aytmatovdan yine kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimize ve insanın doğayı yıkım gücüne işaret eden bir kitap.insanları orta asya bozkırlarına götüren bu kitap ilginç bir hayalgücünün yansıtması olarak değerlendirilebilir..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cengiz Aytmatov her kitabında olduğu gibi bunda da Rus zulmünü ve Sosyalist rusyanın rejimine karşı direnişi gözler önüne seriyor muhteşem söyleyişiyle...Cengiz Aytmatovun kitaplarının tamamı okunmalı bence...öğretmenler öğrencilerine kesinlikle önermeli
cengiz aytmatovun okuduğum en iyi kitaplarından biri ve bu yazarın diğer kitaplarını okumam için bir ışık tuttu... birkaç kitabı hariç diğer eserlerini okudum ve gerçekten uslubunu sevenler için değişilmez bir kaynak..
kitabı beğenerek okudum. uyuşturucunun zararları insanın doğayı nasıl katlettiği konularının işlenmesi çok güzel. ancak hristiyanlığa bu kadar yer vermesini anlayamadım. yavruları yok edilen kaçırılan insanda olsa hayvanda olsa etki aynı sevgi aynı sezgi aynı.
insanın doğa ve hayvanların yaşam alanlarını nasıl yokettiğini ve bir kurt ailesinin buna nasıl direndiğini güzel bir ifadeyle anlatmış. insanların kendi kendini yargılayıp artık doğanın dengesini bozmaması gerektiğine dikkat çekiyor. ders almamız gereken konular var. İnsanlığımızı tekrar gözden geçirmemiz gerek.
Yazarın yani Cengiz Aymatov'un bu kitabındaki olay örgüsü,mekan,konu ve kişiler bakımından diğer eserlerinden farklı kılmış,diğer eserlerinden farklı olarak bir albenisi var.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
cengiz aytmatov un harika eserlerinden biri...<br />kadere ahlağa dine değerlere farklı bir bakış açısı getiriyor.<br />mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.<br />kitapta kurtların ve insanların gözünden bakılıyor sona doğru ikisi birleşiyor ve acıklı bir şekilde bitiyor.
Türkiye'de yayınlandığı zaman büyük yankılar uyandıran ve birçok tartışmaya temel oluşturan "Dişi Kurdun Rüyaları" Aytmatov'un doğanın tahrip olunmasının acı sonuçlarını ortaya koyduğu bir eserdir. Akıcı Türkçesi ile kolayca okunuyor ve okuyucu üzerinde derin tesirler bırakıyor.
Rus milletinin diğer milletleri yok etmek için demir bir pençe olarak kullandığı sosyalizmin hışmından kendisini kurtarmak için Akbar'ı şöyle anlatıyor: "Eğer hayvanlarda geçmiş zamanı hatırlama hassası olsa, bunu en iyi Akbar hatırlardı. Hafızası kuvvetli ve bütün duyu organları bilenmiş olan Akbar, zaman zaman geçmişini hatırlayarak o acı olayları yeniden yaşıyor gibiydi. Ara sıra, durup dururken homurdanıp inlemesi belki bundandı." Aytmatov yeri doldurulamayacak bir yazar. Onun romanlarını okumaktan ayrı bir haz alıyorum. Edebi zevk dedikleri bu olsa gerek...
İlginç bir kitap, diğer Cengiz Aytmatov kitaplarından biraz farklı. Aslında ilk bölümü bayağı farklı, ara sıra acaba bu kısmı başkası mı yazdı da Aytmatov'un adıyla yayınladılar diye bile düşündüğüm oldu. Çünkü edebi anlamda beklediğimi bulamadım, düşünsel anlamda..vasattı. Ne yapmak istediğini de anladım aslında, belki düşünsel anlamda çok da vasat değildi, ama hayatla ilgili görüşlerini açıklamak için dini kullanması ve kullanış şekli de çok gelişmiş gelmedi. Hıristiyanlıktan bahseden-yani ana konu olarak bunu seçip olayları sürekli bunun etrafında döndüren yazarların tarzları zorlama geliyor bana. Bu kitabı bırakmayı bile düşündüm, ama iyi ki de bırakmamışım, çünkü nihayet ikinci kısımda Cengiz Aytmatov'la karşılaştım. Cengiz Aytmatov'un edebi yeteneği zaten gözlerimi kamaştırıyor, ama özellikle bir konudaki ifade gücüne inanamıyorum-annelik. Bu kitapta bunu bir dişi kurt üzerinden yapmış, yine inanılmayacak kadar canlı ve duygulu yapmış...Muhteşem...
Bu kitapta inanamadığım bir şey daha oldu-çeviri. Çeviriyle bu kitabı çocuk kitabı kadar basit bir dile mahkum etmişler ve bitmek tükenmek bilmeyen bir 'ayni' meselesi...'ı' kulalnılması gereken yerlerde bazen-her zaman da değil- 'i' kullanılması...Allah Allah...
çok harika bir yazar aytmatov nerdeyse bütün kitaplarını okudum ve hepsinden ayrı bi zevk aldım dişi kurdun rüyaları da çok güzel mutlaka okumalısınız....
Aytmatov'un diğer kitaplarından biraz daha farklı tarzda yazdığı,daha doğrusu konu olarak farklı açılımlara yelken açtığı bir kitap Dişi Kurdun Rüyaları.Kitapta iki farklı hikâyeden söz etmek mümkün .Bunların birincisi Abdias adlı kahramanın iç dünyası ve kötülerle (esrar kaçacıkları) ile verdiği mücadele .İkinci bölüm ise Boston'un kötülerle mücadelesi.Tabi bu iki öyküyü içine alan Dişi Kurt Akbar ve eşi Taşcaynar'ın hayat hikâyeleri.Özellikle kitabın başlangıç sayfalarında kurtların aile yaşamları,evlat sevgileri ve onların yaşadıkları doğal ortam çok güzel şekilde anlatılmış.Bu bölümde dikkati çeken bir diğer nokta ise doğal güzelliklerin insanlar tarafından yok edilmesi.Kitabın asıl mesajı ise İsa mitosu ustaca kullanılarak ve bu mitos Abdias adlı roman kahramanına uyarlanılarak çok başarılı bir şekilde anltaılmış.İsa'nın yahudanın ihanetine uğraması ve çok vahşi bir şekilde öldürülmesi sonucu bütün insanlığın bunun günahını kıyamamet gününe kadar çekeceği vurgulanıyor.Neticede insanlar güç için iktidar için birbirleriyle durmadan ellerindeki bütün mücadele araçlarını kullanarak birbirlerine üstünlük sağlamaya çallışacaklar .Kıyamet bu yüzden kopacak. Nitekim Abdias adlı roman kahramanın yaşadıkları doğrudan doğruya İsa mitosu ile örtüşüyor.Yani insaları doğruyu anlatmaya çalışan Abdias,çocukları ve uyuşturucu tüccarlarını bir türlü yaptıkları işten vazgeçirremez.Daha sonra onlar tarafından tartaklanarak trenden atılır.Hastanede kendine geldiğinde ise insanlara hayat veren duygu ile tekrar karşılaşır.Aşk.İnga-Abdias arasındaki imkansız aşk. Bu aşkı yaşayabilmek için onun yanına giden Abdias gittğinde İnga'yı orada bulamayarak doğayı ve doğada yaşayan canlıları katleden insanların arasına karışacaktır.Onları doğru yola getirmek için elinden geleni yapacak,fakat sonu İsa gibi olacaktır.Romanda diğer bir bölüm ise Boston ve Bazarbay-sekreter arasında geçen mücadelenin anlatıldığı doğayla mücadelenin anlatıldığı sayfalardan oluşuyor. Tabi bütün bu böümlerde Dişi kurdun maceraları da ustaca yerleştirilmiş.Roman yan konular da var. Aile düzeni,siyasal yapılanma,ahlâki yapıdan bozulma,çalışma hayatının zorlukları,doğa katliamı,dini anlayışların kendini yenileyememesi gibi.Tabi asıl mesaj iyilerle kötülerin mücadeleleri asla bitmeyecek,yapılan her kötülük karşılığını bir şekilde bulacaktır.Ama kitabın sonunda Kence adlı iki yaşındaki çocuğun kurdu sevmesi,kurdun onu kendi evladı gibi hissetmesi,Boston'un kurtla beraber kendi çocuğunu öldürmesi çok üzücüydü.Ama Boston'un bütün bu olanlara sebep olan Bazarbay'ı öldürmesi kötülüklerin asla karşılıksız kalmayacağını çok güzel anlatıyor.Aytmatov'un diğer kitapların biraz farklı bir tazda yazılmış bir kitabı.Rus romancılarının tarzı kendini iyiden iyiye hissettirmiş.Psikolojik yönü oldukça başarılı.Ayrıca İsa mitosu romana çok başarılı bir biçimde yerleştirilmiş.Çok başarılı bir kitap mutlaka okunması gereken bir Cengiz Aytmatov başyapıtı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aytmatovun kitaplarını tasvirleri sebebiye sevmişimdir, olayları okurken kendinizi o anın bir parçası gibi hissettirir. Bu kitapta da olaylar öyle güzel tasvirler ve bağlantılar ile anlatılmış ki okumaya başladınız zaman kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. İdealizmi, insanların birbirleriyle ilişkilerini ve insan doğa ilişkilerini konu alan bu kitabı herkese tavsiye ederim