Aydınlanma Değil, Merhamet! - Gogol' un İzinde I.Kitap
Aydınlanma Değil, Merhamet! - Gogol' un İzinde I.Kitap
51Yorum
KY-207741
06.04.2011
Rusya'da kapitalizmin restorasyonu ve yeni oluşan burjuvazinin vahşiliği. Rus kapitalizminin çelişkileri. Rus mafyası ve derin devlet. Rusların Müslüman halklara ve Kuzey Kafkasyalılara bakışı. Rus insanının karakteri. Ve tarih boyunca Rusya'da devletin yazarlarına layık gördüğü yaşam biçimi. Yaklaşık 2 yıl Rusya'da yaşadıktan sonra Türkiye'ye geri dönüş kararımda etkili olmuştu bu kitap. Alev Alatlı'ya teşekkür ediyorum.
jsphyne
Kitapkurdu
01.01.2011
Kitap ülkemizde yaşadığı birtakım tecrübelerden dolayı kendini hiçleştirmek amacıyla çıktığı Rusya yolculuğunda entellektüel gözlemler yapan karakter üzerinden devam ediyor. Her sayfasında derin bilgilerle aydınlanacağınız; Rusya'nın sosyolojik, tarihsel, politik süreçlerini bir aydın grubunun diyalogları ve arayışları üzerinden okurken; kendi ülkemizin dinamiklerinin de zihninizde uyarılacağı bir süreç olacak bu. Bu toprakların, hangi millet olursa olsun, değişime meylinden ve değiştirmek isteyenlerin zulmünden dolayı ne kadar yıprandığını gözlemleyecek ve öfkeleneceksiniz.
mervecnn
08.10.2010
Alev Alatlı'nın okuduğum 2.kitabıydı ilk okuduğum kitap gibi bunu da beğenerek okudum .kitap dörtlemeden oluşuyor 1. kitabını okuyanlar diğer kitaplarını da okumak isteyeceğinden eminim.
musabkalkan
26.06.2010
Kitabı saf bir roman, devamlı olayların geçtiği bir kitap olarak görmeyin. Rusya'nın uzak ve yakın tarihine mükemmel bir bakış. Ancak bazı noktalarda yanılgıya kapıldığı ve rus gözüyle baktığını unutmayın.
sozen61
14.05.2010
Mükemmel ötesi sürekleyici hatta kitabın sonu geldiğinde çok kötü oluyorsunuz çünkü ikincisini hemen almak istersiniz. Konu tamaıyla aslında Rus kültürünü ve hristiyanlığı anlatıyor diyebiliriz. Özellikle bu kadar çok rus kültürüne ait bilgi insanın hem hoşuna gidiyor hem de alev hanımın bu bilgi dağarcığına hayret ediyorsunuz. Kesinlikle okuyun. pişman olmayacaksınız.
tongell
02.04.2009
beğendim. roman tadında ama rusyayı çok güzel anlatmış. ilk başta çok sıkılmıştım ama sayfalar ilerledikçe kendimi kaptırdım. Rus tarihi toplumsal ve dini geçmişi romanla harmanlanmış. diğer kitaplarınıda kesinlikle okuyacağım.
adigepshasha
15.01.2009
alev alatlı'nın üslübu bana çok farklı geliyor ve okurken çok sıkılıyorum.
Enis Aldemir
05.08.2008
Rusya ile tarihten gelen bunca ilişkiye rağmen, çevirileri saymazsak özellikle edebiyat alanında yeterince eser bulunmamakta. Alev Alatlı'nın farklı üslubuyla zevkli bir kitap.
maXXTor
16.06.2008
Bilgi ağırlıklı, yakın dünya tarihini anlatıyor Alev Alatlı bu kitabında. Özellikle Rusya ve Türkiye karşılaştırmaları, benzetmeleri, tartışmaları çok güzel. Rusyaya gidenler yanında bulundursun ve okusun derim.
sındıana
06.05.2008
rusyayı en iyi anlatan türk<br />
kurt_2023
Kitapkurdu
10.03.2008
RUsya söz konusu ise ALev Alatlı ilk akla gelecek hocadır. Kalite, bilgi ışığında eserlerinde buluşuyor. Bir seri olarak çıkan eserleri entellektüel gelişim ve ALev Alatlı tarzını yaşamak için önemli ve gerekli oolduğunu düşünüyorum.
Kamil Yildirim
28.01.2008
Kominizmin ana yurdu Rusya'daki değişim ve dönüşüm çok daha anlamlı ve olası bir gözlemle anlatılıyor. Geçmişteki küçük küçük sosyal, dinsel ve siyasi oluşumlar bu günün sonuçlarını nasıl etkilemiş. Alev Alatlı'da kendi dünyasında, bu evrimi yanıtlamaya çalışıyor. Dünya siyasi tarihini tanımamız açısından okunmasında fayda gördüğüm bir eser.
Siddik Cifcioglu
16.08.2007
Şu gerçek, insanın bu kitapları okurken belli bir tarihi birikiminin olması gerekiyor. Ben okurken çok keyif aldım ve bir filmi seyreder gibi oldum. Çünkü okuduklarımın hemen hepsini o toprakları gezerken ben hep dinledim ve tarihte yaşanmışların izlerinin bugün varlığını koruduğunu gördüm. Kitabı okumadan önce rus tarihi konusunda iyi bir bilgi edinilmesi benim tavsiyemdir. Ya da kitabı okurken anlaşılmayan bölümlerin araştırılması iyi olabilir.
ahmetakin67
Kitapkurdu
08.05.2007
Alev Alatlı bu kitabı ile yine gündemi kendisi yaratıyor ve Rusyanı n olayları Türkiyenin bir adım öncesinde yaşadığını ve bizim aynamız olduğunu ileri sürüyor ve doğru saptamalarda bulunuyor.Alev Alatlının tüm kitaplarını kesinlikle tavsiye ederim
Kalender Güvenç
22.01.2007
Alev Alatlı’yı bir üniversite söyleşisinde tanımıştım. Ondan sonra da kitaplarına olan ilgim arttı. Gerçekten çok bilgili ve birikimli bir yazar. Yaptığı söyleşide salonda buluna herkesi hayran bırakmıştı. Bu kitabında da bu tadı alabiliyorsunuz. Kitabın bazı kısımlarında , Rus halkı hakkında sosyal ve kültürel saptamalarının neredeyse Türk toplumu içinde geçerli olması insanı şaşırtıyor. Alev Alatlı kitaplarını okuyup bilgilerinden faydalanmanızı tavsiye ederim. <br />Saygılar…<br />
alperton
17.01.2007
Bizlerde Ruslarda ne Avrupalıyız ne de Asyalıyız.İkimizde moğol işgaline uğradık Bizans etkisinde kaldık. biz Balkan slavlarını yönetirken onlarda orta asya Türklerini yönettiler. Geri kalmışlığımızı Avrupadan taklitle kapatmaya çalıştık. Tarihlerimiz bir çok paralellik arzediyor. Bizim islama geçişimizle onların ortodoks olması arasında da fazla bir zaman farkı yok . Hürremden ve katerina ile başlayan nataşalarla devam özel ilişkilerimiz bu günlede 60 binin üzerinde evlilikle devam etmekte bunun iki katıda beraber yaşayan, tarihi düşmanımız ilerdeki partnerimiz olma yolunda mı ilerliyor? Kimin kültürü daha ağır basacak bu yeni ilişkide biz mi değişecez onlar mı yoksa orta bir yol mu bulunacak. Alev Alatlı çok önemli bir boşluğu dolduruyor bu kitabıyla bize Rusları tanıtıyor hem de okullarda tiksindiğimiz yüzeysel şekilde değil derinlemesine en ince ayrıntısına kadar .Muhteşem bir bilgi birikimi. Bu kitaptan sonra rus arkadaşlarımla ülkelerinin sorunlarını tartışabildim. Keşke haklarında hiçbirşey bilmediğimiz diğer komşularımız hakkında da birileri yazsa.
fyildirtan
11.10.2006
Alev Alatlı'yı bence herkes okuyamaz, dili agir, anlasilmasi da oldukca zordur. Ama bir kere okuyan da asla vazgecemez. Sabirsizlikla 2. kitabi bekliyordum ve cikar cikmaz aldim. Cevresinde olup bitenleri anlamaya calisan herkesin okumasi gereken bir seri. Rus kulturunu iyi taniyan bir insan olarak kitabi okudukca hayretler icinde kaldim. Bir kulturu ancak o kulturde yasamis biri bu kadar iyi anlayip anlatabilir. Tasfirleri olaganustu bence.. Kitap okumayi sevenlere mutlaka tavsiye ediyorum.
kaanCcC
30.09.2006
hepimizin biraz galiba rus aydınlanmasına ilgi göstermemiz gerekiyor yazarında dediği gibi rusya ve türkiye birbirne çok benziyor. bir rus ve bir türkün bizim adımıza tuttukları nöbete bizimde iştirak etmemiz gerekmiyormu. bu kitabı okuyun mutlaka okuyun
geyveli
20.01.2006
Alev ALATLI ile tanışmam onun "ORADA KİMSE VAR MI ? " dörtlemesi ile olmuştu. Bir yazarın bu derece bilgi birikimine sahip olduğu ki bu yaşı 30'ların üzerindekiler daha iyi bilir ki 80 öncesinin ve 80'lere kuşağının siyasi kutuplaşmalarında yer alan insanları anlatan bir dörtleme idi. Tam anlamıyla bir siyasi Türkiye haritası çiziyordu sayın Alatlı. Bu kitaplardan sonra onun sitede yer alan hemen hemen tüm kitaplarını okudum ayrıca bu entellektüel Türk kadınını daha iyi tanıya bilmek için TV'de katıldığı tüm programları seyretmeye özen gösterdim.
Sonra bir gün , bir başka dörtleme ile karşıma çıkıverdi Alatlı " gerçi sadece iki kitabı yayınlanmıştı henüz.
ilk olaraka neden " neden GOGOL ? dedim " , yazar anlattığı en acıklı hikayalere bile bir mizah katabiliyordu tıpkı Gogol gibi. Ki benim gözümde Dostiyovski'den sonra Rus edebiyatı denilince Gogol geliyor.
İkinci konu ise " Neden Rusya ? " ki Rusya tarih boyunca Türk milletinin en çok arasının bozuk olduğu bir millet olmasına rağmen. Kitabı okudukça Rus insanı ile Türk insanı " gerçek anlamda Türk insanından bahsediyorum, kendi değerlerinin peşinden koşan , batıyı şekil olarak değilde insan hakları ve temel özgürlükler anlamında geren Türklerden " arasında her konuda benzerlikler gördüm. Bizim soytarımız ile Rus soytarısı arasında hiç bir fark yok ya da ülkesini ve insanını seven aydınları arasında.
Son söz bu yorumu yazmadan önce bazı yorumları okudum , genel olarak alışılmadık bir üslup kullanan , tarihleri ve olayları tarih ve olay sırası ile anlatmayan sayın Alatlı'nın üslubu bu . Bence de kitaba daha yoğunluklu yaklaşmanızı sağlayan faktör de bu. Kim ne derse desin Alev ALATLI son dönem "90'lı yıllar ve sonrası " Türk romancılığının temel taşlarından biridir. Tek üzüntüm , orda k,imse var mı ? dörtlemesinde anlattığı gibi herhangi bir kitap fuarında kendisi ile karşılaşmamış olmamdır.
Umarım ruhumda tatlı izler bırakan ve büyük bir keyif alarak okuduğum bu dörytlemenin diğer kitaplarıda en kısa sürede çıkar , ve benim gibi Alatlı sevdalılarınıda memnun eder.
Ramazan h Öztan
Kitapkurdu
03.09.2005
Bu kitabı değerlendirirken kitabın bazı özelliklerine dikkat etmek gerekir. Bu kitap salt bir roman değil ve birçok romandaki bizim alıştığımız sürükleyici özelliği bulmak zor. Dört cilt olarak yayımlanacak olan bu kitabın olaylar silsilesi bir bakıma zayıf sayılabilir ama unutulmamalıdır ki Alev Alatlı karşımıza alıştığımız bir üslupla çıkmıyor; gayesi entellektüel bir ziyafet sunmak, Türkiya ve Rusya'nın benzerliklerinden dem vurmak ve kendisinin karşı çıktığı zamanın medeniyet tasavvurunun bu iki ülkeye neler getirdiğini ortaya koymak. Kitabı okurken bende bu yük altında kaldım diyebilirim. Fakat kitap, en başta S. Oppermann'ın belirttiği gibi 'belki de epik boyutta' değerlendirilmesi gereken bir yapıt.