Bitirdikten sonra etsinden kurtulamadığım ve herkese okumasını tavsiye ettiğim muhteşem bir kitap.Akıcı bir dil, çok güzel kurgulanmış bir hikaye.Okurken merak ediyor, merak ederken yeni şeyler öğreniyorsunuz...
Benim için sadece bahsedilen kitap önemli değildir.Yazar, bırakın kitabı okumama diğer kitaplarını da okumama neden olacak en büyük faktörlerden bir tanesi.Tabi burada bahsettiğim yazarın özel hayatı,iyi mi kötü mü diye kişisel özellikleri değil.Hayatındaki değerli kıymet bilinecek eserler,örnekler vs. Zülfü Livaneli’nin kitabını ilk kez okuyorum.Az çok medyadan takip etmişliğim kadarıyla,kitabının da beni yanıltmayacağını biliyordum. SERENAD,içerisindeki geçmiş yıllarda yaşanan bir olayı,karakterlerin psikolojik durumlarını (aşk,özlem,umut,sabır...vs.) çok nezih bir şekilde kaleme almış,bunun akabinde yazımda ve anlatımda doğrudan bir süreç işlenerek,biz okurlara ulaştırılmış...SERENAD,Zülfü Livaneli’yi daha çok tanımama neden oldu. Hayatı,anlatımlarıyla anıları,eserleri gerçekten çok örnek teşkil ediyor.Özellikle ben bir röportajında anlatımına hayran kalmıştım.Sözüm ona,SERENAD okumak isteyene elbette tavsiyemdir.Ama Tüm okurlarımızın sadece kitabı okumak bitirmek diye bir niyetlerinin olmamasını temenni ederim.Okurken anlama araştırma kendilerine okuduklarından pay çıkarmalarını tavsiye ederim.Velhasıl kuru kuru okumak bir şey kazandırmıyor..Örnek alınacak,rota belirleyecek o kadar güzel şeyleri heba edilmemesi temennisiyle son olarakta Livaneli’nin Londra Senfoni Orkestrasının dile getirmiş olduğu Kan Çiçekleri eserini dinlemenizi ve Zülfü Livaneli tanımanızı tavsiye ederim..Teşekkürler.
din dil ırk ayrımı gözetmeyen bir bakış açısına sahip eser tarihi sıkıcı bulanlara bile kapı açarak kurgusuyla dikkat çekiyor tarih günümüz toplumu bazı gençlerin dünyası aşk fedakarlık vs. konuları içinde barındıran bu eserin okunmasını tavsiye ederim
Büyük bir merakla okuduğum fakat beni hüsrana uğratmış bir kitaptır. Türk ve dünya tarihinden derinlemesine olmasada bilgi esintileri vermektedir. Fakat sürekli bir tekrardan dolayı beni itmiştir. Özellikle sonu hiç bana göre değildir.
Çok sıradan bir kitap gibi başlayıp birden değişip insanı içine alan,elinizden bırakamayacağınız bir roman. Zülfü Livaneli'nin bu romanında bütün dünyanın yanı sıra Türkiye'yi de içine alan bir hazin hikayeyi anlatıyor. Müthiş sürükleyici...
Herkes okurken, okusam mı okumasam mı diye çok ikilemde kalmıştım açıkçası. İki sene önce teyzem hediye etmişti kitabı. Okumaya başladım ve kendimden beklemediği şekilde beğenerek bitirdim. Okumak için tereddüt etmeden okuyabilirsiniz, çok iyi yazmış Livaneli...
zaman zaman tarihi bilgiler de verilen kitabın konusu oldukça ilgi çekici.yahudi katliamı ve struma gemisiyle alakalı bölümleri aydınlatıcı bilgiler içeriyor ve insanı sıkmayan bir dille yazılmış.profesörün ve mayanın ailesinin hikayesi etkileyici ve dramatik bir şekilde anlatılmış.roman,bir üniversite görevlisi olan Maya'nın başından geçenleri aktardığı bir kitap olarak yansıtılmış.yazar olmayan acemi birinin elinden çıkmış olduğu izlenimini güçlendirmek için anlatım dili zaman zaman basitleştirilmiş.okuması zevkli ve sürükleyici bir eser,özellikle tarihe az çok ilgisi olan herkese tavsiye ediyorum
Zülfü Livaneli'nin bu romanında Hitler faşizmine takılan bir aşk hikayesi anlatılmış.Çok etkilendim,okurken sanki Struma gözlerimde canlandı ,inanılmaz heyecanlı ve bir okadar da dramatik...
itiraf etmeliyim ki ön yargılı başladım kitaba.Livaneli'ye karşydı bu belki de.Ancak bitirdikten sonra tüm yelkeneleri indirdim.sonunu merak ederken aynı zamanda bitecek diye de bir o kadar üzgündüm...
Zülfü Livaneli'nin kitapları içerisinde bence en iyisi bu kitaptır. Konusu, karakterleri, kurgusu bakımından çok güzel. Bir çırpıda okunabilen, sizi sıkmayan aynı zamanda da genel kültürünüzü geliştirebilecek bir kitap :)
Elimde yazarın başka bir kitabı vardı ve hala okunmak içim beni bekliyor.Serenad'ı okuduktan sonra elimdeki kitabı okumaya hemen karar verdim.Serened gerçekten mükemmeldi.
Serenad'ın içinde bir romandan fazlası var..Okuduktan sonra kişiye yakın tarihini sorgulatan bir özelliğe ve anlama sahip...Romanda MAYA adlı başkarakter hayatının sıradanlığı içinde sıradan olmayan insanla karşılaşmasıyla başlar kitap..Ve o yolculuğa sizi de eşlik eder cahilliğinizi hatırlata hatırlata.
Kitabı çevremdeki kimselerin tavsiyesi üzerine aldım. Ancak alırken çok daha büyük beklentilerim vardı, kitap beklentimi karşılamadı. Kitabın ana konusunun anlatımına kitabın ortasında başlanıyor. ilk yarı için tamamen olayların giriş bölümü diyebiliriz. Ancak büyük beklentiler üzerine almıyorsanız tavsiye ederim. Kitapta gördüğüm bir diğer olumsuzluk ise yazarın dini konulardaki yaklaşımı idi. Farklı bakış açısında kitap okumak isteyenler alabilir.
Bir solukta bitirdiğim ender kitap Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, bir annen in gençlige adımını atan oğluyla ilişkileri, az bilinen yönüyle yahudi soykırımı, ilk defa romandan öğrendiğim Mavi Alay olayı. <br />Neticede bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor. Herkese okumasını tavsiye edeceğim kitaplardan biri...Kesinlikle ama kesinlikle okuyun.
Çok yönlü öğreticiliği olan nitelikli kitaplar vardır. Bu kitap onlardan bir tanesi... Hele kitapta bir ihtiras var ki, satırları tekrar tekrar okutan cinsten. "Serenade für Nadia" eseriyle Livaneli, sanatçı kişiliğinin içerisinde bir yazar kimliğinin saklandığını gösteriyor. Bu yapıtın ortaya çıkmasında emeği geçenlere teşekkür ederim.
Zülfü Livaneli uzun zamandır okumak istediğim bir yazardı.Özellikle Seranad kitabını bu kadar uzun bir zaman nasıl beklettim?!!..Kendime çok kızgınım..İlk fırsatta diğer kitaplarını da okuyacağım..Yazarın kalem gücü müthiş kurgulaması inanılmaz.. Araştırma kitaplarında okuyacağımız bilgileri bize sıkılmadan okuyabileceğimiz bir şekilde romanlaştırarak sunmuş ki çok başarılı bir çalışma olmuş.. Şunu kesinlikle belirtmeliyim hala daha bu kitabı benim gibi okumayan varsa büyük hata yapmakta.Hiç vakit geçirmeden hemen Seranad'ı edinin..
. Yakın tarihimize ait ne kadar merak edilen şey varsa aktarmış yazar.Özellikle Cumhuriyet Tarihimize ait önemli bilgileri güzel şekilde kurgularken Livaneli humanistlik ile de müthiş bir şekilde harmanlamış.
Romanda Üç kadının hikayesi var , üç siyasî/sosyolojik nedenle saklanan kimlik, üç acı:
Maya bir Kırım Türk’ü… Mari, bir Ermeni vatandaşı....Nadia, Yahudi asıllı bir Alman vatandaşı. Üçüde siyasi ve dönem şartlarından dolayı kimliğini değiştirmek zorunda kalmış kadınlar..Bunların içinde ikisi yuva kurmuş sevdiği ile evlenmiş çocuk,torun sahibi olmuş..Biri büyük acılar çekmiş..Büyük aşk yaşadığı kocasından yaşadığı şartlar kopartarak almış onu..
Büyük çok büyük acılar çekilirken.Dönemin yeni kurulan ülkelerinde Türkiye Cumhuriyet'inin bilim ve sanat tarihinin oluşumunun şartlarını da okumuş oluyoruz.. Atatürk'ün kıvrak zekası ile Almanya'dan kaçan yahudi bilim adamları,sanatçılarının ülkemizin hizmetine alınması.Bugünki İstanbul Üniversitesi'nin temellerinin atıldığına tanık oluyoruz..
Bu üç kadının hikayesinden zira , asıl roman kişisi Maya Duran’ın kendi hikayesi de bir “kadın hikayesi” olarak ayrıca dikkat çekici.
oğlu ile yaşayan bir kadının Türkiye ye gelen bir Alman profösörün kesişen hayatları.Almanya ve yahudilere uyguladıkları yaptırımlar.Maya nın kendi geçmişini öğrenmesi:Güzel bir kitap tavsiye ederim
kitabın sonunda taşların tek tek yerine oturması okumak özellikle çok heyecan vericiydi. yazarın bir çok konudaki bilgisi okumayı daha keyifli kıldı. yalnız gerçekten kitabı okumasaydım struma hakkındaki korkunç gerçeği hala bilmiyor olacaktım. Ne kadar acı günler yaşanmış tüm millerler için zor zamanlar yaşanmış ve tarihin derinliklerine gömülmüş. bunları tarihin tozlu raflarından tek tek indirip silkeleyerek önümüze sunmuş yazar. bize de keyifle merakla okumak düştü. emeğine sağlık sevgili zülfü livaneli....