Yedinci Gün
Yedinci Gün

Kitapyurdu Fiyatı: 272,81TL

Ürüne Git
404Yorum
yazarın okuduğum ilk kitabı, muhteşem bir kurgu muhteşem bir göndermeler serisi, kitabın son 10 sayfasında çözülen düğüme gelene kadar hep bir sonraki sayfayı merak edeceksiniz, çocukluğumda okuduğum tozlu ansiklopedi sayfalarından hatıramda kalanları kitabı bitirirken yine yaşıyorum, yazarın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum, şiddetle tavsiye ettiğim müthiş bir kitap.
Bir kore filmi vardı. Farklı zamanlarda aynı evde yaşamış iki kişinin zaman ötesi mektuplaşmasını konu edinen bir filmdi. İhsan Oktay da onun gibin bi şey yapmış… güzel olmuş
İhsan oktay Anar üslubu diye bir kavram doğdu artık. Ona alışmak ve sevmek gerekli. Bu sayede daha çok zevk alırsınız eserlerinden aksi takdirde size çok sıkıcı, bunaltıcı gelebilir. Ben bu yeni üslupla tanışmak isteyenlere ve onu bilenlere Yedinci Gün'ü tavsiye ediyorum.
ihsan oktay anar zor bir kaleme sahip eğer yeni tanışmışsanız kitaplarıyla başta anlamakta konuyu kavramakta ya da takip etmekte zorlanıyorsunuz ancak okumaya devam edip tarzına alışınca sizin için vazgeçilmez oluyor hayal ve geçeğin karışımıyla ortaya kıvamında bir kitap çıkmış
Kitabı yeni aldım.Gerçekten dili bana çok ağır geldi.Bilmediğim yüzlerce kelime vardı.Buda beni kitaptan soğuttu diyebilirim
İhsan Oktay Anar'ın Yedinci Gün'de kullandığı dil ve üslup o kadar etkileyici ki, uzun uzun anlattığı ve okumaktan ara ara yılınabilinecek durumlarda dahi, olayların nasıl bir sonuca bağlanacağı merakı içinde okumaya devam ediyorsunuz.Kitabın sonunda öyle bir şok etkisi yaratıyor ki kitap, hızlıca geçilen ya da anlaşılmayan bölümleri fark edip, kitabı bir kere daha sindire sindire okuma istediği duyuyor insan.Bu kitap ikince okuyuşta gerçek amacına ulaşıyor bence.
Yazarın ilk kitabını okuduktan sonra bunu okudum ilk kitabına göre bunda daha fazla osmanlıca sözcükler kullanmış bazı sözcüklerin anlamlarına bakmadan anlayamadım doğrusu, hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir kitap olmuş özellikle sonuna bayıldım.tavsiye ederim.
hiç beğenmedim. biraz zorlama kitap olmuş. hayal kırıklığı yaratabilir.
beni okumaktan soğutacaktı o kadar çok sıkıldım okurken kesinlikle tavsiye etmiyorum
ben olumsuz yorumlara katılmayan biri olarak yazarın bu kitabında da kendini aştığını düşünüyorum. yazarın yeni nesile tanıtılması açısından reklamlarının yapılması da çok mantıklı. iyi okumalar...
dili anlaşılmayacak kadar ağır bir kitap. kurgusu da konusu da zorlama. ihsan oktay anar'ın eşsiz türkçe bilgisine hayranım ama bu kitap bence olmamış. sınırlı sayıda insanın anlayabileceği bir kitap yazmaktaki maksadını merak ettim doğrusu.
İhsan Oktay Anar diğer kitaplarıyla kendi çıtasını o kadar yükseltti ki bu defa kendi bile aşamadı.
Osmanlıca bilen biri için gayet okunabilir ama bilmiyorsanız kitap okumak yerine sadece sözlük karıştırırsınız :)) ben bildiğimden şanslıyım kurguyu anladım ve beğendim
Gerçekten bu kitap beklentilerimi karşılıksız bıraktı.Puslu Kıtalar Atlasının tam tersine hayal kırıklığı ile yarım bıraktığım ve anlatılmak isteneneni bir türlü çözemediğim bir kitap.
Sade ve anlasılır anlatımı olan kitap bir okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Son kitabında İhsan Oktay günümüze yaklaşıyor. Yazar gönderme yapmaya devam ediyor. İdris Amil karakteriyle Dreyfus Olayına ve Emile Zola'ya selam çakan İhsan Oktay ulusalcı çevrelerce eleştirildi.
Hayal kırıklığı.Birçok kişi gibi merak ederek aldım fakat hiç umduğumu bulamadım. Alacaklara tavsiye almadan önce 2 kere düşünün paranız ziyan olmasın.
DİKKAT! Eğer kitap okumayı seven biriyseniz kitap okumayı bırakabilirsiniz. Lütfen başka bir kitapla ilgileniniz.

Çok az sayıda kitap yarıda bıraktım bunlardan biri de bu kitap oldu. Sayın hocam kitapta ne anlatmaya çalışmış bir türlü anlaşılamadı. "Konuiçindekonuiçindekonuiçindekonuiçindekonuiçindekonuiçindekonu....."

Türkçe, Osmanlıca ve İngilizce sözlük yetmedi.
Örneğin;
-"Şairin dediği gibi tıpkı inci yaput tıpatıp jale misali, muttarid, muhteriz ve tabnak damlalar, arabanın ratıp camında taptapa ile tıpırdıyordu..."
- "Onları içeri buyur etti ve jelatinbromürlü plağı key-di muzlime koydu...."
- "Harümuntakili supap üzerinde günler ve gecelerce çalışan Paşaoğlu, Beykoz'da imal ettirdiği cam borunun içine filamanı, anodu, ızgarası ve katodu yerleştirdikten sonra havasını boşalttı....."

Neden böyle bir kitap yazılma ihtiyacı hissedildi onuda anlamadım. Böyle bir dil kullanılarak kime hitap edilmeye çalışıldı bilemiyorum. Belki de edebi ve çok yüce bir amacı vardı ama ben anlayamadım. Biraz cahil kaldım.

Verdiğim paraya yazık oldu. Parayı da bir kenara bıraktım İ.O.ANAR okunacak yazarlar listesinden çıktı.
Malesef bu sefer olmamış.Hep İ.O. Anar'ın hayal gücünün esrarengizliğinden bahsederler ama bu kitap tamamen zorlama olmuş diyebilirim.Bir çift sözüm de İletişim yayınlarına.Sanki kitap için ayrılan sayfa sayısı önceden belirlenmiş de o syfalar arasına sıkıştırılmış gibi.Okuyucuyu dinlendirecek hiçbir boşluk yok.Satırlar birbirine çok yakın.Kitap da ağır olunca gözlerime acıdım bitirene kadar.
Sn.ANAR'ın evvelki kitaplarını okumadıysanız sıkıcı gelebilir.Lakin muhteşem bir hayalgücü,olağanüstü bir sentez ve yılların geliştirdiği entellektüel kapasite.Zaman ve mekanın birbirine girdiği kitapta Kuran-ı Kerimdeki yedi uyurlar(bkz:ashab-ı kehf süresi) ve evrenin 6 günde yaradılışı temsil ediliyor.