83Yorum
Capote bu romanı bir gazetede gördüğü cinayet haberi üzerine yazmış. 6 yıl da yazılmış dili çok kuvvetli edebi yönden tam bir şaheser. Gerçek suç denilen akımı başlatan romandır. Ancak gerçekte mahkumlardan biri capotenin kendilerini aldatmasına istinaden şu sözleri söylemiştir. "Bütün organlarımı bağışladım. Bir gün sokakta bir çift göz sana bakarken görürsen unutma o gözler benim gözlerimdir. Büyük başarı ve zenginliğe kavuşan capote bu kitaptan sonra bir daha hiç bir kitabını bitirememiş ve alkolizmin girdabında acı ve vicdan azabıyla ölmüştür. Romanı ise bir başyapıttır.
Soğukkanlılıkla, Capote’nin şu ana kadar okuduğum en başarılı romanı. Anlatımı ve kurgusuyla sizi asla sıkmayan ve okuma isteğinizi devamlı canlı tutan bir eser. Farklı tarzda yazılmış bir suç romanı arıyorsanız kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. 
yıllar önce filmini izlemiştim; kitabı okudukça görüntüler gözümün önüne geliyor.. mutlaka okunması gerekenlerden..
Olay her nekadar vahşete de psikolojik tarafı daha ağır basıyor. Ben her zaman derim, hiç kimse göründüğü gibi değildir.
bülbülü öldürmek ve tespih ağacının gölgesinde kitabının yazarının öz sözünden keşfedip bulduğum bi yazar. severek okudum
Yorumlara ve konusuna bakarak aldim. Henüz okumadım.
Tamamen gerçek bir olayı ele alan, suç ve suçlu üzerine yazılmış çok iyi bir kitaptı.
Okuduğum en etkileyici kitaplardan biridir, anlattığı olay bir yana (herhangi bir üçüncü sayfa haberi olabilir) ele alış biçimi sarsıcıdır, hele finalde idam mahkumunun son isteği tüm sınıfsal sosyoloji araştırmalarının özetidir, okunmalıdır
Bitmesin diye okumaya kıyamadığım bir kitap, muhteşemdi.
Okurken zorlandığım ama tavsiye edebileceğim bir kitap.
okurken tüylerim diken diken olmasina ragmen elimden bırakamadım.suc ve suclu psikolojisini o kadar güzel anlatiyor ki.
Kitabı okurken bir roman havası almıyorsunuz ama Kitabın adı ile yazım dili birebir uyumlu
O kadar acıklı ve sarsıcıydı ki maktullerin fotoğraflarına günlerce bakamadım. Bu kitabı okuyan herkes Holcomb sakinleri kadar gerilmiş ve dehşete kapılmıştır. Zavallı Clutter’lar.. Bu kitap benim için, yazılmış bütün polisiye ve gerilim kitaplarının üzerindedir ve onların efendisidir.
Suçun ve suçlunun arka bahçelerinde dolaşıp, olaylara çıplak gözle bakış açısı kazandıran, son bölümlerde psikolojik tahlilleri ağır basan, güçlü bir empati bağı kurduran ve beni göz yaşlarına boğan gerçek bir hikaye. Kitabı okurken karakterlerin ve olay yeri fotoğraflarını izlemeniz, olay ve duygu örüntüsü açısından tavsiyedir. Şimdi sıra filminde.
Psikolojik tahlillerle dolu polisiye bir kitap. Okunabilir.
kitabı bitirdiğimden beri tadım yok. hayatınızda hiçbir suçluyla empati kurmak aklınızdan bile geçmezken birden karşınızda ete kemiğe büründüklerini görüyorsunuz. kurban giden, hayatları boyunca kimseye zararları dokunmamış o 4 kişiyi düşünürken de iki taraflı sorgulama yapıyorsunuz. keşke hafızamdan silinse de tekrar okusam.
Objektif bir gözle suça bakışı anlatıyormuş dediler, okumadan duramazdık.
Olacakları bildiğim halde okurken heyecanlanmaktan kendimi alamadım. Katilleri cani birer yaratık değil, hayatta zorluk çeken bizden insanlar olarak tasvir etmiş. Böyle söyleyince sanki taraflı yazılmış gibi oldu, aslında yazar olayı yorum katmadan tarafsız bir şekilde anlatmaya çabalamış fikrimce. Ben çok etkilendim.
Polisiye özelliğinden çok psikolojik tahlilleriyle akıllarda yer edecek bir kitap. Cinayetleri internetten araştırıp kurbanların ve katillerin fotoğraflarını gördüğümde olayların gerçekliğini tekrar anlamıştım.
Biyografik bir roman uzun olmasına rağmen boğmuyor insanı