Kürk Mantolu Madonna
Kürk Mantolu Madonna

Kitapyurdu Fiyatı: 42,90TL

12679Yorum
Sabahattin Ali okumayanın hayatında her zaman bir eksiklik olur
Cok guzel bir kitap, okuduktan sonra uzun bir süre etkisinden çıkamadım .
Sabahattin Ali ise, defalarca okunur. Müthiş psikolojik tahliller. Sürpriz son.
Sabahattin ali'nin okuduğum ilk kitabı ve gerçekten hayran olunası bir üslup.
cok guzeldi.
çok uzun süre okumayı beklettiğim, şimdi zamanı geldi diyip aldığım, hevesle bir çırpıda okuyacağım bir eser.
33 yaşıma kadar bu kitabı okumadığım için, kitabı bitirdikten sonra kendimden utandım. Sabahattin Aslı'nın kalemi gerçekten çok güçlü ve heyecan verici. Mutlaka okunması gereken bir eser
En geç liseli yıllarda her Türk gencinin okuması gereken bir kitap.
Başta sıkıntı yaşasamda sonlara doğru çok keyif aldım
İsminden dolayı önyargı ile yaklaşıyordum. Harikaaaa
Diğer eserlerini de okumanızı öneririm. Ne mutlu ki artık Sabahattin Ali okuyor insanlar
biraz ağır bir dille yazılmış ancak güzel bir kitap
Sabahattin ali farkı kesinlikle tür edebiyat tarihinin en büyük eserlerinden biri
Bu kadar geç okuduğuma çok pişmanım..
Çok tavsiye edilen bir klasik okunmalı.
Naif bir aşk romanı...
yeşilçam filmi..
kendimden pek çok şey bulduğum, etkileyici bir eser.
Bir türlü almak kısmet olmamıştı, en sonunda internetten pdf ten bir bakayım dedim, gözlerim şişene kadar okudum bitirdim. sonra da kitapyurdundan kitabını aldım, sebahattin ali nin 3 hikayesini bir kitapta olan basımından. sırf evde bulunsun kitaplığımda diye. çok beğendim.
Her insanın kendi hayatından bir şeyler bulup çıkarabileceği bir eser. Kitaptaki şu bölüm efsane: “…Hayatımızın, birtakım ehemmiyetsiz teferruatın oyuncağı olduğunu, çünkü asıl hayatın teferruattan ibaret bulunduğunu görüyordum. Bizim mantığımızla hayatın mantığı asla birbirine uymuyordu. Bir kadın, trenin penceresinden dışarı bakabilir, bu sırada gözüne bir kömür parçası kaçar, o ehemmiyet vermeden bunu ovuşturur ve bu minimini hadise dünyanın en güzel gözlerinden birini kör edebilirdi. Yahut bir kiremit, hafif bir rüzgârla yerinden oynayarak, devrin gıpta ettiği bir kafayı parçalayabilirdi. Göz mü mühim kömür parçası mı, kiremit mi mühim kafa mı, diye düşünmek nasıl aklımıza gelmiyorsa ve bütün bunları nasıl hiç mütalaa yürütmeden kabule mecbursak, hayatın daha başka türlü birçok cilvelerine de aynı tevekkülle katlanmaya mecburduk.”