Sarıkamış/Beyaz Hüzün
Sarıkamış/Beyaz Hüzün
497Yorum
wait:)
27.08.2010
kitabı okurken çok etkilendim bu kitap tarihte bir yolculuk gibi...
marvin
Kitapkurdu
24.07.2010
Kitapta bazı kısımlar çok hızlı geçilmiş ve betimlemelere fazlasıyla yer verilmiş.Olaylar arka planda kalmış. Ancak yine de severek okudum kitabı. Tavsiye ederim.
muftuihsan
Kitapkurdu
28.05.2010
Sarıkamış, askerin soğukla imtihanı. Sarıkamış, yokluk içinde bir tarih nasıl yazılırın kitabı. Askerimiz bu harekatta, soğuk, yokluk, hastalık ve Ruslarla mücadele etmiştir.

93 Harbinden (1877-1878) sonra Ayastefanos antlaşması ile Kars'la beraber Ruslara savaş tazminatı olarak bırakılan Sarıkamış, 38 yıl esaretten sonra 1914- 1915 cihan harbine sahne olmuş ve Sarıkamış kuşatması bir facia ile sonuçlanmış, 90.000 askerimiz donarak şehit olmuştur. 1918 yılında Rus Bolşevik İhtilali sonrası Ruslar çekilerek yerlerine Ermenileri bıraktılar. Ermeniler bölgede büyük katliama sebep oldular, yerli halka zulmettiler. Bu zülüm 1920 Ankara hükümetinin kurulmasına kadar devam etmiş, bu 2 yıl zarfında Sarıkamışlı Müslüman Türkler 30.000 den fazla şehit vermişler, bir o kadar da yaralı olmuştur. Son olarak 29 Eylül 1920 tarihinde Anavatana kavuşmuştur.

Roman, Balkan harbinden dönen ordunun İstanbul camilerinde fazla dinlenmeden gemilerle Trabzon limanına, oradan Erzincan üzerinden Erzurum’a, oradan da Oltu üzeri Sarıkamış’a yaya yolculuğunu anlatıyor. Mevsim Kasım ayı. Eli tüfek tutan herkes Ruslarla ölüm-kalım harbindeyken sınır birliklerinde cephane tükenmesi konusu ‘120’ filmi ile bir bölümü filme alınmış olan farklı yer farklı rakamlarda roman içinde yer almış.

Sarıkamış, Türk askerinin karla ve yoklukla imtihanı. Yorgunluğa, açlık ve sefalete rağmen cepheye koşanların ve tüfeğine yaslanıp biraz dinleneyim derken, terli bedenlerinin üç dakika içine donduğu, ailesini, eşine ve çocuklarını bir daha hiç göremeyen yüreği vatan sevgisiyle dolu insanımızın fedakârlığı ve mücadele azminin romanı.

1914-1915 Sarıkamış harekatı bir dram değil kahramanlık destanıdır. Tarih hiçbir zaman 90 yıl sonra yargılanamaz ama şehitler anılmalıdır. O gün bu harekatta evinden şehit vermemiş aile hemen hemen yoktur. Milletlerin hafızalarından bazı yer adları adeta mermere kazınmış gibidir. Sarıkamış harekatı, her türlü imkansızlıklar içinde, kırık bir ümidi gerçekleştirmeye yönelik, sonu hazinle biten bir harekattır. Bu harekatta askerimiz Rus’tan çok tabiat ile mücadele etmiştir. (s.5)

Kitabın amacı, tarihimizdeki bu hazin harekatın nasıl gerçekleştiğini anlatmak, askerimizin hem tabiatla, hem de Ruslarla olan mücadelelerini gözler önüne sermek ve Sarıkamış şehitlerimizin hatırlanmasını sağlamaktır. (s.7)
Gerçekten Sarıkamış’ta nice hüzün dolu sahneler yaşanmıştır. İnsanın yüreğini yakan olaylar vardır. İşte bu kitap da hüzün dolu bir sahneyi canlandırmaktadır.

Roman, Mehmet Akif’in şu beyitleri ile başlıyor:
“Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım
Elemim bir yüreğin kârı değil, paylaşalım
Ne yapsın ye’simi kahreyleyeyim bilmem ki,
Öyle dehşetli muhitimde dönen matem ki!
Ah karşımda vatan namına bir kabristan
Yatıyor şimdi… Nasıl yerlere geçmez insan…” (s.11)

Kuru ve çatlamış dudaklarda Şu türkülerde söylenir:
Denizin dalgasına/Kapının halkasına
Ben yolladım yârimi/Urusun kavgasına (s.13)
Erzurum’da bir kuş var
Kanadında gümüş var
Yârim gitti gelmedi
Elbet bunda bir iş var.” (s.51)
Arlarda yatarlar şerefli şanlı
Kimisi vurulmuş nur yüzü kanlı
Kimisi nehcivan, taze nişanlı
Boynu buruk, melül, gözü yoldadır
Yollara düşenin gelmedi sesi
Analar ah çeker atalar yası
Yad değil bunlar hep ciğer paresi
Acep bilen var mı ne ahvaldedir. (s.232)

“Ben yârin kapısını bekleyen gamlı bir bekçiyim. Onun canının yanında benim canımın bir kıymeti yok. Ben ki, o uyusun diye uykusuz kalamaya razıyım. Ben gecenin arkadaşıyım. O ise gündüzün… Ben gökte milyonlarca yıldızın biriyim ki,
Her an yitip gitmeye adayım. Ama o bir ay parçası… Bir mehtap… Ben zorlu yolların, tozlu ve dikenli yoların yolcusuyum. Karlı dağların, karlı yolların yolcusuyum. Ben ki hazan mevsimine dönmüşüm, onun başında esen bahar yelleri var. O, bir gonca gül. Ben ise, artık sararan ve son yaprağı da düşmek üzere olan koca bir çınarım. Figan içinde yaralı bir bülbülüm. O bir ceylan, çayır çimen içinde gezinen. Ben ise yabani çiçekler gibi hep uçurum kenarlarında bitmişim. Beni rüzgar, yağmur kar, boran hırpalamış, o ise daha seher vakti çiğ damlacıkları üzerinde olan bir nergis… Bir kardelen…
Cephe yollarında sevda çekmek olmaz. Cephe yollarında sevdalar kısa olur. Bir gün, bir gece uzunluğunda olur. Gün ışığında sevdalar biter. (s.202)
Acı ve keder, gece büyürdü. Gecenin en koyu anında acılar daha da koyulaşırdı. Hüzün hep bu saatlerde mayalanırdı. (s.230)

Sarıkamış harekatı tarihimizin en beyaz destanı/dramı. -50 dereceye düşen soğukta kırılan, soğuk ve buzlu rüzgardan etleri dökülen, amansız ve acımasız emirlere göğüs geren, her şeyin bittiği noktada bu kez tifo ve dizanterinin pençesinde can çekişen ‘Mehmetçiğin’ dillere destan kahramanlığı ve fedakarlığıdır. Hazırlıksız kimi de sıcak memleketlerden gelmesi sebebiyle üzerlerinde yazlık kıyafetler, ayaklar çarıksız, olanlar ise giyilmeyecek durumda. Her kar tanesinde bir Mehmetçik daha yere düşüyor. Kar hem kefen oldu hem kabir oldu memleketin cefakar evlatlarına.

Sineler buz tutmuş ayazda,
Bülbül figan eyler güller niyazda
Ağıt anlatamaz duyguda sazda,
Hür vicdanlar kıştı Sarıkamış’ta.
platinadam
Kitapkurdu
19.04.2010
Sarıkamış gerçeği akıcı bir dille anlatılmış.Bu romanı okurken zaman zaman gözleriniz yaşaracak,zaman zaman da gurur duyacaksınız.Bizi biz yapan değerleri içinizde hissedeceksiniz.
olkhazar58
16.04.2010
"Sarıkamış neresidir?" desem herhalde cevabi binlerce mehmedin kabridir olur.Sahidende öyle;Sarıkamış bir hüznün tarihi.Kendinizi onların yanında gibi düşündüğünüzde soğuğu hissedeceksiniz
Rifat Yücel
02.03.2010
Sarıkamışta yaşanan beyaz faciayı, acı gerçekleri anlatan güzel bir eser olmuş. Sarıkamışta donarak tek kurşun dahi atmadan ölen Şehitlerimizi herkesin bilmesi gerekir. Bence bu eserin herkesin kitaplığında bulunması gerekir.
agustos67
agustos67 12 Mayıs 2010
boylesıne asıl bır ataların torunlarıyız lakın yavas yavas nerden geldıgımızı ve nereye gıttıgımızı unutuyoruz...cok hazın verıcı...
nur-i_aynım
nur-i_aynım 13 Mart 2011
"hazin" verilmez...
cryapple
24.02.2010
yazarın emeğine sağlık bu ve bunun gibi herkes okusun bu ülke nasıl şartlarda geri kazanılmış açlık yoksulluk kar kış demeden canla başla savaşan askerlerimizin ruhu şad olsun.
Telli Ezik
28.01.2010
İstanbul beyaz örtüye bürünmüşken soguk kendini bu kadar hissettirmişken Sarıkamış'ı okumak ayrı bir hüzün katıyor.Askerlerimizin yaşadıgı sıkıntıları tabiki anlayamayız;fakat anlayamasakda çekilen sıkıntıları ögrenmek,bilmek durumundayız.Tüm şehitlerimiz ruhu şad olsun.
gazi_baba
Kitapkurdu
28.01.2010
yazarın daha önce 57.alay galiçya ile çanakkale destanı adlı eserlerini okumuştum.bana göre yazarın eksikliği çok fazla tekrar yapması çok fazla geriye dönmesi.57.alay adlı romanında konu galiçya cephesi olmasına rağmen çanakkale cephesine çok daha fazla yer vermişti.bu romanda sık sık balkan harbini,kahramanı faik çavuş üzerinden vermeye çalışmış.birde tolstoyun dev eseri savaş ve barış gibi çok konulu gitmeye çalışmış yazarımız, tabii ne kadar başarılı olmuş tartışılır.
ahhure
01.09.2009
Sarıkamış'ı unutmamak ve unutturmamak için okunması gereken önemli bir eser. Her türlü imkansızlığı rağmen verilen mücadelenin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. <br /> Bu vesile ile tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum... <br /> Ruhları şad olsun!
kozakelebek
31.08.2009
mutlaka okunması gereken bir eser.askerlerimiz ne kadar zorluklar çekmiş.insan gerçektende okudukça içi parçalanıyor.zivere yazık oldu.faik çavuş esir düştü.vatan ne zorluklarla alınmış okuyun lütfen..
su_misali
Kitapkurdu
30.08.2009
Yakın tarihimizle ilgili çok etkileyici anlatımıyla beğendiğim ve herkese tavsiye ettiğim bir eserdir.Uzuz süre etkisinde kalıyorsunuz ,o askerlerle üşüyüp onlarla açlık çekiyorsunuz,bence mutlaka okunmalı...
carterlebron
29.08.2009
o insanların halkın ne kadargüçlük çektiğini aç yatıp üşüdüklerini,askerlerin bir cepheden öbür cepheye gidişlerini,köylülerin köylerini terkedişlerini öğrenceğniz bir kitap.Çok güzel
htirmik
25.08.2009
geçmişizde neler yaşamış öğrenmek için okumanızı tavsiye ederim. gerçekten güzel bir anlatım ve çok etkileyici bir kitap. özellikle sonu çok güzeldi...
..kitapkurdu..
05.08.2009
kesinlikle harikaydı gözyaşlarınızı tutamıyorsunuz insanlar bu ülke için neler yapmışlar ve atalarımız ne kadar kahramanmış....
Gürkan Taş
29.07.2009
Çok güzel ve bir o kadar da özel bir tarihi roman okurken kah duygulanacağınız kah göğsünüz kabaracağı bir kitap ismail bilgin çok güzel bir eser çıkarmış herkesin okuması gereken bir yapıt kaçırmayın!!!
61selman61
07.07.2009
ben okudum ve tüylerim diken diken oldu insan orada soğuktan donarak şehit olan askerlerimizin hikayelerini duydukça yaşadığı toprakların ne şekilde kazanıldığı ve nasıl değerleri ne şekilde kullandığımızı düşünüyor... böyle geçmişimizden güzel örnekler sunan kitaplar artmalı çünkü hala türk milleti olarak yaşadığımız toprakların kıymetini tam manasıyla idrak etmiş değiliz.
ZOSMANOGLU
18.05.2009
Bu eseri mutlaka okuyun .Okuyun, o kahramanlarla üşüyün ,aç kalın, yokluk çekin ki bugünün kıymetini bilin.
Mesut Hayat
Kitapkurdu
03.05.2009
Yapılan imla hataları ve cümle düşüklüklerine göre yine de okuyucuyu kitabın başından sonuna kadar sürükleyen eşsiz bir tarihi roman. İsmail Bilgin bu kitabında Sarıkamış'ta yaşananları bütün dramıyla ortaya koymuş. O dramı çekilen eziyetleri okudukça inanki içinizde biraz da olsa merhamet duygusu varsa gözyaşlarınıza hakim olamıyorsunuz. Yazarı böyle güzel ve eşsiz bir kitap yazdığı için kutluyorum. Abartısız söylüyorum hayatımda okuduğum en güzel romanlardan biri.
demetercan
27.04.2009
tarihimizle ilgili pek çok bilinmeyeni açığa çıkaran etkileyici bir kitap, kesinlikle okunmalı..