DEMOKRASİNİN KIRILGANLIĞI ÜZERİNE...
Saramago geç keşfettiğim yazarlardan biri. Üstelik de yaşını başını almış bir yazar olmasına rağmen. Bu keşfe vesile olansa sinema oldu. Geçen yıl sinemaya uyarlanan kitabı Körlük hakkında birçok övgüye rastlayınca okuyayım demiş, bayılmıştım. Özetlemek gerekirse, Körlük insanlık üzerine bir taşlamaysa Görmek'de demokrasi üzerine bir taşlama. Ancak iki roman birbiriyle bağlantılı olduğu için önce Körlük romanını okumanız gerekiyor. Görmek, bu romandaki bazı karakterlerle ilintili çünkü. Görmek, yağmurlu bir seçim gününün detaylı tasviriyle başlıyor ve kitabın üçte biri bittiğinde hala hikayenin ya da karakterlerin oluşmamış olmasının sıkıntısını bir okuyucu olarak yaşıyorsunuz. Sabırlı olursanız bunun karşılığını kitabın son bölümünde alacağınızı temin ederim. Bu nedir dediğiniz roman finalde bir anda vurucu bir etkiye dönüşüyor. Burada temel bir özellik de yazarın yazı dili; Körlük'deki tuhaf (?) üslubu Görmek'de aynen devam ediyor. Bunu tarif etmek zor; sanki romandaki bütün karakterler yazarın kaleminden konuşuyor, bir nevi monolog gibi. Okuduğunuzda anlayacaksınız... Ancak şunu belirtmek gerekir ki, Görmek politik yönü ağır basan bir roman ve politik taşlamalara ilgi duymuyorsanız kitabın ilk bölümünde göstermeniz gereken sabrı gösteremeyebilirsiniz.