müzik tutkusu ile varolan,devrilen yıllar ve bir keman.sevgiliye duyulan aşk ve gizli reddedilmeleri kabullenemeyen, çıkışlar arayan bir yürek..aniden alevlenen bir aşk ve karşılıksızlığa sahip olanın çektiği elemlere elem ekleyen dostluk bağı..kuhn, anlaşılırlığı yaşadığı, kendini bulduğu sevgisi gertrud’u kendi başınalık içinde sevmelere mi üzülsün yoksa dostum dediği heinrich mouth’la aniden kurulan aşk ile sevdiğini elden tam anlamıyla kaçırmalara ve onun tabiriyle ona ulaşılacak yolların kapanmasına mı..yoksa kendisine karşı duyulan ve sözlerle yansıtılmayan sevgiyi sarsılarak dışavurumlarla dillendiren ama at gözlüğü taktığı için görmediği brigitte’nin acısına ne yapacağını mı şaşırsın ve sonrasında umursamaksızın yürüsün yokuşlarda.
Devam için zor olan bu yaşanılanlar hayatın ta kendisiyken yaşamayanlarca ne rahattır hayat sanılan..ve denildiği gibi düşünme zorluğunu çekmeyenler için ne kolaydır yataktan kalkarken mutlu olmak.hayata takıntısı olan varlık bir kapı koluna takılan yelek gibi kurtaramayabilir kendisini ve olur ki sarsılmalar sonucu kendisini kurtarma şansına ererse sonrası için içinden çıkılmayan, sonuçsuz kalan tek hesap hasar hesabına yönelir..
sevgi kalp kentine uğramıyorsa ısrarla, zorunlu bir hayali yalnızlıklarda dolaşma hastalığı ele geçirmiş denebilir mi her zaman ruhu?Ya sevgi uğramış fakat tek yönlü yollardan ona tarafa geçiş bırakılmamışsa ve dolayısıyla bütün sevgilerin ve iyi niyetlerin,onsuz olmazların boşa harcandığını düşünürse..boşa harcayana söz geçirme imkanı yoksa duvarlar dizilmişse önüne ve duvarlar çok yüksekse ve vazgeçilemez görünüyorsa ve sevgisi ona aradaki uçurumu kapatarak devamı daha olası görüyorsa gözleri kapatıp devam etme mi gerekir ruhu onsuz olan, bedenen mevcut varlığı ile aynı mekanlarda hayata..alev alev yanan kuru kalma mücadelesi veren gözlerle..unutmaların derinliklerinde olduğu kandırmacasıyla..iletişim kaygısı yanılsamalarıyla..
yalnızlıklarda sevileni umutsuzca beklemeler bir anlamda ruhun tükenmesine seyirci kalma eskiden kalma devamlı surette yaşanılagelen hayatın sillesi belli ki..kim kaçabilmiş bu silleyi yemeden sahnelerden..sevilen karşı kıyıdayken ruhu morarmadan bir an önce kendinden kaçışlara yolculuk yapmak mı gerekirmiş..sevgiden uzak bilinmeyene..