Sıradan Delilik Öyküleri
Sıradan Delilik Öyküleri
39Yorum
Bukowski'yıllardır duyardım bilirdim ama hiç okumamıştım. Taki geçen haftaya kadar. Okuduğum ilk kitabı "Sıradan Delilik Öyküleri" kitabı oldu ve artık başucu kitabım da oldu aynı zamanda. İnsanın dibe vurmuş halini ve hayatın acımasızlığını bu kadar etkileyici ve süssüz yazan başka bir yazar tanımıyorum. Bukowski, acının mizahını yazıyor hiç şüphesiz. üstelik bunu çok doğal yapıyor.
Bukowskinin yarattığı kahramanlarını anlatış tarzına sizde bayılıyorsanız kaçırmayın...
eleştirmenlerce bukowski nin en iyi eseri olarak gösterilir ama bana göre bukowskinin hiç bir eseri birbiriyle yarışamaz hepsi mükemmel ve farklıdır
Bukowski'den kaliteli bir kitap daha.
Bukowski'nin sıradışı fantezilerini ve öykülerini okumak isteyenler için biçilmiş kaftandır. Bukowski candır.
bukowskiyi okursunuz ve aklınızda hiç bir şey kalmaz. O kelimeleri sakınmadan kulanmasının yanı sıra, aslında her erkeğin olmak ya da yaşamak istediklerini de size biraz yaşatır, en kötü hayal kurmanızı sağlar...
bukowski tarzına alışkınsanız su gibi akıp giden kitap olur.yok ilk defa okucaksanız küfürleri yadırgamayın hiç.bukowski klasiği yine.
Marjinalliği bir de Bukowski'nin kendi hayatından benimseyin. Dili belki biraz argo ama, ne de olsa Bukowski...
Dilini garipsemezseniz hoş bi eser.Argo çok ustaca kullanılmış.Yalnız aşırısına alışkın değilseniz sizi rahatsız edebilir...Bukuwski'yi tanımak için okumaya değer..
ben çok sevmedim bir iki hikaye hariç kötü bile denebilir
"..dibe vurdugunu sanip bir dip daha oldugunu kesfedebiliyordu insan.."
Ekemek arasından sonraki favori kitabım ama parantez yayınları neden böyle bişi yaptıysa kitaptaki kelimeler sansürlü yani kitap sansürlü resmen bukowski'nin nasıl bri yazar olduğunu biliyor olmaları gerekiyor diye düşünüyorum bu sansürler niyeydi bi anlam veremedim açıkcası.Onun dışında değişik değişik öykülerden oluşan ve sıkılmadan okunacak bir kitap.
Bukowski asidir. Ayık gezmeye karşıdır. Her öyküsünde sarhoşluktan, çevreye zarar vermekten hapse girer. Bu büyük korkağın hayal gücü gittikçe derinlere oynar. Bukowski'nin ne olduğunu daha iyi anlamak için, Ekmek Arası ve Factotum romanlarını da okumak gerekiyor.
Yazar, çok renkli bir hayat yaşamış ve yaşadığı bu hayatı biraz komik, biraz argo, biraz da küfür karıştırarak kağıda dökmüş. Kitaptaki hemen hemen bütün hikayeler yazarın bizzat başından geçmiş. Doğrusunu söylemek gerekirse bu tür kitapları okumak eğlenceli olabilir ama insana kattığı en ufak olumlu birşey yok diye düşünüyorum. Okuduğum ilk Bukowski kitabıydı ve bir daha Bukowski okumam çünkü insanın vaktine yazık.
Bukowski hayranıysanız. Bukowskinin yaşamından bazı parçalar, kırıntılar görebileceğiniz bir kitap daha. Eğer hiç bukowski okumadıysanız, Bukowski'yi tanımanız için bir fırsat. Kaçırmayın derim.
İçinde 26 adet öykünün yeraldığı bir Bukowski kitabı "Sıradan Delilik Öyküleri". Bu öyküler yine Henry Chinaski'nin gerçek hayatına ait. Yine aynı Bukowski vazgeçilmezleri: Kadınlar, içki, at yarışları, para için gidilen üniversite söyleşileri, sıradan aptal işler ve daktilo. Bu huysuz ihtiyar 1994'te öldü, eminim mezarında da huysuzdur.
Aşkı kalıplardan çıkarıp özgür bırakan bir adam. O yüzden peşinen söyliyeyim aşk denildiğinde "sevişmeye" ayıp bakanlar için her zamanki "ayıp"lığına sahip. <br /><br />Kısa hikayelerinden oluşuyor bu kitap da. Bu yalınlık, akıcılık, sürükleyicilik ve belki en nemlisi yazdığı konulardaki başarısı şaşırtıcı. "Yazdığın konu değil, onu nasıl yazdığn önemlidir." sözünü doğruluyor bu kitapta da. Her zamanki gibi bir gece de bitireceksiniz muhtemelen. <br />Hikaye yazanların da çok şey kapabileceği bir kitap..
Bukowski çizgisi dahilinde bir çırpıda okunacak bir kitap. Sürekli okuyucusuysanız sizi şaşırtmayacak ve hayalkırıklığına uğratmayacak hoş bir eser, ilk kez Bukowski okuyorsanız üsluptaki rahatlık, kelime seçimleri sizi hayrete düşürebilir ama sürekli okuyucusuysanız söylenecek fazla bişii yok.
hic bukowski okudunuzmu? okuduysaniz nasil yazar olundugunu anlayabilirsiniz. türkceye cevrilen tüm kitaplarinda oldugu gibi avi pardo gibi bir cevirmenin ustaca cevirdigi bu kitapta charles bukowskinin gercek hayatini daha iyi anlayabilirsiniz. Yine de bukowskinin daha önceki kitaplarindan bazilarini da okumaniz gerekiyor, özellikle ekmek arasi, postaci gibi kitaplari...
bu kitapta da bukowskinin önceki kitaplarindan öyküler görebiliyoruz.Umarim ki bir dahaki kitabinda yepyeni öyküler karsimiza cikacaktir. Yine de bu kitabi okumak büyük bir zevk. Simdi bazilariniz bukowskinin devamli kullandigi cinsellik ögelerine karsi cikacaktir, ama bu öge sayesinde bukowskiyi daha iyi anlamiyormuyuz?
Hanginiz bunun hosuna gitmedigini söyleyebilirki?
1 2