Bahçıvan ve Ölüm
Bahçıvan ve Ölüm

Kitapyurdu Fiyatı: 273,80TL

Ürüne Git
Yorum Özeti
Yazar, babasının kanser hastalığı ve ölüm sürecini samimi ve duygusal bir dille anlatırken, kitap ağıt-roman tarzında bir değerlendirme olarak karşımıza çıkıyor. Babanın ölümü ve yaşanan hüzün, yazarın duygularını ve hislerini okuyucuya aktarırken, aynı zamanda aile ilişkileri, kültürel değerler ve yaşamın anlamı üzerine derin düşüncelere neden oluyor. Kitap, ölüm ve yaşam arasındaki gerçeklik üzerine yoğunlaşırken, okuyucuyu etkileyici bir okuma deneyimine davet ediyor. Yazarın sade ve akıcı anlatımı ile duygusal bir bağ kurulması sağlanıyor. Eser, ölüm ve yas süreci üzerine derinlemesine düşündürüyor ve yaşanmış acıları anlamlandırmada etkili olabiliyor. Sonuç olarak, kitap duygusal derinliği ve samimi anlatımıyla okuyucuya çarpıcı bir deneyim sunuyor.

Bu değerlendirmede, Kitapkurtlarının yapmış olduğu yorumlar yapay zeka tarafından analiz edilmiş ve özetlenmiştir.

379Yorum
Nilgün Özcan
Kaşif
Şu dönem fazlasıyla rast geldiğinizi düşündüğüm bu kitabı öncelikle merakımdan ötürü almıştım. Sonrası ise ölüm gerçeğini farklı bir düzlemde bütünleştiren temasıyla da oldukça ilgimi çekti. Duygular abartısız, karakter betimlemeleri yalın ve anlatımı da bir o kadar sade. En vurucu noktası ise ölüm sonrası yüzleşmeyi bu denli başarılı ve etkileyici aktarması. Keyifle okundu️tavsiye edilir.
hzl chngr
Üstat
Ölümün kendisi değil insanı acıtan, Söylenemeyenler, yaşanmayanlar, geriye kalan sessizlik…
Şeyma Özcan
Bilge
Kitap evet güzel, özellikle aynı acıyı yaşayanlar için seni anlayan biri var hissi uyandırıyor ama sosyal medyada abartılan kadar, göz yaşlarıyla okunacak, abartılı bir kitap değil.
kitapsevenmuallime
Hezarfen
“Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.” Kitap böyle başlıyor. Ve daha ilk cümlede, ölümün hem giden hem de kalanlar üzerindeki ağırlığını iliklerinize kadar hissettiriyor. Yazarın, babasının ölümünden sonra yaşadığı hüznü kaleme aldığı sarsıcı bir anı-roman bu. Beni gerçekten sarstı, yer yer ağlattı “Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde, hâlâ var olduğumuz söylenebilir mi?” Bir kayıp yaşamış, yas sürecini ağır geçirmiş kişiler için okuması zorlayıcı olabilir.
Önder Ercan
Üstat
Son dönemde çok satan kitaplar arasında yer aldı; evet. Ancak gördüğü ilgiyi fazlasıyla hak ettiğini düşünüyorum. Ölüm teması okumaları kapsamında okuduğum bir kitaptı. Ölüm anlaşılmadan yaşamın da sahici biçimde kavranamayacağına inanan biri olarak, metni bu perspektiften okudum ve ondan derinlemesine istifade ettim. “Bugün altında yattığı toprağı işlerdi bir zamanlar” cümlesiyle açılan anlatı, daha ilk anda okuru ölümün sessiz ama sarsıcı hakikatiyle yüzleştiriyor. “Yaşayanlar ölülerin gözlerini kapatır, ölüler yaşayanların gözlerini açar. Neden hiç kimse başkalarının ölümüyle ne yapmamız gerektiğini öğretmez?” sorusu etrafında ilerleyen kitap, ölümü yalnızca bir son olarak değil, yaşamı anlamlandıran asli bir eşik olarak ele alıyor.
dmtkcl
Hezarfen
Tek kelimeyle mükemmel... Tavsiye ederim.
Simla Vatansever Kocaoğlu
Kitapkurdu
Son dönemde çok sık karşıma çıkan ve övgüyle bahsedilen bir kitaptı. Haliyle beklentim de yüksek oldu. Fakat ne yazık ki, yeniden, bir popüler kitap daha hüsranla bitti. Yazar babasının hastalık süreci ve onu kaybetmesinin ardından geçirdiği yas sürecinden bahsediyor. Herkesin yası yaşayış ve aktarış biçimi parmak izi gibidir buna söylenecek söz yok. Fakat edebi anlamda değerlendirmek gerekirse; Sosyal medyada “ağlayarak okudum, gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız” yorumlarını çok sık görmüştüm. Şaşırdım. Kaybın üzüntüsü ve kederin ağırlığının okura geçtiğini düşünmüyorum. Kitabın büyük bir çoğunluğunda yazar babasının ya da kendisinin anılarını anlatıyor. Buralarda anlam bütünlüğü çok zayıf geldi bana. Bu bölümlerde kitabın yalın diline rağmen akıcılığını kaybettiğini düşünüyorum. Benim için maalesef ortalamanın altında bir kitaptı.
ing10
Kaşif
kanserle mücadelesinden sonra hayatını kaybeden babası için yazdığı bu kitapla yazar bir nevi bizimle dertleşiyor.
Tolga Karaboğa
Kitapkurdu
Çok da okunası bir kitap değil... Abartı reklam...
Merve EKER
Kaşif
Çocukluk dikeydir… Yaşlılık yataydır… Korkacak bişey yok.
bitsee
Üstat
" Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hala var olduğumuz söylenebilir mi?" Yazar, babasının hastalık sürecini ve onu kaybetmesinden sonraki duygularını kaleme almış. Kitapta, bir tek bir babamın ölüm sürecini ve yasını değil, çocuk, ebeveyn ilişkileri ve dönemin siyasi, kültürel ve ekonomik durumlarını da gözlemliyorsunuz. Hikaye ve olay örgüsü bilindik gibi gelse de anlatım o kadar içten ki, tarihi ve kültürel yakınlığın da etkisiyle yazarın yasını içinizde hissediyorsunuz.
*simurg*
Bilge
abartılacak kadar derin değil... ölüm bu hayattan hiç var olmamış gibi silinmektir aslında ama bu kitapta o duyguyu çokta alamadım. kolay okunur arada değişiklik iyidir diyebileceğiniz bir kitap
Syogo
Üstat
Ölüme hazırlık sürecini ve ölümden sonrasını geride kalan biri olarak sade ama derin işliyor yazar. Kültürel benzerlikler yakaladıkça metinle kurulan bağ derinleşiyor. Hepimizin uzaktan yakından bir şekilde aşina olduğu; ya tattığımız ya tadacağımızı bildiğimiz duygular.. Acıklı ama haklı da..
awomanofletters
Bilge
Bu kitap üniversitedeki çok değerli bir hocamın çevirisi ile Türkçe olarak sunulmuş. Okuduğum bazı yorumlar olumsuz olsa da kitap ben de merak uyandırdı özellikle de bir ebeveynini kaybetmiş biri olarak... Umarım güzel bir okuma olur.
zehra bolat
Üstat
okuduğun acıların çok benzerlerini yaşadıysan o kitap unutulmazlar arasında yerini alır. Güzel bir kitap diyemeyeceğim çünkü okurken yaralarım kanadı. yaralayıcı bir kitap
diablo023
Üstat
Bu kitabı almadan önce hiçbir alıntı ve inceleme okumadım. İzlediğim bir videoda kız çok ağlıyordu ve neye bu kadar ağladığını merak etmiştim. Şuan tek söyleyebileceğim şey ya o kız çok duygusal bir dönemdeydi yada ben şuan çok duygusuzum. Eğer maddi veya manevi sorununuz yoksa, sağlığınız yerindeyse, ailenizle ve çocuklarınızla mutluysanız, bir gün otururken 'ya dertli olmak nedir?' diye düşünürseniz o zaman okuyun bu kitabı. O kadar kasvetli, o kadar boğucu ki..İlk bölümlerdeki o tıbbi kelimeler, hastalıklar... Dedemin küçüklüğünden başlayan kırıklarını, ameliyatları... Ruhum karardı okurken. Bir kitabı yarım bırakmayı sevmem ama bunu bitirebilecek kadar mental sağlığım yerinde değil gerçekten. Sonuna kadar okuyanları ayakta alkışlıyorum.
şifayşegül
Kitapkurdu
çok büyük beklentiyle okunmamalı asla. ebeveyn kaybı temalı ama o duyguyu okuyucuya geçirme yolunu beğenmedim sanırım. bana hitap etmedi. zor bitirdim.
KONEVİ54
Kaşif
Hasan Ali Toptaş'ın Kuşlar Yasına Gider kıvamında; dram, çok dram..
şükrann2
Kaşif
tam da babamın ölüm yıldönümüne denk geldi okumam.çok etlileyici.babasını kaybeden insanların duygularına tercüme olan bir eser.birçok sayfasında gözlerim dolu dolu okudum.
princessrabia
Bilge
babam öldükten sonra merak edip aldım. beni derinden sarstı keşke almasaydım dedim ama beğenmediğimden değil. sevdiğin birini kaybetmemin acısını öyle güzel anlatmış ki bazen okumayı bırakıp ağladıgım bölümler oldu. çok güzel bir eser