Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı arkadaşlarımızın bu kitapta anlatatılan masonluğu ve sebateyistciliği savunması biraz düşündürücü.Evet kitabı okudum çok güzel ve şaşırtıcı bilgiler var.Belki de kitapta anlatılan kimi kişiler bir İSLAM MASONLUĞU peşindeydiler ama bunlar hata üstüne hata yapıyorlar ve hala uyanmıyorlar bunların aklına kim girmişti acaba belki de avrupa ya ders almaya giderken orda gördüler ve etkilendiler ama yine bu insanlarımız masonların ve sebateyistlerin oyuncakları oldular.Dikakat çekmek istediğim diğer bir nokta sebateyist vr masonların hepsi zengin ve devlette çok etkililer avrupa ülkelerinde ve amerikada bunlardan çok var Türkiyede de var Türkiyedeki işler ordaki gibi iyi değil hala AB için uğraşıyoruz bunlar Türkiye için çalışıyorlar ama hangi yönde.Kitap güzel anlatıyor ama kitapın tavsiyesi olan sebateyist gerçekliğini kabu etmi yorum belki ilerde Türkiyede de bir P2 olayı gibi bir olay çıkar da herkes gerçeğin farkına varır onların varlığının zararı ençok bize dokunuyor vr dokunacaktır da
Soner Yalçın denince aklıma hemen ulaşılması güç bilgiler, istihbarat teşkilatı, mafya gibi şeyler gelir. Efendi'de de S. Yalçın tam da ismine yakışır bir klasik yaratmış. Öyle ki, bitirince sanki İnkılap tarihi, Osmanlı, Atatürk, Menderes vs. ile ilgili 3-4 kitap okumuş sanıyorsunuz kendinizi. Bence kitap gerek konu yelpazesi gerekse de değerlendirmeleriyle müthiş bir eser olmuş. Kitabı, Atatürk'ün Sabetayist olmadığını/olamayacağını belirtmek amacıyla eleştirenlere kesinlikle katılmıyorum, insan bir şeyden ne kadar emin olursa olsun yine de bir açık kapı bırakmalı, yine de olabilir demeli. Hem zaten Ata'nın Sabetayist olması neden bazılarını kızdırıyor anlamıyorum. Önemli olan, insanın kendisini Türk hissetmesi değil mi?..
efendi adlı kitapda anlatılmak istenen inc emesajlar var.sabetayistlik türkiyenin bir gercegi ve biz bu gercegi kabullenmeliyiz.bunu kabullenmek ne bizi küçültecegi gibi sabetayistleride yüceltmek.soner yalcın kitaplarında devlet mafta mit ücgenine deginmiştir.kendisi bugün kurtlar vadisi adlı dizide konsept danışmanlıgı yapmaktadır.dizide derin devlet yani mafya ilişkileri ön plandadır.konsey olusturulmus ve konseyin kararları illegal ilişkileri tamamı ile etkilemektedir yani yasal olmayan işler buradan yönetilmektedir.bu insanların devletin üst kurumda ki görevlilerle ilişkileri homojen bir yapıdadfır.konsey de yahudi olan mossad ile yakın ilişkileri bulunan samuel vanunu adlı kişilik yer lmaktadır.kitap ile baglantısına gelince bir döneme kadar yahudiler türkiyenin gerek iç gerek dış islerinde etkili konuma gelmiş hatta soyları arastırıldıgında devlet bile yönetmişlerdir.bugün ise devlette cok etkin olmasalar bile derin devlet te söz söyleyebilir konumdadırlar.soner yalcın kitapda yahudilerin türkiye devlerinde etkin oldugunu konumlarının zaman içinde degiştiğini anlatmak istiyor.kendisini tebrik etmek istiyorum.ve dediği gibi sabetayistlik türkiyenin bir gercegidir....
Kitap aslında sabetaylığı konu almaktan çok bir Adnan Menderes Kitabı gibi birşey. Ama yinede yazarın Sabetaylığı açıklamakta ki gayreti Müthiş... Bence güzel bir kitap olmuş Teşekkürler Soner Abi...
Türk tarihinin yakın dönemine ait pek çok bilgi içeren bir araştırma. Doğrusu yakın tarihimiz hakkında bilmediğim ve öğrendiğimde beni hayrete düşüren bir çok tez ile karşılaştım. Bu konularda ne kadar az bilgi sahibi olduğumu anladım.Ancak, zaman zaman çok fazla ayrıntıdan sıkıldığımı ifade etmek isterim.
Sabetayizm daha önce çok duyduğum fakat merak edipte araştırmadığım bir konuydu bu kitap ile bilmedende olsa bu konu hakkında bilgi sahibi oldum.Fakat nedendir bilinmez belki de bu kitaptan çok şey beklediğim içindir çok fazla bu kitap bende heyecean yaratmadı.Beklediğim etkiyi yapmadı bende.İsimlerin çokluğu nedeniyledir belki okurken sıkıldım.Fakat kitap içinde geçen bazı isimler çok şaşırtıcı ve beklenmedik kimseler.Efendi kelimesinin anlamı bende şaşkınlık yarattı.Beklemediğim içindir belki.kısacası fazla birşey beklemeden okuyun derim.Yoksa hayal kırıklığına uğrarsınız.
Kitabı bir solukta okudum diyebilirim. Kitap daha önce içinde bulunup farkedemediğim bir çok gerçeği görebilmem açısından benim için çok eğitici oldu.üzerine oldukça fazla zaman ve emek harcandığı hemen dikkat çekiyor, bu nedenle yazar bende derin bir hayranlık uyandırdı, ancak kitapta haddinden çok isim geçmesi ve bu isimlerin bir çoğunun hayatının kitapta teğet geçilmesi kafamı oldukça karıştırdığını itiraf etmeliyim. Ayrıca Sabetayistlerin etrafımızı ne kadar sardığından ürkmekle yine sabetayistlerin bu ülke için yaptıklarını takdir etme arasında kaldığımı da hemen belirtmeliyim.
Bence 'Efendi' ciddi bir tarih araştırması olmasa da marjinal bazı bilgileri önümüze sunması açısından ilginç bir kitap..Sanırım Soner Yalçın'ın gazetecilik yönünden kaynaklansa gerek işin daha çok reklam boyutuna kaçmış..O nedenle kafadaki soruları çözmekten çok sorun yaratan bir kitap.Bağlamıyor, Koparıyor insanı tarihinden...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sabetaycılar Türkiyenin bir gerçeği ve eğer gündemi anlamak istiyorsak Sabetaycıları anlamadan gündemi çözemeyiz. Sabetaycılık hakkında yaklaşık on yıldır kitap, makale vs. ne bulursam okuyorum, bu açıdan yazarın kitapta belirttiği pek çok konu diğer kaynaklarca da doğrulanıyor fakat kitap biraz fazla magazin uslubu ile yazılmış. Bazı yerlerde bilgi yerine ima var. Çocuklarına Sevim, Sevin, Sevinç gibi isim koyanların Sabetay Sevi ile bağlantısını ima ediyor. Yani yazar doğru bilgilerden yanlış sonuçlara ulaşmış. Başka bir ilginç noktaya daha rastladım; yazar, Nuri Conker’in sabetaycılığından bahsetmiş, Nuri Conker’in torunu Prof. Nur Vergin ise bir yazısında şöyle diyor; “kitapta dedemin ismini görünce şaşırdım ve hemen yazarı arayarak yanlışlığı aktardım. Yazar ise yanlışlık olmadığını bizim Sabetaycı bir aileye mensup olduğumuzda ısrar etti. Yani Sabetaycı olduğumuzu bu güne kadar ne ben, ne ailem, ne de çevredeki konu komşumuz, eşimiz dostumuz biliyor ama nasıl oluyorsa Soner Yalçın Biliyor.” Yani ortada böyle durumlar varken kitap inandırıcılığına gölge düşürüyor. Kitapta milli mücedelenin tüm baş kahramanlarının bir şekilde sabetay bağlantısı ima edilmiş. Bu bana farklı bir amaçla yapılmış gibi geldi. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucularının bir gün bir şekilde Sabetay bağlantıları ortaya çıkacak olursa, “bunun ne önemi var zaten hepsi Sabetaycıydı”anlayışını yerleştirmek gibi bir his edindim, umarım yanılıyorumdur.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın pek çok konuda taraf tutularak yazıldığı çok açık. Bahsettiği ana konu olan Sabetayizm'den tutun da; bir dönem tarihimizde çok önemli (iyi ve/veya kötü) bir yerleri olan İttihat ve Terakkiciler'e kadar çok objektif bir yorum görmek mümkün değil gibi görünüyor. Ama pek çok konuda bilgi verdiği de bir gerçek. Yalnız bu kitabı okuduktan sonra; bahsettiği konular hakkında bir çok başka kitap da okumak da gerekli ki, başka bakış açılarından da olayları değerlendirebilelim. Ve Türkçe Türkçe...kitaptaki gramer ve imla hataları akıllara ziyan...kitapların bu şekilde basılabilmelerini aklım almıyor. Böyle hatalarla dolu kitaplar, kitabın iki ana görevinden birini yerine getirmiyorlar; ki bunlar da bilgi vermek ve dili düzgün kullanmayı öğretmek. Dolayısıyla da aslında yarım kitap oluyorlar.
İlk olarak yazdığım yorumlarla ilgili girizgah yapmak daha faydalı olacaktır diye düşünmekteyim: Öncelikle, bu kitapla ilgili 2 ay önceki bir yorumun önce 1 hafta kadar yayımlandı, sonra da ne hikmetse adlı şiire de atıf yapılarak belki geri çekildi. Bunu hatırlatarak isteyenler istediği gibi düşünsün diyorum. Kitapla ilgili söylenecek fazla bir şey yok! Bu ülkenin klasik yarasıdır bu. 40 vasati çöp bulup, bunları ilginç hale getirdiniz mi işiniz bitiyor demektir. Akılla ilişkisi olmayan saçma ve sapanla örülmüş bir kitap daha işte. Hatta kendinizi fazla kaptırırsanız, üzerinize o saçmalarının şarapnelleri bile bulaşabiliyor. Elini vicdanına değilde aklına koyanlar bu kitabı hiç almazlar bile..!
öncelikle soner yalçının yazdığı kitaplar içinde ayrı bir yer edinecek bir kitap diyebilirim. yıllardır merak ettiğim m.şevket eygi,ılgaz zorlu ve abdurrahman küçük gibi yazarlrınkitaplarından tanıdığım sebatayistler(selanik dönmeleri) hakkında yazılmış güzel bir eser. yalnız yazrın her yerde olayı ''işte burdada bir sır var'' deyip mevzuyu kesmesi konuya yabancı olanlara anlaşılması zor gelebilir. ama gerçek bu: sebateyist ailelerin türkiyede siyasette hele hele medya da ağırlıkları büyük. yinede okunması gerken bir kitap. selametle...
Ben Kitabı beğendim. Aslında kitaba birazda derleme gözü ile bakmak lazım. Korkunç bir bilgi bombardımanı var. Bilgilerin ne kadar doğru ne kadarı yanlış konusuna gelince; daha çok kitap okumak lazım.
bu kitabı okuyup etkilenmemek benim için imkansızdı.Bunun iki nedeni var tabikii ilk neden Soner Yalçın biraz fanatikçe olacak ama ben bu yazarımızı çok beğenerek takip ediyorum.İkinci neden sabetaycıların veya masonların veya her kim ise yaptıkları (Türkiye için) bu günkü yaşam ölçülerine getirebilmek için.Bunda kötü bir yan göremiyorum .Keşke eğer hakikaten öyle ise(ki belgelidir) onlara teşekkür borçluyuz.Eğer hala bu devam ediyorsa ve bu tehlike arz ediyorsa neden önlem alınamıyor?<br />Kitabı ise herkes okumalı.Teşekkürler Soner Yalçın.
kitabın daha ortalarında olamakla beraber büyük bir zevkle okumaya devam ediyorum. Osmanlı toplumundaki güç dengelerini, batıya olan hayranlık ve batılılaşmak isteyen bir aileyi ve gayri-müslimlerin müslümanlara karşı olan avantajlarını ve üstünlüklerini gayet güzel dile getirmiş ve yorumlamış.
Kitapda da yazıldığı üzere bu büyük izmir ailelerinin gizli bazı sırları var. Bu tür aileler eskiden de şimdi de Devlet içinde devlet gibi yaşam sürmüşlerdir ve sürmekteler bunu sadece bir aileye endekslememeli soyu museviliğe dayanan birçok aile bu şekilde hayat sürmekte bu tür aileler devlet taradından korunup kollanıyorlar.
Çok pahalı olmasına karşın çok satan bir kitaptan çok daha fazlasını beklerdim. Bilmem haksız mıyım? Reklam mı yoksa Yergi mi ayırtetmek zor. Ancak okunması gereken, akıcı bir dile sahip, kurgusu hazır bir kitap...
Kitabın güzel bir tarzda yazılmasına karşın, yakın dönem Türkiye tarihini sadece bir pencereden bakarak yorumlama hatasına düşmüş olduğunu düşünmekteyim. Bu noktada tünelci tarih anlayışı kitaba hakim, yani devamlı suretle önüne bakan, kafasını kaldırıp, etrafı gözleyip, diğer etkenleri değerlendirmeyen bir anlayış söz konusu.<br />Okumak isteyenler bu noktayı gözardı etmemeli<br />
Kitap kesinlikle roman tadında yazılmış. Fakat bu kadar yakınlık içerden olmaktanmı yoksa yakın hissetmekten mi bilemiyoruz. Zaten kitap ta bize hiç bir şeyin bilinmediğini götermek amaçlı. Sadece ilginç. Ama kuşkusuz kuşku duyulmalı..
Bu kadar geniş bir aile ve bu kadar tanınmış ismin yer aldığı bir aile görebileceğinizi pek sanmıyorum. Evliyazade Ailesinin her bireyi sanki Türk tarihinde öyle yada böyle yer edinmek için doğmuş sanki. Soner Yalçın'ın da anlatımı sayesinde tarihimize ışık tutan bir kitap ortaya çıkmış. Zaman zaman aile bireylerinin tanıtımında zihninizi zorlayacak akraba çemberi oluşuyor ama yine de okumaya değeceğini düşünüyorum. Eski İzmir'in güzellikleri de gözler önüne serilmeden edilmiyor değil...