey birey herkesi mutlu edbilmenin yollarını arastırıyor satır aralarinda. Bunun yolu da bir anlamda insanlari dinlerine dusuncelerine gore yargılamamak olmali.
Belash
15.04.2002
Uzun zamandır aldığım, ama etkisinde kalabileceğim endişesi ile okumak için fırtınasının dinmesini beklediğim bir kitap. <br />O kadar da iyi yazılmamış, eğer diğer kitaplarını göz önünde bulundurursanız yazarın, Kara Kitap, Cevdet Bey ve Oğulları, Benim Adım Kırmızı vesaire gibi, bu kitabında biraz aceleci ve kaygılarla dolu olduğunu görebilmek mümkün. Siyasi içerikli yazmasına rağmen olaya edebi açıdan yaklaşabilirseniz alın. En azından kitaplığınızda güzel kapağı ve birinci kalite kağıdıyla uzun bir süre Orhan Pamuk okuduğunuzu tescil edecek bir vazife üstlenebilir.
Belkiz Okyar
08.04.2002
Akici bir konuya ve dile sahip. Sadece gunumuzde degil bundan 30-40 yil sonra belkide daha uzak zamanlarda bile okuyucu bulabilecegine inandigim bir kitap. Cunku gunumuz Turkiyesinin gerceklerini yansittigina inaniyorum.
KY-40805
03.04.2002
Kitap oldukça ilginç ve okumaya değer bence. Ama okurken bir beklenti içine girmek doğru değil. Ben de kitabın kahramı Ka hakkında bir hayal kırıklığı oluştu. Ama gerçekte hayat böyle insanlar mükemmel değil ve ufak hırsların ve ufak çıkarların peşinde koşan insanlar her zaman mevcut ve her zaman da mevcut olacak. <br /> Yazar güzel bir perspektiften olayları anlatmış kendini biraz dışarda tutmaya çalışsa da ben Ka nın kimliği ile yazarın kini zaman zaman özdeşleştirdim belki de o böyle düşünmemi istedi.<br /> <br /> <br />
Ruken ZİLAN
01.04.2002
Tipik bir Orhan Pamuk eseri...Yogun...Okuma sureci akıcı olmasına rağmen sıkıntılı...Düşüncelere bogulmuş,imgelerle yoğrulmuş bir yapıt...Oldukça derin vurgular mevcut...Şair Ka'lar ve ipekler ülkesinde okunması gereken bir kitap...
Can Sinan ARTUÇ
Kitapkurdu
29.03.2002
Ka'nın kitabın ortasına kadar savruk bir şekilde dile getirilmiş psikolojik durumu ile taraf tutamaması dolayısıyla "her işi yaparım" edası, beni oldukça sıkan noktalardan biriydi. Ancak şu aşikâr bir gerçektir ki, kitabın ortasından itibaren okuyan biri, bütün olumsuz eleştirileri görmemezlikten gelebilir, "kimi kandırıyorsunuz" diyebilir. Hele ki Ka, İpek ile tanıştıktan sonra, ev hanımlarının Brezilya dizilerinin sonu hakkında yaptıkları yorumların %90'ının tutması gibi, kitabın sonunu tahmin etmeniz, okuma hevesini kırıcı bir olay. Baştan sona karamsarlığın hüküm sürdüğü kitapta bence Orhan Pamuk ününü kullandı. Hayatta hiçbir zaman popüler kitabı herkes okurken okumayı sevmedim lakin öylesine bir reklam yapıldı ki, okumadığım için kendimi kötü hissettim. Kitabın sonu ise Türk Filmleri'ni aratmayacak nitelikte... Aslında Orhan Pamuk'un bu "ilginç" kitabını okumakta fayda var. Çünkü kitabı kitap yapanın yazarın ünü değil içeriğin güzel ve anlatımın fevkâlâde olmasını çoktan unuttuk!.. Böylesine hayasızca eleştiriler yapmak istemem. Orhan Pamuk'un beğenmediğim eserleri yok değil ama bu kitabı, hüsran tiyatrosunda son perde!..