Güzel kitap. Üç kardeş: Biri hırsını kölesi, birisi insanla melek arasında bir yerde bekleyen, bir deiğeri de klasik bir insan, bizden biri yani. Ve tüm bunların ötesinde rezil bir baba
Dostoyevski'yi okumak için bile, Dostoyevski haricinde kitaplar gerekir. Bu kitaplar bir meal, çeviri ya da anlatı da olamazlar, romanın aslını herkes kendi benliğiyle okur ve kendi benliğinin yön verdiği şekliyle anlar.
Karamazov Kardeşler romanı temelde bir kadını paylaşamama durumu gibi görülebilir, ya da hep vurgulandığı gibi, oğulların babalarını içten içe öldürme isteğinin bir özeti; ama romanı roman yapan asıl alt metinleridir ve bu basit öldürme dürtüsünden daha zengindir - kardeşlerin kişilikleri ve temsil ettikleri; savaşımları, inançları ve inançsızlıkları. Bir baba figürü, edebiyatta yer tutan tüm baba figürlerinin de babası belki de. Çevresindeki birkaç basit insanın yaşamları ve onlardan öğrendikleriniz. Ve kendine has Rus kültürü. Yemesi içmesi, günlük yaşamları, evlilikler, hastalıklar, kavga-dövüşler, yoksulluklar, ölümlere dek. Bunu görsele dökmek son derece zor olabilir. Dökemezseniz, romandan bozma bir Brezilya dizisine dönüşmesi olasıdır.
Romanda üç (aslında dört) kardeş de, yaşamın farklı yönlerini temsil ediyormuş hissine kapılırsınız. Kardeşlerin birbirlerine söyledikleri kadar söylemedikleri de olanlara yön verir. Bunu zihninizi hizaya getirerek yapar Dostoyevski. Karşılaşmalar bir tiyatro oyununu aratmayacak kadar önemlidir, aralarında ise derin iç hesaplaşmalar, geçmişten uzun parçalar vardır. Bu aşırı uzun parçalar da, romandaki tüm eylemlere hizmet eder.
dostoyevski yine yapmış bence yapacağını. söze gerek yok tek kelime ile harikaydı. tasvirler o kadar güçlü olaylar birbirine kopmaz bir zincir ile o kadar bağlı ki hiç teklemeden nefes almadan okumak istiyorsunuz.