Her Temas İz Bırakır & Behzat Ç.  Bir Ankara Polisiyesi
Her Temas İz Bırakır & Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi

Kitapyurdu Fiyatı: 299,00TL

279Yorum
Hüseyin Zorlu
Kitapkurdu
08.03.2011
standart bir polisiye romanı olacağını sanıyordum. Aslında anlatım standardın dışında değil ancak hikaye çok başarılı. Özellikle Türk polisiyesi için başarılı bir örnek diyebilirim.
aimar_749
Kitapkurdu
25.02.2011
ÇOK MUKEMMEL BİR POLİSİYE KİTABI EMRAH SERBES'İ TEBRİK EDİYORUM GERÇEKTEN ORTAYA ÇOK GÜZEL ESER ÇIKARMIŞ. BEHZAT Ç. DİZİSİNİN İLK 10 BÖLÜM SENERYOSUNUDA KİTAP İÇERİĞİNDE BULUNUYOR.
sume53
17.02.2011
Arkadaşlar; bu kitabı okuyun. İlk sayfadan itibaren kendinizi, bizi, bizleri bulacaksınız.Komiser Behzat T. Bizden biri. Ankara, Türkiye kokuyor bu kitap. Yazarın Son Hafriyat adlı yapıtıda çok güzel. Bir AnKara Polisiyesi.
duygusal zeka
31.01.2011
MUHTEŞEM BİR POLİSİYE. TAM BİZİ ANLATIYOR. POLİSİYE ROMAN SEVMEYEN BİRİSİNİN BİLE SEVEREK OKUYACAĞI BİR ROMAN. BİR KAÇ GÜNDE BİTİRDİM. MUTLAKA OKUYUN, OKUTUN. BU KİTABI OKUYUNCA İNSANIN POLİS OLASI GELİYOR.
Erdem Azman
Kitapkurdu
18.01.2011
Genelde film ya da dizi ye aktarılan kitaplar iyi yazılmış olsalarda olmasalar da bir satış patlaması yaparlar. Emrah Serbes öyle bir yazar ki hem gerçekten çok iyi bir eser ortaya çıkarmış hem de kitaptaki başarısından bağımsız çok güzel bir senaristlik yapmış (Behzat Ç. dizisi 10. bölümün senaryosu kendisine ait). Kısacası elinizden bitirmeden bırakamayacağınız güzel bir polisiye...
Gülay IŞIK
Kitapkurdu
02.11.2010
dizinin başladığını görünce önce kitaba sarılıp okudum ve gerçekten yazarı takdir ettim. çok başarılı bir kitap olmuş. dizi uyarlamasını sonradan izledim, başarılı ama izlemek okumanın verdiği tadı vermiyor.
Dezenfekte
22.10.2010
Televizyon uyarlamasındaki başarılı oyunculukları, kitap ile birleştirdiğiniz zaman ortaya müthiş bir sentez çıkacak. Evvelden okumuşsanız, bir kez daha bu metodu kullanarak okumanızı öneririm.
tuzunnihan
Kitapkurdu
21.10.2010
kitabı 2 günde okudum.sürükleyici anlatımıyla insanı içine çekiyor.bugüne kadar okuduğum kaliteli polisiye romanlardan bir tanesi diyebilirim.En önemlisi de benim için bir Ankaralı olarak romanın Ankara da geçmesi.....
hacivat39
22.09.2010
Türk polisiyesi için sevindirici bir eser olmuş, Ankara'nın romandaki hali de oldukça özgün bir şekilde aktarılmış.
Fatih Duran
15.08.2010
Emrah Serbes'in Bir Ankara Polisiyesi alt başlıklı polsiye serisinin ilk kitabı Her Temas İz Bırakır, gerçekten iz bırakan bir kitap. Emrah Serbes bu kitabıyla olay örgüsü,karakter yaratmadaki ustalığı ve kendine özgü üslubuyla Türk polisiye edebiyatının yetkin kalemlerinden biri olduğunu ortaya koyuyor. Bana da okunmasını tavsiye etmek kalıyor.
RAMAZAN ERASLAN
Kitapkurdu
11.08.2010
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı..burda yapılan yorumlara bakarak aldım..açıkçası biraz çekiniyordum vakit kaybederim diye..ama yanıldım ve buna çok sevindim..kitabın konusu,kurgusu ve karakterler çok iyiydi..bir çok yerde de güldüm..saf bir dille yazılmış olması beni mutlu etti,keyif aldım..yazarı tebrik ediyorum başarılar diliyorum ve diğer kitabını da alacağımı belirtmek istiyorum..inşallah hep böyle yazmaya devam eder...
zoraki
Kitapkurdu
04.08.2010
Bir Ankaralı olarak olayların elimin altında bulunan mekanlarda geçmesi çok hoşuma gitti.Kitap zorlanmadan okunuyor ve bence kurgusu da iyi, yazarımız kaldığı yerden devam etmeli kesinlikle.Ancak kahramanımız her şeye rağmen ban fazla amerikalı geldi, şiddet eğilimi,parçalanmış aile,evli eski eş,sorunlu kız çocuk buruce willis bir yerlerden çıkacak gibi sanki,olaydaki derin devlet gizemi bizi biraz daha zorlamalıydı bence, konu civarında geçen olaylar ana konuya biraz daha kuvvetli girip çıksa merak katsayısı daha da artardı.
sonuç olarak ilk kitap olarak(yanlış bilmiyorsam) kesinlikle başarılı ve merakla bu türdeki yenilerini bekliyorum.
Romanista
Kitapkurdu
13.07.2010
Kitabı 2 günde bitirdim. Kusursuz ilerledi, sonu nasıl bitecek diye meraktan çatladım. Polisiye ve mizah sevenlere şiddetle tavsiye..
taı1818
15.05.2010
bu kadar sürükleyici bir türk polisiye romanı olduğunu hiç tahmin etmezdim gerçekten mükemmel asla bırakamayacaksınız
KY-335669
08.02.2009
Behzat Ç. Yılbaşı akşamı doğum gününde Sakarya'daki bir barın terasından atlayıp intihar etmiş olarak gösterilen Betül'ün cinayetini en yakın adamları Harun, Selim, Eda ve Hayalet ile birlikte çözmeye çalışır. Fakat olaylar ilerledikçe Betül'ün intihar etmediği intiharmış süsü verilerek öldürüldüğü anlaşılır. Şimdi iş öldüreni bulmakta. Bu o kadar kolay olmayacaktır. Betül DTCF. 3. Sınıf Türk Dili öğrencisidir. Babası zengin bir toprak ağasıdır. Sadece en küçük kızı olan Betül'ü okuması için Ankara'ya göndermiştir. Nüfuzlu bir adamdır. Polis teşkilatında yüksek makamlarda tanıdıkları vardır. Bu soruşturma sürerken olayın siyasi boyutu bir an öne çıkar. Çünkü Betül de, sevgilisi Gökhan da sol bir örgüte üyedir. Gökhan bir gözaltından sonra şartlı tahliye edilmiş ve o fırsattan yararlanarak yurtdışına İngiltere'ye kaçmıştır. Fakat Betül'ün öldürüldüğünde Türkiye'ye girdiği bilgisine ulaşılır. Bu arada polis teşkilatının diğer büroları da işe el atmış ve olayı olabildiğince karıştırmışlardır. Çünkü olaylar geliştikçe anlaşılacak ki diğer bürolar sistematik bir şekilde istedikleri ve gözaltına aldıkları örgüt üyelerinin üzerine suç yıkmak için sistematik ve planlı şekilde çalışıyorlar. Zaten bu olayın fazla kurcalanması sonucu yeni ve genç savcının da Behzat Ç. nin de üstleri tarafından kulakları çekilir ve olayın kapanması için tehdit edilirler. Savcı genç ve idealist olduğu için böyle bir şeye yanaşmaz ve Behzat Ç. ye olayın üstüne gitmesini söyler. Behzat Ç. kendi özel hayatında da sorunları olan bir Başkomiserdir. Terfi beklentisi yoktur. Fakat teşkilatın diğer şubeleri ona karşı birleşmişlerdir. Çünkü herkes terfi peşindedir ve bunun için ellerindeki olayları canlarının istediği yönde kullanmaktan çekinmeyeceklerdir. Zaten de öyle yaparlar. Örgüt üyesi olarak yakaladıkları Muhsin SUVARİ'yi gözaltında yok ettikten sonra onun kimliğini suçunu örtbas etmek istedikleri birinde kullanırlar. Behzat Ç. nin de Betül yaşlarında bir kızı vardır ve problemlidir. Babası sevgilisini hapçılıktan hapse attırdıktan sonra babasından intikam almak için yemin eder. Daha sonra babasıyla arası düzelir Berna'nın. Ya da öyle gösterir. Bu arada olaylar iyice karışır. Teşkilatın farklı şubeleri farklı işler çevirmekte ve olayı cinayet masasının elinden alıp siyasi şubeye intikal ettirmek istemektedirler. Behzat Ç. karşısına hem teşkilattan, hem dışarıdan çıkan engellere rağmen cinayeti çözmeyi başarır adamlarıyla. Bu yine de bir şey ifade etmeyecektir Behzat Ç. için. Çünkü o teşkilatın nasıl çalıştığını bilmektedir. Sadece piyon olarak kullanılan katil ellerinde kalmıştır kala kala...Oysa cinayeti azmettiren, işlettiren kişiler her şey apaçık ortadayken bir şekilde olaydan sıyırmaları sağlanmıştır. Üstelik siyasi ve örgüt işi süsü verilen cinayet aslında ve resmen töre cinayetidir.
Behzat Ç. kimseye müdanası olmadığı yüzünden, terfi beklemediği için de zaten emekliliği yaklaşmış olduğu için ve teşkilatın içindeki entrikaları bildiğinden bu cinayeti çözdükten sonra da yine hiçbir şeyin değişmiyeceğini gördüğü için teşkilattan ayrılmaya karar verir.
Bu kararı onu biraz rahatlatır, üstelik kızıyla da arası düzelmiştir. Şimdi Berna'yla buluşmaya gideceği yere doğru Berna'nın doğum günü için aldığı kırmızı Vosvos'u sürerken cebindeki telsizden bir intihar vakası haberi alır. Adamları olay yerine çağırmaktadır. Şaşırır. Bu çocuklar benim istifa ettiğimi bilmiyorlar mı ki ? diye düşünürken aklına o korkunç tartışma gelir. Berna"Ben sana bunun hesabını soracağım. Tokat nasıl atılırmış göstereceğim" demişti barışmadan önceki son tartışmalarında. Sonra da barışmışlardı babasıyla. Birden Behzat Ç. nin içini korku kaplar. Berna Betül cinayetiyle de ilgilenmiş, babasına sürekli sormuştu cinayetin gidişatını...
Evet her temas iz bırakır. Sadece görev olarak yapmazsınız hayattaki yaptığınız şeyleri. Bir yerlerde sizinle bir bağlantısı olur işlenen cinayetin bile...
Çok güzel heyecanla okunan keyifli bir kitap. Mutlaka okuyun.
semerkaw
18.03.2008
ankara özlemi çekenlerin sokak sokak dokunan bu kitabı okuması bile ya özlemlerini arttıracak ya da memleket özlemini giderecek
ersoyfidan
03.02.2008
okumuş olduğum bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum. bir insanın yaptığı iş yüzünden hemde önemli işler yüzünden kendi hayyatının mahvolmasını okuyorsunuz. poliseyenin iç kısmında polislerin içdünyasını anlatan bir psikolojik tahlilde var. önemle belirtmek istediğim konu fazla mesai yüzünden ailesine fazla vakit ayıramayışı ve parçalanmış bir aile gerçek dünyada da sıkça sarlanan bir durum
BoraBARAN
04.08.2007
Yaz geldi. Yaz gelince hafif şeyler okunur diye gittim birkaç polisiye alayım dedim. Kitap seçmede bazı prensiplerim vardır. Nedendir bilmem pek yabancı yazar okumam. Hele ki yaşadığı topluma uzak olan diğer yazanlara ise asla para vermem. Emrah Serbes'in bu kitabını görünce doğrusu heyecanlandım. Çünkü polisiye roman yazan genç bir yazarın ilk kitabıydı. Aldım ve okudum. Öncelikle bu kardeşime şans vermek gerek diye düşünmüştüm. Ama ödediğim her kuruşa deydi doğrusu çünkü mükemmel. Seni tüm kalbimle tebrik ediyorum. Gerçekten güzeldi. Mükemmel bir kurgu, akıcı bir kalem. Polisiye severlere de ısrarla tavsiye ederim. Yazarın ikinci kitabını sabırsızlıkla beklediğimi de ayrıca ifade etmeliyim.

SAYGILARIMLA ve KİTAPLA
tan0006
Kitapkurdu
27.10.2006
Bir ilk roman, bir ilk polisiye. Altbaşlığında 'Bir Ankara Polisiyesi' yazan Her Temas İz Bırakır, Emrah Serbes'in ilk romanı. 'İlk'liğini hiç belli etmeyen bir üslubu, polisiye severleri memnun edecek karmaşıklıkta bir entrikası, bu entrika çevresinde dolaşan sağlam bir kurgusu var. Daha da önemlisi, yazar yerli polisiyelerdeki önemli bir eksikliğin üstesinden gelebilmiş. Alışılageldik hayali özel detektiflerin yerine çok gerçekçi gözlemlerle canlandırdığı cinayet masası ekiplerini başarıyla- yerleştiriyor. Resmi devlet görevlisi detektiflere, yani emniyet mensuplarına rol veren romanlarla elbette karşılaşmıştık. Ancak o romanlardaki cinayet ya da narkotik masası şefleri kılık kıyafetleri, ilgi alanları, dış görünümleri, otomobilleri, teçhizatları ve becerileriyle daha çok TV dizilerinden aşina olduğumuz ABD'li meslektaşlarını andırıyorlardı. Son sözü baştan söylemekte sakınca yok; Her Temas İz Bırakır polis işlemlerine ağırlık veren polisiyeler arasında hiç kuşkusuz en yerlisi, en iyisi.
1 Ocak günü Ankara'nın göbeğinde, Kızılay'dayız. Telsizle çağrıldığı olay yerine giden Ankara Cinayet Bürosu Şefi Behzat Ç., arkadaşlarıyla doğum gününü kutladıktan sonra intihar ettiği sanılan genç kızın ölümünü araştırıyor. İlk gelen ekipler, her zamanki gibi kolaycılığa kaçmışlar, kızın üzerinden çıkan 'intihar mektubunu' yeterli görüp araştırmayı derinleştirmemişlerdir. Oysa Behzat Ç.'nin içi rahat değildir. Olay mahallinde yaptığı inceleme, Teras Bar'daki partideki gelişmeler, tanık ifadelerindeki boşluklar aklına cinayet ihtimalini getirir. Üstelik TEM'de (Terörle Mücadele Amirliği) görevli bir meslektaşının meraklı halleri olayın farklı boyutları olabileceğini de işaret etmektedir.
Soruşturma ilerledikçe ölen kızın Urfalı zengin bir aileye mensup olduğu anlaşılır. Toprak zengini, eskinin ağası yeninin iş adamı Hayrettin Bey, DTCF'ye (Dil Tarih Coğrafya Fakültesi) yolladığı kızının komünistlerce beyninin yıkandığından, başına gelenlerin siyasete bulaşmasından, örgüt tarafından infaz edildiğinden şikayetçidir. Behzat Ç.'nin artık bir cinayet olduğuna inandığı bu işin etrafında emniyetten hatırlı kişiler, TEM'ciler, tekinsiz kişiler dolaşmaktadır.
Behzat Ç. ve ekibi, Harun, Selim, Hayalet ve Eda, olaya bakan genç savcıdan aldıkları destekle işe koyulur, 'at izinin it izine karıştığı' bu vakayı çözümleyebilmek için üniversite koridorlarından öğrenci alemlerine, gecekondu bölgelerine özel polikliniklere kadar uzanırlar. İp uçları her seferinde dönüp dolaşıp emniyetin karanlık labirentlerinde düğümlenecek, savcı ve Cinayet Bürosu ekibi bile bu labirentlerde yollarını bulmakta güçlük çekeceklerdir...
Önce basit bir intihar, ardından faili belli bir cinayet vakası gibi görünen olayın Ankara Emniyeti'nde yarattığı çatışmalar, hikâyeyi polis aleminin içine taşımış. Yazarın DTCF koridorlarındaki öğrenci olayları kadar polis alemine de aşina olduğu anlaşılıyor. Belli ki bu olaylara karıştığı, emniyette 'misafir' edildiği, meseleyi bizzat tetkik ettiği zamanlar olmuş Serbes'in. Ancak tetkiklerini hikâyesine bir taraf olmanın hıncıyla yansıtmıyor. Tersine, olup bitenleri polisin bakış açısından aktarmış. Soğukkanlı bir tavırla dolaşıyor emniyet odalarında. Ekipler arasındaki rekabeti, komploları, yargısız infazların şaibeli silahlarını, işkenceleri, kısacası emniyetin 'olağan' işleyişini bir polis şefinin, ama vazifesine bağlı dürüst bir şefin izlenimleri gibi anlatıyor. Bu 'olağan' durumları sorgulamadan, kendisini aradan çıkararak çok gerçekçi ayrıntılar, tasvirler ve diyaloglarla sergileyen Serbes, okuyucuyu bir yargıda bulunmaya davet ediyor.
Her Temas İz Bırakır'ın gerek hikâyesi gerek o hikâyeyi anlatım tarzıyla, yani atmosferiyle, temposuyla, kişileri ve diyaloglarıyla, başarılı bir polisiye olduğunu belirtmiştim. Ama polisiyeyi aşan, roman kahramanının iç dünyasında gezinirken psikolojik bir derinlik kazanan yanı da önemli. Aslında polisiye kurgu işin bahanesi; Emrah Serbes, bir cinayet vakasını çözümlemeye çalışırken kendi hayatındaki sorunlar karşısında çözümsüz kalan bir insanın, kire pisliğe batmış bir dünyada yolunu arayan bir adamın, Behzat Ç.'nin dramını anlatıyor.