Çılgınlığın Ötesi, Kralın psikolojik gerilimlerinin en iyilerinden birisi. Gül Dalı gibi okurların anlayamayıp sıkıcı bulduğu "Rose'un tablonun içine girdiği" bölüm(ler) ise, romanın en özel sayfalarını oluşturuyor.
Kral bu romanında gül dalı ve benzeri okurların idrak edemediği gerilimi, Rose'un hasta psikolojisinin derinliklerine inerek oluşturuyor. Norman'ın deliliğini de biliyor ve sonra nedenini öğreniyoruz. Kuşkusuz gül dalı gibi okurlar, kovalamaca ve bağırsak deşme sahnelerini ararlar ama King'i bilen okurlar için bitmek bilmez psiko-analizler altın değerinde, okumaya doyulmuyor. Yaşanan ve 3 satırda özetlenebilecek olayların arkada iki hasta kahraman üzerinde yarattığı psikolojik etkileri okuyabilmek, gerçekten bu yazarı özel yapan müthiş bir deneyim haline geliyor. Dan Brown ya da Maxime Chattam kalitesinde sıradan bir yazar için 30 sayfalık bir hikaye olabilecek olaylar dizisi, King'in elinde mükemmel koca bir roman oluyor, BUNA ÖZELLİKLE DİKKATİNİZİ ÇEKERİM!
Çılgınlığın Ötesi'ni, tüm King eserleri gibi önerirken, King'i gerçekten okuyanlar için büyük ihtimalle ilk beşe alınabilecek bir roman olduğunu eklemeliyim. Bana sanki bu romanın raftaki yeri Bir Aşk Hikayesi'nin yanıymış gibi geldi. Diğer King okurları ne diyecek çok merak ediyorum.