İnsanlık olarak kainat karşısında olaylara karşı edilgen kalmamanın, olaylara boyun eğmemenin, bizzat olayları yönlendirmeye çaılışmanın içsel mücadelesi de denebilir "isyan ahlakı"na. Bir başkaldırı değildir bu, sadece eşrefi mahlukat olarak varoluşa binevi "ağırlığını koymak"tır. İşte bu kitap tam da bunu anlatıyor...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
anadolu sosyalizmi diyince akla gelen ilk isimlerden olan nurettin topçu bu kitabında hareket fesefesinin yapısını oluşturuyor ve anlatıyor bergsondan sonra okunması daha faydalı olacak bir kitap dili akıcı ama anlaşılması zor bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
insan toplum rüzgarında savrulmaya mahkum bir varlık mıdır?topçu buna hayır diyor ve buna karşı ahlaki bir duruşu,varoluşu,''kendi oluş''u anlatıyor..her yönüyle vefayı hak eden müellif ve eser ..ne yazık ki ilim ehlinin ızdırabına ortak olmuş ve yeterince anlaşılamamıştır..ne var ki topçu,bir asır sonrasının idrakine hitab eden dahi bir kamettir..okunması hararetle tavsiye olunur
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nurettin Topçu hoca, pek bilinmemekle beraber fikir hayatı açısından okunması gereken bir düşünür.İsyan Ahlakı okunması gereken birkaç temel eserinden biri.
Bir konferans sırasında konusma yapan hocamız tavsiye etmişti konulara bakış ufkunuzu genişletir demişti.gerçektende oyle kitabı okuduktan sonra olayları çok farklı açıdan bakabiliyorsunuz.
İsyan ahlakı Topçu'nun temel felsefi argümanlarının kısa bir özetidir. Onun en çok inandığı şey, gerektiğinde her türlü nizamı değiştirebilme gücünü bireyin kendinde bulabileceği yönündedir. Topçunun coşkulu dili ve kavrayışındaki mükemmellikle biraraya gelince ortaya çok önemli bir yapıt çıkmış. Mutlaka okunması gerekir.
"her hareket bir nevi ızdıraptan kaçış hamlesidir" ve insan her en küçük hareketinde dahi mutlak özgürlüğe,mutlak güzelliğe, mutlak aşka, hür ve müstakil hareket edebileceği,öncesiz, sonrasız,endişesiz var olabileceği sonsuzluğa ulaşma gayretinde..farkında olsada, olmasada...ancak bu mutlağa ulaşma serüveninde insanın hareketini akim bırakan onun mutlağa ulaşmasına mani olan bir takım engeller mevcut.. en başta kendi korkuları, endişeleri..sonra toplum..kemikleşmiş değer yargıları, birlikte yaşama adı altında korkular ve çıkarların ördüğü kaideler duvarı.. işte bütün bunlara isyan etmeli insanoğlu.. sonsuzu isteyen hareketini akim bırakan, kendi var oluşunu gerçekleştirmesine mani olan her türlü engele isyan.. Allah'a giden yolda pusu kuran putları h.z. İbrahimin yıkışı gibi.. "ben bir damlayım, içimde umman gizli" diyen yunus gibi kendi içindeki kendi mutlak varlığına ulaşabilmek için yine kendi aklıyla inşa ettiği yalanı, var olduğunu zannettiği varlık yanılsamasını yıkarcasına isyan.. ancak ne çare ki "o mahiler ki derya içredir deryayı bilmez" demiş bir başka şair..ve geride kısır hamllelerden sonra yanılgı ve yanılsamalarından ibaret kendi küçük varlıklarına geri dönen, var oluşunu gerçekleştiremeyen insan sürüsü.. hasis çıkarları,arzuları peşinde sürüklenen, ne var olanın ne de kendi yok oluşunun farkında olmadan..avunan..