286Yorum
omerfaruk_09
15.03.2006
Kitap,Türkiyede birçok gerçeği gün yüzzüne çıkartıyor.Birşeylerin cesurca ifade edilip insanlara ulaştırılması güzel.Belirtildiği gibi nasıl birşeylerin değişmesi için kendi ölümü dahil,ailesinin bile hayatını yok sayacak bir lider ülke için önem arzediyorsa,öylede bir yazar çok önemli...
kalemimin ucu
09.03.2006
"Derin Dünya Devleti" isimli kitabı okuduktan hemen sonra, bu kitabı okuma ihtiyacı hissettim. Okuyunca Türkiye'deki derin devletin de dış güçlerin güdüm ve kontrolünde olduğunu düşünmeye başladım. Çünkü kitapta Ö.L.Mete diyor ki: Türkiye'de MİT müsteşarları hiçbir ihtilali başbakana haber vermemiştir. O zaman insanın aklına 'Türk istihbaratı kimin hesabına çalışıyor' sorusu geliyor. Anlatılanlara göre de Türkiye'de 'derin devlet' tam olarak yerleşip işlev yapamadığından çeteleşmeye bulaşmış ve bundan dolayı her karmaşık olayda derin devletle çeteler bir anılır olmuş. Kitapta özellikle Mahir Kaynak'ın, derin devletle ilişkilendirilen pek çok konuya değişik yaklaşımlarını bulabilirsiniz.
H.Mehmet ERBAŞ
06.03.2006
Kitapta derin devlet tanımlaması yapılırken aslında gereksiz konulara girilmiş.Kitap akıcı fakat bazı noktalarda biraz okuyucuyu fazla oyalıyor.Birde kitap ropörtaj niteliğinde yapıldığından okuyucu soruları soran kişiyi merak ediyor.Fakat kitap güncel konuları işlemesine rağmen okunması gereken bir eser, tavsiye ederim.
BoraBARAN
06.03.2006
Kitabı okudukça mensubiyetiyle her daim gurur duyduğum milletimin ve onları idare edenlerin neden bir emperyal planı yok acaba diye hayıflandım. Ziya Gökalp'in "Kızıl Elma"sı misaliyle Adriyatik Denizinden Çin'e kadar olan kara parçası Türk devleti olacak nevinden bir amaç ortaya konsaydı belki çok daha doğru olurdu diye düşündüm. Ve yüzyıllar boyunca adalet vesevgiyle yönettiğimiz toprakları...

14 milyonluk Yunanlıların bile bir "Kızıl Elması" varsa bunu düşünmek hakkım olmalı. Ömer Lütfü Mete'nin büyük bir hayranlıkla Mossad'dan ve BND'den bahsetmesi ise benim için çok şaşırtıcıydı. Diğer devletlerin siyasilerden arınmış 'Derin Devlet' lerine methiyeler düzerken Türkiye için bizi yönetmeye namzetlerin -siyasilerin- durumuna bakmadan her kurumun kayıtsız şartsız siyasete bağlanmasının gerekliliğini dile getirmesini tam bir çelişki olarak algıladım.

Mahir Kaynak Hocam; İstihbarat Teşkilatımız ile diğerlerini karşılaştırmış ve herşeye rağmen bizimkilerinde sanıldığı gibi pek suyunun çıkmadığını ifade etmesi bana geleceğe dair güven verdi. İçerisinden geldiği için sağlıklı bir değerlendirme yaptığı kanaatindeyim. Ayrıca O tek cümleyle 'Mahir bir Kaynak'
İşbaraalp
04.03.2006
Açık söylemek gerekirse kitap çok akıcı bir üslüba sahip değil, bazı bölümleri sıkıcı olarak nitelendirilebilir de. Lakin söyleşi tarzında hazırlanan kitapların genel üslubunun da bu şekilde olduğunun unutmamak gereklidir. Derin devlet kavramını güzel bir şekilde irdelemiş. Bu aralar popülariteside bulunan bir kavram. Meraklılarına birebir...
aakpınar
03.03.2006
derin devlet tanımlanamayan güç adlı eser derin devletin ne olduğu, nasıl bir yapıya sahip olduğu, istihbarat birimlerinin derin devlet ile ilişkilerinin nasıl olduğunu, Türkiyedeki darbeleri ve nedenlerinin ne olduğunu,Türkiyenin gündemine oturan faili meçhul cinayetlerin neye dayandığı, bunların amaçlarının ne olduğu... konularında iki yazarın görüşlerinin anlatıldığı bir eserdir. bu eserde Mahir ve Mete beylerin bazı konularda görüşlerinin çatıştığı bazı konularda ise aynı görüşü savundukları görülmektedir.aynı zamanda Türkiyenin yakın geçmişinin nasıl bir süreç izlediğinden, diğer devletlerin Türkiye üzerindeki kötü emellerinden bahsedilmektedir.

Türkiyenin yakın tarihini ve Türkiyede içerisinde dönen oyunları öğrenmek anlamak isteyen insanların okuması gereken bir kitap.
xerdar4987
03.03.2006
Bence kitap savlarıyla biraz havada asılı duran bir ütopyayı yargılamakta.Gercekten de derin devlet konusunun boyle bir plaformda ele alınabileceğine olan inancsızlığımdanmıdır bilinmez pek beni tatmin etmedi.Gunumuze kadar gelen bazı failimechul cinayetlerin hakkında vermiş olduğu bilgiler ise bence sadece bir hurafeden ibaret.
Dr. Şerefettin Güler
Kitapkurdu
Doğrusu kitabı okuyunca özellikle bazı ülkelerin -ki örneğin israil- devletlerinin bekası için neler yaptıklarını görünce hayran kalmamak elde değil. Bizim için kötü senaryolar olabilir ama onlar için çok rasyonel. Örneğin kitabın bir yerinde bir mossad ajanının ırakın bir bölgesine gönderildiği ve uzun yıllar bu bölgenin lehçesini öğrendiği ve çoban olarak faaliyette bulunduğunu okuyunca insanın yahu neler oluyor diyesi geliyor. sonra bizim istihbarata dönüp bakıyorum. Ali zaman okuyor o zaman nurcu fişle, veli milli gazete okuyor o zaman refahçı fişle, hasan cumhuriyet okuyor o zaman solcu fişle veya hüseyin ortadoğu okuyor onu da fişle ülkücü diye. Elin oğlu dünyayı değiştirmek için plan yapıyor biz nelerle uğraşıyoruz. küçük ve çirkin çetelerimizle derin devletçilik oynuyoruz. hem ne demişler büyük düşünenler fikirlerle uğraşır küçük düşünenler ise bireylerle. bence herkes mutlaka bu kitabı okumalı.
Kitap, ihtiyaçtır...
Kitapkurdu
Ülkemizde yaşanan birçok faili meçhul cinayet hakkında bilgilerin de yer aldığı kitap, günümüz evrensel sorunlarında biri olarak görülen derin devlet konusunda iddialo tezler ileri sürüyor. Ömer Lütfi Mete ve Mahir Kaynak'ın kaleminde dökülenleri okurken çoğu zaman hayretler içinde kalacaksınız. Kısacası özellikle ülkemizde derin devlet adına yaşananlar ve merak edilenlerin hepsi bu kitapta.
apozan
21.02.2006
son zamanlarda ortaya cıkan filmlerde dıs guclerin cok guclu oldukları gibi iddialar aşırı yer alıyor bence emperyalist politikaların propaganda yontemi uygulanıyor bu da "bir yalanı bircok defa bir topluluga soylerseniz o yalana herkes inanır" politikası dıs gucleriin cok guclu olmaları bir yalan degil ama herkesin bunlar ne yapacak diye beklemesi bu yalanın onlara getirdigi olumlu sonuclardan birisi kanaatimce...
hakarge
12.02.2006
Herkezin dikkatinden kaçan bir gerçek var bu kitap da.. her iki yazarda 11 eylül saldırılarının büyük bir planın başlangıcı olduğunu söylüyor. Ömer lütfi mete reportajında amerika başkan adayının bir söyleyişi var. Amerika başkan adayı bile bu 'patlamaların içimizden birinin' yaptığını söylüyor. Mahir kaynak ise olayı özetliyor : 11 eylül kime yaradıysa patlamaları o yapmıştır?????????? Zaten masonların türkiye üzerinde oynadığı oyunları kabullenmeyen yok. Fakat onlar güçlü olduğu için beklemek zorunda kalıyoruz. Herkez de biliyorki uğur mumcu sundan eşref bitlis ine , 28 şubatında hablemit oğlu suikastine kadar her olayın arkasında Siyonist düşünce yatıyor. HER İKİ YAZARDA BU GERÇEĞİ DOLAYLI YOLDAN BİZE KİTAPDA ANLATIYOR.......!
ismail_atan
08.02.2006
Devlet zaafa düşünce mi "Derin Devlet" ortaya çıkar, yoksa devlet zaafa düşmesin diye mi "Derin Devlet" devreye girer. Sanırım yazdığım cümle "Derin Devlet"in kendisi kadar karmaşık ve anlaşılmaz oldu. Anlamak istiyorsanız röportaj tarjında yazılmış bu eseri okumalısınız. <br /><br />Susurluk'tan sonra Kurtlar Vadisi dizisiyle tekrar Türkiye gündemine oturdu bu tartışmalar. Her kafadan farklı ses çıkıyor; ama ana hatlarıyla DERİN olanı anlamak için bu kitabı tavsiye ederim.
cabir58
Kitapkurdu
05.02.2006
Timaş yayınlarını bu eserinden dolayı tesekkür ederim.Mahir Kaynak'ın sorulara celişkili yanıt verişi birşeyleri söylemesi ama delil göstermemesi yazılanların ne kadar gercek oldugu konusunda kafamda soru işaretleri kaldı bu kitap yerine Harun Yahya nın İsrail in Kürt Kartı isimli kitabını okumanızı tavsiye ederim
memet291
03.02.2006
Derin Devlet adlı eser gerçektende süper bir kitap.Kelimenin tam anlamıyla mükemmel ötesi bir eser. Kitap Türkiye nin gündeminden hiç düşmeyen bir konuyu ele almış. derin Devlet ile ilgili sorularınızı merak ettiğiniz şeyleri bu kitapta cevaplanmış olarak bulabilirsiniz. Herkesin okuması gereken bir kitap. Herkese tavsiye ederim. Yazara teşekkür ederim.
Yaşar Şan
Kaşif
02.02.2006
Öncelikle TİMAŞ YAYINLARI na sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Şimdi giriniz bu yayıncılığa en çok satılan kitaplar ile karşılaşacaksınız.
Örneğin: Armagedon, Metal Frtına, Büyük Ortadoğu Projesi, Metal Fırtına 2, Ezoterika, Kıyametin Gizli Tarihi, Vs...
Neden bu açıklamayı yaptığıma gelince, çünkü yıllardır bizi bu yayıncılık ile herşeyi daha net görüp araştırma ve öğrenmemize yardımcı olmuştur. Zaten bu yıllardır böyle...

Kitaba gelince gerçekten çok iyi bir araştırma ve düşüncenin eseri olduğu ilk sayfalardan anlaşılıyor. Kitabı, hayatı ve önemlisi ülkemizi bilmeyenler için son derece iyi...
Bugün ABD diyoruz bununda altında gizli (derin) güçlerin yattığını, başkanından, dışışleri bakanlığa, ondanda diğer koltukta oturanların aslında birer direk... Sinsi güçlerin bir nevi kumandalı oyuncağı konumundalar....
Daha fazla açıklayıp kafanızı şişirmek istemiyorum. En doğrusu bu kitapla tanışmanız.
Şuanda "İsrail'in Kürt Kartı" isimli kitabıda bayağı popüler hale gelmiş, bence bu kitapta en az bu kitap kadar şahane... Çünkü İsrail'in Kürt Kartı isimli kitapta herşey delilleriyle açık açık anlatılmış... Bana kızmayın ama "İkisini birden almanız daha makbul" :)
Teşekkür Ederim.
emirbey
Kitapkurdu
23.01.2006
Derin devlet kitabını okudum Ö.Lütfi Mete ve Mahir Kaynak derin devletle ilğili tecrübelerini bu kitapta yapmışlar her ikisininde bizde derin devlet olamdığı üzerindeki yorumları birbiriyle örtüşmekte ve bizde derin sayılan şeyin mafya olduğuda anlatuılmakta yalnız sayın Mete en iyi istihbarat örgütü olarak Mossad'ı görmesine ragmen sayın Kaynak mossadı pek iyi bir istihbarat servisi olarak görmemesi bir çelişki mi acaba? selam ve saygı ile
mugus
16.01.2006
Derin devletle ilgili birçok yorumun yapıldığı ve kitabın yazıldığı bir dönemdeyiz. Nedir? Ne değildir? Kimdir? Çok fazla fikir üretiliyor. Komplo teorileri çok fazla. Ama neredeyse birinci ağızdan bunları okumak oldukça bilgilendirici. Konuyla ilgilenenlerin tercih etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Derin devlet olduğunda ya da olmadığında devletin neler kazanıp neler kaybedebileceğini Ömer Lütfi Mete ve özellikle Mahir Kaynak çok iyi açıklamışlar. Bunları bilmek bize neler kazandırır ya da neler kaybettirir? Çocuklarımızı emperyalizmin korkunç pençesinden korumak için, Türkiye olarak nereye gittiğimizi bilmek için, başımıza ne çoraplar örüldüğünü görebilmek için, bu ülkeyi ve halkını sevenlerin neden alaşağı edildiklerini, halkın gözü önünde nasıl yokolduklarını, onların yerine magazin programlarıyla bizleri nasıl uyuttuklarını görmek ve artık bu uykudan uyanmak için bu ve bunun gibi gerçekten araştırılmış, gerçekleri önümüze seren kitapları okumalı ve okutmalıyız diye düşünüyorum.
muratdereli
Kitapkurdu
14.01.2006
Ömer Lütfi Mete ve Mahir Kaynak ile yapılan röportajların bir kitap haline getirilmesi oldukça yararlı oldu bence. Kitap adından da anlaşılacağı üzere derin devlet tanımından yola çıkarak bu ve buna benzer birçok konuyu irdeliyor. Şu sıralar dünyada olup biten her şeyin altında Amerika’dan ziyade derin güçlerin olduğu söylemleri hayli yaygınlaştı. Amerika’da başkanlık koltuğunda oturanların aslında birer kukla olduğu ve derin güçler tarafından bulundukları konuma getirildikleri söylentiler arasında. Şu anda Amerika başkanı olan Buş’un ve diğer başkanların birer kukla oldukları yazarlardan biri tarafından vurgulanıyor. Bu derin güçlerin kim olduğu sorusuna ise net bir cevap veremiyor yazar. Türkiye’de derin devletin mutlaka bulunması gerektiği ifade edildikten sonra şu sözlerle de derin devletin zaaf içinde olduğu vurgulanıyor: “Derin devleti olan bir ülke, yani bundan yirmi, otuz yıl sonrasını gören bir ülke bir Apo fenomeni yaşamazdı. Toplumun bir kısmının kahraman olarak göreceği, başına taç edeceği, bunca çarpık yönlerine rağmen bir lider gibi yücelteceği bir adamla karşı karşıya gelmezdi ciddi bir devlet.” Evet, yazara göre derin devlet mutlaka olmalı fakat Türkiye’de derin devlet üzerine düşen görevi yeterince yerine getiremiyor. Derin devlet, devlet zaafa düşmeden devreye girer; zaafa düştükten sonra değil diyen yazarın bu düşünceleri toplumda aydın konumunda olan ya da kendini aydın zanneden birçok kişiyle çatışıyor aslında.
Şu ifadeler göz önüne alındığında ise yazarın ne kadar orijinal görüşleri olduğu ortaya çıkıyor: “Türkiye’yi yönetecek insanların artık can ve evlat korkusu taşımayacak kadar kendinden geçmiş olması lazımdır. Türkiye’nin buna ihtiyacı vardır. Ölüm de olsa iradeli olabilecek birileri…” Yazara göre ölümü göze alamayan lider, Türkiye’yi istenilen yerlere taşıyamaz. Çok doğru bir tespit. Bu ülkede -belki de dünyada- düzgün iş yapma hevesinde olan bazı yöneticilerin önüne ne şekilde set çekildiği hepimizin malumu. Ne zaman bu ülkede doğru dürüst işler yapılmaya başlansa işte o zaman birileri tarafından mutlaka düğmeye basılıyor. Ve bir şekilde, bu ölümde olabilir başka bir şeyde, yapılacak olan işlerin önüne mutlaka geçiliyor.
Kitapta bu ve benzeri düşünceler bir hayli ilgi çekiyor. Çok değerli iki yazarın düşüncelerini okumak bakış açınıza az da olsa netlik kazandırabilir
kırk1
02.01.2006
yakın zamanda özellikle derin tevleti ima eden dizilerinde yardımıyla bu konulara halkça fazlaca eğilimli olmaya başladık. gerçekten okunması gereken bir kitap birey olarak geniş çaplı bir komplo teorisini bilmimiz imkansız ama günlük hayatın, insanı sıradan hale getirdiği yaşantı içinden sıyrılıp gerçekleri idrak edebilmemiz için biraz düşündüren birazda yönlendiren bir kitap. insan böyle kitapları okuduğu zaman herşeyin bir düzmece olduğunu seziyor bizede düzmecesi olduğunu bildiğimiz bu hayatı kaldığımız yerden yaşamak (yaşatılmak) kalıyor."
Hasan TAHSİN Yazici
Röportaj şeklinde gerçekleştirilen bir kitap çalışması.Mahir Kaynak ve Ö.Lütfi Mete kendi bakış açıları ve deneyimleriyle sorulan sorulara bazen doyurucu bazen de doyurucu olmayan cevaplar vererek okuyucuyu aydınlatıyor.Genel olarak bilinenlere birtakım yeni bilgiler ekleyerek dünyanın gittiği yönü ve sermeyenin gücünü belirterek devletler arası ilişkilere ve gündelik olaylara değinerekde derin devlet yapısını anlatıyorlar.Ben genel anlamda yeni bilgiler de edindiğim hem de genelde doyurucu bulduğum bir kitap okudum.