Kitab-ül Hiyel
Kitab-ül Hiyel

Kitapyurdu Fiyatı: 209,90TL

Ürüne Git
478Yorum
Hiyel kelimesinin Frenkçedeki ve Arapçadaki anlamlarını öğrendiğiniz zaman Osmanlı toplumunun bilime bakışını anlayacaksınız. Esnaf localarının makinelere karşı korkusu, saraydaki bürokrasi ve rüşvet çarkı ve daha nicesi. Zaman zaman sıkılmış olsam da geneli itibariyle harika bir roman.
Bize gore bati tum icatlarin sahibi 600 yil dunyayi yonetmis imparatorlukta birsey uretilmemis bu gibi kitaplarin sayisi az tarih okuyarak ogrenilir her babanin cocuguna okutmasi gereken cok guzel bir makine tarihi eseri
Suskunlarla başladım okumaya,adeta büyülendim.Sonra puslu kıtalar atlası geldi önüme,hayranlığım bir kat daha arttı. Peşinden amat'ı okudum keşke denizci olsaymışım dedim. Yedinci günde acaba duraklama devrine mi giriyor dedim ta ki peşinden Gâliz Kahramanla beni kahkahalara boğana kadar. En son Kitab-ül Hiyel'i okudum. Bir insan bi eseri için bu kadar emek harcıyorsa ve benim için kel alâka dediğim bi konuda bile beni kitaba bu kadar bağlayabiliyorsa,o insanın önünde saygıyla eğilirim ben. Ihsan hoca çok büyük yazar,şanslıyız ki onu okuyabiliyoruz. Kıymetini bilmek lazım a dostlar...
İhsan Oktay'ın okumak için sabırsızlandığım bir kitabı.
İhsan Oktay ANAR yine konuşmuş, konuşturmuş. Böyle bir kitabı kurgu olduğuna inanmak çok güç. Çizimler çok pekiştirici olmuş. Zaman zaman bir roman okuduğunuz unutup bilimin ilginçliklerine dalıyorsunuz. Kısacası yazarın diğer kitapları gibi gerçek dünyadan kopma garantili bir kitap.
...sonuç olarak realist romanlar, yazarlarının suratları kadar tekdüze, şaşırtıcılıktan yoksun ve aslında gerçekdışı şeylerin anlatıldığı kitaplardı. çünkü bir mucize olan gerçeğin kendisi şaşırtıcı ve hayranlık uyandırıcı iken, aynı gerçeği anlatan bir realistin romanındaki hemen her şeyin bu kadar tek düze, bu kadar aşina ve bu kadar alışılmış olması nasıl açıklanabilirdi...."
İstanbul'u sadece üç kez görmüş biri olarak nasıl bu kadar ayrıntılı İstanbul tarifi yapabildiğine şaşırdığım yazara, bu kitabı için de teşekkürler.
Bazı insanların hayal gücüne sadece hayran olmaz, aynı zamanda büyük bir tutkuyla kıskanırsınız ya, benim için İhsan Oktay Anar onlardan biri. Bu kitap da o hayal gücünün dönemin motifleri ile mükemmel bir şekilde harmanlandığı o güzelim kitaplarından biri.
Diğer kitapları kadar değil ama güzel sayılabilir.. diğer kitaplarındaki yoğunluğu alamıyosunuz bu kitapta..
Çağımızın Jules Verne'i her konuda bilgisi olduğunu eski Türkçeyle de harmanlayıp etkileyici bir şekilde anlatıyor.
bu kitabı da çok farklıydı. Yafes Çelebi, Calud ve Lalezar Necef Bey’den Angilidis Efendi’ye, Samur ve Yağmur Çelebiler’den Uzun İhsan Efendi’ye bir sürü mucit, hiyelkar, aktarıcı, “rivayet edici”, mağdur, sarhoş, meyhaneci, kahveci... <br />bunların birleşiminden uzun ama kısa bir düş'müş gibi algınabilecek bir kitaptı. çözülmesi ve anlatılması kolay olmayan bir yazar...
Okunmasa birşey kaybedilmeyecek bir kitap. Puslu Kıtalar Atlası'ndan heveslenip tüm kitaplarını okumayı kararlaştırmıştım ama bu kitaptan sonra vazgeçtim sanırım
müthiş tasvirler çizimlerle desteklenmiş ilginç makineler, kitabı okurken kendimi leonardo da vinci gibi yerli mucitlerimizde olabileceğini belki de olduğunu gördüğüm için bir o kadar da onur duydum, müthiş bir kurgu ve betimleme.
Müthiş bir hayal gücü...Kitapta geçen bütün isimler,unvanlarıyla birlikte çok çok ilginç...Puslu kıtalar atlasına göre daha anlaşılır bir kitap.
Mekanik ilminin Osmanlı'daki doruk noktalarından yola çıkmış yazar. Binlerce kitabı elden geçirdiği ve derin araştırmalara garkolduğu çok açık. Zevkle okudum.
Kimileri için tamamen vakit kaybı kimileri için muhteşem bir kurgu , ben Puslu Kıtalar Atlası ve Suskunları çok beğenmiştim bu kitaptan o kadar tad alamadım .
okunabilir seviyede bir kitap, eh yani.
<br />Kitâb-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar'ın ikinci romanı. Bu küçük hacimli roman, hacminin aksine son derece büyük bir lezzetle okunacak koca bir dünya sunuyor okuruna. Eski zaman mucitlerinin tuhaf ve bir o kadar da ilgi çekici hayat hikayelerini, onarın içinde iktidar ve bilgi aşkıyla kendinden geçen muhteris mucitleri konu edinen bu kitap kitaba meraklı her okuyucu tarfından mutlaka okunmalı..
Romanın kurgusundan mı bahsedeyim, seçkin dilinden mi, yoksa hayal gücünün derinliklerinin yansıtılmasındaki ustalıktan mı; bilemiyorum. Her yönüyle muhteşem bir romancı ve gizli imgelerle bezenmiş harikulade bir yapıt.
Refik Halid'in kendine has taşlamalarının güzel bir örneği ancak tarihi karakterlerden bahsettiği için yapılan eleştiri ile karakter arasındaki bağı anlayamayabilirsiniz. Şahsen kitapta bahsedilen kişileri etraflıca tanımadığım için bunu yaşadım.