"Katre-i Matem"...Bu iddialı isimdi beni bu kitabı okumaya yönlendiren.Bir de İskender Pala tabi.
Lale ilham, lale derin hüzün buketi, yapraklarında sevgilerin coştuğu, renklerinde güzelliğin uğuldadığı en zarif kelime...(s.278) Laleye çok farklı anlamlar yüklenmiş kitapta, benim düşünemediğim.
Kara Şahin, Nakşıgül'le ve sevdasıyla özdeşleştirmiş lalesini ( Katre-i Matem'ini). Bütün soruların cevaplarını bulmak için rehber edinmiş laleyi (Katre-i Matem'i). Katre-i Matem'de biriktiriyor hüznünü, güzelliği, yegane aşkını.
"Aşk imiş her ne var alemde / İlim bir kıl-ü kâl imiş ancak" Fuzuli'nin dediği gibi "aşk" üzerine kurgulanmış roman.
Kitapta tarihi gerçeklerinde yer alması kitabı daha ilgi çekici kılıyor.Osmanlı Devleti'nde alkışlar sözlü olarak yapılırdı. Padişahın iştirak ettiği merasimlerde halk, alkıştan sonra söyle derdi: "Padişahım çok yaşa! Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var.Saltanatına mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var." Günümüzün "şakşakçıları" ve makamının büyüsüyle sarhoş olanlar için manidar olduğundan paylaşmak istedim.
Sonuç olarak kitabı çok sürükleyici bulmamakla birlikte, kitaptaki olay, resim ve kavramların duygu dünyalarımız zenginleştireceğini düşünüyor, okumanızı tavsiye ediyorum. Baki Sevgiyle...