Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aydın Menderes o dönemde kendisinin ve ailesinin babasına olan özlemini,yaşadıkları sıkıntıları,kısa bir süre babasıyla görüşebilmek içn aylarca beklemelerini çok sade bir dille anlatmış.Yaşananlar ne olursa olsun kimse bunları yaşamayı ve bu şekilde bir sonu hak etmiyor bence.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ONA VE AİLESİNE YAPILAN HAKSIZLIKLAR ASLA KARŞILIKSIZ KALMAYACAKTIR...KİTAPTA AİLESİNİN ADNAN MENDERES İLE GÖRÜŞTÜRÜLMEK ÜZERE VAPURA BİNDİRLMESİ SONRA SİZ GÖRÜŞMÜŞTÜNÜZ DENEREK VAPURDAN İNDİRİLMESİ GİBİ BİR ÇOK ZULMÜ OKUDUKÇA ADNAN MENDERES E FATİHA OKUYACAKSINIZ...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1960 öncesi yaşanan sürecin baş aktörlerinden biri olabilir, ama bu sürecin dar ağacında bitmemesi gerekirdi. idam sürecine götüren durum cemal gürsel liderliğindeki cunta yönetiminin kontrolü kaybetmesinden kaynaklanıyor. bundaki bir etken de darbenin ordudaki emir komuta zincirinden bağımsız olarak işlemesi. bunun sonucunda ordu ile cunta yönetimi arasında emir komuta sisteminde bir dengesizlik oluştu, bunun sonucunda hangi tarafın daha ağır basacağı belli değildi. sonuçta idam kararlarının verilmesinde ordunun ağırlığının daha fazla bastığı söylenebilir. bu darbe süreci ve infazlar ülkeyi daha refah duruma getirmiş midir... cevapları öğrenmek için 12 mart 1971 ve 12 eylül 1980 tarihlerine bakmak yeterli.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Küçük bir çocuğun babasına duyduğu özlemi anlatan güzel bir eser. O dönemde yaşananlara ayna olamaz belki ancak Menderes ailesinin çektiği sıkıntıları iyi yansıtan bir eser.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rahmetli Menderes'i oğlu Aydın Menderes çok güzel anlatmış. Ropörtaj özelliğinde bir eser.1950-1961 yılları arasındaki babasıyla ilgili anılarını anlatmış. güzel bir eser olmuş. herkese tavsiye edebilirim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Adnan Menderes'in hayatının son dönemlerini, ailesinin yaşadığı sıkıntıları birinci ağızdan dinleyeceğiniz çok güzel bir kitap. Kim olursa olsun ne yapmış olursa olsun (ki şahsi kanaatim ortada idamın lafının bile geçeceği ufacık bir şeyin bile olmadığı yönünde) bir insanın darağacına giderken neler hissedebileceğini yaşıyor, o son saatlerde ailesinin yaşadığı umudu, çaresizliği görünce sanki olay daha şimdi yaşanıyormuş gibi "acaba, bir umut var mı" diyorsunuz. İçine çok kolay girebileceğiniz bir kitap olmuş.
herhalde "adnan menderes" konusunu kendisi dışında anlatacak en iyi kişi oğul aydın menderestir, bu talihsiz ve bir dönem Türkiye'ye damgasını vurmuş aile hakkında yazılmış güzel bir eser.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yaşananlar ancak bukadar sade, doğal ve içtenlikte anlatılır. merak edenler mutlaka bu kitabı okusun. beni çok etkildi. bugünleri düşündükçe o yaşanlara insan çok üzülüyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
adnan menderesin kişiliğinin tanınması açısındn yararlı bir kitap.ancak bilgilerin bir evlat tarafından ifade edildiğini unutmamak gerekir.dönem olaylarından ziyade ailenin özellikleri ve yaşadıkları üzerinde durulmuş.
Adnan Menderes'in babasını anlattığı kitabı okudum. Yaşananlar beni çok üzdü. İdam kararının böylesine taraflı bir yargı tarafından verilmesi, Adnan Menderes'in tutuklu kaldığı 15 aylık sürede kendisine yapılan kötü muameleler, ailesiyle bile sadece 2 kez görüştürülmesi ve daha bir çok şey.
Bu olayların yaşanması ne feci! Hukuksuzluğun günümüzde de devam ettiğini görmek ise ayrı bir felaket. Malesef yargımız hala objektif olmayı başaramadı. Temennim adaletin bir an önce tesis edilmesidir.
Geçmişini bilmeyen bir millet, geçmişte kaldığını zannettiği olayları tekrar tecrübe etmeye mahkûmdur!
menderes adı çamlıbel in iç yakan rubaisi ni hatırlatır her defasında" hala yanarız memleketin genç osmanı na" aç ve yoksul halk iş,aş yol,hastane ve onur sahibi oldu, ithalatı arttı, ihracatı arttı büyüme hızı bugün bile kırılamayan rekora ulaştı.devletle sadece jandarma dipcik ve sopası ile karşılaşan millet ilk defa cumhuriyetin onurlu bireyi olmanın hazzını yaşadı.ordu içindeki çapulcu ayaklanması seçkinci üniversite ve yargı müstemleke matbuatı ile birleşerek düzenlenen ayaklanma ülkenin en hazin cinayetlerinin başlangıcı oldu.yassıada işkenceleri insanlık onurunu kaybedenlerin zihinlerinin sınır tanımazlığı açısından ibretliktir. yemeklere kum atma,odalara dtt sıkma, gece yüksek voltajlı lambalarla odaları havasız hale getirme,odalarda pancar motorları çalıştırma, menderes dahil bütün devlet erkanının el ve yüzlerinde sigara söndürme, özellikle çapulcuların tutukladığı demokrat subayları bahçede "eşek" yapıp üzerlerine binme,adaya gelen tutuklu yakını bayanlara sarkıntılık, küfür, taciz sıradan olaylardı.ayaklanmacılar devlet kasalarını yağmalamış, dp li saydıkları evleri soymuşlar ticarethane ve nakliye şitketleri kurmuşlardır.milletin alyas ve bilezikleri zorla toplanmış isviçre de hesaplarına aktarılmıştır.seçkincilerin amacı milleti iktidardan uzak tutmaktı.m batur anılarını okumak gerekir.harp okulunda vals, dans öğrenmiştir.masada yemek yemeği, çatalı bıçağı nasıl tutulacağını öğrenmiştir.ama menderes eskişehir e geldiğinde devlet erkanı çatal nasıl tutulacağını bilmemektedir.işte o zaman ihtilale katılmaya karar vermiş.ayaklanmacının sebepleri açısından buda kendince ibretlik.bilimselci arkadaşlar bir bilime sığdırır mı bilmem.yer yer gözleriniz dolar eğer gögüs kafesinde bir yürek barındırıyor iseniz.değilse yemeklere kum atın........
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bütün siyasi karakterlerin bir de en temelde insani yönleri vardır. Bu insani yönleri görmek geçmişle hesaplaşmak açısından çok büyük önem taşırç İşte bu yönden kitabın yararlı olduğuna inanıyorum.
Bu tarz kitaplar tamamen duygusallığa dayanan bilimsel siyasetten kopuk kitaplardır.Örneğin bu görüşten yazılmış kitapların hepsinde MEnderes haklıdır karşı görüşün yazdığı kitapların hepsinde de onlar haklıdır.Bir İİBF Maliye bölümü öğrencisi olarak aynı görüşten gelen siyaset adamlarının maliye politikalarını kendimce objektif bir şekilde inceledim ve Menderes döneminde ülkenin resmen açık pazar haline getirildiğini gördüm.Ayrıca ithalatı desteklemekle kalınmamış ithalat yüzünden ülkeden çıkacak dövizlerin yükü de tamamen Merkez Bankasının üzerine bırakılmıştır ve ülke göz göre göre bir krize sürüklenmiştir.Nitekim 1952 yılındaki döviz krizinin nedeni de tamamen budur yoksa diğer sosyal etkenlerle ilgisi dahi yoktur.Sonra da Ariyere Borçlar olarak bunlar tarihimize geçmiş ve bu borçlar 20 yılda ödenmiştir.Ben kendi alanımla ilgili sadece bunu söyleyebilirim. Bunun dışında kitabın tamamen duygusal güdülerle yazıldığını söyleyebilirim. Bir de bahsettiğim dönemle bugünün maliye politikasına baktığınız zaman aynı şeylerin tekrarlandığını görebilirisinz.Kitap bu açıdan verimli olacağını düşünüyorum...