Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cesur Yeni Dünya.savaş sonrası totaliter bir rejimle içine kapalı olarak tasarlanmış mekanik bir toplumu anlatmaktadır. Müdahaleci iktidar tutumundan vazgeçmeyen fakat bunu insanlara hedonist ve tutkucu bir idealizmi aşılayarak gerçekleştirmeyi uman sözde özgürlükçü bir totalitarizm söz konusudur. Bilim ve teknolojinin insanın yararına mı yoksa zararına mı olduğu konusunda romanda güzel örnekler bulunmaktadır. Hayatın hep sıkıntısız, sorunsuz geçmesi ne kadar güzel olurdu şeklinde düşünenler için olumsuzda olsa alternatifleri olan bir yaşamın ne kadar keyifli olduğunu görebilmek için okunması gereken bir yayın. İnsanlar sınıflandırılmış, şartlı refleks metotlarıyla ve çeşitli biyo-kimyasal müdahalelerle duygularından arındırılmış; teknoloji, toplumu kontrol etmenin birincil vasıtası haline getirilmiş; insanlar üretim, tüketim, cinsellik ve uyuşturucu sarmalında ölüm ve aşk hakikatlerini yadsıyacak şekilde özlerine yabancılaştırılmışlardır. Hastalık yok, açlık yok, savaş yok, işçiler isyan etmiyor her gün mutlulukla hizmet edip gülümseyerek evlerine dönüyorlar. Mucizevî “soma” adlı ilaç ile hayallerini tüm gerçekliği ile yaşıyorlar. Görünürde ne karar güzel ancak insana ne kadar da yabancı. İşte burada insan özgürleştiğini düşündükçe köleleşmiş, teknoloji ve tüketimle içli-dışlı oldukça da insanlığını kaybetmeye başlamıştır. Bu durum günümüzün şartlarını çok güzel bir şekilde betimlemektedir. Hayatın iniş çıkışlarına sahip olmanın güzelliğini fark edebilmek adına bu kitabı okuyun. Mükemmel her zaman faydalı olan değildir.
1930'larda kaleme alarak ortaya cikardigi bu kitapla yazar,bize su sozunu de kanitlamis oldu:"Tum gecmisimiz, aptallar icin, tozlu olume giden yola isik tutmustur."
ütopik bir kitap. George Orwell'ın 1984'ü ile aynı tarzda diyebiliriz. dili yalın ve sade, anlatımı akıcı. Bir solukta okunabilecek bir kitap açıkçası...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Harika bir bilim-kurgu eseri olmasının yanında kişileri harika bir şekilde analiz eden ve Vahşi'nin olduğu gibi farklı toplumlara, yaşayış şekillerine adapte olmada çekilen zorlukları ve anlamlandırmaları çok güzel ortaya koymuş.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
cesur yeni dünya beklediğim gibi olmasa da çok farklı bir kitap. sayfalar içinde ilerledikçe aniden şaşırıp kaldığım bir çok cümle oldu.kitabı tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Distopya denilince ilk akla gelen Huxley'nin Yeni Dünyasıdır herhalde. Eğer bu türü merak edenleriniz varsa ilk Huxley'den başlamalarında fayda var. Kitabın baskı kalitesi de güzel.
Bazı arkadaşlar için belirtmek zorunda hissettim, kitapta bir ütopya anlatılmıyor. Bu bir anti-ütopya kitabıdır; kara ütopya ya da distopya, ne derseniz diyin.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap, rus devrimi ve 1.dunya savaşından sonra, yani post-kapitalist sistemin 1789'da baslattıgı avrupayı silme hareketinin tamamlandıgı ve tum yonetimin abd'ye gectigi bir donemde yazılmıs, bir gelecek tahminidir.
Bu kitabı, Biz'i ve 1984'u utopya serisine dahil etmek, ve Thomas More'un Francis Bacon'un hayali ulkeleriyle aynı kategoride degerlendirmemek lazım diye dusunuyorum. Bu kitaptaki ve 1984'teki gelecek tahminlerinin ise gerceklestigini, kitabı bilim kurgu kitabı gibi degil de bugunle benzerlikler neler diye okudugunuzda rahatlıkla gorulebilir. Genel olarak kitapla ilgili birkac yorumumu paylaşmak isterim:
1. Cesur Yeni Dunya'da Henry Ford'un seri uretim sistemindeki felsefeler, egitim sisteminin temel pratigi olarak alınmıştır. Makinelerdeki tupleri, tek tip adam yetiştirme projesi olarak degerlendirdiginizde, bugun Turkiye'de bile dayatılan egitim sisteminin birebir aynısıdır.
2. Sirket'e duyulan baglılık, bugun dunyadaki butun liderlerin butun insanların muptelası oldugu bir hastalıktır. Obama ile Romney baskanlık tartışmalarının ikincisinde konuşurlarken, General Motors'dan Caterpillar'dan bahsettiler. Bugun, sirketler devletlerin uzerindedir. Dunyayı senelerdir devletler, devlet baskanları, basbakanlar degil, sirketler yonetmektedir. Bu, post-kapitalizm'i yonetenlerin gizlenme gucudur.
3. Uykuda ogrenme sistemlerini, bugun tv'den duyduklarımızı direkt olarak beyne atma olarak ele alabiliriz. Insani pasifize eden, cogu zaman dusunceyi anlayacak/idrak edecek zaman bulamadan, verilen bilgiyi direkt olarak insanın kafasına sokma isini goren televizyonlar, ozellikle dunyada 2. en fazla tv seyreden ulke olan Turkiye'nin 1980 sonrasındaki degisiminde buyuk rol oynamıstır. Ornegin, din denilince aklımıza yobaz tarikatlar, rusvet yiyen sozde dindar yoneticiler, sex partileri yapan seyhler geliyor da, belgeseller, kuslar, kelebekler, balıklar, uzay, atom, yani Allah gelmiyorsa, bu degisimde tv'nin etkisi buyuktur. Aynısını sacma sapan sag sol tartısmaları, secimden hemen sonra sona eren cumhuriyet elden gidiyor mitingleri icin de dusunun.
4. Aynı sekilde, kitapta gecen sex egitimini, herkes herkese aittir dusuncesini, sınıf farklarını, gelecek programlamasını da dusundugunuzde, karsınıza bilim kurgu degil, bir hayal degil, bugunku post-kapitalist sistem cıkacaktır.
5. 1984 post kapitalist sistemin yonetim felsefesini icerir. Bu kitapta, aynı sistemin egitim konusu daha detaylı incelenmistir. Ayrıca, bu kitapla Yevgeni Zamyatin'in Biz'i de paraleldir, ve sistemin ele alınıs tarzı olarak cok benzemektedirler.
6. Bu kitapta gecen karakterlerin isimleri, o donemdeki onemli kisilere referans olarak verilmistir. Ornegin, Mustafa Mond, Mustafa Kemal Ataturk'ten esinlenerek olusturulmus bir karakter olarak bilinmektedir: buyuk sirkete biat etmis, toplumun gelecekteki genel mutlulugu icin, gecmisteki sanatını, edebiyatını, dinini, dilini, vs. silen bir karakteri canlandırmaktadır. O donemde en buyuk degisimlerden birisi Turkiye'de olmushtu. Dunyada esine benzerine rastlanmayan bir sekilde, bir devlet, adını, dilini, alfabesini, dine bakıs sistemini (halifelik ve laiklik), rakamlarını, giyinme tarzını birkac yıl icinde degistirmistir. Bu degisim, dunyanın yeni hukumdarları tarafından o donemde cok dikkatle takip edilmistir.
Son olarak, bu kitabı dusunerek ve inceleyerek, ve bir hayal ulkesi veya bir bilim-kurgu degil, 1920'lerde yazıya gecirilen 2000lerin planlaması olarak okumanızı tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çeşitli noktalarda abartılar olsa da Huxley'in temas ettiği bazı noktaların aynı formda olmasa da günümüzde yahut yazarın "geleceği"nde ortaya çıkmış olduğu söylenebilir. Orwell'in 1984 distopyasıyla da bariz benzeşmeler var. Otoriterleşmeye yapılan sert eleştirileri yazarın eserini oluşturduğu dönemle birlikte değerlendirirsek çok da haksız sayılmadığını görebiliriz. Hulâsa "Cesur Yeni Dünya"lar tesis etmeye heveslenenlerin okuması gereken bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aslında çok geleneksel şeyler savunulmuş.İnsanın içini boşaltan modernizmi yermiş.Bir distopya ancak mizahda sıkça görülüyor.Bu kitap kaptalizmin büyüsüyle kendini özgür sanan "keçi" "maymunlar" (Kitabın ifadeleri)hakkında yazılmış bir reddiyedir.Vahşi uygarlığa sırt çevirmiş gerçek insandır.<br />Shakespeare'İn tempest ve King Lear'a yapılan göndermelerle kurulan güçlü bağsa başka bir artı.Okuduğum en iyi distopya