Tehlikeli Oyunlar / Bütün Eserleri 2 Hakkındaki Yorumlar

trillian 29.09.2010
Hikmet Benol şizofrenik bir vaka sayılabilir, fakat son derece zeki bir karakter ve şimdiye kadar gördüklerimin en ilginci, ayrıca bir Türk yazar tarafından yaratılmış olması da ayrıca gurur verici. Oğuz Atay'ın tüm kitapları gibi bu da başta yazım üslubunun özgünlüğüyle dikkat çekiyor. Oğuz Atay'ın dehasına şahit olmak için mutlaka edinilmeli..
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
unarm 29.08.2010
eğer bir Türk Nobel alacaksa bu önce Atay olmalıydı.Tehlikeli Oyunlar Tutunamayanlar'ın devamı ve edebiyatımızın temel taşlarından.
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
bilgeulsmn 01.08.2010
Atay'ın Tutunamayanlar'ın gölgesinde kalmış romanı... Birini diğerinden ayırmak elde değil, söz konusu Atay olunca her kahraman, her kurgu ayrı bir tat. Böyle içten, böyle acımasız, böyle lezzetli bir anlatım ancak Atay gibi birkaç ustanın işi. O hep anlaşılmayı bekliyor, kendi deyimiyle: " Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin?"
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-803191 05.01.2010
Bir insanın kafasından aynı anda ne kadar düşünce geçtiğini ve bunları nasıl dile getirebildiğini anlatan mutlaka okunması gereken bir roman. Anlatımı nedeniyle Tutunamayanlar romanından daha farklı. Özellikle pijama giyme sırası ve banyodaki böcekle konuşma kısımları oldukça ilginç...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
gumushanevi 25.10.2009
Hikmet Benol ve Emekli Albay Hisamettin Tambay başrolde.Kendinin iyi bir okur olduğuna inananlara tavsiye ederim sadece.İyi bir okuma geçmişi olmayanların kitaptan bahsederken yapabilecekleri tek yorum "çok sıkıcıydı" demelerinden başka birşey olmaz.Hikmetin buhranlı hayatının arka planında yaplıan toplumsal eleştirileri içeren bir roman konu olarak.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Deeds 26.06.2009
Harika bir eser. Benim gözümde Tutunamayanlar seviyesine erişememiş olsa da kesinlikle okunması gereken bir roman.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
gül @ 16.04.2009
İLK ELLİ SAYFASINI SIKINTIDAN BUNALARAK VE KENDİMİ ZORLAYARAK OKUDUĞUM BİR KİTAP.AYNI ŞEYİ BİR DE TURGENYEVİN DUMAN ADLI ROMANINDA YAŞAMIŞTIM.ÇOK DURAĞAN BİR KİTAP,FAZLA KİŞİSEL VE SIRADAN GÜNLÜK OLAYLARIN İÇİNDE BOĞULUYORSUNUZ OKURKEN.HAYATIN KENDİSİ GİBİ YANİ.İNSAN DAHA İLGİNÇ BİR ÖYKÜ BEKLİYOR.MESELA DÜŞ MÜ GERÇEK Mİ AYIRT EDEMEDİĞİ BİR ASKERLİK ANISINI UZUN UZUN ANLATIŞI VE BU ESNADA HİÇBİR MESAJI OLMAYIŞI TAHAMMMÜL SINIRLARIMI ZORLADI.DÜŞLE GERÇEKLİK ARASINDAKİ GİDİP GELMELER VE SINIRLARIN BİRBİRİNE KARIŞMASI GÜZELDİ.TEKNİK İYİ ,AMA ANLATILANLAR SIKICI.SANIRIM TEK OLUMSUZ YORUM BENİMKİ..
Yanıtla
4
2
Destekliyorum 
Bildir
cagriyildirim 01.11.2008
okuması kadar yorum yazmasıda zor olan bir kitaptır bu. Kitabın ana karakteri hikmettir. hikmet ve çevresindeki kişilerin işlendiği bir roman ama daha çok hikmetin kendisiyle olan konuşmaları(kendisiyle hesaplaşmaları) işlenmiştir. Kitabın en güzel özeti kitabın son paragrafında yapılmıştır.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
kara cahil45 31.10.2008
Evet Oğuz Atay ,Türk Edebiyat dünyasında hayattayken pek değeri anlaşılamamış bir yazarımız.Daha doğrusu bir düşünür.Tehlikeli oyunlar Türk Edebiyatında pek denenmemiş bir tarz.Kişinin kendi kafasında yarattığı dünya (sahne) ve kişiler(oyuncular).Roman tekniğinin tiyatroya dönüşmüş hali.Açıkçası bunu söylemeden geçemeyeceğim.Tıpkı Tutunamayanlar'daki karamsar hava var Tehlikeli Oyunlar'da da.Ama Tutunamayanlar bir başkaydı.Atay'ın kahramanlarının isimlerindeki seçimleri hayli ilginç ve çarpıcı.Baş kişimiz Hikmet.Adının tam aksine bir karakter.Yani ismiyle müsemma değil .Tabi diğer kahramanları da öyle.Sevgi,Hikmeti'in karısı,Sevgisizlik içinde ,mutsuz bir ailede yetişmiş,sessiz,sakin hastalıklı gibi bir karakter.Oysa sevgi kelimesi denildiğinde tam tersi bir durum sözkonusu.Bilge ise aklı bilgiyi aklı temsil etmesi lazım gelen kişi ise aynı durumda.Bilge lik ile ilgisi yok.Atay hayatın kavramlarla olan zıtlıtklarını çok başarılı bir şekilde veriyor.Romanda Hayattaki yalnızlık ve bunun birey üzerindeki etkileri çok başarılı bir şekilde ifade edilmiş.Adeta o yalnızlığı,çelişkiyi okur da yaşıyor kahramanımız Hikmet ile birlikte.Bir de kişilik kargaşası var.Olaylar karşısında verdiğimiz farklı tepkileri farklı kişiymiş gibi değerlendirmemiz.Hikmet I ,HikmetII ,HikmetV gibi.bir sürü Hikmet,yani karakter var aslında içimizde.Özellikle evlilik hayatının buhranlarının anlatıldığı bölümle o kadar güzel yazılmış ki insan adeta kahramanlarımız Hikmet ve Sevgi'nin yanında gibi hissediyor kendini.Mutsuz bir evlilik,sonuçta müthiş bir yalnızlık.Sevgi'den beklediklerini göremeyen Hikmet, Bilge'ye yönelir,En büyük hazinemiz aklımızdır der.Fakat orada da aradağı mutluluğu bulamaz kahramanımız.Bir başka nokta ise,Hastanelerimizde yaşananları mizahi bir şekilde işleyen bçlümler gerçekten beni şaşırttı.Böylesine müthiş bir gözlem gücü ve bunu esprili bir şekilde ifade etme yeteneği mükemmel OĞUZ ATAY'ın. Hastanelerde doktorların kendilerini erişilmeyecek bir varlık gibi görmeleri,hemşirelerin bile yanlarına yaklaşılamaması vb..Kitapta yine Tutunamayanlarda karşımıza çıkan İSA mitosu var.Fakat bu sefer artık İSA ve ona yakın olanlar netleşiyor. DUL KADIN -Hz.Meryem,HİKMET-İsa,ALBAY-tanrı Kutsal üçgen tamamlanıyor.Yazar Hz.İsa'yı kendiyle aynı trajediyi yaşadıığı için için seçmiş bana göre.Çünkü İSA son yemekle sona doğru yaklaşır,Yahuda'nın ve diğer yardımcılarının ihanetine uğrar.Hİkmet te son yemekten sonra sona doğru yaklaşır.Kitap için son bölümde Albay'ın gazeteye yazdığı mektup oldukça önemli ,hayatı karışık hale getiren aslında önemsizmş gibi görünen fakat insanın hayatını zor,içinden çıkılmaz bir hale getiren toplumsal aksaklıklar anlatılıyor.İnsanların her şeyi merak edip olur olmaz dedikodu yapmaları,kanalizasyonu tamamlanmamış yerlerin asfalt çalışmalarının yapılması,Batılı gazetelerin aleyhimizde bir şeylelr yazmaları,Batıyı tam manasıyla sindirerek kavrayamamız,(mütercim Arif'le sınırlı kalır batıyı özümseme işi)...MÜkemmel bir kitap mutlaka okunması gerekir
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
batdünyabat 14.08.2008
Nedense bütün entelektüel görnünenler Tutunamayanlar'ı baştacı eder dururlar ve birçoğu tehlikeli oyunlardan habersizdir ,şüphesiz kurgusu ve üslubuyla o da güzel bir kitap fakat Tehlikeli Oyunlar bana daha bir sofistike gelmişti açıkçası,Olric... benim kahramanımdı,"bat dünya bat,iki gözün kör olsunda piyango bileti sat"
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Mücahit Arlı 07.07.2008
bende "tehlikeli oyunlr"' ı çok beğenenlerdenim ve tabiki okumak isteyipte ebatından dolayı tereddüt edenlere özellikle tavsiye ederim
yayınevine: kitapta inanılmaz tashih hatalar var (atay'ın tarzının dışında) böylesine kıymetli bir eserde hiç mi hiç olmamış umarın ilgili biri okurda ilgilenir
siteye: eski kapak koymuşsunuz böylesine kıymetli bir eserde olmamalı umarım ilgili biri okurda ilgilenir
okumalı günler temennisiyle...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
ilk@y 11.04.2008
tutunamayanlar her ne kadar oğuz atayın baş eseri sayılsa da tehlikeli oyunların tutunamayanlardan aşağı kalır bir yanı yok. okumayanlar için, okuyunca oğuz atayın keskin zekasından çıkma esprilerine hayran olacak birbirine geçmiş cümlelerin arasında keyifle kendinizi kaybedeceksiniz. oğuz atayı okumak büyük bir ayrıcalık. keşke daha fazla yaşayıp dünyaya daha fazla eserler bıraksaydı. yazık !
Yanıtla
3
2
Destekliyorum 
Bildir
paraben 25.01.2008
" Ey sevgili okur, Şu elinde tuttuğun Tehlikeli Oyunları okumak üzere olduğun için seni ne kadar kıskandığımı açıklamakla başlamak istiyorum..........heyecan ve serüven dolu bir yolculuğa benzeyen bu okuma uğraşıyla ilk kez karşı karşıya olduğun için elbet." Cevat Çapan- Tehlikeli Oyunlara önsöz.
işte bende aynen böyle düşünüyorum. hatta zaman zaman keşke okumamış olsaydım şimdi okurdum dediğim o kadar zaman olduki.
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
cevrimicievren 12.11.2007
Ön Söz yazarının "...okumak üzere olduğun için seni ne kadar kıskandığımı..." diye söze başladığı Tehlikeli Oyunlar'dan bir alıntı:

"...Ülkemizde tarım ürünleri yetişir. Kuru üzüm ve incir yetişir. Önce ıslak yemişler yetişir. Onları, güneş olan yerlerde kurutarak kuru yemiş yetiştiririz. İngiltere'ye göndeririz, onlar da bize gerçek gönderirler. Gerçek tohumları gönderirler. Biz, o gerçeklerden kendimize göre gerçekler yetiştirmeğe çalışırız. Son yıllarda, kuru üzüm ve incirin yanısıra, köylü de göndermeğe başlamışızdır. Bu köylüleri, önce şehirlerde biraz yetiştiririz; tam olgunlaşmadan (yolda bozulmasınlar diye) başka ülkelere göndeririz. Onlar da bize döviz gönderirler. Halk müziği göndeririz; şoför plağı gönderirler, aranjman gönderirler. Az gelişmiş ülke göndeririz; yardım gönderirler. Zelzele, toprak kayması, sel felaketi haberleri göndeririz; çadır ve heyet gönderirler. Asker göndeririz; teşekkür gönderirler. Binbir zorlukla yetiştirdiğimiz değerler göndeririz; dış ülkelerde çalışan yabancılar istatistiği gönderirler. Gerçek insanlarımızı göndeririz; bize ordan mektup gönderirler."
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
aneske 18.09.2007
oğuzcuğum atay'ın "tutunamayanlar roman mı? aklına geleni yazmış bu adam" diyenlere cevabı...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
SALTY 12.03.2007
Bazı kitapalr için kelimelerin manasız kaldıkları olur. Hikmet Benol'un anlattıklarından , hayal gücünden,acılarından, üzüntülerinden, paranoyasından filizlenip, satırlarda can bulan muhteşem bir Oğuz ATay klasiği. Beynindeki tümör sebebiyle 40 yaşında hayata veda eden yazar Oğuz ATay çizdiği karakterlerle okuyucuya bambaşka şeyler yaşatıyor. Şunuda eklemeden geçemeyeceğim. Yorumların birinde "Tutunamayanların gölgesinde kalmış bir baş yapıt" demiş arkadaşlardan biri. HEm baş yapıt hemde bir kitabın gölgesinde kalmak çok mantıksız. Ayrıca kitaplar birbirlerine gölge olmaz, genelde ışık tutuarlar birbirlerine. YAzarın neler anlatmak istediğini kavramamaız için gerekli ip uçlarını barındırırlar içlerinde. Ayrıca bazı satırlarında TEhlikeli oyunlar, Tutunamayanların bile önüne geçmiştir...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
hollymoon 11.06.2002
İnsanın içsel yaşamını en yaralayıcı şekliyle betimleyen,bu içsel yaşamın getirileri olan korkuyu,sıkıntıyı,acımasızlığı birkaç birbirinden farklı öyküyle anlatan çarpıcılığı tavana vurmuş,bitirdiğinizde birkaç gün kendinize gelemeyeceğiniz bir kitap bu.Kabul edin hayat çok acımasız.
Yanıtla
6
1
Destekliyorum 
Bildir