Kayıp Sembol Hakkındaki Yorumlar

msesgin 09.03.2010
Dan brown gene aynı tarzda bir kitapla sürükleyiciliğini korumuş ancak bu seferki kitapta masonic semboller biraz fazla pohpohlanmış ve sanki mason sempatizanlığına dönüşmüş ama gene de okunabilir bir kitap...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Özlem Özcan 08.03.2010
yine çok güzel bir kurgu ile çıktı karşımıza dan brown.bir solukta okudum .fakat masonluk ile ilgili kısımları biraz abartılmış.bazı benzer cümleler defalarca karşımıza çıkıyo.çok tekrarlamış kendini.şu cezaevi meselesi.sürekli kartal soğanlık cezaevi denmesi rahasız edici geldi.ama bütün bunlara rağmen okunmalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
S.G. 07.03.2010
iyi günler
Dan brown yine döktürmüş...
Geçmişin izlerini polisiye bir tarzda günümüze uyarlayarak mistik bir hikayeyi okuyucuyu sürekli heycanlı tutacak şekilde yansıtmış...
Okuyucu acaba doğrumu bu yazılanlar diye düşünmeden edemiyor ve intenette araştırıyor...
No etik bilim kavramıyla tanışıyor insan...
Bence okunması gereken bir kitap...
Dan brown 24 saati koca bir kitap yazarak yine ustalığını göstermiş...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Yesarizade. 04.03.2010
tanıtımına nazaran çok klasik bir roman öncekilerle aynı şablona oturtulmuş resmen. bazı farklı ve güzel yönleri var tabiki ama net olarak bir adım ileri gidememiş. ve konu değiştirse çok iyi olur hep aynı çemberde dönüyor çünkü. üslup mu aynı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
scorpio78 04.03.2010
Masonluk hakkında güzel bir bilgi birikiminin paylaşıldığı kitap. Yalnız kitabın gizem yönü biraz sönük kalmış, kötü adamın Peter Solomon'un oğlu olduğunu kolaylıkla tahmin ettiğiniz gibi şifrelerin kolaylıkla çözülmesi, aksiyonun yeterince hissedilmemesi gibi eksik yönleri var. Kısacası bütün kitaplarını okuyan birisi olarak Melekler ve Şeytanlar'daki gibi bir tat alamadım ama yinede okunabilir...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
gece mavisi 27.02.2010
Dan brown'u melekler ve şeytanlar la tanıdım ve tüm kitaplarını okudum ancak son kitabını okuyunca yazardan soğudum bi an hiç sır falan çıkmayacak dedim. bazen de Nerdeyse mason olasım geldi. bu kitapta olay kurgusunu okurken bilimsel deneylerin yapıldığı şu laboratuvar kısmı daha çok ilgi çekici geldi bana olay örgüsü bazı bilimsel deneyleri açıklasa ya da o deneylerin yapıldığı yerlere uğrayarak hayal gücümüzü zorlasa sanırım daha hoş olurdu...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
timoscuk 26.02.2010
Yazarın tüm kitaplarında olduğu gibi dini vurgulamalar ön planda,bir tür propaganda da var elbette.Ancak müthiş akıcı bir anda sonuna gelmek istiyorsunuz ama gözleriniz izin vermiyor... Yazarın bu kadar bilgiyi nasıl edindiğini de merak etmeden edemiyor insan ama üzümü yiyoruz bağcıya karışmıyoruz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ali.sir.nevai 22.02.2010
klasik dan brown tarzında yazılmış macera ve heyecanın son 100 sayfaya kadar sürdüğü bir kitap. ancak işler aydınlandıktan sonra şaşırma ile birlikte son 50-60 sayfa geçmek bilmiyor çünkü alışılmadık bir şekilde kuru bilgi vermeye yöneliyor kitap. dili, benzetmeleri, satır arası bilgileri aynı dan brown tadıyla devam ederken bazı bölümlerdeki durağanlık hayal kırıklığı yaratıyor.genede tavsiye ederim robert langdon efsanesine devam.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-145181 17.02.2010
İncil’in kutsallığı üstüne,masonların kutsal kitabının İncil olduğunu tüm dünyaya anlatmak için illede bir kitap yazacağım diye tuturursanız böyle gereksiz bir şey çıkar ortaya. Bu kadar araştırmaya dayalı bir kitap yazacabilecek gücünüz varken, ne demeye insan elinde oyuncak olmuş bir kitap için vakit kaybeder bu insanlar anlamıyorum ki. “Onun İncili, bunun İncili” diye kendilerinin adlandırdıkları bir uydurma yığınına inanıp ta, üstüne üstlük birde başkalarını inandırma çabası nasıl bir aklın ürünüdür? ben anlamıyorum. İşte; sizin kitabınız bu kadar kutsal, binanın temeline, yerin dibine gömecek kadar…. Dan Brown vakit kaybediyorsunuz, hala zamanınız var iken, ellerinizi ve aklınızı yıkayın, Kur’an-ı Kerim’in hikmetlerini, bugün bilimin en uç noktası diye ortaya çıkan bilgilerin, yüzyıllar öncesinde bizim kitabımızda nasıl anlatıldığını görün de, yaptığınız iş bir değer bulsun.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
demetacer 10.02.2010
dan brovn serisini tamamlayabileyim diye kızım doğum günümde almıştı kayıp sembolü.Fakat beklediğim gibi çıkmadı.Kesinlikle hayal kırıklığı.Sadece kitabın sonuna doğru malahk ilgili beklenmedik gerçek, altın vuruştu o kadar.Konusu sıradışı anlatım ve betimleme harika.Özellikle malahk betimlemeleri çok başarılı.Onun büro misali evinde sanki sizde varsınız.Hem fondötenli ,prezantabl doktoru hem de her tarafı dövme kaplı yaratığı o kadar güzel betimlemiş ki sanki kitap okumuyorsunuz da film izliyorsunuz.Her şey o kadar net ve canlı.Ayrıca küpün içindeki sonsuz karanlık ve boşluk duygusunu ,karanlığın sizi yutmasını da birebir hissediyorsunuz.
Eğer melekler ve şeytanlar,da vinci ile kıyaslanacak olursa sönük kalmış.Yapılan o kadar tanıtımdan sonra daha sürükleyici daha tempolu bir kitap bekliyordum.Genede okunmaya değer.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
catis 09.02.2010
Son günlerde okuduğum en güzel kitaplardan biri diyebilirim Kayıp Sembol için.Bazıları eleştiri yapabilmek için bir açık yakalamaya çalışmışlar.Ne olmuş yani Türk memuru rüşvet istediyse?Sanki hiç olmamış bir şey!Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de memur rüşvet alır!Şimdi burada bazı okurların böyle güzel bir eser üzerinden bile milliyetçilik yapmaya çalıştıklarını görünce nasıl üzüldüğümü anlatamam...Yine pek çok okur da kitabın masonları övdüğünü söylemiş.Evet kitapta masonlar var ama masonların övüldüğünün söylenmesi kadar saçma bir yorum olamaz.Kesinlikle bu tarz yorumlara katılmıyorum ve bu kitabın okunması gerektiğini savunuyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
octopus016 09.02.2010
yazık gerçekten çok yazık tamamen ticari boyutlara dönüşen bir konu oldu artık. İlk kitaplar ardından filmler ve şimdi üçüncüsü hepsi birbirinin aynısı çok fazla bir değişiklik yok ilk iki kitabı okuyanlar bence üçüncüsünden pek keyif alamayacaklar...
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
sadrazammm 08.02.2010
Dan Brown hayraninin malesefki hayal kirikligi yasadigi bir kitap.Dan brown un bence en zayif halkasidir ama yinede kitabi okuyunca ondan baskasinin yazamayacagini anliyorsunuz ama yinede yazarin 7 yillik bir calismayla bunu yazmasi biraz hafif geldi bana.Beni en cok hayal kirikligina ugratansa okadar iyi giden bir kitabin cok basit bir yazarin bile yapabilecegi kadar basit bitirmesi ve son 30 sayfasi kitapla alakasi olmayan bir incil tanitimi gibi olmus.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
lafdolu-su 02.02.2010
yine simgebilimci robert longdon'un istemeden dahil olduğu bir olayın etrafında şekillenen konusu, anlatılmak istenenin işlenişi yönünden da vinci şifresi ve melekler ve şeytanlar kitaplarıyla paralellik gösteren bir kitap olmuş. kitabı okurken yine aynı şekilde hazırlanmış bir denklemi çözmeye çalışıyormuşcasına bir hisse kapılıyorsunuz. aynı malzemelerle ve biraz farklı hazırlanmış bildiğiniz bir yemek gibi düşünün. fakat konusuyla ve sürükleyiciliğiyle elinizden bırakmakta zorlanıyorsunuz. dan brown okuru kitaba bağlama konusunda gerçekten başarılı bir yazar, bunu söylemek lazım.

eleştirilecek bir diğer yanı da onca ilerleyen şifre çözümlemelerinin ve masonluk muhabbetinin sona bağlanış şeklinin ve sonucun biraz havada kalması. göze batacak dozda abd ve hristiyanlık propagandansının yapılmış olması.

daha detaylı anlatmak lazım, okumayanları düşünerek susuyorum. okuyunuz zira tavsiye olunur. olumsuzluklarının dışında yine de eğlenerek okuduğumu belirtirim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Erman Kiyak 01.02.2010
Dan Brown ın diğer kitaplarını okuyan insanlar bu kitaba şaşırmayacaklardır. Özellikle dijital kaleden sonra Da Vinci Şifresi ile yazarın yakaladığı başarı Melekler ve Şeytanlar ve son olarak da Kayıp Sembol ile devam ettirilmek isteniyor kanaatindeyim. Bu; romanın baş karakterinin diğer iki kitaptaki aynı karakter olmasından belli. Dan Brown ı ilk okuyan kişiler kitabın çok tesirinde kalacakları ve soluksuz okuyacakları muhakkak. ama öte yandan sürekli okuyucuları bu kitabı okurken diğer kitapları da aklından geçirmeden duramayacak. Kitabın kurgusu son zamanlarda belkide çoğu kişi tarafından izlenmiş Nicolas CAGE in baş rol oynadığı KAYIP HAZİNE filmine benziyor gibi. Yine de zevk alarak okunacağını düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ivy_NY 01.02.2010
Tam bir Dan Brown romanı: Sırlar, semboller, bilmeceler, hiç bitmeyen bir heyecan, kısacık bir zaman diliminde peşlerindeki devlet görevlilerinden kaçarak büyük bir sırrı çözmeye çalışan Profesörümüz Langdon ve kendisine eşlik eden güzel bir kadın... Ama bu defa kitabın sonu beni çok tatmin etmedi: Da Vinci şifresi ya da Melekler ve şeytanlar'daki kadar inanılmaz bir sır yoktu içinde... Daha doğrusu, fazla ipucu vermeden şöyle diyeyim; tasavvuf hakkında azıcık bilgisi olan bir insanın zaten bildiği bir şeydi sonundaki büyük sürpriz...

Yine de Masonlar hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için ve pek tabii ki temposu hiç düşmeyen bir macera için okunası bir roman...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
gümrah isra 31.01.2010
kayıp sembol melekler ve şeytanlar kadar ilgi çekici değildi doğrusu.Washington DC'den ve masonların yaptığı gizemli toplantılardan bahsetmesi ve diğer kitaplarında olduğu gibi incil ve hz.İsa'dan bahsederken bu güne kadar inanilan bazı şeylerin yalnışlığından cesurca bahsetmesi hoş doğrusu...kayıp bir geçmiş bir sembolle aydınlanır mı... yalnışlar doğruları nötürler mi... bu kitabın filmi çekildiğinde nasıl ilgi görür bilinmez ama istanbul'daki sahneler tepki çekebilir...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
hilalas 31.01.2010
kitap çıkmadan önce o kadar abartıldı ki çıktığı gibi aldım ama büyük bir hayal kırıklığı oldu benim için kitapta masonlardan bahsediyor ama yazar diğer kitaplarında da olduğu gibi hristiyanlıkla final veriyor dan brown artık kitaplarının içeriğini değiştirmeli kitap başlarında güzel akıcı falan ama finali çok kötü ve bazı olaylara anlam veremiyorsunuz bir adamın sır için kolunun kesilmesine razı olması hemde sır çok saçma diğer kitaplarına nazaran düşük seviyede dan brown okumayı seviyorsanız alın yoksa normalden daha fazla hayal kırıklığına uğrarsınız
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitabı okuyunca oldukça hayal kırıklığına uğradım.Diğer kitaplarının-ki hepsini okudum özellikle "Melekler ve Şeytanlar" süperdi-gölgesinde kalmış, Dan BROWN kendini tekrar etmiş ama başaramamış.Yine de haksızlık etmek istemem eğer ilk okuduğum kitabı bu olsaydı beğenirdim çünkü yer yer heyecan ve merak unsurları çok iyi kullanılmış.Fakat sayfalarca süren akademik bilgiler ,insanın kafasında canlandırmakta zorlandığı uzun tasvirler sanki lezzetli bir yemeğin arasında ilaç yutmak gibi geldi bana.Keşke daha kısa ve öz olsaydı.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
KY-731639 22.01.2010
Merakla bekledim bu kitabı hevesle aldım hemen okudum ilk başlarda Da Vinci Şifresini okuyorum sandım sonra diğer kitapları gibi macera bilim kurgu kovalamaca... Ama sonraları son elli sayfaya gelince yazar konuyu bitirmiş ve son sayfaları masonluk dersleri biraz bunaltıcı çok boğmuş.Ben Dan Brown u gerçekten tebrik ediyorum kitaplarını derin araştırmalar sonucu yazmış olduğu için yalnız bu son kitabında biraz abartmış sanki bence bi daha aynı tarzda kitap yazmamalı ilk iki kitabına gölge düşürmemeli
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
nimeyas 20.01.2010
merakla beklediğim kitap bu olmamalıydı diye düşünüyorum. melekler ve seytanlardan sonra ki onun kurgusu mükemmeldi daha gizemli bir kitap bekliyordum. kitabın ilk başlarındaki olaylar benı buna inandıracakken olayın internetten arastırılarak bir tıklamayla elde edilen bilgilerle ilerlemesi kitabın ilgi çekiciliğini gözümde yitirdi.okuyacak olanlara şunu tavsiye ediyorum çok şey umarak bu kitaba başlamayın.. yinede olayın akıcılıgına kapılıyorsunuz ama tatmin edici değildi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
chemengineer 14.01.2010
Dan Brown kendini tekrar etmiş bence ama buna rağmen ortalamanın üzerinde bir eser en azından bu seferde masonluk hakkında bilgileniyoruz , ben kendi adıma son 50 sayfadaki diyalogları çok beğendim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
ismail_atan 13.01.2010
Da Vinci Şİfresi'nden aldığım tat bu kitapta da var. Dan Brown, işini iyi yapan usta bir kalem. Çalakalem yazmıyor, derinlemesine araştırmalar yapıp mümkün olduğunca titizleniyor. Sanırım onu başarılı kılan taraf da bu. Beğenerek okudum ve herkese tavsiye ederim. Macera seven roman tutkunları kesinlikle bu kitabı okumalı.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
umutseyhan75 13.01.2010
KAYIP SEMBOL, DAN BROWN-TÜRKİYE İLGİSİ VE DAN BROWN'UN ROMAN YAZMA TEKNİKLERİ
Dan Brown'ın son romanı Kayıp Sembol, yine dini ögelerle örülmüş ve bu kez masonluk da eklenerek çekicilik seviyesi iyice artırılmış bir çok satan piyasa romanı olmuş.Romanın ilk sayfasında başlayan sürükleyicilik, Mal'akh'ın geçmişinin anlatıldığı ve çok saçma olan orta bölüm ve yazarın Masonlara itaat ederken Vatikan'ı da yağlamayı unutmadığı -maceranın bitişinden sonra romanın bir türlü bitmediği- son bölüm haricinde kesintisiz devam ediyor. Zaten çok okunacak ve bu sürükleyicilik için elbette okunmalı. Kesinlikle öneririm. Ama, okumak, zevk almak ve beğenmek ile saçmalamak farklı şeyler. Bakın şimdi!
SORULAR:
1.Dan Brown'ın gelmiş geçmiş en iyi yazarlardan biri diye anılması ne kadar doğru?
2.İstanbul'da şerefine kokteyller ve panellerle, haber programları konuklukları ile karşılanması saçmalık mı değil mi? Bu adam Türklerle pek mi dost?
İŞTE YANITLAR:
1. Rezalet Dijital Kale'yi bir tarafa bırakırsak Da Vinci Şifresi ve Melekler ve Şeytanlar'da
öğrendiği "hiç gündemden düşmeyen ve herkesin bildiği ama kimsenin de aslında çok bir şey bilmediği konuları (Da Vinci Şifresi: Kutsal Kase, Melekler ve Şeytanlar: Vatikan ve Papalık, Kayıp Sembol: Masonluk) kullan" ilkesi uygulanmış. Böylece medyada ses getireceği garanti!
2. Bütün olay -her zaman olduğu gibi- yine kısacık bir sürede geçiyor. ??? sayfa toplam 10 saati kapsıyor. Yani bölün sayfa adedini 10'a, adam bir saati 52, bir dakikayı neredeyse 1 sayfada anlatıyor. İddia ediyorum!:Heyecanlı bir anınızı dakikası 1, saati 52 sayfadan anlatın, verin birine, hiç tanımadığınız birine, inanın okur! Çünkü bu zaman/sayfa adedi oranı ne kadar kısa ise, sürükleyicilik o kadar artar. Bunu da yazarlıkla ilgili azıcık bilgisi olan herkes bilir.
3. Gerçek mekanlar ve dikkat çekici, herkesin bildiği mekanlar kullan! (Türkiye'de bile hepimizin bildiği, ekranlarda Anıtkabir'den veya Süleymaniye'den daha fazla gördüğümüz Kongre Binası, Vatikan Sarayı, Washington Anıtı gibi...). Ama bu mekanları gerçek halleri ile tasvir et ve kullan, metal fırtına çerçöpünün yazarları gibi ülkenin başkentini bile kafadan atarak tasvir edersen olmaz.
4. Gelelim Dan Brown'ın Türk dostluğuna:Romanın kısacık bir bölümü İstanbul'da geçiyor ve adam ülkemizi resmen Patagonya gibi tasvir ediyor. Bunu açarsam romanın içeriğine girmiş olurum, okuyanlar bilir. Durum rezalet. Gözümün önüne adamı haber programına konuk etmiş, kitabı okumamasına rağmen sırf %3 reyting uğruna kendini komik duruma düşüren çok ünlü haber sunucumuz geliyor ve gülüyorum: "Sayın Brown, ülkemize daha önce de geldiniz ve beğendiniz mi?" "A evet, hastasıyım ülkenizin, İstanbul'a bayılıyorum, Türkiye çok gelişmiş ve güzel bir ülke".
5. Roman boyunca sırası ile ortaya çıkıp çözülecek sırlar belirle ve bunları sırası ile çöz. Ama dikkat! Biri çözülmeden öbürünü ortaya sür ki merak hiç bitmesin. Şimdi inanmayan tekrar baksın:romanın bütününde 5 tane sır ya var ya yok! Ve konuyu özetleyin deseler, söyleyeceğiniz üç beş cümle ve aslında hiç de öyle ahım şahım bir konu yok. Ama okuyunca sürüklüyor işte, bu da onu olduğundan çok daha iyi ve büyük gösteriyor.
BİR DE DAN BROWN’IN ARAŞTIRMACI YAZARLIK OLAYI VAR:
İşte bu adamın hiç de araştırmadan, tamamen atmasyon yazdığının iki kanıtı:
1.Melekler ve Şeytanlar’da Cern laboratuarında geçen bölüm ile ilgili laboratuardan açıklama geldi:Sadece retina taraması güvenlik sistemimizi doğru bilmiş, gerisinin gerçekle ilgisi yok.
2.Kayıp Sembol’de Türkiye’de Kartal’da bir hapishane müdürünün suçluyu rüşvetle serbest bırakması: Hapishane müdürünün böyle bir yetkisi yoktur bir kere. Yani Türkiye değil Patagonya olsa bile, hukuk sistemine göre Hapishane Müdürü bekçidir, serbest bırakamaz!
SONUÇ
Peki ne? Okunmayacak mı bu roman? Elbette okunacak. Zevkle okudum. İlginç ve iyi örülmüş bir hikayesi var. Ama yapmayın, yok İstanbul'a gelmeliymiş, İstanbul'un sembolleriyle ilgili kitap yazmalıymış. İyi bir macera romanı yazarı, işte o kadar, abartmayın. Başka kitaplar da okuyun.
Yanıtla
3
4
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
omerguvenc 12.01.2010
Tüm olumlu eleştirilere rağmen ben bu kitabı beğenmediğimi söylemeliyim. Yazdığı kitaplar sürükleyici ama Dan Brown tüm kitaplarında şablon ve kurgu olarak kendini tekrarlıyor. Yazarın yayınlanmış tüm kitaplarını okudum; özellikle DaVinci Şifresi'ni okuyanların daha rahat anlayacakları gibi tüm karakterler aynı, Langdon hariç isimler değişmiş sadece. Tüm kitapları gibi bu kitabı da bazı araştırmalar ve çok yüksek bir hayal gücünün birleşmesiyle yazılmış ama ben bu kitabı tavsiye etmiyorum hele de satış fiyatı düşünüldüğünde...
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
dazzlakk 11.01.2010
Kayıp Sembol Yazarın kitaplarını devamlı izleyenler için beklenen güzellikte bir kitap. ama kitabın içerisinde Masonluğun sadece tek tarafını anlatması onu daha bi gizemci ve tarikattan çok bir bilgi kurumu gibi yansıtması biraz garip geldi bana. ama çok güzel bir kitap olduğunu söyleyebilirim
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
serkan85 07.01.2010
kitabı bir solukta okudum dersem biraz abartmış olurum fakat akıcı ve merak uyandırıcı bir kitap. ancak sonları biraz basit olmuş. dan brown'ın diğer kitaplarındaki kandırmaca son bu kitapta malesef yok. dan brown severlerin kesin okuması gereken bi yapıt..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Mason kardeşliğini temize çıkarmak amacıyla yazılmış, muhtemelen sipariş bir eser. Ya da Dan Brown kendisi de üst dereceden bir mason. Bütün hikaye, atraksiyon, semboller, şifreler, çözümler vesaire hepsi sadece masonları temize çıkarmak, masumiyetlerini ispatlamak ve aslında ne kadar asil bir görev üstlendiklerini anlatmak üzere kurgulanmış. Eh hayırlı olsun.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
ereft 03.01.2010
KİTABIN KONUSU; Masonluk. Ve Masonların elinde bulunan bir piramit. Bu piramitin şifresini çözmeye çalışan Prof. Langdon. (Metasistem, Noetik) Teknolojik gelişmeler ve CIA. Nefes nefese bir mücadele.

Yine, hadi be, yuh yani türünden Dan BROWN klasiği şaşırtmacalar. Sanat tarihi ve ezoterik (içrek) bilgiler.

Kitapta; Hristiyanlığa, masonluğa ve incilden alıntıla bol bol yer verilmiş. İçte arayış, aydınlanma, beyin gücünı hissetme tarzı bir mesajla UMUT'la bitirilmiş. Yani bizim dinimizdeki Ben Hakkım (Enel Hak-Hallacı MANSUR) ve İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır (Yunus EMRE) felsefesiyle tamamlanmış.

Okumanızı tavsiye ederim. Ekşın başlıyor. Uykusuz kalmaya hazır olun.
(Dan Brown kitapları içerisinde İhanet Noktası hala benim en beğendiğim kitabıdır)

SORU !!!

Sato; bilgisayarındaki, Mal'akh'ın peruğunda saklı gizli kamerayla çektiği görüntüleri nasıl elde etti? Kitapta bu konuya değinilmemiş. Ve malesef burası eksik kalmış. Ayrıca bu bilgileri elde edebildiyse, neden Mal'akh'ın bilgisayarını ve bilgileri yok etmedi?

Ayrıca

Trish orada öylece etenolün içinde kaldı. Katherina hala yaşadığına dair umutla bekliyor. Ne olduğundan haberi bile yok. Çünki kitabın ilerleyen bölümünde hala nasıl olduğunu merak ediyordu. Hadi bunu geçtik diyelim, Trish'in arkadaşı Zoubianis'e ne oldu o da orada yarım bir konu olarak kaldı gibi geldi.

Kitabı okuyan arkadaşlardan özellikle GÖRÜNTÜLERİ ele geçirme konusunda ki görüşlerini bekliyorum. Şimdiden teşekkür ederim.

Selamlar ve Sevgiler...
Yanıtla
5
2
Destekliyorum 
Bildir
Herkes gibi bende sabırsızlıkla bekliyordum.. Uzun araştırmalar sonunda hazırlanan Dan Brown'un son romanı aslına bakarsanız beni pek tatmin etmedi.. Melekler ve Şeytanlar DaVinci Şifresi'nden sonra insan daha çok şey bekliyor.. Roman kötü demiyorum kesinlikle okuduğunuz zaman Dan Brown imzası ile karşılaşıyosunuz..Zaman zaman hızlanan zaman zaman masonluk ile ilgili bilgilerin aralara serpiştirildiği yine soluksuz okunacak bir roman olmuş.. Sürükleyici ve meraklandırıcı bir roman olmuş her zaman ki gibi..
Yanıtla
6
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Dan Bown'un kendisinden beklenen performansı göstermiş bu son romanında gerçekten. Konu bir an dahi rutinleğe düşmemekte akıcı bir şekilde gelişmekte.Kurgu gerçeklerle örtüştüğünden inandırıcılığı pekiştirmekte.
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
optimus 19.12.2009
Kayıp Sembol bilindik Brown temposu ile başlıyor gerilim yüklü ilginç olaylar ve kişiler bölümleri birbirine bağlıyor, gizem dolu verilen bilgilerle okuyucunu konuya bağlı kalması sağlanıyor. Dan Brown'un diğer kitaplarından farklı olarak bizi çok vurucu ve şaşırtıcı bir son beklemiyor. Son 30 sayfa bir sohbet havasında geçiyor. Kitapta Masonların bilim dostu bir kardeşlik derneği gibi anlatılması ve roman kahramanlarından birinin Kartal Soğanlıkta bulunan F tipi hapisaneden geçmesi beni şaşırtan ilginçliklerdi.
Yanıtla
2
3
Destekliyorum 
Bildir
“Brown her zamanki gibi roman maskesi altında, bir film senaryosu yazmış.” Romanın yurtdışında çıkmış eleştirileri arasında belki de en vurucu olanı. Da Vinci bir roman türü olarak ilkti ve özellikle de din hakkında kurgu ile gerçek arasında gidip gelen iddiaları pek çok okur için cezbediciydi. Aradan geçen 5 yıldan sonra bahsi geçen türün adeta cılkı çıktı, bir sürü yazar tarafından bir sürü roman peydahlandı. Adam Fawer bunlardan en ünlüsü… Hal böyle olunca, tür itibariyle bir dejenerasyon yaşandı. Bazı şeyler daha çabuk eskidi, klişe oldu. Böyle bir ortamda Dan Brown yazım üslubunda, kurgusunda ve roman karakterlerinde hiçbir değişiklik yapmadan yeni romanı KAYIP SEMBOL ile okuyucunun karşısına çıkmakta herhangi bir sakınca görmemiş. Robert Langdon karakterini kullandığı bu üçüncü romanında baş karakteri hakkında okuyucunun hala bir arpa boyu yol alamaması edebiyat adına içler acısı bir durum. Yazar çeşitli semboller ve bilmeceler konusunda harcadığı enerjiyi biraz da karakterini geliştirmek konusunda harcasa ortaya daha edebi şeyler çıkma ihtimali olabilir. Ancak belli ki Brown’ın böyle bir kaygısı yok. Ortada bir formül var ve sadık bir biçimde onu uyguluyor. Bu seferki merakı Masonlar ve ne yalan söyleyeyim okuyucuyu da meraklandırmayı başarıyor. Romanın en önemli özelliği de o zaten; okuyucuda aşırı bir heyecan ve merak uyandırma kabiliyeti… Lakin bu heyecan dalgası Kayıp Sembol’de bir sona, doyurucu bir finale ulaş(a)mıyor. Bir kere CIA’in olayın peşinden ısrarla koşması ve bunu bir ulusal güvenlik sorunu olarak ilan etmesinin sebebi romanda hiç de tatmin edici bir şekilde sunulmuyor. Ben de oluşan duygu “ Eeee nolmuş yani?” şeklinde oldu. Hele ki şifreler çözüldükten, olaylar bittikten sonra bir 30 sayfa kadar insanlığın aydınlanması üzerine nutukvari bir final bölümü var ki evlere şenlik. Sanki Tanrılar Okulu’nu okuyorum. Özgürleşen insan, beynin kapasitesi ve umut üzerine tatmin edicilikten uzak, son derece eğreti duran bir final var. Da Vinci Şifresi en azından dişe dokunur, somut şeyler söyleyerek bitiyordu ve okuyucunun bütün bir roman boyunca üst düzeyde olan merakını tatmin ediyordu; şaşırdığım pek çok anı vardı romanın. Kayıp Sembol’de ise, her ne kadar heyecan ve merakla okuyarak bir haftada bitirmiş olsam da sadece bir kere şaşırdım. Sanırım bu tespit bile tek başına romanı özetliyor: Karakterlerini bir kenara bırakmış, sırtını sadece uyandırdığı meraka yaslamış bir romanın sadece bir kere şaşırtabilmesi kendi adına ciddi bir sorun olsa gerek!
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
aimar_749 12.12.2009
Kitabın orjinalini (İngilizcesini) piyasaya çıktıktan kısa bir süre sonra aldım ve bir Dan Brown okuyucusu olarak diğer kitaplarında olduğu gibi zengin olay örgüsü, akıcılığı ve anlatımı karşısında tekrar mest oldum. İyi bir araştırmanın ve birikimin ürünü olduğu çok belli çünkü gerek Mason dünyası gerekse dinler konusunda şaşırtıcı, geniş ve çarpıcı gerçekler sunuyor. Bahsi geçen yerler de uydurma değiller. Kitabın sonlarına doğru artık merakınız hat safhaya ulaşıyor ancak söylemeliyim ki benim beklentilerimin biraz dışında bitti.
Yanıtla
3
4
Destekliyorum 
Bildir