Mazi Kalbimde Bir Yaradır Hakkındaki Yorumlar

KY-870324 05.06.2010
Çok daha faydalı kitaplar var, lütfen kıymetli zamanınızı bu tür romanlara ayırmayın, zaten 18 bir kitap, tavsiye etmem.
Yanıtla
15
61
Destekliyorum 
Bildir
Arzu Ağaoğlu 22.03.2009
roman 1937-1956 yılları arasında geçiyor. klasik bir aşk hikayesi, narin kadınlar, baygınlık geçiren aşıklar, bu romanda yok. nihal yeğinobalı, aşkın en şiddetli ve acımasız halini, yalanı, entrikayı ve şehveti romanında ustaca kullanmış.
Yanıtla
58
1
Destekliyorum 
Bildir
....EsiLa ... 21.11.2007
Daha çok küçükken anne ve babasını kaybederek teyzesi ve onun çocklarıyla birlikte yaşayan Lamia, hep ilgi ve hep sevgiyi arzulamaktadır. Onun için karşısına çıkan ve onu isteyen kişileri seviyorum sanarak, onları reddetmemektedir. Çocukluk aşkı olan kocası ile gençlik ilk aşkı olan turan arasında kalan Lamia aslında tam olarak ne istediğini kendisi de bilememektedir. Hiç bir zaman çocuğunun olmayacağını öğrenmesiyle girdiği bunalım onu yeni bir dönemece getirmiştir. Geçmişin külleri arasında aradığı ilk gençlik aşkı Turan'a kavuşabilecek mi yoksa ilk kez Ali de yaşadığı heyecan güven ve şevkat ile mi yetinecek. Heyecanlı olduğu kadar eski zamanları ve köy hayatını sergilemesi açısından hoş bir kitap olmuş. Zevkle okudum. Sonra da internetten Yeşilce beldesini ve çerkez tavuğunu araştırdım:)
Yanıtla
58
1
Destekliyorum 
Bildir
semanaz 03.12.2004
Usta çevirmenlerimizden Nihal Yeğinobalı'nın ilk yazınlarından diyebiliriz. Çevirmenliğinde ki ustalğını kitapta da gözlemlemek mümkün. Ali, Lamia, Süsi, Turan arasında geçiyor gibi görünse de aslında müthis güzel betimlemeleriyle Yeşilce yi, tüm nostaljisiyle birlikte gözlerimizin önüne seriyor. Cumhuriyet sonrası yaratılmaya çalışılan batılılaşmayı, ilişkilerdeki çarpıklıkları, ihanetleri, tutkuları, aşkı bulacağınız bir roman. Edebiyat düşkünlerinin zevk alabileceği bir yapıt. Zira gerek üslübu, gerekse akıcı diliyle, farklı bir roman.
Yanıtla
58
0
Destekliyorum 
Bildir
Aylin` 27.11.2004
Adından da anlaşılabileceği gibi bir aşk öyküsü ile karşı karşıyasınız. Ama ne aşk öyküsü, birden fazla aşk ve tutarsızlıklar içinde bir kadın ve etrafındaki kişi ve olaylar. Öyküyü okurken kimi yerlerde çok şaşırdım ve inanamadım. Öykünün kahramanı Lamia'nın kime ne zaman aşık olduğu ve aşkının derecesine ilişkin hislerini çoğu zaman inandırıcı bulmadım. Bu kadar da olmaz dediğim yerler çok fazla. Başında akıcı, merak uyandıran, kişiler ve zamanlar arasında sıkı bir geçiş süresi içinde hızla ve zevkle okurken sonuna doğru, anlatımdan ve olaylardan dolayı sıkıntılarak sonu nasıl bitecek merakı ile bitirdim. İkinci kez bir kitabı bitirdikten sonra nasıl yani böyle mi bitmeliydi şeklinde düşündüm. Yazarı tebrik ediyorum, hikaye çok iyi fakat Korkut'un ne şekilde ne zaman öldüğü, eşi Mualla'nın nerede ve nasıl olduğu, Süsi ile Turan'ın evlenme gerekçeleri ve Lütfiye Saru'nun bu evliliğe karşı tutumunun ne olduğu, Lamia'nın İstanbul'da ilk görüşmelerinin sonunda aşkı Turan'ı silerek bir anda çocukluk aşkı Ali'ye aşık olması ve evlenmeye karar vermesi, kocası Ali ve gençlik aşkı Turan arasında anlık duygu değişimleri gibi detaylar eksik kaldı şeklinde düşünüyorum.
Yanıtla
63
0
Destekliyorum 
Bildir