Nar Ağacı
Nar Ağacı

Kitapyurdu Fiyatı: 385,20TL

Ürüne Git
3322Yorum
Mustafa Demirhan
09.01.2013
Bu kitabı kesinlikle tavsiye ederim Zehra ve settarhan'ın başından geçen hikayelerini ve nasıl yollarının birleştiğini çok güzel bir üslupla anlatılmış
OzanDemirbas
Kitapkurdu
08.01.2013
Masalsı anlatımı ve benzersiz mekan tasvirleriyle Nar Ağacı okunmaz , resmen içilir! Nazan Bekiroğlu , sınırları zorlayan ve kendi akışına mahkum eden üslübuyla tekrar bir şaheser ortaya koymuş...
tivini
08.01.2013
Bir solukta değil birçok solukta okunacak bir roman.Yazarın resimlere dalarak geçmişte yolculuğa çıkması çok hoş.İki nehrin birleşmesi hayal ettiğim gibi olmadı nedense.Ben Zehra ve Settarhan iki aşkın gölgesinde nasıl bir araya gelmiş merak ederken roman sona erdi.Devamını bekliyorum merakla......
Sümeyra&Üzeyir
Kitapkurdu
08.01.2013
nazan bekiroğlu ile tanıştığım bu kitap ile nazan bekiroğlunun kalemine aşık olduğumu söyleyebilirim. Kitabı okurken size bütün yaşananları yaşatıyor..
saraka
08.01.2013
kitaba başladım ..ilk sayfalarda kendini fotoğrafın içinde bulması ile beraber bende okuma hevesi kalmadı..bu kadar gerçeye yakın konulu hikayelere bu kadar fantastik bir kurguyla başlamak garip geldi.. bakalım zorlada olsa bitirmeye çalışıcam...
Filiz ugurluoglu
07.01.2013
her şeyin yaşanması gerekiyormuş demekki sana ulaşıp.şu an şurda bu gözlere bakabilmem için.savaşın, duyguların fazlasıyla güzel işlendiği, okumaya doyamadığım bir kitap.
gulist
07.01.2013
Sn. Nazan Bekiroğlu'nun okuduğum ilk kitabı.Etkileyici, insanı içine alan güzel bir roman.Mekanların anlatımı ve kurgu da çok güzel. İnsanlık,sadakat, metanet, vefa, adanmışlık, bağlılık ve yardımseverliğin güzel örneklerini gösteriyor.Mücadelenin sergilendiği nice illerimiz olduğunu hatırlatıyor.Trabzonu bir başka sevdirdi desem yeridir.Eline ve yüreğine sağlık. Herkese tavsiye ederim.
ilay_ilay
07.01.2013
ilk önce tarihi bir kitap çok sıkılırım diye düşünmüştüm ama okumaya başlayınca böyle olmadığını anladım.. aşk ve tarihin yoğurulduğu güzel bir kitap...
aliçoban
06.01.2013
ilk cümleden itibaren kelimelerden oluşan bir şölenin içindesiniz sanki; öyle güzel bir anlatımı var ki.Yazarı ilk defa okudum ama son olmuyacağını artık biliyorum.Sonu geldiğinde bittiği için üzüldüğüm o harika kitaplardan biri olarak kitaplığımdaki yerini aldı.
tuanaezgi
05.01.2013
roman karakterinin resimlere dalıp hayattan soyutlandığı gibi ben de bu kitabı okurken herşeyden soyutlandım dalıp gittim 1912lere...
Huni
05.01.2013
Söylenecek söz bulmak zor,hayatın soyut çıkarlarının ardından öyle yoğun duygular hissettiren bir romandı ki.Sanki kitabı ters çevirsem kelimeler yere dökülecekmiş gibiydi.İçimde kanayan yarayı hem deşti,hem de merhemini sürdü.Tarif edemem,
KY-1530652
04.01.2013
Nazan Bekiroğlu Hanımefendi'yi tebrik ediyoruz, kalemine, gönlüne sağlık.. Fevkalâde güzel olmuş. Hele bazı bölümlerini gözyaşlarıyla okudum. Daha fazla yorum yapmak hakkım değil zannediyorum, onlarca birbirinden enfes paragraf arasından kararsız kalıp da ancak seçebildiğim şu cümlelerle okuyucuları baş başa bırakıyorum:

“Bu devlet’ dedi, devlet derken içinden derin bir saygı geçti, ‘Türk’ü, Kürt’ü, Ermeni’si, Rum’u, Arnavut’u, Arap’ı, Yahudi’si daha bilmem kimiyle, yetmiş iki milletiyle asırlarca gül gibi geçinip gitti. Milleti bilirdi ama milliyetçiliği bilmezdi. Farklı milletler bir arada fakat birbirine dönüşmeden yaşardı onda. Benzeyecekleri değilse de bütünleşecekleri tek şey Osmanlı kimliğiydi. Kendileri olarak dillerini ve kültürlerini muhafaza ederek Osmanlı olmuşlardı. Ama Osmanlılık söz konusu olduğunda bu farklılıkların da bir anlamı kalmazdı. Bu devlet, Rum ile Ermeni arasında bir fark gözetmez, onları Türk’ten ayırmayı da aklına getirmezdi. O zamanlar, Osmanlı olmak Rum olmaktan önce gelirdi ve Rum olmak Arnavut olmaktan, o da Türk olmaktan farklı değildi. Devlete hizmet ettikleri müddetçe kim olduklarının önemi yoktu, İslâm bile devlet kademelerinde yükselmek için gerekli şart değildi. Osmanlı toprakları üzerinde yaşayan liyakatli kullar olmak, menzile varmak için birlikte yola çıkanların gerekli tek azığıydı. Ermeni de, Yahudi de, Rum da, şansı kabiliyeti ama en fazla aklı yaver giderse paşa olabilir, elçi olarak Osmanlı Devleti’ni temsil edebilir, nazır olabilirdi. Ama ne zaman ki Rum’un Rumluğu, Ermeni’nin Ermeniliği, Yunan’ın Yu-nanlığı Osmanlı olmanın önüne geçti, o zaman bütün dengeler bozuldu.”
esesburcu
03.01.2013
Kurgusu çok güzel.Tarihi yönüylede etkileyici bir kitap.Tavsiye ederim.
byavuz
03.01.2013
her zamanki gibi Nazan Bekiroğlu yine kalemini ve de ustalığını konuşturmuş. harika bir kitap. mutlaka okumalı.
Fatma Ünsal
03.01.2013
Nazan Bekiroğlu'nun en sağlam romanıdır diyebilirim. Harika bir kitap.Kendinizi çok rahat Trabzon'da Tebriz'de Tahtı Süleyman'da İstanbul'da hissedebilirsiniz o ana dahil olup Setterhan'la Zehra'yla müthiş bir yolculuğa çıkabilirsiniz şiddetle tavsiye ediyorum...
rüya çarşıları
02.01.2013
Nun Masallarıyla başladı benim serüvenim ardından Yusuf İle Züleyha ve sonrasında tüm diğer kitapları..Nazan Bekiroğlu okumak kesinlikle bir ayrıcalık.Nar Ağacı önceki kitaplarına nazaran daha sade ve anlaşılır bir dille yazılmış, Okurken asla sıkılmıyorsunuz, anlatılan tarihi gerçekler insanın içini acıtsada Setterhan Ve Zehranın birbirini bulma hikayesi çok iyi anlatılmış ve yine her kitabında olduğu gibi bu kitabıda da hiç bitmesin duygusu insanı sarıyor..
Nuran Üstün
02.01.2013
kitap yurdu; çok satanları takip ederim düzenli olarak .bu şekilde çok kitap alıp okudum hiç pişman olmadım nazan bekir oğlu ''nar ağacı'' da bunlardan biri idi şuanda okuyorum anlatıma yazının akıcılığını begendim. ilk defa nazan bekiroğlu okuyorum son olmayacak teşekkürler ''kitap yurdu''
kaşıkçı_elması
Kitapkurdu
01.01.2013
Nazan Bekiroğlu ile tanışmam geç olsa da en kısa zamanda bu gecikmeyi telafi edeceğime inanıyorum. Nar Ağacı masalsı yanıyla alıp beni götürdü uzaklara, gerçeğe ayna tutan yanıyla hüzünlendirdi, umut etmeyi hatırlattı...Şimdi de Mavi Lale'yi aldım elime...Bir oturuşta yetmiş sayfa...Ardında diğer eserler mutlaka okunacak tarafımdan, eminim...
yigitru
Kitapkurdu
01.01.2013
Beş yıl önce 'Cümle Kapısı' kitabıyla tanışmıştım şiir tadında yazılarıyla Nazan BEKİROĞLU'nun. Artık onun elinin değmiş olması bir kitabı almak için kâfi, başka bilgiye hacet yok. Nar Ağacı'nda da öyle güzel ve derin anlatmış ki şehirleri-yaşamları-olayları, hiç acele etmeden, hiç bir detayı atlamadan. İyi ki de öyle yapmış ve kitap 536 sayfayı bulmuş. Kalınlığına inat kısa sürede bitiverdi ama etkisinden çıkmak hayli vakit aldı.
aheste007
31.12.2012
Tek kelimeyle harika bir roman.Mükemmel kurgulanmış,hem bir an önce bitmesini istediğim,hem de hiç bitmesin istediğim bir kitaptı benim için.Herkese okumasını tavsiye ediyorum.Nazan Bekiroğlu'ndan aynı tatta eserler bekliyorum.