Toprak Ana Hakkındaki Yorumlar

edebiyat_dostu 29.12.2012
Kitaptaki Toprak Ana bizim fedakar Anadolu kadınını çağrıştırıyor. Birinci dünya savaşında ve Kurtuluş savaşında analar gözü yaşlı eşlerinin ve çocuklarının dönmesini beklemişler ama.... çoğu dönmemiş... Toprak ana da kimi kimsesi kalmayınca son oğlu Caynak da ikinci dünya savaşında Almanlarla savaşmak üzere gidince ve gelini de onu terkedince artık yapayalnız kalıyor. Tek dert ortağı topraktır. Artık dertlerini onunla paylaşır... Güzel bir eser. Savaşın insanlar üzerindeki çirkin yüzünü apaçık bir şekilde gösteriyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
coffeart 29.08.2012
ben Cengiz Aytmatov ile ilk Elveda Gülsarı kitabıyla tanışmıştım ve üstelik yaşım küçük sayılırdı. beni öyle etkilemişti ki o kitap, bu kitabını da okuduktan sonra neden yazara geri dönüp diğer kitaplarını da okumadım diye hayıflandım.
kitabı yalnızca birkaç saat içerisinde bitirdim. bitirdiğimde o gün de benim için bitmişti. olaya öyle kaptırıyor ki kendini bu kitapla bi süre ara verdiğim çok okuma alışkanlığıma yeniden döndüm diyebilirim...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
bahrî 12.05.2012
okumadan önce kitabın hacmine aldanıp önemsememiştim.okuduktan sonra hiç bitmeseydi diyeceğiniz harika bir roman olduğunu fark ediyorsunuz.eşini ve üç çocuğunu en sonunda ise biricik gelinini hazin bir şekilde kaybeden bir ananın toprakla dertleşmesini anlatıyor.Bu kitap bana gün olur asra bedel romanını hatırlattı.buradaki suvankulof ailesi de oradaki kuttabayevler gibi savaş mağduru.birinde bir çiftçinin bir ömür aldığı nefesi soluyorsunuz diğerinde ise demir yolu işçilerinin güçlüklerle mücadelesine şahit oluyorsunuz...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ozzy_ozzy 02.11.2011
Yazarın bu eseri de diğer eserleri gibi çok başarılı. Savaşın insanlardan neler alıp götürdüğünü duygulu bir dille anlatan kitabı okurken gözyaşlarınızın kendiliğinden akıp gittiğini göreceksiniz. Kitabın kısa olması da ayrıca tadını damağınızda bırakacak. Herkesin severek okuyacağına eminim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Cengiz Aytmatov'un başyapıtlarından bir tanesi....Köyünde çiftçilikle uğraşarak mutlu ve huzurlu şekilde yaşayan Tolgonay ve Suvankul ailesinin savaş esnasında acıklı dağılşını anlatan muhteşem bir yapıt...Kırgız halkının dertlerini eserlerine başarılı bir şekilde yansıtan ve her fırsatta milli değerlere ve vatanına bağlılığını tüm dünyaya cesurca haykıran Cengiz Aytmatov yine Rus mezalimi, köylünün çektiği dertleri, ailelerin ve milletinin bir hiç uğruna yok oluşunu Toprak Anayla Tolgonay'ın karşılıklı konuşması şeklinde çarpıcıklı,sürekleyici ve acı bir gerçeklikle tüm dünyaya haykırmıştır...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-711829 18.05.2010
Aşk, sevgi, annelik, çile... Duygular o kadar güzel anlatılmış ki. Hele 3 oğlunu ve kocasını savaşta kaybedeb ve geliniyle başbaşa kalan Tolgunay Ana'nın çektiği ızdıraplar ve bu acılar karşısında neler yaşadıkları... Mutlaka okunması gereken bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
günbatımı0 14.01.2010
yokuluk, yoksulluk, açlık, savaş, acı, ölüm, çaresizlik ama kaybolmayan bir vatan sevgisi ve insanlık ancak bu kadar gerçek ve bu kadar güzel anlatılır. insana insan olduğunu hatırlatan insnın ömründe en az bir kere okuması gereken bir baş yapıt.
başucu kitabım.

nur içinde yat AYTMATOV
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
müna 09.07.2009
kırsal kesimde geçen olayların anlatıldığı kitap, cengiz aytmatovun her zamanki hikayelerinden pek de farklı değil. ama bu kötü olduğu anlamına gelmez
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
omeryilmaz 12.03.2009
Aytmatov'un Toprak Ana Eseri mükemmel.Aytmatov okuyacak olanlara tavsiyem ilk önce bu kitaptan başlasınlar.Kırgız halkının savaş yıllarında ne çileler çektiğinden hareket ederek, toprağı Tolganay ile konuşturması ve bu dialoğu gerçekten harika.Hele ilk buğday mahsülünün alınmasından sonraki konuşmada sanki siz de o buğday kokusunu hissedeceksiniz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
iLKeRiZm21 27.02.2009
Toprak Ana; Cengiz Aymatov'un en önemli romanlarından bir tanesidir.Bu romanda evlenmeye hazırlanan iki sevenin nasıl savaş dolayısıyla ayrı düştüğü,koskaca bir ailenin nasıl yok olduğu ve savaşın Türk toplumu üzerinde nasıl yıkıcı bir etkisi olduğu ustaca işlenmiş.Kısacası mutlaka okuyun derim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
mcan33 23.02.2009
Büyük ustanın, hacim olarak küçük ama verdiği ders itibariyle büyük ve duygu yüklü başka bir eseri. Toprağa verilen yarı kutsallık yanında analığa verilen kutsallık işlenmiş. Kocası ve 3 erkek çocuğunu askere gönderen bir ana, onlar yerine tarlada çalışan kolhozda yöneticilik yapmakta. Şehit olan insanların arkasından yüreğine taş basan bir ana. Bir anda kurtuluş savaşı dönemlerine götürüyor bizleri.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
osmanov 15.01.2009
Aytmatov'un en beğendiğim eseri. Açmaza düşen iki sevgilinin duygu dünyası etkileyici bir şekilde betimlenir.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
burme 23.12.2008
Bir kitap insanı ancak bu kadar etkileyebilirdi diye düşünüyorum.
Karakterlerin çektiği acıyı okuyucunun iliklerine kadar işletebilmek, inanılmaz bir kalem gücüdür...
Kocasına olan aşkı ve gelinine olan sevgisi beni inanılmaz büyülemişti...Tüm acıları yaşamış olan ve buna rağmen hayatta kalma mücadelesi veren, hiçbir zaman ümidini kaybetmeyen müthiş bir kadın. Hayran kaldım o kadına.
Her kitapseverin hayatında en az bir kez okuması gereken bir yapıt bence...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
PlatNumTurk 22.12.2008
Bozkırın hüküm sürdüğü bir yerde insanlarda sert olmak zorunda ve hayata karşı her zaman dik durmak zorunda. Bu kadın olsa bile...

Çıkan savaşta çocuklarını kaybetmiş bir anne ile gelininin yaşamı anlatılıyor güzel bir dille. İnsanların yaptıklarına karşılık toprağın yine de onları sevgiyle kucaklaması da işleniyor. Bir karış toprak bu kadar değerli olur mu? Oluyor... Cepheden anaya ulaşan bir mektupsa tüm yürekleri sızlatıyor. Gelin dul, ana evlatsız kalmış oluyor...

Ve sonra hayat bir sürpriz daha yapıyor, bozkırın sert kışını çatlamış ellerinde hisseden anaya...

Sürprizi ve devamını kitaptan okuyabilirsiniz.
Keyifli okumalar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
_Akdeniz_ 07.10.2008
Bir arkadaşımdan kitabın çok hüzünlü olduğunu duymuştum. Ancak bu kadarını beklemiyordum. Gözyaşları içinde okuduğum bir kitap. Orada yaşanan acıları, hüzünleri içinizde hissediyorsunuz. Anlatıma, üsluba diyecek sözüm yok zaten. Aytmatov'un harika anlatımını burada da görüyorsunuz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Bolokur 08.09.2008
Bir aileden dört erkeği götüren savaş,yokluk,fakirlik...Aynı yokluklar yüzünden doğum yaparken ölüme giden bir gelin...
Gözyaşlarımı tutmaya çalıştığım yerler oldu.
Kendisi de kolhozlarda memurluk etmiş biri olan;genç yaşta dul kalıp 2.Dünya Savaşı'nın yokluk yıllaırnda dört çocuğunu büyüten bir annenin elinde büyüyen yazar;içinde doğduğu coğrafyayı bize naklederek acılarını belki de hafifletti.Çok da başarılı bir roman çıkarmış ortaya.
Belki de Cengiz Aytmatov Kırgızistan'ın Yaşar Kemal'idir.Tek fark,Yaşar Kemal'den daha sade ve daha süssüz.
Kitapta bana tek ters gelen şey; bu insanların müslüman oldukları halde kurşunla vurulup ölmüş bir atı yemeyi düşünmeleri... Bu kitap okunmalı!
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kül Erkin 17.08.2008
Cengiz Aytmatov'u Hakk'ın rahmetine kavuştuktan sonra okumaya başladım. Tek kelimeyle; büyüklendim!.. Kitaplarındaki hayal gücü, anlatımı, ulaşmak istediği hedefi bakımından eşsiz bir yazar. Çağın en büyüğüydü belki de... Toprak Ana'ysa benim favorim. Toprağın şahitliğinde geçen yıllar, ıstıraplar, neşeler, daha çok ıstıraplar... 3 oğlunu ve kocasını savaşa veren, gelinini de başka bir erkekten olan çocuğunu doğururken kaybeden kadının öyküsü... Gerek İkinci Dünya Savaşı'na bakışı değiştirmede, gerekse insan psikolojini anlamada eşi benzeri olmayan bir roman. Okuduklarım arasında en iyisi, hem Aytmatov'un, hem diğer Türk yazarların...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Recep Hacı 23.05.2008
Çok yoğun bir dram içeren bu ağır hikaye, Aytmatov'un müthiş anlatımıyla birleşince çok daha etkileyici bir hal alıyor. Bir insanın başına gelebilecek en kötü olaylara maruz kalan bir kadının metaneti ve dirayetini hayretler içerisinde kalarak okuyacaksınız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
culap 15.01.2008
aytmatov gerçektende süper bir yazar kitaplarında ki olaylarda sanki yaşıyormuşsun gibi oluyor ben bu toprak ana kitabını müthiş şekilde beğpendim okumanızı tavsiye ederim...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
dtgordion 14.01.2008
çok güzel bir kitap. okuduğumda inanılmaz duygulandım. yazarın anlatım tarzı olayları sanki kendiniz yaşıyormuşçasına, içinize işliyor. çok çabuk okunulabilecek, yalın, etkileyici bir kitap. herkese tavsiye ederim...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
öme 19.10.2007
akıcı kitap olması münasebetiyle okumaya başladım ve okudukça kendimden geçtim artık sağıma soluma bakamıyordum neden mi çok hüzünlenmiştim bu kadar acıyı nasıl biraraya sığdırabilmişti o kadar acıya rağmen insanların dik duruşu ve kimseye muhtaç olmama çabası daha doğrusu açlıktan ölmeme çabası bir anannın çocuklarını nasıl kahraman yaptığını farkın da olmayark.kitabın önün de saygıyla eğiliyorum
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Şenay Gemeç 17.10.2007
Yeni yıkanmış ak, pak entarisi, pamuklu kara ceketi ve beyaz yazmasıyla yolda ağır ağır ilerliyor kadın. “Merhaba toprak” diye sesleniyor usulca. “Merhaba tolunay” demek geldin Ne kadar kocamışsın. Saçların ağırmış, değnekle yürüyorsun üstelik.” “Evet yaşlanıyorum, bir yıl daha geçti, sende, toprak sende bir hasat geçirdin. Bugün ölüleri anma günü.” “İnsan doğruyu öğrenmeli, tolunay.” Kafasıyla yüreği doğruya götürecek mi onu? Hala çocuk. Onun için, ne yapacağımı bilemiyorum, hayata küssün istemiyorum. Hayatın karşısında yiğitçe dikilsin istiyorum. Geçmiş olayları doğru yargılayacağını bilsem, hayatı gerektiği gibi anlıyacağımı bilsem, ona yalnız kendisini, kendi hayatının değil, başkalarını, başkalarının hayatlarını da kendimi, kendi geçmişimi de, canım toprağım senide, eski günlerimizi de anlatırdım. Hayat hepimizin aynı teknede yoğurmuş, bir tek demet haline getirmiş. Her insan bu öykünün anlamını kolay kolay çıkaramaz. Onu içten, yürekten anlamak için yaşamak, denemek gerekir. Toprakla su, insanlar arasında eşit olarak paylaştırılırsa, bizimde kendi tarlamız olursa, bizde kendi tohumumuzu eker, kendi ekinimizi biçersek mutlu oluruz. İnsan için en büyük mutluluk budur. “Tolunay, çiftçi dediğin, mutluluğu ekip biçtiğinde bulur”. “Toprak, göğsünde hepimize acı çektiriyorsun; bizi mutlu kılmayacaksın, neden toprak diyorlar sana, biz neden doğduk? Biz senin çocuklarınız, toprak. “Mutluluk getir bize, bizi mutlu kıl!”. Ekmek esmerdi, katıydı ama dünyada hiçbir şeyle karşılaştırılamayacak kadar tatlı bir kokusu vardı, güneş kokuyordu, taze saman kokuyordu, duman kokuyordu. Bir filiz nasıl tohumdan doğarsa bir ananın mutluluğu da halkın mutluluğundan doğar. Halkın hayatından uzak kalan bir anının hayatı yoktur. “Sevgili toprağım benim, o günü hatırlıyor musun?””Zamanın başlangıcından beri, yüzyılların izi duruyordu içimde.
Tarihin hepsi kitaplarda yazılı değildir, insanlarda tarihin hepsini bilemezler. Ama benim içimdedir hepsi, bütün tarih. İnsan denize benzer, derin yerleri de sığ yerleri de vardır. “Söyle bana, sevgili toprak, hangi ana böyle acı çekti, hangi ana oğlunu bu kadar kısa zaman gördü?” Savaşı alt etmenin tek yolu var, bunu o zaman anladım: çarpışmak, dayanmak, yenmek. Bunları başaramadığın an karşına ölüm çıkıyordu. İyilik, dağlarda yollarda yaşanmaz. İnsan raslantıyla karşılaşmaz iyilikle. Ancak bir başka insandan öğrenir. İnsanın hayatı bir dağ yoluna benzer, iner, çıkar, uçurumların kenarından geçer. Hep tek başına aşamazsın o yolu, ama herkes elini uzatırsa sana, çabucak aşarsın. Hayatımız böyle işte.”
Dünyadaki insanlar oğullarını, kardeşlerini, babalarını, kocalarını bizim kadar seviyorsa, bizim o gün onları beklediğimiz gibi onlarda oğullarını, kardeşlerini, babalarını, kocalarını bekliyorsa, yeryüzünde başka savaş olmaz artık” diyorum.
Savaşın insanları zalim, aşağılık, aç gözlü yaptığını kim söylemiş ? Hayır, savaş, sen çizmelerinin altında insanları ezebilirsin, öldürebilirsin, yağma edebilir, yakıp yıkabilirsin, 40 yıl bile sürdürebilirsin bunu, ama insan denen yaratığın içindeki o duyguyu, o insanlık duygusunu, o sevgiyi içinden söküp atamazsın. “ Toprak, toprak ana, göğsüne bastı bizi, dünyanın her köşesindeki insanları besle. Anlat onlara, sevgili toprak, anlat onlara.”
“ Hayır Tolunay. Sen anlat… Sen insansın. Her şeyin üstündesin. Her yaratıktan akıllısın. Sen insansın. Sen anlat İNSAN!.”
Yazar ferklı bir konuya değinmiş.Okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Suat Sungur 19.09.2007
Toprak ana, Aytmatov'un kendine has bir üslupla cansız varlıkları da konuşturma becerisini ustaca kullanarak savaşın insanlar üzerinde bıraktığı etkiyi gözler önüne serdiği duygu yoğunluklu bir eserdir. Aytmatov'un eserlerinde görüldüğü gibi bu eseri de kendi milletinin sosyal, kültürel, ahlaki yönüyle ve çekilen sıkıntılarla, kahramanlık duygusuyla bezenmiştir. Milli eğitim Bakanlığı'nın "okunması gereken 100 temel eser" listesine girmeyi hak edecek kadar güzel bir kitap. Kesinlikle okunmalı!
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
yakazaa 19.07.2007
Şunu açıkca söyleyebilirim.Toprak ana yı okuyuncaya kadar bana soranlara okuduğum en güzel kitabın ''sefiller'' olduğunu söylerdim ama bu kitabı bir okudum pir okudum.İlk defa bi kitabı okurken gözlerim yaşardı.bir insan ancak bu kadar güzel dram yazabilir.hem de içinde sevinci umudu da taşıyan bir dram.
nobel falan az gelir bu kitaba ben o kadar söyleyim .KESİN OKUYUN...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
AbidinDinoo 22.06.2007
Cengiz Aytmatov "Toprak Ana" adlı kitabında toprağın insanlar üzerindeki etkilerinden ve toprak kavramının insanlar için ne kadar önemli olduğundan bahsetmiştir... İnsanların oluşturdukları kültür ve sosyal hayat büyük ölçüde onların yaşamış olduğu toprağa bağlı olduğundan toprağın insanlar üzerindeki etkisini kitanına neşretmiştir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Nebi Dönmez 10.02.2007
Aytmatov'un bu kitabında savaş nedeni ile biribirinden ayrılan ana ve oğullarının bir birbirine sevdalı kişlerin birbirinden ayrılmalarının ne kadar zor bişey olduğunu çok güzel anlatmış.ve en güzelide bu insanlar bir yandan sevdiklerinden ayrıldıkları için üzülmekte ve bir yandan da vatan sevdası ve aşkı ile vatan yoluna herşey feda diyerek tekrardan calışmaya vatanına yardım için çalışmalrı beni yeterince duygulandırdı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Çepni55 03.04.2006
Aytmatov’un, savaşın nasıl bir toplu cinnet ve cinayet hali olduğunu ortaya koyduğu eseri Toprak Ana-Samançının Colu ise “Üzerinde yeni yıkanmış beyaz entarisi ve koyu renkli beşmenti, başında beyaz yazmasıyla, bir ana, biçilmiş tarlaların arasından geçen yolda ağır ağır ilerliyor.” cümlesiyle karşımıza çıkıyor. Zaten hikâyenin özü de bu anne ile toprak arasındaki –esasında monolog olan bir dertleşmeye dayanıyor. Acılarla dolu savaş yıllarının ardından yaşlı kadının “ölüleri anma günü” olarak nitelediği o güne yeni yıkanmış elbiseleriyle başlaması onun geleceğe umutla bakmasını, beyaz yazması gelenekçi yönünü, ağır ağır ilerlemesi ise artık yorulduğunu ve yaşlandığını işaret etmektedir.
Yanıtla
14
0
Destekliyorum 
Bildir
cengiz aytmatovun okuduğum ilk kitabı.aslında bu yazarın ısmını daha once hiç duymamama rağmen arkadasımın tavsıyesi üzerine okumaya başladım.kitabın ince olmasıda aslında ılk bakısta cok hosuma gitti.ama kitabı okuyunca kitabın bu kadar ince olması beni üzdü.ınsallah sızde okuyunca benımle aynı dusuncelere sahip olursunuz.kütüphanenizde bu kitaba da yer acın.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir