Karanlıktaki Adam
Karanlıktaki Adam

Kitapyurdu Fiyatı: 261,00TL

Ürüne Git
48Yorum
KY-1393306
26.02.2013
Yazarın okuduğum ilk kitabı, okumaya ilk başladığımda kafka varı anlatım tarzı ve Goethe, Oscar Wilde, Camus, Satre gibi klasik batı dönem edebiyatının son zamanlarından Modern dönem batı edebiyatına geçişden beridir süre gelen insan kimdir? sosyal toplum içinde birey dünyayı ve evreni mi algılar ve parçasıdır yoksa "kişi var olduğu için tamamı o kişinin zihninde " algısı mı söz konusudur ? sorusuna cevap vermeye çalışan evren ve insan algısı paradoksu ve kuantum metaforu üzerine yazılmış müthiş bir kurgusal felsefi roman gibi geldi. ancak 100. sayfadan sonra işin tadı kaçtı, bilindik bayağı 3. sın ıf amerikan edebiyatı uslubuna dönüştü maalesef. dedeyle torun arasında zorlama ve sanki bir yere yetişecekmiş hissiyatı yaratan çabuk çabuk karşıklı boş diyaloglar ve basit bir son. Hayal kırıklığı uğrattı.
Zaten Amerika sanat algısında bu var. Holivud filmlerinde de böyledir. Güzel esrarengiz bir konu yakalanır fakat değerlendirilemez 3. sınıf birbitiriliş yapılarak çıkarılacak güzel eser berbat edilir. tam da buna örnek ayrıca roman denilmiş bana daha çok hikaye gibi geldi.
mustafa.62
23.01.2013
İlk başlarda biraz sıkıcı gelse de okumaya devam ettikçe akıcı ve güzel bir kitap olduğu anlaşılıyor.Yaşlı bir adamın karanlıkla baş başa kaldığında anılarının hafızasında canlanması sade bir dille anlatılıyor.Okumanızı tavsiye ederim.
yeler66
Kaşif
23.01.2012
Bir Auster romanında görmediğimiz kadar politik öğeler içeren kitapta,<br /><br />diğer yandan tüm Auster romanlarından olduğu gibi karakterlerin kendi aralarındaki ilişkilerini-herkesin başına gelebilecek kadar sıradan da olsa- çok güzel bir kurguyla ve o etkileyici Auster üslubuyla anlatıldığını görüyoruz. <br /><br />hayatta herşeyini kaybetmiş yaşlı bir insanın neler hissedebileceğini -belki de en acımasız haliyle- gösteren bir kitap 167 sayfalık harika bir kitap
Nurdan Özcan
Kitapkurdu
23.01.2012
iç hesaplaşmalarla geçen trajedi yüklü bir kitap farklı ve güzel bir anlatım
mehtap77izmir
Kitapkurdu
16.12.2011
Paul Auster sevnlerin mutlaka okuması gerekn bir kitap. İç hesplaşmalar, insan halleri ve aynı olaylara verilen farklı tepkilerin harika bir sunumu var karşımızda...
birgüzelçift
Kitapkurdu
06.03.2011
Oldukça etkileyici sürükleyici süper bir kitap...Öykü içinden öykü çıkıyor ve siz keyifle sayfaları çeviriyorsunuz...
ahmetkasaps
22.12.2010
Paul Auster'in Şans Müziği, Görünmeyen kitaplarını okudum, çok iyi. Merak ettirici, hep bir sonrasını merak ediyorsunuz, bir de akıcı. Sanki Sizinle sohbet ediyor.
angelheart
19.11.2010
Ben Paul Auster'ın nerde ise bütün kitaplarını okudum. Newyork üçlemesi oldukça iyidir, fakat ben Timbuktu ve Vertigo adlı kitaplarından çok etkilenmiştim. Ara ara kitaptaki köpek kahramanın hatırladığımda tebessum ederim.bu kitapları okumadı iseniz tavsiye edrim.
Ülkü Ünsal
19.11.2010
Paul Auster’in her kitap kurdunun tanışması gereken bir yazar olduğunu düşünüyorum. İlk olarak hangi kitabını okuduğunuz ya da okuyacağınız önemli değil, sonrasında diğer kitaplarını da okumak isteyeceksiniz.
Vicdanının karanlığına hapsolmuş bir adam, geçmişiyle hesaplaşmak ve yaptığı hatalardan dolayı kendini cezalandırmak için uykusuz geçirdiği geceler boyunca bir öykü kurgulamaktadır. Bu öykünün karanlık sonu, yüreğini ve ruhunu aydınlığa çıkarmaya yetecek midir? Paul Auster’in akıcı ve etkileyici üslubu sayesinde “Karanlıktaki Adam”ı görmeseniz de tanıyacak, sevmeseniz de anlayacaksınız.
KY-662706
20.02.2010
Yazarın ilk okuduğum romanı , dili çok akıcı ve aynı zamanda etkileyici. Torunuyla arlarında geçen konuşmalar harikaydı.
deniztopcuoğlu
13.10.2009
yazarın okuduğum ilk kitabıydı benimde evet dil akıcı eğlenceli sıkmıyor.
kmeyla
27.07.2009
bir paul auster hayranı iseniz eminim bu kitabı diger kitaplarından çok daha ruha dokunan bir kitap oldugunu sizde göreceksinizdir.auster yine bir insan hayatını her türlü getirisini mükemmel bir dille anlatmış.
eger daha önce hiç auster romanı okumadıysanız bu kitapla başlayıp devam edeceginizi düşünüyorum.türkiyede auster in romanlarını basan yayın evinin can olmasından dolayı da ayrıca memnunum.çevirmenlenlerinin çok iyi oldugunu, kitapların insanda yazarın ana dilinde yazdıgı romanı okumuş gibi bir etki yaratacak biçimde iyi çevirildigini düşünüyorum.auster dili ve kurgusunun müthişliğini eminim sizlerde okuduğunuzda anlayacaksınızdır.
orhan ahmet
04.07.2009
Sakat bir yazarın diliyle birçok öykü anlatılıyor kitapta. Amerika'da yaşanan bir iç savaş ve savaşı bitirmekle görevlendirilen Brick'in hazin sonu. Öyküler arasında bir kopukluk var. yazar en sonda Brill ve ailesinin hayatını anlatıyor.
Eldanar
Kitapkurdu
30.06.2009
Paul Auster'ın okuduğum ilk romanı. İnanılmaz sürükleyici bir kitap, her sayfasında daha bir heyecanlarak okudum. Herkese öneririm. En karanlık anlarımızda bile her şeyin daha iyi olabileceğini hatırlattı bana.
kafkasianfurki
24.06.2009
paul auster in okuduğum ilk romanı ve gerçekten eğlenceli farklı bir roman akıcı bir dillede yazılmış herkesin rahatlıkla okuyabileceği ve aynı zamanda tavsiye edebileceği bir roman.
SALTY
16.03.2009
Yazılan yorumlara şöyle bir baktım yorum yazmadan önce. Paul Auster'ı ilk kez okuyanlar için beğenilmesi olağan karşılanabilir. Ama Auster'ın diğer kitaplarını okuyanlar için tam bir hayal kırıklığı. 164 sayfa okuyorsunuz ve sadece yaşlı bir adamın anlattığı birbirinden bağımsız hikayelerle karşılaşıyorsunuz. Auster okumuş olanlara tavsiye etmiyorum.
smhprlk
13.03.2009
bu yazarın okuduğum ilk kitabı ve sonuncusu olmayacak...
abidinpaşa
03.02.2009
Kahramanın ,gece başını yastığa koyar koymaz gözünün önünden geçenlerle örülmüş güzel bir kitap . Yazarın okuduğum ilk kitabıydı . Anlatımı , çevirisi sarıcıydı . Tavsiye ederim .
ozgur_bora
19.01.2009
Sanki kitap biraz Auster çok canı sıkılmış yazmış gibi duruyor.<br /><br />Bittikten sonra iyi ki okumuşum diyor ve insanlara öneriyorum. Bu kadar sert bir eleştiriden sonra bu nasıl oluyor anlamadım. Sanırım Auster´ın sırrı da burada gizli...
aardvark
02.01.2009
kitabı henüz bitirdim ve açıkçası yazarın hayalgücüne hayran kaldığımı itiraf etmeliyim. paul auster'in okuduğum ilk kitabıydı ama son olmayacağı kesin. şiddetle tavsiye ediyorum. mutlaka okunması gereken bir kitap.

(bu kısım kitapla ilgili tahliller içerdiği için kitabı okumayanların burayı okumamasını tavsiye ediyorum)

brill uykusuz gecelerinde geçmişinde yaptığı bir hata yüzünden tamamen kendini affetmek için kurduğu hayallere dalıp gidiyorsunuz. yıllar önce sonia'dan (hayatının aşkı) ayrılmanın -sonradan her ne kadar tekrar birleşmişlerse de- acısını içinde taşır, sonia'ın ölümünden sonra bunun pişmanlığını daha keskin hisseder ve kendisine karşı hayali bir suikast düzenler. bunun için uykusunu harap eden bir hikaye kurgulamaya başlar. bu hikayede iç-savaş vardır.
öyküye göre kurduğu dünyayı savaştan çıkarmanın tek yolu brill'i yani savaşı kafasında canlandıranı öldürmektir. brill buna da çare bulur ve owen karakteri canlanır ki bu kişi brill'den başkası değildir. bunu owen'ın unutamadığı aşkı ve brill'in ilk aşkı olan kadınların ikisinin de adının virginia olmasından anlayabiliyoruz. ayrıca geceleri uydurduğu öyküdeki owen karakteri de çok sevdiği flora'yı -onu hala seviyor olmasına rağmen- aldatır aynen brill'in sonia'ya yaptığı gibi.
amerikada yaşanan (hayali) iç-savaş ise brill'in kendi iç savaşıdır. o yüzden eldeki iki brill'den birini öldürmek gereklidir iç-savaşı bitirmek için. gerçek brill yani merhum sonia'nın kocası hayali brill'i yani owen'ı öldürmekle savaşı sona erdiriyor. hem de tam olması gerektiği yerde olması gerektiği anda. çünkü gerçek brill'in iç savaşına sebep olan ve onula beraber yaşayıp sonia öldükten sonra iyice ağırlaşan aldatmanın pişmalğını hayalinde yarattığı owen'a tatırmamak için tam da karısı floraya en çok ihtiyaç duyduğu günlerden birinde onu aldatmasından hemen sonra owen'ı yani hayali brill'i öldürüyor. çünkü kendisi de sonia'ya en çok ihtiyaç duyduğu zamanlardan birinde onu aldatmıştı. hayali brill'in ölmesiyle gerçek brill'in iç-savaşı sona eriyor. ve sıra torun katya'nın iç-savaşına gelir. onun sebebi de gerçek bir savaş olan ırak işgalinde katya'nın sevemediği titus'un canice öldürülmesinden kendini sorumlu tutmasıdır. titus ırak'a gitmeden bir yıl önce ayrılmışlardır fakat katya onun ırak'a ona kızıp gittiğini ve sonunda öldürüldüğünü düşünmektedir. kendisini suçlamayı bırakmasını ve yeniden hayata dönmesini isteyen büyükbaba brill, kitabın sonlarında katya'ya kendi yaptığı gibi öyküler kurmasını teklif eder. çünkü kendisi bu yolla iç-savaşını bitirmiştir. ve torununun da bunu yapabileceğini düşünmektedir. belki de yakında bu kitaba bir devam yazılır o da katya'nın hikayesi olur. kimbilir.