Yazarını darağacına götüren eser.
Yazdığı hakikatleri kanıyla süsleyen ve ıspatlayan aziz Şehid Seyyid Kutup, yaşadığı tarihlerde, özelde memleketi Mısır'a, ülke yönetimine; genel de ise tüm dünyaya Tevhidin, Hakkın ve Adaletin şahidliğinin nasıl ıspatlanacağını göstermiştir.
Öncü bir Kuran nesli inşa etmenin derdiyle Kitabullah'a sarılan Şehidimiz, hep kaygıyla yaşamıştır ve bu kaygısını özellikle bu eserinde dillendirmiştir. İslamın tüm dünyaya hükmetmesi için canı pahasına da olsa yazmaya, anlamaya ve zindanlarda yatmaya ahdetmiş bu yiğit insan, hayatını şehadetle taçlandırmıştır. Ve ölümü öldürmenin destanını tüm insanlığa okumuştur.
Zindandayken, "özür dile de kurtul" diye ricada bulunan küçük kardeşine, "Namazda Allah'ın (Azze ve Celle) birliğine şehadet eden şu parmağım, bir tağutun/zalimin/kafirin hükmünü kabul etmeyecek ve özür dilemeyecektir." tarihi sözünü söyler.
Bu sözlerinden sonra, darağacı yolu kendisine gösterilmiştir. İzzetli bir hayat, yazdığı bir eserden (Yoldaki İşaretler) dolayı şehadetle nihayetleniyor. Onun mücadelesinin mirası, bugün, tüm dünyanın damarlarına ve ufuklarına örneklik ve rehberlik vazifesi görüyor.
Kendisini, bu eseri vesilesiyle rahmetle anıyor ve aziz davasının sürdüğünü biiznillah haykırıyoruz...