Yer yer kurgu ve tasvirler muhteşemleşiyor. Ama bu kitabında Mustafa kutlunun performansını -reklamına ve diğer kitaplarına nazaran - az buldum. Ya tahammül ya sefer , cılızlığının tersine bu kitaptan daha yoğun anlamlar içermekteydi. Belki de karşılaştırmamak lazım. Yazar farklı bir tarz denemek istemiş olabilir. Sonu beni bir hayli şaşırttı. Okuma sürecindeki tadı sonunda almadım . ya da almam gereken tadı alamadım ( sevdiğim bir yazar olunca eleştirilerimi sertleştiremiyorum :) )
Kutlu ‘da hissettiğim şu duygu beni yine içine aldı :her insana bambaşka bir dünya/alem gibi bakmak ve onun dünyasına yadırgamadan sorgulamadan girebilmek , onu olduğu gibi kabullenmek… bunu yaşam içinde kendimde bulamıyorum. O yüzden bu gönül genişliği bu rahat bakışaçısı bana hem ilginç / değişik hem de hoş geliyor. Kitapları okuma süresince bu hissin etkisine girmek çok keyifli , rahatlatıcı oluyor, nasıl desem bilmiyorum bir gönül ferahlığı en platoniğinden… :)
Filminin çekildiğini bilmiyordum. Kitaplarından birinin filminin çekilmesini istediğinden böyle bir son yazmış olabilir mi? Zira filme çok uygun bir anlatım / olay ve karakter bütünlüğü var. İyi çekilmesi lazım ama.. yoksa kitaptaki anlatım bizim hayal dünyamızda nasıl net bir görünüm imkanı sunuyorsa aynen bunun kadar hatta daha iyisi kadar iyi bir çekim olmalı ki kitabın bu eleştiri alan kısmını örtmüş olsun :)