Herkes Herkesle Dostmuş Gibi... Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Sühan-perdâz
05.06.2016
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Marquez misali bütün romanlar bir zincirin gizli halkaları...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
FridaaaK
21.04.2016
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Anlama açısından güçlük çektiğim bir kitap, Barış Bıçakçının diğer kitapları açısından biraz zayıf kalmış.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
kevserkanaslan
06.04.2016
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Barış Bıçakçı çok tatlı yazıyor. Ve kitap yine harika.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Roll_
15.02.2016
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tüm karakterler, tüm olaylar birbirine girmiş durumda. Okuması yorucu bir kitap. Barış Bıçakçı'nın okuduğum ilk kitabıydı. Açıkçası zaman kaybı olduğunu düşünüyorum. Tabii diğer eserlerini okumadan birşey söylemek çok mantıklı değil kabul ediyorum. Ancak bu hezimetten sonra bir kez daha Barış Bıçakçı okur muyum bilemiyorum.
Yanıtla
3
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
FATİH5372
27.07.2015
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Barış Bıçakçı' nın ilk kitabı. Kitapta kullandığı üslup ve içerik diğer kitaplarından farklı. Bu arada iç içe geçmiş hikayelerdeki şahıslar diğer kitaplarında ana karakterler olarak karşımıza çıkmaktadır...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Ertu.34 26.12.2014
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ismi çok güzel ama sadece ismi..
Yanıtla
3
7
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Mehmet Akif Öztürk 11.06.2013
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
B.Bıçakçı'nın ilk kitabı yanlış bilmiyorsam; fakat benim için yazarın okuduğum dördüncü kitabı oldu. Benim açımdan bir "Bizim Büyük Çaresizliğimiz"in yerini tutmadı. İçiçe geçmiş hikayelerden oluşan bu eseri başlarda anlamakta zorlandım. Hikaye geçişleri bazen çok anlaşılır yapılmışken, özellikle kitabın sonlarında birbirine karışmış. Kitabın en çok orta kısımlarını sevdim. Kitaptaki bazı karakterler BBÇ ve Veciz Sözler'in ana karakterleri olarak karşımıza çıkacak/çıkmış. Bu dediğim kitapları daha önce okuduğum için benim açımdan hoş bir durum oldu. Eminim diğer kitaplarını önce okuyanlar için de böyle olmuştur. Genel olarak toplayacak olursak, hoş, okunması gereken bir kitap ama yazarın en güzel kitabı değil. Okuyacaklara tavsiyem ağır ağır, her yerini anlayarak okumaları.
Yanıtla
24
1
Destekliyorum 
Bildir
minikkelimeler 20.01.2013
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
hikayeler arası geçiş öyle yumuşakki, nasıl bittiğini anlamadım. değişik bir tarzdı benim için. Barış Bıçakçı çok tatlı yazıyor.
Yanıtla
4
2
Destekliyorum 
Bildir
karaademmm
23.11.2022
Bir ilk kitap. Öyle alelade dökülüp saçılan bir şey değil. Baya baya kitap yani. Sonrasında yazılması planlara selam gönderen bir kitap.

Ankara sokakları. Otobüste, metroda; Cebeci’de, Bahçeli’de; parkta, dairede göz göze gelip görmezden geldiklerimiz..

Hayatlarımıza dokunup da dokunmaz saydıklarımız. Ya da farkında olmadıklarımız.

Omuzlarına istemsiz çarpıp ‘pardon’ diyebildiklerimiz. Ya da o duracaktı bulamadıklarımız, kalabalıktan.

Dokunuşların, tanışamamış tanışıklıkların kitabı. Güzel.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
nutesyum
27.01.2022
Olayların Ankara’da geçiyor olması benim için yeterliydi ancak kahramanlar arası geçişe bayıldım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Evrim Ciftci
24.07.2019
İlk Barış Bıçakçı okumamdı. Açıkçası bir Ankaralı olarak kitap çok ilgimi çekti. Hikayeler arası keskin geçişler kitabı biraz "okunması zor" kategorisine sokmakta. Kitabı elinize aldığınızda bitirmeniz gerekli aksi taktirde nerede durmanız gerektiğini bilemeyeceksiniz ve durduğunuz an tekrar başlamak istemeyeceksiniz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kısa kısa hikayeleri sadece başlıklarla ayırmadan anlatmış yazar ki bence bunda hiçbir enteresanlık yok. Ben başlarda karakterlerin bir şekilde ortak noktaları olacağını, sürekli değişen öznelerin aynı olayın parçaları olduğunu sanmıştım ama öyle değil. Çok daha basit bir durum var. Bir adamın hikayesi anlatılırken bir yerde kesiliyor hikaye ve o adamın yanından geçtiği bir kadının hikayesi başlıyor örneğin. Bunları ayrı ayrı başlıklarda anlatmakla, başlık kullanmadan paragraf başında yeni birinin hikayesine başlamanın bence hiçbir farkı yok. çok fazla hikaye var üstelik, dolayısıyla hiçbir karaktere tam olarak bağlanamıyorsunuz. Kitabın arka kapağında değil ama bir tanıtım yazısında(belki önceki baskıların arka kapağında da bu vardır) Sait Faik' in öyküleriyle benzerlikle olduğundan bahsedilmiş. Benim de aklıma tam olarak bu geldi okurken.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
demirveli
26.09.2018
Bir kaç kere okumaya çalıştığımda ayrıntıyı bir şekilde kaçırıp, tekrar tekrar başa sardığım kitaptır. Olaylar arasında o kadar hızlı bir geçiş var ki bir anlık dalgınlık sizde 'nerden geldik buraya' hissini oluşturabilir. Bu haliyle ilginç bir kitap olarak animsasam da toplumda olup bitenlerin, aslında dert edilmeyecek şeylerin dert edildiğini anlatıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
manesov
02.01.2018
hakkkında en çok atılıp tutulmuş kitabı yazarı. keşke en son okusaydım, keşke ilk okusaydım vs gibi. ne zaman hangi sırayla okursanız okuyun müthiş bir kitap.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
kamome
19.01.2017
anlaşılması biraz zor ama güzel bir mantık üzerine oluşturulmuş. gözünün değdiği kişinin hikayesine atlayan, hikayeden hikayeye koşan bir kitap. yakalaması zor. ayrıca gelecek kitaplarındaki bazı karakterler bu kitaptaki kişilerden oluşturulmuş. bu da hoş bir bütünlük sağlıyor genelde

Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
asdfghje
09.06.2015
yaşama, çevreye dair farklı bir bakış açısı kazandıran bir kitap. tarzının farklılığıyla öne çıkıyor. kaçırmayın derim.
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
özgü_hayal
04.02.2015
Üslubu farklı alışılmışın dışında.Kitabı üçüncü kişi gibi okudum.Kitabın içine giremedim.Klasiklerin yerini bile tutamaz, kıyaslamaya bile gerek yok.Kitabın ismi de zaten "Herkes Herkesle Dostmuş Gibi" yani bu kitap da roman gibi olmuş.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
özgü_hayal
04.02.2015
Üslubu farklı alışılmışın dışında.Kitabı üçüncü kişi gibi okudum.Kitabın içine giremedim.Klasiklerin yerini bile tutamaz, kıyaslamaya bile gerek yok.Kitabın ismi de zaten "Herkes Herkesle Dostmuş Gibi" yani bu kitap da roman gibi olmuş.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
econozzy 10.10.2001
Elbette her bir roman kişisi farklı duygularla, farklı amaçlarla adımlıyor Ankara’yı. Tanıtım metninde ifade edildiği gibi; “birinin öyküsü sürüp giderken, bir hayat devam ederken, oralarda bir yerde gezen bir başkasına, “öteki” hayatlara ilişiyor gözümüz. En derin, en gizli, hem de en sıradan öyküler bunlar. Öyküler örüldükçe sesler, görüntüler, hareketler, insanlık halleri çoğalıyor. Hiç bir ses, hiç bir görüntü bir diğerini örtmeden, boğmadan, birbirine ilişmeden... birbirine destek de olmadan”.

İlk bakışta, toplumsal yaşamın bir anını savruk bir kurgu ile ve herhangi bir toplumsal meselesi yokmuşçasına, nasılsa öyleymişçesine yansıtır görünen “Herkes Herkesle Dostmuş Gibi”, toplumun parçalanmış, atomize olmuş, kendine kapanmış yüzünü irkiltici biçimde açığa çıkarıyor. Mesela, askerde kaybolan oğlunu arayan bir adamın merceğinden o anın tasvirini; “Farkında değiller. Yemek yiyorlar, güneşten yararlanmak istiyorlar, bankamatiklerden para çekiyorlar(kendisi de çekse mi acaba), alışveriş yapıyorlar, kimliklerini kaplatıyorlar(aldı mı sonra kimliğini, almış), manav tezgahlarına bakıyorlar, turşu suyu içiyorlar, ellerini sallayarak, bağıra çağıra konuşuyorlar(oğlu, oğlu), at yarışı oynuyorlar, çöpleri karıştırıyorlar ve başka ne yapar ki insanlar. Farkında olmadan ne yaparlar?” cümleleriyle yapıyor Bıçakçı.

Yanıtla
10
0
Destekliyorum 
Bildir