278Yorum
sivana
21.10.2004
işte insanların neler yapmak zorunda kaldığı ve bunları yaparken nelere boyun eğdiği... insanlar yalanları ve yanlışlarıyla insandır onlar dünyanın en kötü ve en eski meleğinde bile olsa her zaman insanlardır
Nurcan Çelik
Kitapkurdu
07.10.2004
Aslında burun kıvırarak okumaya başladım, kitabın içinden klasik bir hikaye çıkacak sanıyordum; ama okudukça içinde çok derin anlamlar barındıran bir hikaye olduğunu görüyor ve şaşırıyorsunuz. Cinselliğe, hayata ve aşka farklı bir gözle bakmak isteyenler için ideal.
cikolata080
17.08.2004
Başarılı insanları gözlemlediğim zaman hepsinin ortak bir özelliği taşıdığını gördüm " hayata farklı açılardan bakabiliyorlar" Bu kitapta da aynı şeyi gördüm hayata farklı bir açıdan bakabilmeyi sağlıyor. Hayata ne kadar çok pencereden bakabilirsek insanları , olayları , düşünceleri daha iyi kavrayıp kendimize fayda sağlayacağımıza inanıyorum. Akıcı bir dille yazılmış olması da kitabı güzelleştirmekte...<br />
Burcu Çelik
04.08.2004
felsefeye farklı bir açıdan bakabilmek<br />Yazar, On Bir Dakika'da dünyaya bir hayat kadının gözüyle bakmayı başarıyor. Aslında onların da felsefe yapabildiklerini, hayattan farklı beklentilerinin olabildiğini çok farklı bir dille anlatıyor. Bence söylendiği kadar fazla cinsellik yok. Aslında bu konu oldukça usturuplu bir biçimde dile getirilmiş. Ayrıca bir hayat kadının yaşamı olduğu göz önüne alınırsa kitapta fazla yer almadığını da göreceksiniz. Farklı bir roman okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Funda Otruş
Kitapkurdu
21.07.2004
Bir tarafta, hayatın renkleri, kışkırtıcılığı, zevkleri, diğer tarafta insanın kendi doğruları ve değerleri...İnsan bütün bunları dengelemeye çalışırken ne hayattan ne değerlerinden vazgeçebiliyor. Paulo Coelho, yaşamın ikilemlerini ve karakterlerin bu ikilemleri yaşayış psikolojisini vermekte yine çok başarılı. Yazarın nefes almak kadar doğal olan cinsellik konusunu, bu kadar yalın, bu kadar çoşkulu ve iki cins arasındaki farklılığı bu derece doğru ortaya koyuşu gerçekten etkileyici...Bence erkekler de bu kitabı okumalı!!!
Hakan Erdınc
29.06.2004
Paulo Coelho'nun kitap hakkındaki bir köşe yazısını okuduğumda bu kadar utanmasına karşılık kitabı çok merak etmiş ve hemen okumak istemiştim. Ben de kitabı okurken çok utanacak ve heryerde okuyamıyacağımı düşünmüştüm ama yanılmışım. Gerçekten çok akıcı, bir gecede okudum diye tabir edilen kitaplardan. Cinsellik üzerine yazılmış mikro bir ansiklopedi gibi. Erkek kadını-kadın erkeği anlamak istiyorsa mutlaka okuyun.
aydınlanmacı
28.05.2004
Yazarın her zamanki çarpıcı bakış açısı ve başarılı üslubu.Bu kitapta dünyanın en eski mesleklerinden biri olan fahişelik konu edilmiş.Ve ev alacak kadarpara kazanıp ülkesine dönmeyi düşünen kahramanın,bir ressamda gerçek aşkı bulmasıyla roman sona ere.Bu tür romanlardan hoşlananlar için iyi bir seçim..
Esra Esen Akgun
29.04.2004
Okumaya başladığımda sıradan, basit bir hayat hikayesi herhalde diye düşündüğüm ama bakmakla görmek arasında ki farkı net bir dille vurgulayan müthiş bir eser. Herkese tavsiye ederim deyip te kenara atılmayacak kadar iyi bir yorum...
celo_celo
26.03.2004
Paulo Coelho kendini ispatlamış bir dünya yazarı olarak yine karşımızda. Bu kez bir fahişenin yaşamını gözler önüne sererek onun ve aslında herkesin hayatındaki gerçek aşkın ne olduğunu tarif etmiş. gerçekten son derece başarılı bir eser.
Manolya Bürke
25.03.2004
HERZAMANKİ GİBİ YİNEDÖKTÜRMÜŞ YAZARIMIZ.İŞİN İÇİNE YÜREĞİNİDE KATINDA YIKILIYOR BAZI TABULAR VE ONBİR DAKİKA OLMAKTAN ÇIKIP NELER KATIYOR İNSANA. OKUYALIM VE ÖĞRENELİM.
sapple
24.03.2004
Kesinlikle şiddetle tavsiye ettiğim bir kitap.Sevişmek ve ruhların birleşmenin arasındaki farkı o kadar güzel yorumlamışki....Anlatım basit , kelimeler özenle seçilmiş...Kitabın bir Türk filmi gibi biteceğini beklerken öyle bitmeyeceğini düşünüyordum ama Türk filmi gibi bitti...Cinselliği fiziksel değil de ruhen keşfetmek isteyenler için yazılmış çok kaliteli bir kitap.
Oya Oğuz
24.03.2004
Paulo Coelho'nun tarzına her zaman hayranlıkla bakmışımdır. Ve de okurken o denli keyif verir. Genelde hayali seylerin peşinden koşmak gibi bir çizgi işlerken hep gerçekleri yansıtır kitaplarında. On Bir Dakikada aslında temelde verdiği mesajı değiştirmezken alışılmamış bir hikayeyle karşılaştım. Süreükleyici ve güzel bir kitap
PeRRyy
08.03.2004
Biraz uzun ama arkadaşlar mutlaka okumalısınız kitapdan bir bölüm sizlerlede paylaşmak istedim...

Bir zamanlar, parlak tüyleri, rengarenk kanatları olan bir kuş varmış. Uzun lafın kısası, bakanları neşeye boğarak göklerde özgürce uçmak için yaratılmış bir hayvanmış.
Günün birinde kadının biri bu kuşu görüp ona kapılmış. Ağzı hayranlıktan bir karış açılmış olarak, kalbi deli gibi çarparak, gözleri heyecandan parlayarak kuşun uçuşunu seyretmiş. Kuş, onu yanına çağırmış ve ikisi birlikte, nefis bir uyumla uçmuşlar. Kadın kuşa tapıyor, onu kutsal sayıyor, yüceltiyormuş.
Ama günün birinde düşünmüş kadın:”Belki de uzak dağları keşfetmek ister?” Korkuya kapılmış. Aynı duyguyu başka bir kuşla yaşayamayacağından korkmuş. Ve kıskanmış- kuşun uçma kabiliyetini kıskanmış.
Kendini yalnız hissetmiş.
“Ona bir tuzak kurayım,” diye geçirmiş içinden. “Bir dahaki sefer, kuş tekrar gelirse, artık gidemesin.”
Kadın kadar aşık olan kuş, ertesi gün tekrar sevgilisini görmeye gelmiş. Ne varki tuzağa düşmüş ve bir kafese hapsedilmiş.
Kadın her gün gelip, kuşu seyrediyormuş. Vurgunmuş ona ve onu gösterdiği arkadaşları, “Ne şanslı bir insansın!” diye haykırıyorlarmış. Ne var ki, tuhaf bir değişim baş göstermiş:Artık sahibi olduğundan, kalbini çalmasına ihtiyaç kalmadığından, kadının kuşa olan ilgisi sönmüş. Uçamayan, hayatının anlamını dile getiremeyen hayvancık sararıp soluyor, parlaklığını yitiriyor, çirkinleşiyormuş – ve kadın da karnını doyurup kafesini temizlemekle yetiniyormuş.
Günlerden bir gün, kuş ölmüş Kadın son derece üzülmüş buna ve o andan itibaren onu aklından çıkaramamış. Ama kafesi hatırlamıyormuş bile: onu ilk kez, mutluluk içinde bulutlarla yarışırken gördüğü gün varmış sadece zihninde.
Kendini iyice dinlese, kuşun onu heyecanlandıran tarafının dış görünüşü değil, özgürlüğü, hareket eden kanatlarının enerjisi olduğunu fark edermiş.
Kuşun yokluğunda, hayatı da anlamını yitirmiş ve ecel kapısını çalmış.
“Niye geldin?” diye sormuş kadın, ölüme.
“Tekrar onunla birlikte göklerde uçabilesin diye,” diye karşılık vermiş ölüm. “Her seferinde gidip gelmesine izin versen, ona olan sevgin ve hayranlığın iyice artardı; ancak şimdi, ona kavuşabilmek için BANA MUHATÇSIN.”
kubaran
03.03.2004
Bir erkek olarak bir kadının hayatını, bu şekilde kimsenin düşünemeyeceği bir yolla anlatabilmek doğal olarak bu kitabı okuyan herkesi şaşırtacaktır. Paulo Coelho'nun bu kitabı da diğer kitapları gibi muhteşem. Gerçekten de okuduğum zaman kadınlar hakkında düşündüğüm birçok şeyin yanlış olduğunu anladım. Kadın erkek herkes bu kitabı okumadıysa çok şey kaçırmıştır.
Hatice Suna
01.03.2004
SİMYACI, VERONİKA ÖLMEK İSTİYOR, ŞEYTAN VE GENÇ KADIN DAN SONRA ON BİR DAKİKA DA YİNE YAZARIN AKICI ANLATIMIYLA SÜSLENMİŞ BİR ESER. YAZAR BU DEFA FARKLI BİR KONUYA EĞİLMİŞ. HEM BİR FAHİŞENİN HAYATINI HEM DE AŞKI ANLATMIŞ BİZE BENCE MUTALAKA OKUNMASI GEREKEN BİR KİTAP.
Barbaros Kuz
Kitapkurdu
25.02.2004
Bu kitapı okuduktan sonra yazarın diğer kitaplarınıda okumak istiyorum. Kitap kimisine göre anlatılanlar açısından sınırları zorlayan bir yapıt. Başlangıçta biraz sıkıcı olsada,giderek heyecanı artan, bir hayat kadınının ağzından kadın-erkek ilişkilerini anlatan güzel bir kitap. Bence tüm yetişkinler okumalı.
ORTACGiL
17.02.2004
Evet Paulo Coelho yine o güzel dilini ve muthiş hikayeci tavrını estirip ortaya mükemmel bir kitap çıkarmış. Kitabın muthiş öyküsü ve yaşananlarıyla herkesi etkilemeyi bilmiş. Eşler arasındaki cinselliği en ayrıntlı şekliyle göz önüne almış ve bilmediklerimizi veya düşünmediklerimizi bize anlatmış. Kusursuz bir aşk hikayesi kafası karışık olan bir kadın ve her ne kadar isrtemiyorum dese de isteyerek girdiği bir aşk meslek ve aile üçgeni. Bize hayatın ta kendiini ve ne niyetle başlayıp sonunda neler görüp geçirdiğimizi bize sunuyor. Kitap her ne kadar cinselliği ile ön plana çıksada bize çok büyük ders ve ardında saklı bir aşkı anlşatıyor. Coelho'ya çok teşekkür ediyorum böyle güzel hikayelerini bizle paylaştığı için...
ozgun41
31.01.2004
"maria bir kez daha anladı aşkı yaratan varlığından çok yokluğuydu."kitaptaki bu söz beni çok etkilemişti.not alıp cüzdanınızda saklayacağınız çok güzel cümlecikler var.kitap sayesinde bazı şeyleri tekrar sorgulamak ve karar vermek zorunda kalacaksınız.