Zülfü Livaneli SERENAD ‘’Eski kayınpederim ülkede az çok tanınmış bir politikacıydı ve bir ırkçıydı. Hayatını Orta Asya’dan Anadoluya gelen Türk atalarımızın dünyanın en üstün ve kahraman ırkı olduğunu ispata adamıştı. Zamanında Alman Nazizmini desteklemiş olan Türkçü geleneğe mensuptu. Belki de güçlü kişiliği ile oğlunun ruhunu parçalamıştı. Çünkü Ahmet hiçbir risk alamayan, her olaydan paçasını en kısa zamanda kurtarmaya çabalayan, bir kadına, bir çocuğa, bir dosta, kısacası hiçbir şeye sahip çıkmayı beceremeyen, her an ihanet etmeye hazır, belkemiksiz biriydi. Üstüne biraz gidildiğinde korkar, karşısındaki geri çekildiğinde ise üste çıkmaya çalışırdı. Birbirine yakın gözlerindeki kuşku hali, bu kişiliğini sürekli ele verirdi.’’ ‘’İyi ama biz hepsine Türk diyoruz!’’ ‘’Irk olarak değil, bu kelime katliamlardan kurtularak Anadolu’ya sığınan insanların kurduğu bir koalisyonu anlatıyor. Yeni bir hayat, yeni bir ülke, yeni bir ulus. Yoksa Orta Asya’daki Türk ırkını vurgulamıyor.’’ ‘’Ona buna empati duyacağınıza kendi milletinize biraz sempati duysanıza!’’ ‘’Ama ortada bir millet (Türklerden bahsediyor) olmadığını sen söyledin.’’ ‘’Türk erkekleri önce annelerinden babalarından dayak yiyerek yetişiyor, çocuk yaşta cinsel organlarının ucunun usturayla kesilmesiyle cinsel bir travmaya uğruyor, sonra okulda, askerde, maçta dayak yiyip duruyorlardı. Bu da özgüven diye bir şey bırakmıyordu onlarda. Çoğu, saldırganlığı, kendinden güçsüz olanı ezmeyi seçiyordu. Ahmet ise saldırgan bile olmayacak kadar korkaktı.’’ Bu ülkenin ekmeğini yiyeceksin ömrünü belirli acı ve mücadelerle geçirdiğini ifade edecek sonrada tarihsel bir konuyu aşk hikayesiyle gizleyip ırk sempatizanlığı yapacaksın. Daha birçok alakası olmayacak konularla Türkiye Türklerine, Ordusuna Erkeğine ve Kadınına akıllıca ifadelerle aşağılayıcı tavırlarda bulunacaksın. Anadoluda yaşayanlar arasında çok acı çekmiş kültür ve medeni yapılarıyla insanlığa örnek bir yahudi ırkı, Ticaret anlayışı ve kültürüyle tüm anadoluyu hakettiğine inanılan Ermeni ırkı hatta yıllarca zulüm altında inleyen sabatkar Kürtler ancak burada olmayı asla haketmeyen ve ırk değil siyasi bir kimlik olarak tanımlanan Barbar Türkler. Bu kadarmı kolay üç kuruşa Türk ırkını tanımamak. Tarihten Türkleri Çıkarırsan Tarihten bahsedemezsin denilen bilimsel tavırlar. Unutmak Bence okumayın safsatalarala dolu, gerçeklerden uzak önyargılı ve çiğ bir kitap. Bu paraya yazık. Diyorum ya artık katlanamıyorum.
harika bir kitap. müthiş bir öykü ve kurgu. dili muhteşem . çok samimi çok sıcak . hani kitaba yapışırsınız ya öle. çok sürükleyici bir kitap . kesinlikle şiddetle tavsiye ediyorum. bir livaneli klasiği. özellikle tutunamayanlardan sonra dil olarak harika geldi bana
Okumaktan büyük keyif aldığım değerli bir yazarın, kıymet dolu satırlarını okumak bir o kadar keyifliydi.İnsanlık tarihinin büyük ayıplarını utanarak okurken çocuklarımızı bekleyen yarınların endişesi karabulut gibi çöktü üzerime.Yaradana sığınmak ve umut dolu yarınlar dilemekten başka bir seçeneğimiz yok.Dilerim çocuklarımız için yol gösterir tüm bu yaşananalar.Nedense Yazarın bu kez okuyucuya verilecek mesajı alamamasından kaygı duyduğunu hissettim satırlarda.Yazıyorum sizde anlayın mesajı biraz ağır gelsede.Hikaye ve yaşananlar acı bir tat bıraktı yüreğimizde.Okumanızı şiddetle tavsiye ederm.
romanın hangi kahramanı yerine koyarsanız kendiniz başınız dönüyor,insan bugün ki şartlarda kaldıramaz diyorsunuz ama olayları o günün şartları ile değerlendirmek ve ona göre yorumlamak gerek.her ailenin bir hikayesinin olduğu inkar edilemez bir gerçek.çok beğendim okunmasını tavsiye ederim.
yazarın daha önce mutluluk adlı kitabını okumuştum anlatımı oldukça sade ama sıradanlıktan uzak gelmişti. Bu kitapta da aynı sadelik aynı akıcılık basitleştirmeden sıradanlaştırmadan. Konusu ise çok ilgi çekici her sayfada bir sonraki sayfayı tahmin etmeye çalışıp hiç beklemediğim şekilde gelişen olaylar. Bittiğinde çok üzülmüş Maya bundan sonra neler yapacak acaba diye çok merak etmiştiim
Yakın geçmişte 2. Dünya Savaşı döneminde yaşanan ve birçoğumuzun haberinin olmadığı trajedilere, olaylara, acılara, gerçeklere ışık tutan ve bunları günümüzdeki kurgusal bir olayla bağlayıp okuyucuya sunan güzel bir kitap.Ama kimi okuyucular tarafından çokça eleştirilebilecek yönleri olduğunu düşünüyorum ki bence de öyle ama yazar olayları bağlamak için böylesini uygun görmüş demek ki.Yine de bence okunmasında fayda olan bir kitap ve çoğu okuyucuya sıkılmak gibi bir sorunu da yaşatacağını zannetmiyorum.
Son zamanlarda beni en çok etkileyen kitap diyebilirim. Zülfü Livaneli, her romanında olduğu gibi, Serenad' da da sizi kitabın bir karakteri haline getiriyor. Kitabın içinde yaşıyor, görüyor, duyuyor, hissediyor ve ağlıyorsunuz. Bir solukta bitirdim. Herkese tavsiye ediyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zülfü Livaneli'nin yine muhteşem bir eseri zira yazarın tüm kitaplarını okudum Serenad da en etkilendiğim kitaplarından biri oldu akıcı,merak uyandırıcı ve yakın tarihe ışık tutan bu kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum.maya duran ile başlayıp max in ilginç hayatı ışığında çok fazla şey öğreneceksiniz, şaşıracaksınız ve bilmediğiniz sosyal gerçekleri öğrenip utanç duyacaksınız.İç muhasebe yapacaksınız her anlamda harika bir kitaptı..
Kitap sürükleyici bir anlatıma sahip. Tarih ve aşkı birlikte çok güzel harmanlamış. Kitap sürükleyici olmakla birlikte bilgide veren bir kitap. Özellikle 2. Dünya savaşı dönemi hakkında da biraz bilgi edinmiş oluyorsunuz.
her zamanki gibi livaneli yine bi harika..bi günde bi solukta bitirdim kitabı içime işledi etkisinden kurtulamadım uzun süre..mükemmel bi kitap tek kelimeyle....