Kapak Kızı
Kapak Kızı

Kitapyurdu Fiyatı: 251,98TL

Ürüne Git
378Yorum
BU&SE
04.11.2014
Kitaptaki karakterleri, birbirleriyle tek bir noktada buluşturan ,muhteşem bir kitap.Aslında çıplak ve yanlız olan kişilerin, yargılardan kurtulamayan kişiler olduğunu derinlemesine gözler önüne seriyor.
KY-718479
02.10.2014
sıra dışı anlatımıyla insanı içine çeken hoş bir kitap
ILKE
Kitapkurdu
22.08.2014
karakterlerine ve insanın zayıflıklarına , yanlızlığına dair çok güzel bir kitap... şiddetle tavsiye ederim
zisniko
Üstat
07.05.2014
katman katman okudukça okunası bir kitap. bir taraftanda bitmesin diye okumaya kıyamayacağınız bir edebiyat şöleni.
fdediler
Kitapkurdu
26.04.2014
Kitabın ilk sayfalarında o kadar çok karakter ismi vardı ki bir ara kayboldum ama sonra alıştım ve isimleri ayrıştırabildim. Genel olarak konusunu çok beğendiğim, alışılmışın dışında olduğunu düşündüğüm bir kitap oldu.
sedaseda84
09.05.2013
Ayfer Tunç'un olaylardan çok yine kişiler üzerine kurduğu kitaplarından biri ''Kapak Kızı''. Kişilik analizlerinde yine kendinizden ve çevrenizden çok şey bulacağınız dolayısıyla da içerikteki her kahramanı tanıyormuşsunuz izlenimine kapılacağınız bir roman. ''Mahalle baskısı'' kavramının ustalıkla işlendiği eserin yazım dilindeki akıcılık bir solukta okuma imkanı sağlıyor.
Edebî
01.01.2013
Bir tren yolculuğu sırasında, erkek dergisine hayattan, sistemden öç almak için poz veren Şebnem adında “farkında” bir kız aracılığıyla kendi hayat muhasebelerini yapan üç insanı tanıyoruz ve ikiyüzlü ahlak anlayışımızla yüzleşiyoruz. Roman ilk başta sıkıcı ya da karışık gibi görünüyor ama taşlar yerine oturduğu zaman son derece akıcı bir roman olduğunu görüyoruz.
elifem
22.08.2012
Yazarın okuduğum ilk kitabı,devamı da gelecek mutlaka. Kitapta herkes geçmişiyle ve kendisiyle bir hesaplaşma yaşıyor.Zevkle ve merakla okuyorsunuz.Yeşil Peri Gecesi devam niteliğindeymiş,okunacaklar listemde.
Sala
05.08.2012
Karakterlerin kendini ve olayları sorgulamalarını okurken insan kendinden bir şeyler buluyor. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, güzeldi.
im.selinkoc
30.04.2012
İnsan şiddetle bu hikayeyi, bir de baş kahramanının ağzından dinleme ihtiyacı duyuyor.. Ve yazar sanıyorum bunu düşünerek Yeşil Peri Gecesi 'yle buluşmamızı sağlamış sonradan.. :) Başlarda fazla karakter olduğu ve boğulacağını hissediyor insan ama pes etmeden devam edince su gibi akıyor.. Mükemmel bir kend,n, sorgu kitabı.. 3farklı karakterin 1 kişi etrafında kendi hayatlarını sorgulayışı.. Mükemmel :)
serendipityalyosa
Kitapkurdu
02.02.2012
şiddetle tavsiye ediyorum. ankara eskişehir arası tren yolculuklarında bulunanlar özellikle..bence okumalısınız..kitapyurduna teşekkürler..bu kitabı doğunun en ücra köşesine sorunsuz gönderdiği için tebrikler.
polop
Kitapkurdu
28.11.2011
Olay trende başlıyor; oradan dağılıp gidiyor.Yazarın ilk defa bir kitabını okudum .Üslubu güzeldi.Diğer kitaplarını da merak ediyorum.
dilex
21.11.2011
kurgusu o kadar güzelki, bildiğim ama tanımadığım karakterlerle hayalimdeki karşılaşmayı anlatmış. gördüklerimizin arkasındaki, madalyonun bilinmeyen yüzünü. yeşil peri gecesini hemen ardından okumalı, gerçeklere ordan, şebnemin panceresinden bakmalı, ve acıyan yaralarınızı üflemelisiniz.. sırtımızı döndüğümüz insanların, bilmediğimiz hayatlarını anlatmış ayfer tunç. teşekkürler.
Abdullah Tosun
26.09.2011
Kaderin cilvesiyle ''tuzu kuru'' kalmışları, sırça saraylarında oturup yukarıdan ''sokağa düşmüşleri'' yargılayanları yüzleşmeye çağıran bir kitap. Ancak ''Kapak Kızı''nın masum ve biraz da özenilen, özenilmesi gereken bir tip olarak gösterilmeye çalışılması beni rahatsız etti diyebilirm. Bu kitapta da yine ''tutunamayan'' kahramanları görmekteyiz. Belki de bu bakış modern dönemin en ayırıcı vasfı. Huzursuz, kederli, arayan ve bulamayan insanlar topluluğu... Yazar okuduğum hiçbir kitabında bir reçete sunmuyor; belki de doğrusu budur. ''Basit'', ''mağlup'', ''hüzünlü'', ''cesur'' ve ''isyankâr'' kahramanlar yazarı diyebiliriz Sayın Tunç'a. ''Sokağa düşmüş'' insanları yargılamadan önce kendimizi sorgulamalıyız: Bu insanların o hale düşmesinde benim ne kadar payım var veya onun yaşadıklarını ben yaşasaydım şu an düşündüklerimi düşünür müydüm? Hem nemalanan hem de en ağır bir şekilde yargılayanların riyakarlığı da ayrı bir konu.
aliihsancalip
Kitapkurdu
06.08.2011
Ayfer Tunç ilginç bir yazar... olayları kişileri dağınık gibi yazsa da size unutturmadan bağlıyor.. zevkle okunabilecek bir kitap ve de yazar
Hüseyin Zorlu
Kitapkurdu
17.04.2011
Romanda 3 ana karakter var gibi görünüyor ancak asıl kahraman tek. Bu karakterin asıl hikayesi ise yazarın "Yeşil Peri Gecesi" isimli romanında anlatılıyor. Ben bu kitabı Yeşil Peri Gecesi'nden sonra okuduğum için kişiler arasında fazla kaybolmadım. Son kitabındaki kadar başarılı olmasa da yazarın bu kitabında da başarılı olduğunu söyleyebilirim. Ayfer Tunç asıl olarak öykü yazarı olarak kabul edilse de romancı olarak da bu başarısını tekrarladığının kabul edilmesi gerekmektedir.
Ömer Taha Güvenek
Kitapkurdu
20.12.2006
roman 3 farklı karakteri kendi geriye dönüşleri ile tanımamızla ilerliyor.ersin ile selda'nın tanışıp sohbete başlaması ile müthiş diyaloglar ve iç konuşmalar yer alıyor.sanki iki yabancı arasında bir aşkın doğuşu iç dünyaları ile birlikte harika yansıtılıyor.bu kısımlar harika.sonra diyalogları da mecra değiştiriyor ve roman bitiyor..başarılı bulmadım..başından sonunda dek ikilinin karşılaşıp,tanışıp,sohbet ettikleri ilk dakikalardaki tansiyonu koruyabilse çok güzel olurdu..
Suat Sungur
Kitapkurdu
28.03.2005
Ayfer Tunç’un trenden yansıyan kasaba manzaralarını ve kasabanın zihinlerde taşıdığı anlamları tasvir ettiği bölümleri çok başarılı buldum. Mesela Selda’nın izlenimlerini; “İstasyonun arkasında alabildiğine çirkin yapılarla uzanan bu küçük şehre baktı. İyi ki kar yağmış, telaş, yağma ve hırsla büyümüş bu ilçeyi kendi güzelliğiyle örtmüştü. Selda bir zamanlar içinde yaşadığı küçük şehrin ruhunda yarattığı etkiyi hatırladı.(…) zaman şehirlerin dokularını törpülemiş, yeni ve parlak bir hayat beklentisi bütün özelliklerini silmişti. Artık küçük şehirlerin dışarıdan gelenlerin genzini yakan lezzetlerinden, kendilerine has havalarından, mütevazı düzenlerinden eser yoktu. Her biri gerçekte olmayan bir büyümeyi taklit ediyor, giderek aynılaşıyor, hepsi hızla birbirine benziyordu”.

Nüfusla, maddi zenginlikle, coğrafyayla sınırlanamayan, ele avuca gelmeyen, ancak tariflerle yaklaştığımız kaygan bir kavramdır taşra. Ayfer Tunç’un çok iyi yakaladığı gibi, taşraya bakanın kimliği önemlidir. Türk romanında, aslında bütün bir düşünce hayatında, Anadolu’ya yönelik bakış farklılarını anlaşılır kılan budur. Taşradaki zamanın, mekanın ve insan hayatlarının kimileri için neden durağan kimileri için neden “kendi zemininde, uçmadan kotarılan bir değişim” olduğunu anlatan budur. Bu yabancı bakışların ardında gelişmiş, düzgün, haklı, doğru, tartışılmaz ve başkalarına da öğretilmesi zorunlu olan modernitenin standartlarına bağlılık var; taşranın tartıldığı terazinin referansı eskiden Türk modernleşmesiydi, şimdilerde Avrupa standartlarını tutturmuş olmak. Taşraya kentten, dolayısıyla bir biçimde tanımlanmış modernlikten hareketle yönelenler için taşrayı keşfetmek, aslında modern olmayanı göstermektir. Böyle bir bakışla geri kalmışlığın, yoksulluğun, cahilliğin nedeni de modernleşememişliktir elbette. İnsanların kültürden, sanattan, tüketmekten ve kendi yaşamlarını belirleme yeteneğinden yoksun, umutsuz ve umarsız yaşadıklarına, kendi eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmediklerine, kısacası uygarlaşamayıp olgunlaşamadıklarına dair ön yargılar, kendisini bunlara sahip sananların onları küçümsemesine, hayatları üzerlerinde tasarrufta bulunmalarına ve onlardan üstün oldukları inancına meşruiyet sağlayacaktır.

Pek çok temaya değinmeden geçmem sizi yanıltmasın, "Kapak Kızı", sadece taşra hayatına ve değişen zihniyet dünyasına yaptığı göndermelerle bile çok zengin tartışmalar barındırıyor. Üstelik bütün bunları mekana, zamana, kişilere ve olaylara yedirerek, yani edebiyatın içinden yapmış Ayfer Tunç. Hele ki tren yolculuklarına aşinaysanız, o restoranlarda bir iki kadeh parlatmışsanız, mutlaka okuyun; seveceksiniz.