Elif Şafak'ın kitabı için de 'bitsin artık' denilebiliyormuş meğer...İsimler çok sırıtmış bir kere. Hem mekan hem de şahıs isimleri gerçekçilikten çok uzak ve saçma. Farklı hikayeler üzerinde tek bir olguyu anlatmayı sever Şafak ama bu seferki çok dağınık ve ana tema olarak belirsiz olmuş. Yabancı kelime ve tamlamaları zorla kullanma çabasını da anlayamadım. Şehr-i şehir-i İstanbul mu ne, öyle bi tamlama bile vardı. Yine de tüm bular ilk romanı olmasına verilmeli. Zira mahrem,araf,baba ve piç vs. ile geliştirdiği romancılığı aşk'ta patlama yapmış. Pinhan'ı okumaya gerek yok diyorum, öyle ki kafalardaki Elif Şafak portresine zarar verebiliyor.
Tasavvufa olan ilgim belki çok kolay okumama sebep olmuş olabilir ama bazı kopukluklar olduğunu da söylemek lazım.<br /><br />1-Pinhanın hikayesinden başka diğer olaylara fazla yer verilmiş ve ayrıntılarla sıkıcılık yaratılmış.<br /><br />2- Hikaye net olarak bitmiyor, sonu bir çırpıda önünüze sunuluyor ama siz yeterli bulamıyorsunuz.<br /><br />İhsan Oktay ANAR okuyanlar üslubu tanıdık bulacaklardır.<br />
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eli öpülecek yazar Elif Şafak’ın ilk romanıymış Pinhan. Tasavvuf konulu bir roman. İnsanın ve yaşamın çelişkilerle dolu olduğu, huzura kavuşmak için bu çelişkileri ortadan kaldırmak gerektiği, daha doğrusu ortadan kaldırmak değil de bu çelişkileri kabul etmek ve bu çelişkilerin içinden bir uyum yaratmak gerektiği benim bu romandan çıkardığım sonuç. Çoktan bir olmak. Kendinle bir olmak, sevdiğinle bir olmak, Allah’la bir olmak. Nasıl ki hayır ve şer O’ndandır, o zaman hayır ve şer aynıdır, birdir.
Roman iki ayrı ana hikayenin anlatılması ile devam ediyor. Pinhan’ın hikayesi ve Akrep Arif Mahallesi’nin hikayesi. Son sayfalarda, artık romana yavaş yavaş veda ederken bu ana hikayeler birleşiyor. Aynı zamanda roman pek çok küçük hikayenin birbirlerine eklenmesinden oluşuyor. Bu küçük hikayeler içinde ben Cüce Cafer’in hikayesini pek beğendim. Ama bu hikayenin öncesinde kocakarılar bu kadar güzel anlatılmasa, Akrep Arif Mahallelilerin huyları bu kadar ayrıntılı verilmese, bu hikaye bu kadar güzel olmazdı.
Akrep Arif Mallahlesinin kapılarını, rüzgarlarını okurken aklıma Siyah Süt’de geçen İçimden Sesler Korosu geldi. Benzer şekilde Pinhan’ın içine yaptığı yolculuk yine Siyah Süt’de Elif Şafak’ın iç dünyasına yaptığı yolculukları biraz andırıyordu.
Roman’da çok zengin bir dil kullanılmış. Romanın kurgusu da güzel ancak dil ve anlatım bence kurgunun önüne geçmiş. Bu kadar ayrıntıyı, bu kadar kelimeyi nereden bulmuş yazar şaşırdım. Üstelik romanı yazarken sadece 26 yaşındaydı.
Romanda sufilik var, geleneksel pek çok ayrıntı var. Aman ne güzel diyebiliriz, ama bu roman dinin batıni yorumu, eşcinsel birliktelikler, cinsiyet değiştirmeler gibi radikal konuları da işliyor.
Bu romanı Aşk’tan sonra okudum. O nedenledir ki bu romanın değeri bir iken benim için on oldu.
Bu hanımı takdir ediyor ve saygı duyuyorum. Kitaplarını bir baş ucu değil de bir raf kitabı olarak görüyorum. Fakat bu kitabını bir baş ucu kitabı olarak düşünebilirsiniz.
Şiirsel anlatımı kelimeleri bir araya ve arka arkaya getirikenki farklılığı kitapta sanki semazenleri ve beynimde onların dinginliğini hissediyorum yine çok başarılı.
puslu kıtalar atlası'nı okuduktan hemen sonra okursanız bu kitabı, aradaki benzerlikleri rahatça fark edebilirsiniz. zaten elif şafak da kabul ediyor anar'dan etkilendiğini. <br />mistik anlatımıyla ve iç içe geçmiş hikayeleriyle sizi saracak bir kitap bu.
kitabın konusu kurgusu mesajı güzel ancak zannedersiniz ki yazar yüz yaşında osmanlı imparaorluğu zamanından kalma.bence gençler okumak için büyükçe bir sözlüğe ihtiyaç duyarlar. güzelim Türkçe varken bu sözcük ziyancılığı niye?
siyah süt ve aşktan sonra elif şafağın bütün kitaplarını okumak istedim.Kötü diyemem ama keşke başta saydığım kitaplardan önce okusaydım.Yine de bu kitaptan sonra bit palas'ı okuyacağım.
Elif Şafak'ın ilk romanı Pinhan ile son romanı Aşk'ta tasavvufu irdelemiş. İlk romanında çift cinsiyetli bir dervişin dönüşüm geçirerek cinsiyetini seçmesi konu edinilmiş. Bu romanda tasavvuf motifleri kullanılsa da kahramanları hayal ürünü. Son romanı Aşk'ta ise tasavvufun kalbi olan Mevlana ve Şems irdeleniyor. Tasavvufu eserlerinde başarıyla kullanan yazarın yeni eserlerini sabırsızlıkla bekliyoruz..
Elif Şafak'ın ilk ve en farklı romanı. Tek değişmeyen ise romanların sonundaki soru işaretleri. Doğrusu tüm romanlarını zevkle okumama rağmen sona geldiğimde daha iyisi olabilirdi diye düşümekten kendimi alamıyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ELİF ŞAFAKIN İLK ROMANI,AMA EN AZ SON ROMANI AŞK KADAR YETKİN VE KONU OLARAK DA NEREDEYSE AYNI DENECEK DERECEDE BENZİYOR.HER İKİSİ DE TASAVVUFLA İLGİLİ.DÜNYEVİ AŞKTAN İLAHİ AŞKA TEKAMÜLÜ ROMAN İÇERİSİNDE TEDRİCEN SUNMUŞ YAZAR.LİRİK BİR ÜSLUPLA İNSANINKENDİNİ ARAYIŞINI YORUMLUYOR.ENFESTİ...
Çok sıra dışı bir konu... Elif ŞAFAK'ın ilk romanı olmasına rağmen dili yine de güzel ve şiirsel. Tasavvufun hoşgörüsünün her şeyi kucaklayabileceğini göstermekte bizlere Şafak. Elif ŞAFAK okumadıysanız hiç vakit kaybetmeyin.
Elif şafak tüm kitaplarında olduğu gibi bu kitabındada alıp götürüyor insanı...Kimilerine sıkıcı gelsede benim zevkle,merakla,okuduğum müthiş bir roman.
kitabın kapağı değişmiş ama bu tasarımı daha güzel olmuş bence..kitaba gelirsek elif şafak tasavvufa ilgi duyan birisi.ihsan oktayın yazım tarzına benzeyen hem masal gibi hem gereçk gibi herkese hitap eden, tasavvufla yoğurulmuş bir kitap...