Bazen anlatılacak çok şey vardır. Bazen de çok az. Bu durumu anlatmak çok şeyle ama çok şeyle gerekir. Fakat ne kadar anlatsak da anlattıklarımız az kalır. Tam 90 yıl önce zafer kazanıldı. Biz aslında hazıra konanlar olduk. 26 Ağustos 1922 günü başlayan taaruz ve 30 Ağustos 1922’de Afyon'da biten İstiklal Savaşı zordu. İmkansız olmadığını kanıtladılar. Bize, her şeye ve tüm dünyaya bir örnek oldular. Büyük bir örnek… Başta Atatürk, sonra silah arkadaşları ve o zaman ki tüm Türk halkı... Şimdi ise sıra bizde, bize bıraktıkları emaneti korumalıyız.
Bu kitap hem Atatürk’ün hayatını hem karakterini hem de tarihimizi öğretti bana. Bu kitap kötü sonla biten bir kitaptı. Evet, bunu biliyordum. Kitabın sonunda Paşa’mız ölüyor. Ama her kitapta olduğu gibi bu da sadece bir kitaptı hepimiz için. Çünkü Gazi aslında ölmedi. Yaşanan her karşıtlıklara rağmen, her duruma rağmen bu halk onu unutmayacak. O sonsuza kadar bu halkın kalbinde yaşıyor olacak. Çünkü onun kalbi hep bu halkı için attı. Hem de sadece o zamanki halk için değil, gelecek halk için de. Yani bizim için de… Yine aynı şekilde o zamanki halk nasıl onu kalbinde yaşattıysa şimdi biz onlar için gelecek halk olan biz de onu kalbimizde yaşatmaya devam edeceğiz. Ve bunun yolu, en iyi yolu biliyoruz ki ‘onun gibi düşünmek ve hareket etmektir.’