Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
318Yorum
harzemşah
15.01.2007
Aşk ve dermansız bir hastalık. Özellikle müzmin bir hastalığı olanların çok derinden etkileneceği bir kitap. Ben küçük bir ameliyat geçirmiştim. Ve yazarın gücünü çok baskın bir şekilde hissettim hastahanede. Çok kuvvetli bir kalem. Türk Edebiyat tarihinin bu devinin her kitabı okumaya değer.
SALTY
09.01.2007
Klasiklerimizin içerisinde ilk 10'a aday eserlerden biri. özellikle eski binaların tasvirleri muhteşem. Bir günde rahatça bitirilecek bir kitap.
serifebarutkara
28.12.2006
Peyami Safa romanlarında psikolojik tasvirlere yer veriyor,Dokuzuncu Hariciye Koğusu'unda da kitabın kahramanı olan hasta gencin psikolojisi gerçekten çok güzel tasvir edilmiş gerçekten okunması gereken Türk klasiklerinden biri.
burak4143
17.12.2006
kitap tam anlamı ile mjükemmel.bunun yanında yazarın gerçek hayatında başından geçen bir olayı anlatması insanı dahada etkiliyor.bunun yanında edebi açıdan incelenmeye değer bir kitap.tavsiye edeceğim başta gelen bir kitap..
KY-284923
10.12.2006
tam anlamıyla bir psikolojik roman ve türk edebiyatına ilgi duyanlar için en başta okunması gereken birkaç kitaptan biris. peyami safa'nın kişiliğiyle ilgili tasvip edilemeyecek çok mesele olmasına rağmen sanatçılığı tek kelimeyle muhteşem. zaten burada önemli olan da bu. gerçi imkansızdır sanatçıyla sanatını birbirinden ayrı düşünmek ama yine de böyle bir romanı beğenmeyecek insan az olsa gerek.
kaysersoze
07.12.2006
Peyami Safa ile lk olarak orta okul yıllarında karşılaşmıştım. Daha önce bir çok yerli ve yabancı roman okumuştum. Ama bu kitap çok başka geldi bana. O yaşlarımda romanda çizilen resmi tam kavrayamamıştım. Ama düz bir okumayla dahi güzel gelmişti bana. Daha sonraları bir kaç tane daha Peyami Safa kitabı okudum. Bu kitaplar bende öyle derin izler bıraktı ki, kitabı okuduğum günlerde tüm dugularım değişti.

Peyami safanın şimdiye kadar okuduğum tüm kitaplarında piskolojik tasfirler kitabın merkezinde. Bu nedenle kitabı anlamak ve beğenmek için piskolojik drumunuzun da buna uygun olması gerekiyor sanırım. Mesela ben yakın bir zamanda Peyami Safanın Mahşer romanını okudum. Kendimi o kadar romanın içinde hissettim ki bazen yolda yürürken roman kahramanı ile karşılacağım diye korktum. Bu kitabı okuyanşara tavsiyem Mahşer romanını da kesinlikle okumaları. Bir de Peyami Safayı ara ara okumak daha bir güzel oluyor sanırım. Her kitaptan sonra bir kaç ay ara veriyorum şahsen.
kelebek39
30.10.2006
türk edebiyatının büyük ustasının önemli eserlerinden biri kitapta hastanın hastalıkla mücadelesi ve yendiği yada kabullendiği durumdan sonra daha ağır bir problemle karşılaşmasına rağmen yılmadan yaşam mücadelesini sürdüren kahraman sizleri bir an için bulunduğunuz dünyadan çekip kitaba hapsedecek
emruz
17.10.2006
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu hasta bir insanın ruh halini anlatan Türk edebiyatı içinde en önemli eserlerden birisi durumunda.Bu eser dışında ben okuduğum kadarı ile hasta insan dünyasını anlatan başk bir eser okumadım. Sanki Safa'nın hastalıkla olna dünyası anlatılırken Suç ve Ceza içinde Raskonikov'un vicdan hesaplaşmaları bir arada sunuluyor. Bu kitabı Türk edebiyatını anlamak isteyn herkes için tavsiye ederim.
bassk
Kitapkurdu
12.10.2006
''DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU İLE PEYAMİ SAFA SANATIN OLGUNLUK DÖNEMİNE GİRİYOR.BUGÜNKÜ PEYAMİ SAFA'YI BİZE İŞARET EDEN İLK KUSURSUZ, YETKİN, BÜTÜNÜYLE İNSALCIL VE HER SATIRI GÖĞÜSTEN KOPMUŞ BİR DAMAR GİBİ TAZE VE HAYAT FIŞKIRAN BİR KİTAP<br />CAHİT SITKI TARANCI''<br />BENİM NACİZ BEDENİM VE ŞUURUMDAN CAHİT SITKI TARANCI'NIN BU YORUMU ÜZERİNE KİTAP HAKKINDA SÖYLENECEK VEYA YAZILACAK CÜMLE KALMAMIŞTIR.ÜSTAD SÖYLENECEKLERİ İÇTENLİKLE SÖYLEMİŞTİR.<br />
karl marximum
Kitapkurdu
02.10.2006
peyami nin kemalat sinirina ulastigi siralara tekabul eden bir eserdir. kendisi de bu eseri pek bir severmis zamaninda. otobiyografik bir eser aslinda, hasta ve yikik bir gencin penceresinden izlenebilen bir dünya cizmis üstad. her peyami romani gibi , defaaten okunasi.
asidenge
29.09.2006
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu ne çok sevebildim, ne de okurken sıkıldım. Peyami Safa'nın eserlerine bayılırım çünkü okurken zevk veriyor, bence kimse bu duyguları -yani mutluluk, sevinç, aşk, özlem, ayrılık, felaket gibi- onun gibi kuvvetli anlatamıyor betimleyemiyor.<br />Bu kitapta aynen öyle, tek sorun sanırım benim bu kitabı okuduğum zaman içinde bulunduğum psikolojik durum, sanırım normal zamanda okusaydım en çok sevdiğim kitaplardan olurdu ama yine de mutlaka okunmalı diyorum.
Ömer Gün
Kitapkurdu
15.09.2006
Peyami Safa bu eserinde yalnız ve hasta bir çocuğun ızdırabını, çocukça aşkını ve kıskançlığını; mesut olmak isteyen bir genç kızın temiz sevgisini; inanmak arzusu bütün benliğini saran bir insanın kuruntularını ve çıplak hastahane duvarları gerisindeki hıçkırıkları anlatıyor. Okuyanın bir daha okumak istediği bir kitap ..
dadas25
22.08.2006
Peyami Safa cumhuriyet dönemi Türk edebiyatını rahatlatan bir yazardır. bu eseri savaştan yılmış farklı arayışlar içerisinde olan milletin artık farklı bir konu üzerinde durmasını ve edebiyatın yeni bir tarzda ilerlemesine yardımcı olmuştur. hastalık savaş ve yoksulluk üçlemesinin arasında yetişen yazar bu duygularını eserlerine de yansıtmış ve bunları çok güzel eserine aktarmıştır. psikolojik tahlillerin ve insanın hem kendisi ile olan karmaşasını hemde çevresi ile yaşadıklarını çok iyi ele almıştır. kısa ve akıcı olmasada okunması gereken bir eserimizdir. herkesin okumasını tavsiye ederim.
talebe61
17.08.2006
Türk edebiyatının en başarılı psikolojik romanı olduğunu duyduğum için okudum. Son bölümlerine kadar olayların akışı ve bu olayların oluşturduğu psikolojiyi heyecanla okudum. Fakat son bölümdeki ıstırap dolu ruh halini okumak çok zor oldu. Kitabın kahramanı acaba yazarın kendisi mi diye sormaktan da kendinizi alamıyorsunuz..
Dikkat !!!
12.08.2006
Çok keyif alarak okuduğum bir eserdi. Zaman zaman kitapta kendimden bir şeyler buldum. Kitabı okurken sanki okumuyor olayları saniye saniye yaşıyordum. Sinemada bile bu kadar heyecanlandığımı, duygulandığımı hatırlamıyorum. Mesela hastanedeki yalnızlığın acının ve bir türlü bülbülün güle aşkını anlatamaması gibi sevdiğinin sezilerden ve olayların akış yönünden yola çıkarak bir başkasına yar olması duygusunu yazarın hep Samt-ü raşe saklı bu vadii muzlimin
Her hatvesinde şüpheli bir hufre bir kemin
Hep samt-ü raşe kaynaşıyor canlı gölgeler
Bir mahşeri cünun gibi pürcüşu bihaber
dizeleriyle anlatması beni çok etkiledi. Belki bu dizeleri kelime hazinem ve aldığım eğitimin edebiyat ağırlıklı olmaması nedeniyle. Kaldı ki dizelerin Farsçamı yoksa eski Osmanlıcayamı ait olduğu ikileminde kalmam beni biraz üzdü. Sözlük karşılıkları kitapta belirtilebilirdi. Başarılı bir eser etkilendim. Bu görüşlerimi sizlerle paylaşma imkanını bana sunduğunuz için teşekkürler
ketermalkhot
Kitapkurdu
24.07.2006
Türk Edebiyatı'nda en başarılı romanların arasında ilk beş on romandan biri olsa gerek, çok güçlü bir anlatıma sahip ve insanı derinden etkileyebilmekte, bu nedenle bir başyapıt değerine sahip. aynı zamnda insana insani boyutları da hatırlatmakta.
ahmethaşim
12.07.2006
Bir genç romanın merkezinde.<br />Ruhunda fırtınaların esmesi gereken zamanlar.Yalnız ortada büyük bir problem var.Çocuk hasta ve kaderi 9.hariciye koğuşunda gizli.Arka plana yansıyan fakirlik.Yazar tek kelimeyle mükemmel bir eser yazmış.Allah rahmet eylesin...
Yaz-yağmuru
15.06.2006
NÜZHET GİBİ İYİ VE SEVGİ DOLU GENÇ KIZ İLE HASTA VE YİNE DE HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞAN KARAKTERİN OLUŞTURDUKLARI AŞK ÖYKÜSÜ,GARÇEKTEN BİR NEFESTE OKUDUM DİYEBİLİRİM,SADECE YAZARIN HAYALCİ ÖGELERİ ÇOK BULUNDURMASI YA DA FAZLA KAÇIRMASI BAZEN OKUMAMI UZUNLAŞTIRDI,KANAATİMCE TABİ,AMA YİNE DE SÜPER BİR YAPIT,HERKESE TAVSİYE EDERİM...................
zzdbc
Kitapkurdu
13.06.2006
Kitabın üslubu, içeriği, çıktığı yayınevi bir yana kitaptaki Fransızca kelimelerin çokluğuna dikkat ettiniz mi? Kitapta merak edip de sözlüğe baktığım çoğu kelimenin Fransızca olduğunu gördüm. Fatih Harbiye adlı kitabında ise bu yoğunluk daha çok Farsça kelimelere kaymakta. Bu yönüyle Peyami Safa'nın eserlerinde eski dil yeni dil ikilemi yaşadığını söyleyebilir miyiz?
zuszi
08.06.2006
harikaydı bayıldım. insanların içinde bulunduğu ruh durumunu bu kadar güzel anlatan bir eser okumadım. muhteşemdi. tekrar okuyacağım. öncesinde elif şafak ın baba ve piç romanını okumuştum. hiç beğenmedim.konuyu değil, beğenmediğim ifade anlatım tarzı idi . yeniler eski yazarları tekrar tekrar okumalı