Boğazkesen / Fatih'in Romanı
Boğazkesen / Fatih'in Romanı
33Yorum
tuguz
Kitapkurdu
29.01.2013
bu roman da değişik bir üslüp ile karşılaşacaksınız ve romanın içindeki olayı çok farklı bir ağızdan yazıldığını göreceksiniz
Ahmet Demir
29.08.2012
etkileyici bir roman olmuş kitap 2 ayrı konuyu ele almış fatih haznedar adlı bir yazarın boğazkesen romanını yazmaya çalışması ve fatih sultan mehmedin boğazkesen özelliğinin ele alınması bu açıdan kitabın adının boğazkesen olması tesadüf değildir
la_nena
06.04.2012
Fatih Sultan Mehmet böyle anlatılmamalıydı...
joker007
22.07.2011
Okuduğum bir çok tarihi roman içerisinde beni etkileyenlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Fatih Sultan Mehmed'in 21 yaşında İstanbul'u fethetmek için gösterdiği o çabanın binde birini bizde ülkemizin selameti için gösterebilseydik keşke.
HİDİŞKO
20.07.2011
Çok değişik bir üslupla yazılmış bir roman.Bir taraftan romanın hayali yazarının romanı yazarken yaşadıkları, diğer taraftan seyir katibi Nicolo iken Fatih'e iç oğlan olan Nedim'in ağzından Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul'un fethi. Yazar, öykünün kurgusuyla, betimlemeleri ve kişi tanımlamaları ile çok güzel bir eser çıkarmış. Okunmayı hak ediyor...
Mirayse
Kitapkurdu
27.05.2011
Fatih'in İstanbul'u keşfederken yaşadıkları çok ilginizi çekecek. Aynı zamanda tarih ve edebiyatın sarmal bir şekilde içiçe geçtiği romandan geriye aklınızda çok değişik tarihi ayrıntılar kalacak.
Müverrih_90
05.03.2011
fatih'i bir de buradan okuyun..
alius
23.02.2009
Fatih Sultan Mehmet''in İstanbul'u alış öyküsünü, bu süreçte Osmanlı ve Bizans cephesinde yaşananları, Fatih'in ruh yapısı ve karakter analizini, Konstantinapolis dekorunda canlandırabileceğiniz önemli bir tarihsel roman.
kamagan
04.10.2008
Mutlaka okunmalı demiyorum ama bilhassa tarih meraklılarının bu romandan hoşlanacağını düşünüyorum.

Roman üç eksen üzerine kurulmuş. Bu eksenler, Mehmed’in (Fatih Sultan Mehmet kastediliyor) hikâyesi ile seyir kâtibi Nikolo’nun günlüğü. Romanın yazılma serüveni de kitaba dahil edilmiş ki, bu da üçüncü ekseni oluşturuyor diyebiliriz.

Şehrin kuruluş efsaneleri gibi ana hikâye ile doğrudan bir ilgisi olmayan yan-anlatılarla da zenginleştirilen romanda, öncesi ve sonrasıyla İstanbul’un fethi farklı kaynaklardan beslenen ayrıntılarla resmediliyor. Tarihin bir dekor olarak kullanıldığı bu bölümlerde, düzyazının sınırlarını zorlayarak zaman zaman şiire yaklaşan bir üsluba rastlıyoruz.

Meraklıları için biraz da dedikodu: Kitapta, içoğlanı olarak saraya alınan Nikolo ile Sultan Mehmed arasındaki cinsel yakınlıktan da bahsediliyor. (Orhan Pamuk benzer bir yakınlığı Mevlana-Şems arasında kurmuştu, bkz. Kara Kitap)

Deniz ile yazar arasındaki ilişkinin anlatıldığı bölümlerde 12 Eylül askerî müdahalesinin yarattığı travmanın izleri görülüyor. Bu travmanın bir sonucu mudur bilinmez ama yazar, aklından çıkarmadan romanı bitiremeyeceğine kanaat getirdiği Deniz’i öldürüyor.

Tıpkı, aklından bir türlü çıkaramadığı o dilberi öldürünce başta İstanbul’un fethi olmak üzere devlet işlerine daha iyi odaklanacağını düşünen Sultan Mehmet gibi…
saraçoğlu
Kitapkurdu
05.09.2008
yazar olmak böyle bir şey konu bu kadar çekici de olmayabilirdi ama eminim ben yine bu kadar zevkli okurdum çünkü: uslup daima konudan önce geliyor. karakterlerin iç günyasına inebilmesi sıkmadan yaptığı tasvirler gerçekten çok etkileyici...tarihi roman sevenlere ve roman sevenlere iyi bir yapıt
Rıfat Kesriyeli
30.11.2004
Yazar konusu tarih olan ama bugünde yaşana olayları da paralel kurguyla içeren aslında bir anlam klasik olan bir yöntem kullanıyor ama bunu gerçekten çok yüksek bir düzeyde yapıyor. Ve sayfaları hızla okuyucusuna çevirtmeyi başarıyor. Hani uzun kış geceleri insanı sabhlatan bitmeden uyumaya kıyılamayn kitaplar vardı ya işte bu tam onlardan biri. Ayrıca Osmalı nı bir anlamda kirli çarşaflarını ortay çekinmeden dökmesi de çok cesur ve gerekn bir yaklaşım. Keşke birileride Atatürk için Çanakkale savaşı, devrimler, Cumhuriyet için benzer romanları yazabilse diyorum artık.
umutuyu
Kitapkurdu
29.05.2004
Bu kitap bence Fatih'i anlatan en iyi anlatan kitaplardan biri. Bu kitapta yeni bir çağı başlatan adamın yaptıklarını daha iyi anlayacaksınız. Anlatım biraz sıkıcıda olsa herkezi bilmesi gereken şeyleri içeren güzel bir kitap.<br />
Suat Sungur
Kitapkurdu
16.09.2003
Hiç kuşku yok ki bu romanda Fatih'in İstanbul'a duyduğu özlem aşktan daha şiddetli... Öyle olmasa yanıp tutuştuğu kızı fetih planlarında aklını karıştırıyor, konsantrasyonunu dağıtıyor diye kendi elleriyle öldürmezdi... Kitap 12 bölümden oluşuyor. İlk 6 bölüm Nicollo isimli bir seyir katibinin günlüğünden aktarılıyor. son 6 bölümse kitapta daha az yer tutuyor. Yazarın 7. bölümün başında yazdığı cümle çok ilginç: "Seyir katibinin günlüğü burada bitiyor ama hayatının burada bitip bitmediğini bilemeyiz. her ne kadar onun alınyazısını burda ellerimde tutuyorsam da romanın devamında yaşatıp yaşatmmak benim elimde" diyor ve yaşatmıyor. bana sorarsanız en doğrusunu yapıyor. 15 yüzyıl Osmanlı tarihini ve İstanbul'un fethini tüm ayrıntılarıyla ama bir roman kurgusu içinde ele alıyor. Harika bir üslup, harika bir anlatım tarzı...
1 2