Manzaradan Parçalar & Hayat, Sokaklar, Edebiyat
Manzaradan Parçalar & Hayat, Sokaklar, Edebiyat
37Yorum
cafeinnn
08.04.2011
Orhan Pamuk'un röportajlarının,gazete ve dergilerde çıkan yazılarının,ödül törenleri konuşmalarının toplu olarak yer aldığı kitabın bazı bölümlerini büyük keyifle bazı bölümlerini ise gereksiz uzatılmış diye düşünerek okudum.Basında yer almış yazılar ve röportajların yanı sıra, ilk defa bu kitapta yazdığı dünya edebiyatı ve yazarları ile ilgili kişisel görüşleri ve başka yazıları da bulunuyor Pamuk'un.
Kitap,romanları tadında olmasa da, yazarın özel dünyasına girdiğinizi hissediyorsunuz.Kitabın bazı bölümleri çok özel şeyler de bulabilirsiniz. Şevket Abisi ise çok nadir görüşmesi veya annesinin onunla küs olması gibi. Yazarın iç dünyasını paylaştığı kitabı okurken, Orhan Pamuk'un yakın bir dostuyla yaptığı sıcak bir sohbet havasını hissediyorsunuz. Dönüp tekrar okumam gerek dediğim bölümlerin bulunduğu kitap kendi içinde de bölümlere ayrılmış.1-Hayat 2-İstanbul3-Kitaplar ve Edebiyat 4-Benim Kitaplarım 5-Sanat 6- Siyaset ve Diğer Vatandaşlık Dertleri 7-Paris Review Röportajı. Kitaplıkta bulundurulması ve ara ara dönüp ilgi çeken bölümlerin tekrar okunması gereken kitabı özellikle Orhan Pamuk severlere şiddetle tavsiye ederim.
ftmbyrm
Kitapkurdu
27.03.2011
“Manzaradan Parçalar” da yazar utangaç, sıkılgan bir tavırla kendi hayatından parçaları anlatarak giriyor kitabına. Bu sıkılganlığı, yalnızlığı hırs derecesindeki beğenilme arzusuyla birleşince “yazar” olmak için gereken kimya ortaya çıkıveriyor. Yazarın utangaçlığı ve çekingenliğine ilaveten ciddi ciddi korkularının dozunu da öğreniyoruz deprem endişesini anlattığı yazısından. Gözümde (aslında hayalimde) büyüttüğüm bazı insanların (buna sahabe-i kiram hazeratı da dahildir) insanca zaaflarını öğrendiğimde yaşadığım rahatlama hissi çok bencilce gelebilir, ama bu rahatlamanın onların gözümdeki değerinden bir şey eksiltmediğini, sadece benim de bütün zaaflarıma, eksikliklerine rağmen önemli işler yapabilme ihtimalini canlı tutmaya yaradığını bilmelisiniz.

Kitapta, bir iki cümlesinin altını çizivermekle geçemeyip başlığın yanına bir yıldız koyarak bu yazının tamamı güzel demeye getirdiğim bölümler şunlar: Berberler, Benim Türk Kütüphanem, Okusak da Okumasak da: Binbir Gece Masalları

“Kitaplar ve Edebiyat” bölümü adından da anlaşıldığı gibi Orhan Pamuk’un doğulu, batılı; yerli, yabancı yazarlar ve onların eserleri üzerine yazdıklarından/söylediklerinden oluşuyor. Eğer benim gibi siz de yazar ve kitap üzerine, hatta okuma ve yazma eylemleri üzerine yazılanları okumaktan hoşlanıyorsanız bu bölüm tam size göre. Hele de benim gibi, kitap seçiminde deneme yanılmaya ayıracak zamanınızın hiç olmadığı düşüncesiyle iyi okuyucuların okuduklarından seçtikleri üzerine söylediklerini kendinize rehber edinmeyi bir kolaycılık olarak seçmişseniz bu kitaptan da eliniz boş dönmeyeceksiniz.
ali.sir.nevai
Kitapkurdu
20.03.2011
Kitap bir roman degil. Daha once denemedigi bir tarz denemis, sadece editorluk yapmis. Daha once Baskin Oran'in yaptigi gibi sadece sagda solda cikan yazilarini ya da roportajlarini bir araya getirmis. Buyuk bir beklentiniz olmasin.
zalaugr
24.02.2011
kendi gözlemlerini,yaşadığı olayları,küçüklüğünden bugüne kadar başından geçen olayları,ailesiyle ,arkadaşlarıyla ,akrabalarıyla yaşadığı anıları,mutlulukları anlatmıştır.
begumyeltekin
09.02.2011
yazarın baştan sona kendini tanıtması açısından yazdığı en güzel kitap, istanbul ile birlikte.. çok akıcıydı çok beğendim..
karakurukayısı
Kitapkurdu
09.02.2011
Orhan Pamuk'un dünyasını merak edenler için yazılmış başarılı bir kitap. Ama kitabın yarısından sonra eğer sizde benim gibi bazı konular hakkındaki fikirlerine katılmıyorsanız, onun gerçek düşüncelerini arada bir araç olmaksızın detaylarıyla öğrenmiş oluyorsunuz.
San Pedro
02.12.2010
Orhan Pamuk'un anılarını okurken usta işi anlatımıyla dönüp tekrar okuma isteği uyandırıyor. Sanat ve edebiyat üzerine yazdıklarını okuyunca ise dünya edebiyatına ne kadar yabancılaştığımızı aslında onu bilmediğimizi acı bir şekilde anladım. Çok önemli dersler çıkaracağımız bir eser olduğunu düşünüyorum.
proustesque
Kitapkurdu
04.11.2010
beğenerek ve sürüklenerek okudum. her anlamda yazarı tanımak için paha biçilmez bir fırsat. kendisine sorup da öğrenmek isteyebileceğiniz ne varsa bu kitapta mevcut. Orhan Pamuk okumayı seviyorsanız mutlaka okunmalı.
youngHS
01.11.2010
kişisel bir içtenlikle duygularını, hayatından parçalar(okurken biraz sıkılıyor bu kısımda) röportajlarını ve romanları hakkında ilginç detaylarını anlattığı sıradanlaşmış kalıplar ve daha önce sanki duymuşum/okumuşum hissine kapılacağımız gözlem kitabı. ..
Sümeyra Gül
31.10.2010
çoğu kişi sevmiş ama ben hiç sevmedim bu kitabı. sıkıldım okurken. üslup çekmedi beni. yine de zorladım kendimi bitirmek için. yine de kitabın başındaki kısa yazılar farklı bir bakış açısı sundu bana. orhan pamuk' u kişi olarak tanımak için iyidir sadece sabredip bitirebilirsiniz eğer.
landarch
29.10.2010
yazarla sanki karşılıklı sohbet ediyormuş gibi hisettim kendimi, yazarın çocukluğundaki istanbul sokakları betimlemeleri ile zamanda yolculuk yaptım. tavsiye ederim.
5n1k
Kitapkurdu
26.10.2010
orhan pamuk sevenlerin seveceği, sevmeyenlerin ise belki sempati duyacağı bir kitap.özellikle kitabın başlarında anlattığı rüyası ve rüyasına yaptığı yorum beni çok etkiledi.
artekol
02.10.2010
her erkeğin ölümü babasının ölümü ile başlar diyor yazar,daha iyi anlatılamazdı.diğer romanlarını okuyanlar için bu yazınsal ürünü onların da bir önyazısı.edebiyata,sanata dair düşünceleri de var.orhan pamuk hayranı olarak eşinden 2002 yılında ayrıldığını mesala bu kitaptan öğrendim.neden yazdığına dair düşünceleri okunmaya değer.
Özgür Balmumcu
Kitapkurdu
25.09.2010
Yazar'ın daha çok kendine yönelik olan; kendini anlattığı, beslendiği yazarları ve eserleri betimlediği, yazdığı romanların ilham kaynaklarından ve araştırma süreçlerinden bahsettiği bu eseri keyifli bir şekilde okuyabilmeniz için yazarın külliyatına biraz olsun hakim olmanız gerekir. Bir romanını bile okumadıysanız böyle bir kitaptan alabileceğiniz hiçbir şey yok demektir. Kendi adıma, neredeyse bütün romanlarını okumuş bir okur olarak Manzaradan keyif aldığımı belirtmeliyim. Özellikle yazarın bir roman yazmadan önce nasıl detaylı bir araştırma sürecine girdiğini görmek ilginçti. Son romanı Masumiyet Müzesi'ni yazmadan önce Avrupa'nın neredeyse bütün müzelerini gezmiş olması diğer ilginç detay. Yazarın mesleğine olan aşkını görmeniz de mümkün bu eserde. Aksi takdirde bir insan günde minimum 10 saat nasıl çalışır ki?
Recep Karataş
Kitapkurdu
23.09.2010
Yazarın İstanbul adlı kitabının devamı niteliğindeki bu kitabı büyük bir zevkle okuduktan sonra kitapta adı geçen onlarca kitabı da alıp bir an önce okuma isteği duyuyor insan.
cogıto
14.09.2010
sıcacık ve samimi, yazmayı gerçekten seviyor
yaseminov
12.09.2010
yorum ları gözlemleri okunmaya değer özellikle yazar eleştirileri için alınıp okunabilir tavsiye ederim
1 2