Kayıp Romanlar Hakkındaki Yorumlar

pelin44 04.07.2011
Vedat Türkalinin okuduğum ilk kitabıydı.Ve cok şaşıordım okurken.Kızdım ,sinirlendim,heyecanlandım,mutlu oldum,üzüldüm.Vedat Bey işte böyle bir yazar.Tüm duyguları aynı anda büyük bir yoğunlukta yaşatabiliyor insana.İşte bu kitaptan sonra vedat türkali hayranı oldum.Esme , ne kadar garip ve güçlü bir karakter.Ve Nahit Kotar.İlginç ve kuvvetli bir aşk öyküsü, (siyasetle bütünleşmiş) okumak istiyorsanız bu kitabı okuyun muhakkak derim.Heyecan,ihtiras,aldatma,tutku,mutluluk,acı... ne isterseniz var bu kitapta..
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
sume53 20.06.2011
Yılların devrimcisi belli bir olgunlağa erişmiş doktar Nahitle, kendi kafasına göre takılan, kuralları hiç takmayan (kendinden yaşça küçük) Esme'nin aşkını anlatıyor.
Yeri geldi aşkın belli bir yaşının olmaması, herkesin hissettiği yaşı yaşaması,(günümüzde görmediğimiz aşkları) birbirlerini kayıtsız şartsız sevmelerini yaşattı bizlere; yeri geldi kürt ermeni sorununu güzel bir dille anlattı.
kitabı bitirdiğimde süperdi diyemedim kafamda bir kaç soru işareti kaldı ama genel hatlarıyla okunacak bir kitaptı
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
basakonak 20.04.2011
Vedat Türkali'nin okuduğum ilk kitabı... bana biraz sıkıcı geldi gereksiz detaylara fazlaca yer vermiş ne yalan söyleyim bazı sayfaları atlayarak ilerledim.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
zerder 25.01.2011
edebiyatımızın 92 yıllık dev çınarı Vedat Türkali nin her kitabı gibi bir başyapıt..kayıp romanlar dan önce mutlaka güven okunmalı bence.aksi takdirde okuyucunun kafasında bazı şeyler havada kalıyor, tam yerine oturmuyor..
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
sefimm 14.12.2010
Düşünmek için bir sebebin olmasına,kendini bu düş gücünde yorumlamana neden olan.İnsanın içinde bulunduğu yapısını bu kadar güzel yorumlayan.Diğer yapıtlarını bağdaştırıp bütünleştiren kendini de yarattığı kişilikler içinde katarak başka bir tad bırakan yazar.Keyif alınarak okunacak bir başka Vedat Türkali yapıtı.
Yanıtla
14
0
Destekliyorum 
Bildir
ayaz319 22.09.2010
VEDAT TÜRKALİ nin okuduğum ilk kitabı.. iyiki okumuşum. mükemmel bi eser. MAVİ KARANLIK ve BİRGÜN TEK BAŞINA eserlerinide aldım. bu üçlü arasında en harikası KAYIP ROMANLAR. şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Celile Ası 23.01.2010
Bence harika bir roman bundan 3 yıl önce okumuştum sadece iki günümü aldı empati yetenegi güçlü halkların ezilmişligine karşı objektif bakan eski komünist yoldaş geçte olsa aşkı bulup yaşayamadan yitip gittigi roman harika ham politik hem de aşkı anlatan romanı tavsiye ederim
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
karamanbey 13.07.2009
Vedat Türkaliden okuduğum ilk kitap farklı bir üslubu olduğunu gördüm okuduğum diğer yazarlara göre farklı geldi bana lakin beğendim yalancı tanıklar kahvesini okumadan önce benim için güzel bir yolculuk oldu kayıp romanlar.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
nazar_boncuğu 29.03.2009
Vedat Türkali'nin aşkı gerçekten yaşayıp yaşamadığını bilemem ama aşkı gerçekten anlatmış. Akıcı bir roman, dili sade ve içten. Beğenerek, hissederek okudum. AŞK, BU!
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
adamonreo 17.02.2009
ilk kez Vedat Türkali kitabı okudum anlatımı kitabın konusu harika ama kitap epey kalın olduğundan ilk başta nasıl bitirebilirim düşüncesi alıyor insanı. yine de okunmaya değer bir eser
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
bogazici7 28.08.2008
vedat türkaliden bi şaheser daha...tartışılmaz güzel üslubu insanı doktorun yaşamına götürüyor ve bir anda bakıyorsunuz ki hikayenin kahramanını sanki doktor değilde siz arıyorsunuz...
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
mahayana 25.08.2008
kitabın sürükleyici olmadığı fikrine katılmıyorum eski tüfek komunist doktorla asi genç kızın kalpten birlikteliklerini anlatan güzel bir roman
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
turan bektaş 11.01.2008
Kitapyurdunda yorumları okurken bir arkadaş Gabriel M. İN 'BENİM HÜZÜNLÜ OROSPULARIM' kitabı için:o yaştaki birinin böyle bir aşkı yaşaması normal değil' diyordu. o arkadaşımın aradığı şey bu katapta.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ginza 02.01.2008
Öyle haksız bir kitap ki bu...Okurken zaman zaman sinirlendim, şimdi sadece üzülüyorum... Vedat Türkali iyi bir yazar belli ki, ben tasvirlerden de zevk aldım, öykü biraz aykırı olmasına rağmen, ondan da. Ama...neden yaptı bunu acaba? Para için mi, yaşına rağmen yenemediği öfkesinden mi, yoksa dünyada değil uzayda yaşadığından mı? Kitapta teröristlere övgüler düzüyor-terörist diyorum, çünkü dağa çıkanlarla şehirde temiz yaşayanlar arasında hiç bir ayrım yapmamış. Teröriste bir kere bile terörist dememiş, ölen teröristlerin acısını anlatıp ağıtlar düzmüş, onların öldürdüklerini, sadece sorguya çekilirken bir görevlinin ağzından 'şehit aileleri var, parayı onlara bağışlayın' diye, benim de okurken içimi kıpırdatmayan ve hiç bir şey hissettirmeyen bir cümleyle anmış. O kültürü yaşatmanın gerekli olduğunu söyleyip, bunun için de insanları alışveriş merkezlerine, metrolara koydukları bombalarla katletmelerini haklı bulmuş. Onların ölümlerine ağlıyor Vedat Türkali, ama farkında değil ki onlar var olma savaşı veriyorlarsa, bu millet de kurtlar sofrasının en sıcak noktasında yok olmama savaşı veriyor...Kültürler yok olmasın yaşasın, ama dünya böyle güllük gülistanlık değil malesef. Verelim, isteyene toprak verelim, siz bilmem kaç bin yıl önce buralardaydınız, alın burası sizin olsun diye. Önümüze sürülen her yalanı kabul edip her isteyene toprak verelim. Sonra biz birilerinin maymunu olalım, bizim kültürümüz yok olmaya başlasın, bu sefer de biz mi dağa çıkalım? Tabii bu ali veli Vedat Türkali meselesi değil, bunun kültür yaşatmayla falan da alakası yok. Neyle alakası olduğu belli.
Kitabı okudum Türkiye'den soğudum neredeyse, biz ne ülkeymişiz de buradaki doktorları bir kanser ameliyatını bile yapamayacak kadar yetersiz görmüş Vedat Türkali, tüm ameliyat edilecek hastalar yurtdışına götürülüyor, kitapta kendisinin Türk diye bahsettiği herkes kapıları kırarak içeri giriyor, sorguya çekiyor, işkence yapıyor. Türk olduğu üzerine basılarak vurgulanan herkes gri ve siyah, diğerleri rengarenk, türküler söylüyorlar, haklı olarak adam öldürüyorlar, haksız yere öldürülüyorlar. Nesnellikten bu kadar uzaklaşılır, pes yani.

28 yaşındaki bir kadınla 78 yaşındaki bir adamın aşkını biraz yadırgadıysam da, öyle hoş anlatmış ki, okurken zevk aldım. İnsanı ümitlendiriyor bu kitap bu anlamda-aşkın gerçekten yaşı yok galiba. Beklenen sonla bitti, ama o açıdan da çok üzücü oldu doğrusu...Vedat Türkali bir İstanbul hayranı belli ki, İstanbul'u da öyle güzel anlatmış ki...canım Piyer Loti'ye gitmek istedi kitabı okurken.
Yanıtla
3
4
Destekliyorum 
Bildir
ada_cey 28.08.2007
Kayıp Romanlar Vedat Türkali’nin uzun soluklu okuna bilecek Nihat ve Esme'nin aşk romanı. Yazar aşk konularında çok değişik pencerelerden bakarak yaptığı gözlemleri akıcı bir dille okurlarına sunuyor. Aşkı bir de Vedat Türkali’den okumanızı tavsiye ederim. Saygılarımla.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
kızıl.kurt 21.08.2007
Vedat Türkali'den okuduğum ikinci kitap.Yıllarca sürgünde kalmış doktor Nahit ve Esme'nin olmaz dedirtecek aşk ve bağlılıkları.Okumanın tadına varacağınız, zaman zaman Dokturun espirileri,güldürüyor ve düşündürüyor.İnsanın iç dünyasını yansıtan muhteşem bir eser.Okurken zevk alacaksınız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
yarenimx 25.05.2007
değerli bir arkadaşımın hediye ettiği bu kitap umduğum gibi çıkmadı desem yerinde olucak sanırım.Vedat Türkali TKP nin ilk yıllarında koministlerinTKP ye katılma çalışmalara sürecinden bahsettiği 'GÜVEN' serisinden sonra bu seferde SSCB nin dağılması,bulgaristan,yugaslavyanın yıkılmasından sonra eski tkplilerin kimlik arayışı mücadelesini anlatmış.Aynı zamanda kürt sorunu ve pkk ya değinmiş..Ama kitap bir roman kurgusunu taşımıyor..Bir romanın olması gereken hiçbi özelliğini taşımıyor bence..gereksiz ve birbirini tekrarlayan olaylar ve düşünceler defalarca kez yineleniyor...Türkali romanı 80 lik Doktor Nahitle 25 lik Esmenin aşkları ekseninde kurmaya çalışmış ama o aşk duygusu geçmiyor insana.son 100 sayfada biraz hızlanır gibi oluyor roman ama bu kitabı sıkıcı olmaktan kurtarmıyor.Ve bir aydın olarak olarak görüp takip ettiğim vedat türkali'nin pkk sorunu hakkındaki önermeleri ve saptamaları tam manasıyla hayal kırıklığına ugrattı beni...Dağa çıkan kürt kadınlarını övüp,yüceltmesi,savaşa destek vermesi sarsıcı benim için..Yaşar Kemal usta da çok değindi kürt sorununa ama diyalogtan bahsetti hep..Sadece bir taraftan değil iki taraftan gelmeli dialog çabası...Hiç bir aydın düşünce ölmeyi,öldürmeyi desteklemenmliydi...ki her fırsatta kominist olduğunu dillendiren doktor Nahit neznindeki Vedat Türkali nin PKK hareketini şovenizmin çıktığı son nokta olduğunun ayrımına varamaması çok şaşırtıcı..herkesin bildiği saptamaları ortaya koyuyor fakat somut hiçbir çözüm önerisi sunmuyor yazar.bu yonuyle de yetersiz...yaklaşık 700 sayfalık bir kitap..okumasanızda olur..Güven i okuyan arkadaşlar aynı tadı bulamıyacaksınız.bu kitabında başarısız bence TÜRKALİ.
Yanıtla
8
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
dereee 12.02.2007
vedat türkali çok sade akıcı bir dille yazıyor bütün romanlarını okumaya çalışıyorum ve hep aynı zevki alıyorum tavsiye ederim
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
keif 31.01.2007
Türk toplumunda ve belki daha nice toplumlarda belli yaşa gelmiş insanlara bakış açısı klişeleşmiştir. "Yaşlı, yaşlıdır; geçmişi, mesleği ne olmuş olursa olsun artık farketmez, evinde oturabilir, sosyal yaşamın içinde olmasına hiç gerek yoktur." İnsanın çocukken yaşadığı sevinçleri diğer yaştakilerden kaçırabilirmisiniz? Gençlikte yaşanan aşklar, sevgiler, sevişmeler her yaşın hakkı değilmidir? Coşku yalnızca gençliğe mi mahsustur?
Orta yaşlarımı yaşadığım bu dönemde, elbette, gençlerden, orta yaşlılardan ve yaşlılardan oluşan bir dost ve tanıdık çevrem var. Üstelik çevremdeki yaşlılara ben yaşlı demeye utanırım. Yaşın ileri olması kişiyi yaşlı yapmaz. Kafalar yaşlanırsa kişi o zaman yaşlanmış sayılır bence.
Dolayısı ile insanın her yaşta ve her pozisyonda, olacak ya da olmayacak herhangi bir insana aşık olabileceğini düşünenlerdenim. Aşk her yaşın hakkı.

Görüşümü bu şekilde açıkladıktan sonra, roman ile olan bağlantısına geleyim.
Evet roman kahramanının sevişmeden önce takma dişlerini çıkarmasından, sevgilisinin adet dönemine kadar detaylar verilmiş olabilir. Ama bu bir BBG evi ucuzluğu adına değil, insanın her halinin doğal oluşu ve yadırganmaması adına yapılmıştır. Sonuçta her roman kahramanı ordan oraya zıplayacak, çok yakışıklı olacak gibi bir kural yok.
Bu bağlamda romanı ağır ağır, zevkle ve sindirerek okumanızı tavsiye ederim. Okudu iseniz tekrar okuyun. Okumadıysanız bu tavsiyeler ışığında okuyun. Romandan keyif almamanız mümkün değil. Bu arada belirteyim, öyle bir Vedat Türkali hayranı da değilim. Kısmet bu zamanaymış. Okuduğum ilk kitabıydı, umarım başkaları da olur.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
gottin 21.10.2006
Vedat Türkali'nin son romanı mutlaka okuyun, inanılmaz keyif alacaksınız... Aşk her yaşda vardır... aşkın getirdiği acı ve zevk inanılmaz anlatılmış.Kitap ülkemizin geçmişinden bugüne bir belgesel okumamak bir kayıp.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
lachica 09.02.2006
Vedat Türkali'nin kitapları bende hep bir yolda yuruyormus da o yolda gorduklerini anlatıyormus gibi gelir. Bu yazılar yasamadan yazılamaz gibi gelir bana. Belki de bu yuzden bu romanın kahramanının epeyce ileri yaslarda olması normal geldi. İlk başlarda sadece yaşlı bir insanın hayatıyla baslayan kitap biraz sıkıcı gibi sanki. Ama sonra o kadar renkleniyor ki hayat. Onun yaşlı olmadığını yasama hevesini kaybetmediğini goruyorsunuz. Ve oyle bir an geliyor ki kitap hiç bitmese diyorsunuz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Uzun yıllar yurtdışında sürgünde yaşayan, eski devrimci Doktor Nahit, sonunda ülkesine dönmüştür. 80 li yaşlardadır. Yurtdışında iken örgüt arkadaşları ile yaptıkları çeşitli etkinliklerden toplanan epeyce yüklü miktar para da onun banka hesabındadır. Niyeti bir an evvel bu parayı hayal ettikleri amaca hizmet anlamında kullanacak birilerine devretmektir. Bir yandan da uzun yıllar ayrı kaldığı ülkesinin , geçen onca yıla rağmen pek ilerleme kaydedemediğini görmek te onu üzer.. Roman yazma fikri kafasına yer etmiştir ancak nereden başlayacağını bilememektedir. Bir gün, epeydir arayıp ulaşamadığı Vedat Türkali ile karşılaşır . (Zaman zaman onunla olan konuşmaları da hikayenin içine serpiştirilmiş, ayrı bir renk katmış.)

Kısa bir süre sonra Esme ile tanışır. Esme 28 yaşında, ayakları yere sağlam basan, gerektiğinde asi, sürekli sorgulayan, alışıldık kadın motifinin epey dışında biridir. Dr. Nahit, aralarındaki onca yaş farkına rağmen Esme'ye aşık olduğunu farkeder . Daha da ilginci, Esme de ona aynı duyguları besler..

Dönemin siyasal portresini yine bir aşk hikayesi ile ama bu kez zor bir aşk hikayesi ile çok güzel süslemiş Türkali.. Ancak Birgün Tekbaşına'daki tadı almadığımı itiraf etmeliyim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
nutsatet 22.09.2005
Bu kitap Vedat Türkali'den okuduğum ilk kitaptı.Hocalarımın verdiği ödev için okumuştum.Başlarda zorunluluktan okumaya başlasamda,sonraları kitabı elimden düşüremaz oldum.İyiki de okumuşum.Bu kitap sayesinde birçok düşüncem değişti.Bir zamanlar ve şimdi Türkiye'de yaşanan bu sorunlar hakkında biraz olsun beni aydınlattı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Suat Sungur 12.05.2005
Vedat Türkali'nin bu okuduğum üçüncü romanı hepsi birbirinden güzel, okuduğum eserlerinde yazarın geçmişine siyasi düşünce yolculuğu var sevgi her zaman ön planda yüreğine sağlık bizlere yaşattığı güzel duygular için..
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
tuli27 15.03.2005
Bu kitabı 1 haftada bitirdim. Vedat Türkali'nin daha önce Bir Gün Tek Başına isimli romanını okumuştum o kitabından da çok etkilendim , İnsana ait bir duygu olan aşk'ı bulunulan karmaşık çelişkiler içinde dahi olsa çok güzel anlatmış okuyuculara da yansıtmış Sonsuz saygılar
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-40655 09.03.2005
Çoğu zaman kitap satınalırken kitabın arka kapağındaki yazıyı okurum.Çoğu zamanda kitabı bitirdikten sonra acaba o yazı başka bir kitaplamı ilgiliydi diye düşünürüm.Bu sizede olurmu?
''Kayıp romanlar'' kitabının arka kapağında kitap çok güzel özetlenmiş.
Diğer yorum yazan arkadaşlarda gerçekten çok hoş yazmışlar.Yazılan şeyleri tekrar yazmamak için bende kitabı farklı bir yönünden anlatmak istiyorum.
O kadar akıcı ,okadar güzel bir anlatım varki, kitabı elinizden bırakmak istemiyorsunuz,romanın kahramanı ile birlikte resim sergisi geziyor (resimleri
gözünüzün önüne getirebiliyor),müzik dinliyor (notaları duyabiliyor),evinin balkonundan İstanbul'un güzelim manzarasını seyredebiliyor,sokaklarda birlikte yürüyebiliyorsunuz.Yani 631 sayfayı yaşıyorsunuz.Kitabı uzun yıllardan beri yurt dışında yaşayan bir arkadaşımla birlikte birer tane almıştık.Yakalanmış olduğum gripten dolayı evden çıkamıyor ama Vedat Türkali'nin yazmış olduğu satırlarla İstanbul'u yaşıyordum.Arkadaşımdan aldığım mektupta ise ''iyiki beni bu kitabı almam için zorlamışsın gerçekten bir harika,elimden bırakamadan okudum,döneli iki hafta oldu ama şimdiden içimi İstanbul özlemi sardı,usta yazar gene harikalar yaratmış,umarım daha nice seneler kalemini kullanır ve bizlerde böylesine
güzel eserler okuruz '' diyordu.
Arkadaşımın bu guzel temennisine bende katılıyor ve usta yazarın yeni eserlerini sabırsızlıkla bekliyoruz.
Yanıtla
7
1
Destekliyorum 
Bildir
nickimse 17.11.2004
Vedat Türkali nin ilk kitabı olan Bir Gün Tek Başına isimli kitabını okumuştum ilk olarak. Çok etkilenmiştim o kitabından. kitabın sonunda gözyaşlarımı tutamamıştım. Bu kitaba başladığımda yazarın o güzel yazım tadını hemen aldım. 630 sayfalık kitabı 5 günde okudum. ve sonunda yine ağladım. Nedense Vedat Türkali çok etkiliyor beni. Kendinden yaşça çok küçük olan Esme ile birbirlerini seviyorlar ve kitabın hem yazarın ağzından, hem de nahit kotar ağzından yazılması ise çok hoşuma gitti. Şunu da unutmadan söyleyeyim. Bu kitaptan önce yazarın Güven isimli romanını okumalısınız bence.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir