Baba ve Piç romanından sonra elif şafak' ın kitaplarını okumayacağıma kendime söz vermiştim. Romanın konusu bir Türk olarak beni rencide etmişti. Çok konuşulduğu için bu romanını okudum. Kitabı okunur yapan bana göre Ella ve Aziz' in mail ile başlayan basit kurgulanmış ilişkileri değil. Kitabı okutan insanlık tarihinin onur şahsiyetlerinden Mevlana ile bir aşk, vecd ve divanelik eri olan Şems' ın tanışmaları ve sonrasında gelişen olayların güzel bir kurgu ile okuyucuya sunulmasıdır. Mevlana ve Şems den bahsedilirken tarihi gerçeklere sadık kalınmakla beraber , bazı yazılanların doğruluğundan emin olmadım. Mesela, Şems' ın meyhaneye şarap alması için Mevlana' yı gönderdiği yazıyor, halbuki Şems'in meyhaneye gönderdiği Mevlana değil Şemsin müridi olmak isteyen devrin büyüklerinden Kirmani dir. Ayrıca Kimya Hatunun yetiştirilmek üzere Mevlana' nın yanına gönderildiğinde bahsediliyor. Ama ciddi araştırmalar Kimya Hatunun Kerra' nın öz kızı olduğu ve Mevlana'nında üvey kızı olduğu yönünde. Birde Mevlana Hz. ile Şems' in ilk karşılaşmalarındaki diyaloga konu olan sorular ve cevaplar var. Bazı araştırmalar sorulan ve cevaplanan soruların Elif Şafak' ın yazdığından farklı olarak yazıyor ama Elif Şafak' ın kitabında yaşanan diyalog mükemmel bir şekilde anlatılmış, defalarca okudum , kullanılan kelimelerden çok etkilendim, gözlerimden yaş geldi.. Yazar , dinler arası kardeşlik, hepimiz biriz (Müslümanı-Hristıyanı) gibi içeriği olan cümleleri çok fazla kullanmış. Kerra Hatun, Aziz ve Şems’ in bazı konuşmaları dikkatle okunursa bu türlü içerikli cümleler çokça görülecektir. Belki de yazar ileride bu kitabımla Edebiyat Oscar’ı alır mıyım diye düşünerek yazmıştır. Açıkcası bende öyle bir kanı uyandırdı. Kitabın sonunda kaynakça gösterilmesi yazılan tarihsel olayların güvenirliği açısında önemli buldum. Genel olarak kitabın kurgusunu , yazımı ve okunuşu çok rahattı.