83Yorum
Yazarın okuduğum ikinci eseri. Garip bir şekilde kendine çeken bir eser.
bu yazarın kitaplarını okurken sanki karşınızda ve sizinle sohbet ediyor hissine kapılıyorum ben.
İlk roman için güzel bir kitap. Yazarım gelişeceğini izleri de var satırlarda. Sayfalarca süren ayaküstü konuşmalar bile sıkmıyor. Eril bir japonya üzerine kurulmuş bir hikaye. Göreneklerinin katılığı şaşırttı beni açıkçası. Kocanın vurdumduymazlığı, dedenin eski kafalığı, karekterin vur kafasına al lokmasını ağzındanlığı biraz üzücü.H er şey normal giderken bir anda karışması hayatları değiştiriyor ve başlıyor başka bir ülkede kendi olma çabaları. Ama okunması kolay bir kitap.
Yazar ününü kesinlikle hakediyor. Uzun süre etki altında bırakacak bir romanıydı bu da.
ince ama harıka bır eser. iç dunyasında yer edıyor ınsanın
Kitabı beğendim. Değişen toplumsal kurallar ve insanlar üzerindeki etkileri çok çarpıcı anlatılmış. Yazarın ilk kitabı olduğunu düşünürsek harika bir başlangıç ama Günden kalanlar ve beni asla bırakmayı daha çok sevmiştim. Günlük hayatı ve olayları bu kadar yoğun ve bu kadar etkileyici anlatan kaç yazar vardır bilemiyorum.
Yazarın okuduğum ilk romanı. Kanaatimce sade görüntüsünün altında Etsuko'nun zihinsel çerçevesinin, hafızasının puslu bir yansıması ile gizemli ve kendisini okutturan bir yapıya sahip bir metin. Sosyolojik bir akış açısıyla bakıldığında ise büyük ve derin toplumsal dönüşümlerin bireylerin ve ailelerin hayatını nasıl etkilediğine yönelik vurucu betimlemelere sahip. Bende Kazuo Ishiguro'nun diğer romanlarını da okuma isteği uyandırdı diyebilirim. Önerilir.
Ishiguro'nun okuduğum üçüncü kitabı. Diğer iki kitabında, hem politik bakışı ilginç bir şekilde, okuyucuyu yormadan anlattığı bir roman hem de sürprizleri seven bir yazar olduğunu anlattığım diğer romanından hangisi ile karşılaşacağımı bilemedim. Okuduktan sonra yine bir sürpriz romanı olmuş dedim. Cümlelerin arasında tahmin yürütseniz de sonuna dek emin olamadığınız olay örgüsü ile çok iyi kurgulanmış bir ilk roman. Yazarın Japon aslına rağmen bundan önce okuduğum iki romanında İngiliz dilinin ve kültürünün etkileri açık ve seçik iken ilk romanında Japon köklerine atıflar yaparak yazması, doğduğu kültüre de uzak olmadığını gösteriyor.
Yazarın okuduğum ilk kitabı, diğerlerini merak etmeme de vesile oldu. Bence güzel bir deneyimdi.
Murakami esintileri görürüm diyerek aslında bir önyargıyla başladım çünkü Murakami'yi çok severek okurum. Ancak farklı tarzları varmış, bunu öğrenmiş oldum. Ishiguro okumaya başlamak için doğru bir kitap olmayabilir.
Ishiguro'nun tüm kitaplarını okuyorum ve bu da aralarında en beğendiklerimden bir oldu. Bir Günden Kalanlar kadar olamasa da.
Farklı bir konu, değişik zamanlar, son derece ilgi çekici bir roman.
İnce bir roman olmasına karşılık, kuşak çatışmasını,değişen dünyanın kuşaklar üzerindeki anlayışsız tavırlarını, yaşlıların geleneklerine bağlı kibarlıklarını ve gençlerin çağdaşlık adı altında umursamaz ve kaba tavırlarını o kadar güzel işlemişki yazar. "Değişim" kelimesindeki göz alıcılığı "demokrasi" kelimesiyle bağdaştırıp,taraf tutmadan o kadar objektif bir şekilde göz önüne sermişki. Okuyun,pişman olmazsınız.
İlgi çekici enteresan bir yazar Ishiguro. Okunmalı.
Çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Japon kültürü ve isimleri bizlere öyle uzak ki... İsimleri hafızanızda konumlandırırken bazen zorlanabiliyorsunuz.
Yazardan okuduğum ilk eser. Kelime seçimi, olayları aktarma şekli ile oldukça özgün ve kaliteli bir eser
Dili anlatımı ve tarzı okutturuyor.Ama yazın kültürü de farklı olduğu bir kültür uzak doğu.. Dolayısıyla da bir duygudurum sorunu çıkıyor okurken.. Bunu da gözümün önüne japon filmlerini getirince diyaloglar oturdu.Aksi halde havada kalıyor
Yazarın dili o kadar güzelki bi anda hikayenin içinde hissediyorsunuz. Kitabın sonu yoruma açık.. Ana karakterin geçmişten hatırladığı küçük kızın aslında kendisinin intihar eden kızı olduğunu düşünmek de yer yer mümkün dikkatli okunduğunda..
Yazarla ilk tanışmam oldu. büyük bir beklentiyle başladım ama havada kalan çok fazla yer oldu.
Sıkıcı bir kitaptı bence