44Yorum
cpolat23
Kitapkurdu
08.11.2010
kitap kendisi de bir asker çocuğu olan yazarın daha önceki yayınlanmış yazılarının bir bütünlük halinde derlenmesinden oluşmuş.özde değil sözde askerlere sözü olanlar için bir kılavuz niteliğinde.suça karışmış askerleri eleştirmek gerçekten asker düşmanlığımı?darbe yapmanın gerekçesi var mı?güçlü ordu terimi doğrumu?Ergenekonun çıkışı?güçlü ülke ne demek?Özetle Darbe yapmak için suç örgütü oluşturmanın,cinayet işlemenin adı laikliği korumak cumhuriyeti savunmak olamaz.diyen yazarın bu kitabını zevkle okuyacaksınız.
doctor_hardrock
06.11.2010
asker-ordu kutsaldır diyenlere "hangi ordu?" sorusunu sorarak,ordunun birincil vazifesini sorgulayan kitabı çok kısa sürede okuyacaksınız...laiklik kavramına olan yaklaşımı ise türköne'nin siyaset bilimcisi kimliğinin ustalığını gözler önüne koyuyor...
ahmet_aygoren
29.10.2010
askerliğin dünyada nasıl bir değişime uğradığı ve türkiyede nasıl bir sistem olduğunu belirterek kıyaslama yaptıktan sonra tavsiyelerle konu bütünlüğü sağlanmış.baskı kaliteli ve kitap okunmayacak olsa bile baskısı ile alımlı hale getirilmiş.kitabı okurken sanki biriyle konuştuğunuzu hissediyorsunuz.
tarihçi1322
Kitapkurdu
16.10.2010
Askerlikten başka her işle meşgul olan rütbelileri anlatan çalışması Ülkemizin acı ama gerçek olan derin yaralarından birini ortaya koymuş. ellerine sağlık gerçekten takdire şayan bir çalışma.
KY-787092
16.10.2010
güncelliğini çabuk yitiren bir kitap ama farkında olmadığımız nice dolapların kapalı kapılar ardında döndüğünü bu ülkede ALLAH'a emanet yaşamanın ne demek olduğunu bize bir kez daha gösteren bir kitap.ileride kim bilir tarihe tanıklık eder ne dersiniz?
eaa
03.10.2010
Kitap köşe yazılarından, toplanmış. Sürekli kendi içinde aynı tekrarları yaparak sıkıcı bir anlatıma kavuşmuş. Ayrıca yazar sürekli babası ve abisinin asker olmasını kullanarak, kendini aklama çabası içinde.Kitabı alanlar okurken kesinlikle taraflı, subjektif köşe yazıları bütününü okuduklarını unutmamalılar. kitap başarılı değil.
Norstadt
Kitapkurdu
24.09.2010
Çok taraflı ve yanlı bir gazeteciden ancak böyle bir kitap çıkabilirdi. Cemaat tarafından korunan bir yazarın onların penceresinden bir kitap yazması şaşılacak bir şey değil. TSK'ya ve onun komutanlarına saldırmayı görev edinmiş bir yazarın gelecekte kim hükümette ise ona destek vereceği açıktır. Partiler değişir ancak bu tip yazarlar için hükümet yazarlığı misyonu değişmez.
ERAY AKDEMİR
18.09.2010
beklediğim gibi askerle alakalı anlatmış oldukları beni pek tatmin etmedi.bir asker çocuğu olarak bu denli yalın yazmış olması hayal kırıklığına uğratıyor insanı.
garcia3
12.09.2010
mümtazer hocanın değerli bir çalışması.makalelerden oluşması okumada tadı biraz düşürüyor.Ayrıca güncelliğini çabuk tüketen bir kitap olmuş.merak eden yinede okuyabilir.
unknownman
29.08.2010
akademik kişiliğinin yanında ender rastlayabileceğimiz gazetecilik duruşuyla bana göre bir idol olan Türköne den sağlam bir kitap.özellikle militarizmin küreselleşen dünyadaki yerini sorguladığı bu kitabın bazı yerlerinin altını çizerek okunması gerekiyor.ben öyle yapmıştım çünkü..
Salih Atalay
Salih Atalay 24 Eylül 2010
Kardeşim,<br /><br />Eğer Türkiyede soyadında "Türk" geçmemesi icab eden bir adam bozuntusu varsa o da bu sözde müderristir. İDOL yapacak başka bir muhterem bulamadın mı ? Sizler hangi rahle-i tedrisattan muzdaripsiniz yahu ?<br /><br />Salih
taç yaprak
27.08.2010
neden koca bir domates sandığından çürüklerin çıkacağına ihtimal verilmiyor hala anlamıyorum.askerlerin hepsine değil gerçekten bu işleri yapanlarına yazılmış.gözleri kapamakla,kafayı kuma gömmekle olmadığını düşündüğünüz şeyler keşke gerçekten olmamış olsaydı.şimdi Türkiye belki bir 50 yıl ilerde olurdu.
ahmetsacit
19.08.2010
Kitap beklentilerime cevap vermedi, Mümtaz'er hoca gibi bir bilim adamından daha bilgilendirici ve yeni yorum içeren bir eser beklerdim.Kitap tekrarlardan ibaret.
ffblisafa
30.07.2010
Mümtaz er Türköne nin müthiş üslubuyla realist,olaylara son derece cesur ve açık yüreklilikle yaklaşarak yazdığı bu kitapta Türkiyedeki darbeci zihniyetin sinsi ve haince oyunları çok güzel bi şekilde anlatılmış.Hain diyorum çünkü bu zihniyettekilerin bu eylemleri çok ucuz şeyler uğruna kendi şereflerini, haysiyetlerini vatan hainliği yapmak, vatanı alenen satmak pahasına yaptıkları şeylerdir.Ama unutmasınlar ki Türk milletinin elleri onların yakasını asla bırakmayacaktır.Mümtaz er beye bize bu gerçeklerin bir kez daha farkına varmamızı sağladıkları için çok teşekkür ediyorum...
Çınar Mevlüt
19.06.2010
İdeolojileri ve düşünceleriyle kendisini ifade etmede ender aydınlarımızdan olan Türk'öne den köşe yazıları tadında bir kitap. Özellikle güncel konulara çok iyi parmak basmış. Tavsiye ediyorum
hayırlısı
Kitapkurdu
12.06.2010
Demokrat duruşu ile tanıdığımız ender akademisyen ve medya mensuplarındandır Türköne. Askerin veya içindeki bazı grupların ki ( genelde askere de çok zarar veren sözde askerler bunlardır ) ele alındığı demokrat bir mantıkla sorgulanan ve pratikler geliştirilen başarılı bir eser olmuş.
erkanaydın
08.06.2010
Kitap akıcı bir dille yazıldığı için çok rahat okunabiliyor.Ayrıca mümtaz'er bey akademik kimliği gereği gerçekçi tespitlerde bulunmuş.Kitap, Zaman gazetesindeki makalelerin toplaması değil. farklı bir yapıya sahip ve gelecek kuşaklar geçirdiğimiz bunalımlı dönemleri anlatan tarih kitabı niteliğinde.
Dr. Şerefettin Güler
Kitapkurdu
Dünya ne kadar hızlı değişiyor ve değişmeyenler bu değişim karşısında ne kadar iğreti duruyor. Dünün alışkanlıkları maalesef yapışkan bir madde gibi duruvermiş bazılarının üstünde. Ne demiş Alman filozof "derisini değiştirmeyen yılan ölür" demekki değişmek gerek çağa uymak gerek. 1960 lı 1970 li yılları darbecilik ce cuntacılık faaliyetleri ile gçirip kocabir yirmi yılı heba ettik. Enerjimizi boşa harcadık. Ama bugün hala sözde oyunlarla kendi insanına tuzak kuran bir cunta anlayışı var ya ne denir kelimeler bile kifayetsiz kalır. Mümtaz Hoca nın eline sağlık. gerçi bilinen şeyler ama tekrarda her zaman hayır vardır. 180 kere olsa bile
By-Bahoz
28.05.2010
Sayın Türköne geleceğe ışık tutan fikirlerinden dolayı onu yakında takip ediyorum. Bu kitapta da geçmişten izleri anlattığı kitabında bir daha aynı çamura girmememiz için çok değerli bir kitap olduğunu düşünüyorum.
 HBN
Kitapkurdu
27.05.2010
TSK yı karalamak ve yıpratmak amacıyla hazırlanmış ve ısmarlama bilgilerle doldurulmuş, hiçbir edebi ve fikri değeri olmayan kitap. burda yargı yoluyla aydınlatılmış şeyleri bile konu ederek yıpratma amacı güdülmüş. türköne acaba amerikan askerlerinin neler yaptığı hakkında bir bilgisi var mı acaba duydu mu ırakta neler yaptığını? hadi amerkan askeri yapısını eleştirsin de görelim .bir kelime dahi edemez.
Uğur Baytun
Uğur Baytun 08 Temmuz 2010
ortaya saçılmış bunca plan yeraltı silahları belge konuşma metinleri dinleme görüntüleri ifşaatlar deliller varken bunları yazabilmek için GÖREVLİ olmak gerekir. başka türlü izahı zor.
empase
Kitapkurdu
23.05.2010
Askerleri psikolojik ve sosyolojik açıdan bu kadar derinlemesine yazan başka bir kitap bulabileceğinizi zannetmiyorum. Askerlerle ilgili bugüne kadar yazmış olduğu yazılar paralelinde düşüncelerini sistematik ve bir mantık silsilesinde yazdığını belirtmiş TÜRKÖNE. Açıkçası genel olarak toplumda ve tarafımdan asker düşmanı olarak bilinen birinin kitabını alıp görüşlerini daha iyi anlamak istedim. Türköne kendisi de kitabın başında belki benim gibi kendisine önyargılı olan kesime bir cevap vermiş ve asker düşmanı olmadığını açıklamış. Her ne kadar yazdıklarını somut verilere dayandırarak zenginleştirmiş olsa da, kendisini asker düşmanı olarak görmese de insan okurken temkinli yaklaşmak istiyor. Ancak özellikle 237. sayfaya kadar yazılanlara taraflı tarafsız tüm entellektüel kesimin altına imza atacağını düşünüyorum. 237. sayfadan sonra kitabın konusundan saptığı ve askerlerle beraber yargıyı da içine alan bir azınlığın iktidar için laikliği nasıl araç olarak kullandığını ve siyasete alet ettiğini ele aldığı görülüyor. Ancak bu bölümde her ne kadar hafif bir eksen kayması görünse de entellektüel seviyesi yüksek bir laiklik tanımlaması yapılmaya çalışılmış ya da kendi tabiri ile laikliğin en azından ne olmadığı hususuna çok güzel yanıt verilmiş. Kitabın bir yerinde Türk Ordusunun 87 yıldır savaşmadığının ileri sürülmesi, Kıbrıs Barış Harekatı ve Kuzey Koreye asker göndermenin sınırlı askeri harekatlar olarak değerlendirilmesini gerektiğinin belirtilmesi aslında eleştirilecek en önemli konu. Kendisi de ilerleyen bölümde Güneydoğuda 25 yıldır savaşla sorunun hal olmadığını belirtmesi, Türk Ordusu'nun 87 yıldır savaşmadığı ile ilgili önermesini tekzip etmesi açısından çarpıcı.