İsimle Ateş Arasında
İsimle Ateş Arasında

Kitapyurdu Fiyatı: 315,20TL

Ürüne Git
425Yorum
Esra Özarfat
Etkileyici... Tarih okumayı seven biri olarak Osmanlı İmparatorluğu'nda önemli bir yere sahip yeniçeri ocağını tarihsel gelişimi, sona ermesindeki çevresel etkenler açısından çok güzel ve akıcı bir dille ve nefis benzetmelerle değerlendirmiş. Bekiroğlu, ikilikleri güzel tasvir eden bir yazar. Kitapları 'lezettli' birer yemek ve betimlemeleri de yemeğe lezzettini veren baharatları...
abdullahkocal
Olmak ya da olmamak cümlesi en iyi anlatır bu eseri... Osmanlının son demlerinden çeşitli ot kokuları içerisinden günümüz okuruna sunulan talihsiz bir aşk hikayesi. Olunmaması gereken bir zamanda olunmaması gereken bir yerde -Yeniçeri Ocağı'nın topa tutulduğu gece, Ocak'ın içerisinde- bulunmaktan daha kötü ne olabilirdi ki? Bu eseri okurken zihnin başka bir yöne akma özgürlüğü yok!
adigepshasha
nazan bekiroğlu "yusuf ile züleyha" ile girdi kayatıma. şimdi onun kitapları beni çok heyecanlandırıyor. dilini çok beğendim. kitaplarının diğerlerini de okumayı heyecanla bekliyorum
Adem Artan
Kaşif
İlk defa bir kitabı bitirmeden bu kitabı tekrar okumalıyım hissine kapıldığım nadide bir kitap.
Edebiyat ile tarih iç içe. Ağır ağır ve tadı gerçekten çıkartıla çıkartıla okunması gereken bir tarihî edebiyat şöleni veya edebî bir tarih şöleni. Çoğu yerleri edebiyat ve tarihle ilginize göre altı çize çize okumanız, bazı bölümlerini döne döne, tekrar tekrar okumanız ve yeniden anlamanız gereken bir kitap.
Yazar, yerine göre bir yeniçeri, yerine göre bir padişah, hatta padişahlar olup çok yönlü, çok kimlikli bir anlatıcı rolüne soyunarak herkesi kendi cephesinden anlatıyor.
En sonda da kitabın özeti sayılabilecek bir tarih felesefesiyle mesajını kemale erdiriyor.
Hem edebiyata, hem de tarihe meraklı herkese tavsiye edeceğim bir kitap. Bu kitabı okuyunca edebiyatın gücünü bir kez daha teslim ediyorsunuz. "Bu kitabı okumamışsan çok şey kaybetmişsin." diyen arkadaşıma şimdi hak veriyorum.
Okuyun ve kendinizi tarihin derinliğinde edebiyatın sarhoş edici güzelliğine bırakın.
(Bu kitabı okurken elinizden kalemi eksik etmeyin, zira pek çok satırının altı çizilecek nitelikte. En iyisi, bu kitabı ikinci defa okumak; çünkü bunu fazlasıyla hak ediyor. İnanmazsanız okuyun.)
Serceft
Kitapkurdu
kesinlikle nazan bekiroğlunun en güzel eseri.anlatım itibarıyla orhan pamuka benziyor ama bence ondan daha iyi.<br /><br />nazan bekiroğlunun biçemi türkiyede eşsiz ve mesnevi, roman arası masal tadında ilerleyen bir roman yazmış.<br /><br />yeniçeriler genel konusu içerisinde bir kaç osmanlı padişahına değiniyor bir yandan da bir aşk öyküsü anlatıyor.
maestro97
Bence Nazan Bekiroğlunun en güzel eseri her kütüphanede mutlaka bulunması gereken bir eser.
Serife Özdemir
İsimle ateş arasındayı üç ya da dört kez okudum. Ama sık sık elime alıp altını çizdiğim yerleri tekrarlarım. Her okuyuşumda başka bir şeyler gözüme çarpar. İç aydınlatıcı bir kitap.. Mutlaka okunmalı...
ahmetoguz3434
Kitapkurdu
nazan hanımın bu kitabını okul yıllarımda okumuştum ve o zamandan beri almayı istiyordum aşk ve bir devletin tarihini bu kadar iç içe anlatan ender bulunabilecek bir kitap
KY-619296
Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemleri, Yeniçeri Ocağı'nın yakılarak yok edilmesini konu ediniyor kitap. Bir yeniçeri aracılığıyla Osmanlı içindeki bu askeri gücü daha yakından tanıma şansınız oluyor. Önce denemelerini okuyup üslubuna hayran kaldığım bir yazardır Nazan Bekiroğlu. Romanda da bu üslubu ile akıcı ve güzel bir anlatım yakalamış.
KY-360657
Nazan Bekiroğlu'nun ilk okuduğum kitapları arasındaydı İsimle Ateş Arasında. Hayranlık uyandıracak kadar öz ve edeb/iyatın hakkını verecek bir üslubu var sevgili Nazan hocanın. Bu kitap ise tarihin derinliklerine aşk'la yol almak gibi...
Elif Büşra Yavuz
Çoktandır kitaplık rafında bekliyordu bu kitap. Nedense alıp okumak hiç istemedi canım.Beklememeliymişim.Bir günde bitti.hemen oturup yazı yazdım defterime kitapla ilgili.Ciddi tasfirleri var.Aşkın tarifini yeniden gözden geçirdim.Bayıldım bu kitaba ama tam da vaktinde olumuşum isabe oldu.İyi kitap vesselam...
yukoo
Kitapkurdu
Aklımla kalbimin, hâlimle sözümün, teslimiyetimle ve vehmimin arasında kaldım ben. Aklımı gösteren ismimle aşkımı gösteren ateş arasına düştüm, o uçurumda yittim ben. Aynı anda iki şey olunamadığı için aşkın saltanatında, o uçurumda yitirdim ben. <br />nazan bekiroğlu'nun okudugum ılk eserı hıcbır kıtap benı bu kadar tarıhle aşın içine goturememişti.kelimelerın içinde kaybolup yeni bir cümle kurmaya çalışıosunuz ve isminiz kadar hissediyorsunuz muhteşem bir kitap...
heyamo
Kitapkurdu
Kesinlikle harika bir kitap. Okuyunca sizi de akıcılığı ile içerisine alıyor. Hele bir de Osmanlı'ya ilgi duyuyorsanız kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Bu yazarın okuduğum ilk kitabı idi ve beni kendine hayran bıraktı.
adıdegmez
Kitapkurdu
Kitabı okuduktan sonra bir çok şeyin yanı sıra aklımda nihade'nin defterleri kalmıştı.Neyse ki CAM IRMAĞI TAŞ GEMİ kitabında bu hikayeye yani Nihade'nin beşinci defterine rastladım.
deli sevdam
Kitapkurdu
bu kitap için ne yazılabilir ki... OLAĞANÜSTÜ tek kelimeyle. okumak için elime aldığımda kalp atışlarımın hızlandığını biliyorum, bunu hissedebiliyordum...acaba sonraki cümle nasıl içime işleyecek diye düşündüğüm çok olmuştur ve zaman zaman o yoğunluğu hafifletmek için ara verdiğimi bir ben bilirim. tarih okumayı çok severim. hele bir de edebi bir dille yazılmışsa... tekrar tekrar kendini okutan harika bir kitap. her okuduğunuz da bir daha okumak arzusu başınızı döndürecek. emin olabilirsiniz... nazan hanıma sonsuz teşekkürler...
nilyankı
Kitapkurdu
"Yusuf İle Züleyha -Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün" adlı kitabının arka kapak yazısını okuyunca hemen aldım ve okudum ilk kitabında daha anlatımına aşık oldum. "İsimle Ateş Arasında" kitabının arka kapak yazısını okuyun sizde aşık olacaksınız. Genelde yazarın kitaplarında anlatım içeriğinin önüne geçerdi ama bu kitapta içerikte en az anlatım kadar mükemmel olmuş. Nazan hoca için ne denilebilir ki... Onun deyimiyle mümkünler alemin de namümkün olduğunu düşünsemde; Rabbim bizede biraz kelimelere hükmetmeyi nasip etsede ona olan hayranlığımızı dile getirebilsek. Desen desen çizilmiş, nakış nakış işlenmiş, her cümlesi için ciddi emek sarf edilmiş, bize de sadece okuması kalmış.

"Ben uydurdum bütün bu hikayeleri. Ama size şunu söylüyorum ki: Daha yüksekte duran bir gerçeği işaret etmek için bunca hikaye uydurdum. Demek istediğim, hepsi yalanken anlattıklarımın, anne kalbinde bir çocuk yokluğunun işaret ettiği acı yalan değildi. Yalan değildi eşi zalim avcı tarafından vurulan turnanın zaruri ölümü. Yalan değildi kemalin arkasından zevalin geldiği. Olgunlaşan her şeyin sonunda bozulduğu. Bir şey bozulurken onunla birlikte başka şeylerin de bozulduğu. Yalan değildi devletlerin insanlar gibi, aşkların da devletler gibi ömürleri olduğu, mahiyeti safiyet olan aşkı en çok karanlıkların boğduğu. Yalan değildi aşkın birbirine uymayan iki tanımının olduğu. Bu tanımlardan biri sorgusuz sualsiz teslimiyet anlamına gelirken, diğerinin, sorgusuz sualsiz teslimiyetin kurulumu demek olduğu. Böylece aşkın mutlak tanımının mümkünse aleminde na-mümkün olduğu. Yalan değildi güzel kokunun ezel hatırası taşıdığı. Yalan değildi bazı şeylerin hep bir şeyle bir şey arasında ürperti gibi asılı durduğu. Günahı ve ihaneti bu dünyada su, öbür dünyada ateş arıtacakken, suyla arınmayan aşık kalbinin ancak ateşle durulduğu. Belki de bu yüzden bir büyük yangının koptuğu. Bir ocağın; kelama mecbur çileden yenik elemden ibaret bir kalpten kopa gelen yangınla tutuşup kül olduğu. Hikayelerine ayrılarak anlatılmış bir romanda son kez yemin ediyorum ki; Vallahi yalan değildi!"
ibrahimvari
nazan bekiroğlu zaten kitaba endülüslü bilgenin o muhteşem sözüyle ''hikmetleri kelimelerin kalbine indiren Allaha hamdolsun<br />'' başlayarak kitabı eline alıp açan okuyucuda muhteşem bir etki bırakıyor.Ve içimden dedimki galiba bu kitap farklı.ilk 30 sayfayı okuduğum da hiçbirşey anlamadım daha doğrusu anlamak istemedim kendimi kelimelerin o ahengine bıraktım.sonra baştan tekrar okudum.Ne kadar güzel bir dil ne kadar muhteşem şimdiye kadar kimsede görmediğim bir nakış.Keşke bende hikmetli kelimelerle anlatabilsem meramımı ama ne çare.iyi okumalar
Mücellâ
kendisine de söyledim nazan hocamın!
beni sabahlara kadar uyutmayan, böyle cümleler kurulamaz dedirten, her satırında gözyaşlarına boğulmak istediğim GERÇEKTEN KİTAP OKUDUĞUMU ANLaDIĞIM İLK KİTAP!!!

hayatımda hiç bir şeyi bu kadar çok istemedim, hayatımda hiç bir zaman bu kadar etkilenmedim. KALEMSe, KELAMsa söz konusu olan bu kitaptan daha üstünü yok.

hayatımda bir kitabın içine ancak bu kadar girmek istedim, her sayfasında yaşamak...
şimdi bile ettiğim gıptadan ötürü gözlerim yaşarıyor.
nazan hocam okadar çok kusursuz kelam etmişki ben ne desem ancak söyleyemediklerim kadar oluyor. okyanusta bir damala kadar.
bu kitabı okumadıysanız BEN İYİ BİR OKURUM DEMEYİN.
saygılarımla kaleminiz ve ellerinizden öpüyorum hocam!...
sefalım
kitabı okurken kendinizi tamamen kitabın içinde buluyosunuz.Sonuna kadar sıkılmadan okudum diyemem ama çok güzel bir kitap.yazarın bu ve diğer kitaplarında çok hoşuma giden bir özelliği var ki;bu kitabında Mansurun ağzından anlatılması bu özelliği dahada belirginleştirmiş.Şöyleki;sadece yaptığı bir hareket yada yaşadığı bir olay değil aklından geçen düşüncenin dahi sebeblerini ve üzerinde bıraktığı etkiyi o derece güzel anlatıyorki,kitabı okuduktan sonra herşeye nazan bekiroğlu gözüyle bakabiliyorsunuz.kişiye geniş bir bakış açısı kazandırdığını düşünüyorum.şunuda söylemeliyim ki Genç Osmanın öldürülüşünü anlattığı bölüm en güzel bölümüydü...
elifde
bence muhteşem bir kitap. özellikle cem sultanın katledilmesinden bahsettiği yeri çok güzel anlatmış. çok etkileyici yazmış.