Hesse'nin okuduğum ilk kitabı budur. Sonra yazarın tutkunu oldum. Dilimize çevrilen tüm kitaplarının izini sürdüm. Siddartha, Bozkırkurdu ve diğerleri. Hesse, tıpkı Joyce gibi 'tüm'ü okunması gereken yazarlardan. Eğer kitaplarıyazılış ve yayınlanış tarihine göre bir sıra içerisinde okursanız, yazarın nasıl bir inşaat ustası, mimar, mühendis olduğunu anlarsınız. 68 kuşağını derinden sarsan ve peşinden sürükleyen yazar, bu kitabında farlılıklara rağmen kurulan bir ilişkinin, farklılıklar yüzünden nasıl sürdüğünü ve geliştiğini anlatır. Öteki ile ben arasındaki ayrımın anlamsızlığını ortaya koyar. Bozkırkurdunda yalnızlığın sancılarını aktarır ve öteki olmadan öznelliğin nasıl gelişeceğini, tüm sancılarına rağmen yalnızlığın gizemli çekiciliğini anlatır. Siddarta da ise; her şeyin ötesine geçer. Ben, sen ve onlar arasındaki ayrım ortadan kalmıştır. Hatalar ve zaaflarla dolu bir yaşamın sonunda, belki de bu hatalar ve zaafların katkısı ile bilgeliğe zanan insanın hikayesini anlatır. Diğer yapıtları da insanı ve insan ilişkilerini, başka bir yönden, yakadan izler. Söylemek istediği şudur: İnsan kendi doğasını izler ise; olumlu yönde gelişmeye açık bir varlıktır. Ancak bunun aksi de mümkün ve insan doğasına uygundur.